Türkiye’nin Düşmanları

Arkadaşlar yükselen bazı duyguları törpülemek için yazmam gerekti. Evvelâ bilin ki Rusya’dan hiç haz etmesem de Rusya ile savaşa girmenin ahmaklık olduğunu belirtmek gerekiyor ki tarihin gösterdiği kadarı ile tek başımıza girdiğimiz her harpte elimiz kolumuz bundandı.

  • Rusya ile koalisyon oluşturup harbe girilir. Bu en son 150 yıl önce gerçekleştirildi. Rusya’ya karşı zafer kazanıldı ama Kırım yine iade edildi. Ruslarsa intikamı acı aldı. Kuzey Kafkasya’dan çıkardılar hınçlarını ve milyonlarca Çerkes ülkemize gelerek canını kurtardı.
  • Rusya dediğiniz ülke, Dünya kararlarının %11’i, madenlerinin ise 1/5’ine sahip. Yani bu da şu demek, ambargo ile sıkıştırıp köşeye sindiremezsiniz. Bunlar kıtasal ülkelerdir ve uluslararası koalisyon ya da küresel sermayeyi arkanıza almadan savaş açmak macera değil intihardır.
  • Bu tür ülkeleri bitirmenin yolu, demokrasidir. Çünkü Rusya, demokrasi ile değil, kuvvet zoru ile birarada tutulan bir ülke. Ülkede her bölgenin oligarkları ve onlarla yakın ilişkili FSB (KGB) teşkilatlanmaları mevcut. Bir yerinde güneş doğarken diğerinde battığı bir ülkedir bu.
  • Hükumet neden Rusya’ya çatmıyor? Diyenlere önerim şudur. Evvelce de PYD’yi ABD’ye mesaj olarak dövdük. ABD’yi vurmak gibiydi ve mesajı da verdik. Burada da Suriye’yi vuruyoruz. Kıtasal kaynakları olan ülkelerle nasıl harp edelim? İnce siyasetle etmek zorundayız işin zoru burda.
  • Keşke Suriye’de olmasaydık katılıyorum ama artık oradayız bu gerçeği değiştirmek için artık oyunu kuralına göre oynamak gerekiyor. Bazıları Rusya’ya düşmanlıkla bir şeyler saçmalıyor kimse gaza gelmesin. Sabır sermayedir. NATO ve Rusya zaten yakında karşı karşıya gelecek.
  • NATO bile aptalca davranmak istemiyor. Çin’in Rusya ile ilgili planları olduğunu biliyorlar ve ileride Rusya’yı Çine yıprattırmak ve bitme noktasında olaya müdahale edip Rusya’yı şimdilerde Almanya’yı yönettikleri gibi yönetmek istiyorlar. Rusya’nın gelecekteki dünyada yeri yok.
  • Kıtasal kaynaklara sahip ülkeler Dünya’nın kaderini değiştirebilir ve beğensen de beğenmesen de ne kadar sorunlu bir demokrasisi de olsa elde ABD gibi bir demokrasi ülkesi var. Görüşebilir, müzakere edebilirsin. İçeride lobiler ile para ile adam satın alıp mutfağa girebilirsin.
  • ABD düşmanımız değil. ABD’ye düşman olmanın da alemi yok çünkü onlar sana düşman değil ve o gözle de bakmaz. ABD kimseye dost gözüyle de bakmaz. Çıkarları gerektirir ise destekler gerektirmezse desteklemez. Onun ekseninden ayrılırsan seni terbiye etmek ister. Bu da doğaldır.
  • Şu ana kadar iktidarda olan tüm hükümetler, ABD ile ortaklık bazında çalıştı. F16’LAR ile gurur duyuyoruz ama üreten TAİ. Amerikalılar ile ortaklaşa ve onların desteği ile kuruldu. Artık bu uçağın miâdı da dolmak üzere ve gelecekte 5. Nesil uçaklar olacak dünyada.
  • Rusya koskoca bir silah deposudur. Bu ülkeyi hiçbir silahla terbiye edemezsiniz. Ama 90’lar ve 2000’lerin başındaki gibi çözülmüş bir ekonomik sistem, keşmekeş bir idari karmaşa ve başıboş siyasi ortam ile halkın Avrupa demokrasilerine öykündüğü bir ortamdan Rusya yıkılır.
  • Bunun için de küresel sermayenin Soros gibi ve onun açık toplum vakfı gibi kurumları var ve demokrasiyi, şeffaflığı, fikir hürriyetini sonuna kadar destekliyorlar. Bu vakıflar aslında sana bana karşı değil, Çin, Rusya ve onlara yaklaşan kapalı idarelere karşı tehdittirler.
  • Artık Dünya’da güçlü olmak için askeri güç yetmiyor. Askeri gücü bilimsel ve ekonomik güçlerinizle götürmez iseniz sadece günü kurtarıyorsunuz. An itibariyle bilim adına ne noktada olduğumuza girmiyorum. Bir virüs ile Çin’in nasıl sallandığını gördünüz. Bilimle yapıldı bu.

Mutlaka Oku; Corona Virüsü

  • Emin değiliz ama virüsün nüfusa oranla en düşük olduğu ülke an itibariyle ABD. Çin’den gelen ürünlere ek vergi koymuşlardı ve geçenlerde Çin’le anlaşıldı ve kaldırıldı. Ama Çin’e darbe yine geldi. Görünen o ki Çin’e bu virüsü kapalı kapılar ardında servis eden birileri vardı.

Mutaka Oku; Corona Virüsü; nCov2019

  • Çin ile olası bir restleşmede dikkat edin hemen Hindistan ve Pakistan arasında da sular ısınıyor. Neden? Çünkü Pakistan Çin’in safında. Çin’in batı limanı, hubu hâline getiriyorlar kıyılarını. Burada Gwadar’da yepyeni bir Hong Kong inşa ediliyor. İpek yolunun deniz ayağı.
  • Çin’in boğazını sıktıkları bir deniz var. Çin oradan çıkamıyor. Çin Denizi sadece adı çin Denizi olan bir deniz. Çin’den başka 10 kadar ülke var ve dahası İngiltere’nin, Fransa ve ABD’nin gemileri de orada Çin’in gemlerini tutuyor. Bu sebepten pakistan’dan çıkış arıyorlar yani.
  • Rahat olun dış güçler bize karşı değil. Kim bunu derse biraz abartıyor. Dış güçler arasında dengeli siyaset izler, çıkarınız olan tarafa samimiyetinizi gösterir güven verirseniz onlar da sizi tutuyor olay budur. İnönü de, Menderes de Özal da bunu yaptı. Zor mu bu peki?
  • Özal camiye cumaya giden, ardından eşiyle kamera karşısında denize giren bir denge adamıydı. İslamcı mıydı? Asla! Dünya Bankasından ekmek yemiş bir insan son derece global bir kişidir. Ama o, toplumunu tanıyordu. Asla da ikiyüzlü değildi. Düşüncede muhafazakar eylemde liberaldi.
  • Dünya’da son 200 yıldır güçlü bir ülke hâlinde dengeleri değiştirici rolümüz yok. Kurallar bu 200 yılda bizsiz oluştu. Bu dengeleri kıtasal sınırsız kaynaklar ve yetişmiş, eğitimli ve bilimle harmanlanmış kurumlar ve idarecileri olmadan değiştiremezsiniz. Kuralıyla oynamalı.
  • İstediğiniz kadar dindar yöneticiyi istediğiniz göreve getirin. Büyükelçilerin tamamını ilahiyatçı seçsek bile açığını bulmak isteyen adam bulur. Sosyal medya ABD’nin tekelinde.Yanına bir kadın gelir o kaçamak filme alınır sonra bir anda bakarsın devletin aleyhine çalışıyorsun.
  • Ben bu açıdan eski tip hani o monşer denilen diplomatları daha ideal buluyorum. Adamın hayatı fazlaca seküler olduğu için filme alacak yanı yok. Zaten seküler (laik) ortamda büyüdüğü için onu kadınla tavlaman ve ardından bir kaçamağı filme alman zordur. Gençliğinde yaşamıştır.
  • Peki Osmanlı’nın diplomatları nasıldı? Osmanlı sevenler bu örnek size gelsin. Çoğu gayri müslim ya da dönme (sabetaycı) kökenli idi. E aptal mıydı Osmanlı? Hayır! Faydalanıyordu insanından. Devlet kadrosu alet çantası gibidir. Uygun aleti seçmek de ustanın işidir arkadaşlar.

Mutlaka Oku; Liyakat

  • Bakın bu Erik. @erikwest73 Hollandalı Civan diplomat beyefendi. Hollanda’ya ders vermek için ülkem insanı portakal kestiği sırada kendisi elçisi giden elçilikte işleri idare ediyorken bu ironik ve sempatik çay semaverinin açılışını yapıyordu. Yani en fazla çaya gelirsiniz.

  • Hem kriz ve restleşmenin olduğu ortamda işleri yumuşatıyor hem diplomatik dille ve naif şekilde dalgasını geçiyor hem de halkın gönlüne giriyor. Budur işte diplomasi. Twitter adresinde bile adama Erik abi diyorlar. Ne yalan diyim ben de sempatik buluyorum çünkü sosyal biri.
  • Ya şöyle olsaydı? Siz kimsiniz ki bize dikleniyorsunuz? Biz Abel Tasman’ın, Rembrandt’ın ülkesiyiz. Sizin gurur duyduğumuz küçük Murat reis bile Jan Jonszoon adında bir Hollandalı idi vs vs. Türü tarihi ve hamasi şeylerle sizce diplomasi olur muydu?
  • Dikkat ettiniz mi bilmem, Türkiye’de diplomatlar kiliseye bile gitmezler pek. O görüntüyü vermek, direkt ajanlık ile yaftalanmak olacağı için diplomatik davranırlar. Ama şimdilerde bir diplomatımız eğer iyi diplomat olacaksa cami projesi, hat ve İslâm sanatı sergisi şart.
  • Çok takıyoruz görüntüyü. Bizim gibi olmayanların dünyalarına önyargı ile yaklaşmayı çok seviyoruz. Monşer yaftası ile yaftalanan insanların bu ülkeyi bir asra yakın savaştan uzak tuttuğunu da unutuyoruz. Beni Balkanlara dair şevklendiren ilk kişi Rahmetli Zeki Çelikkol’du.
  • Üniversite günlerinde tanışmış ve kendisinden çok da tavsiye, feyz almıştım. Eski Rodos konsolosu ve büyükelçikler ve konsolosluklar daire başkanı idi. Monşer miydi? İyi Fr. ve İngilizce bilen, Avrupalıların yanında davetlerde çok bulunmuş ve onların ciğerini öğrenmiş biriydi.
  • Onu bir davette ve elinde kadehle gören farklı düşünebilirdi Ama Yunanistan’da çocuğunun adını Yunanca koymuş olan bir Rodoslu Türk’ten bahsederken detone olan ağlamaklı sesinde ve üzerine yazılar yazılmış bir Osmanlı mezarını okşamasında gözünden akan yaşta taklit yoktu.
  • Osmanlıca’yı iyi okuyabilen, Avrupa’yı, ülkesini iyi tartan, Dünya dengelerine hakim, millî ve manevî duygularını içinde yaşayan mükemmel bir Türk ve Müslümandı. Bu Dünyada iki de güzel kitap bıraktı. Rodos ve 12 adalar ile istanköy’e dair kitaplarını okuyunuz. Ağlarsınız.
  • Bir diplomatın derinliğini göreceksiniz o kitaplarda. Bir monşer görmek istiyorsanız o fotoğrafı da bulacaksınız. Kitabın bir sayfasında gençliğine dair bir davetteki fotoğrafı ile onu görenler de olacak, temellerine dek yıkılan bir camiye dair verdiği ayrıntılı bilgilerle de.
  • Ya şimdi? Bulunduğu ülkede senelerce kalıp dilini öğrenmeden o ülkede vazifesini tamamlayan kişiler gecelerini gündüzlerine katarak ibadet ve taât ile vakit geçirseler bile bize faydası nedir? İbadet ve iyi Müslüman olmak mükemmel. Ama kişinin kendisi için. Ya ülke için?

Devamını ve olması gerekeni sayfamda ele alacağım. yukselhos.com. Birgün Twitter sayfasını kafama esip kapatırsam beni bulacağınız yeri biliyorsunuz. Bunları derin düşünmeniz için yazdım. Çünkü derinine düşünenler, sığ fikirlerin alıcısı olmazlar. Herkese selâmlar.

Yazar; Dr.Yüksel Hoš © Jxlhš

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Facebook video indir | Yorumlar Libros Gratis | Pdf Free Books Download |
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x