Ülkesi ekonomik olarak zor durumda olan, Batının son yıllardaki sosyo-ekonomik ve teknolojik sıçramasına mukabelede bulunamadığından SSCB’nin akıbetine uğraması mukadder görünen Putin, son kozunu kullanarak NATO’da ve Batı ittifakında çatlak oluşturmaya çabalıyor.
- Türkiye’yi ısrarla NATO’dan ve Batı’dan uzaklaştırıp Rusya’nın yörüngesinde bir “rogue nation-haydut devlet” yapmaya çalışan, adına ister Avrasyacılar isterse Ulusalcılar deyin, kasıtlı bir grubun Rusya’nın bu stratejisine hizmet ettiği de artık herkesin malumu.


- İnsan hakları ihlalleri, uluslar arası suçları vb. nedenlerle Batı’da aradığı desteği bulamayan siyasiler ve miyop danışmanları, son bir koz olarak kapıyı açık tutan Putin’e sığınıp Batıya “efelenme”yi ve bunu da iç piyasada “yerli ve milli” kılıfında pazarlamayı deniyor.
- Lakin Rusya-Türkiye ittifakı makul bir hal tarzından ziyade kör ve topalın dayanışmasına benziyor. Halkının ihtiyaçlarını karşılayamayan, ekmek ve votkayı ucuz tutarak dip dalgayı bastırmaya çalışan Putin’in, T.C.’ye satacağı cilalı taş devri silahlarından başka bir şeyi yok.
- Askeri envanteri neredeyse tamamen NATO standardı olan Türkiye’nin, Rusya’dan alacağı silah sistemlerini mevcut savunma altyapısına entegre etme imkanı neredeyse yok denecek seviyede. Bu yönde yapılacak denemelere, gizlilik ihlali nedeniyle NATO’nun izin vermeyeceği biliniyor.
- TSK’nın, maalesef, dışa bağımlılığı en yüksek kurumları Hava ve Deniz Kuvvetleridir. Hava kuvvetlerinin muharip gücünün omurgasını oluşturan F-16 ve F-4’lerin arıza ve rutin bakımlarda değiştirilmesi gereken parçalarının tamamına yakını ABD menşe’lidir.
- Hava Kuvvetlerinin akıllı silah envanterinin tamamına yakını da yine ABD kaynaklıdır.

- Batı ile ilişkiler her gerildiğinde yandaş medyada köpürtülen “geliştirilen milli silahlar” haberlerinin doğru olmasını ben de çok arzulardım. Ama en kritik aksamı yine Batıdan ithal edildiğinden başka ülkelere ihracı bile onların onayına bağlıdır.

- Deniz Kuvvetleri bu konuda biraz daha avantajlı gibi görünse de işin iç yüzü pek de öyle değil. Fırkateynlerimizin yarısı ABD, yarısı Almanya menşe’li, hücumbot ve denizaltılarımız ise Alman. Ama hepsinde kullanılan güdümlü mermiler ve torpidolar (büyük ölçüde) ABD üretimidir.
- Bu platformlarda kullanılan güdümlü mermilerin (Harpoon, SM-1, Sea Sparrow vs.) belli aralıklarla roket motorlarının değiştirilmesi gerekir. Bu tedarik ABD Kongresinin onayına tabidir. Yine bu silahların periyodik fabrika seviyesi bakımı için ABD’ye gönderilmeleri gerekir.
- Bu güdümlü mermilerin sofistike elektronik sistemleri silikon jelle kaplı kartlardan oluşur. Arızalı kartı tespit etseniz de onarma imkanınız yoktur. Yenisini takmanız gerekir. Her ne kadar stoklar varsa da bunun ilanihaye sürdürülmesi mümkün değildir. Tedarik etmek gerekir.
- Deniz ve Hava Kuvvetlerine ait radar, sonar, elektronik destek/elektronik taarruz sistemleri, muhabere sistemleri, toplar ve mühimmatları da büyük ölçüde ABD olmak üzere NATO menşe’lidir.
- MİLGEM elbette takdire değer bir başarıdır. Ama üzerindeki silah sistemlerinin tamamına yakınının, elektronik sistemlerin ve mühimmatın kritik parçalarının yabancı kaynaklı olmasının kamuoyundan ısrarla gizlenmesini iyi niyetle izah etmekte zorlanıyorum.
- Deniz Hava gücünü oluşturan S-70 B helikopterleri ABD’li Sikorsky üretimidir. Bu helikopterlerin kullandığı güdümlü mermilerden Hellfire ABD, Penguin ise Norveç üretimidir. Torpido ve su bombaları ise yine ABD menşelidir.
- Deniz Kuvvetlerinin sahillerimizi ve çevre denizleri gözetlemede kullandığı Uzun Ufuk sistemine ait sık sık arızalanan, yurt dışından tedarik edilen parçalarla onarılan radar sistemleri de yine NATO üyesi ülkelerin ürünleridir.
- Hava ve Deniz Kuvvetleri platformlarının ve akıllı silahların konum bilgisi aldığı küresel konumlandırma sistemi (GPS)’nin ana kontrol istasyonu Colorado Springs, ABD’dedir. GPS’in sivil ve askeri kullanım olmak üzere 2 farklı modu vardır.
- Askeri platform ve akıllı silahların santimetrelik hata payıyla çalışması gerekirken sivil kullanımda metreler söz konusudur. Ancak ABD dünyanın herhangi bir bölgesindeki hata payını istediği şekilde ayarlayabildiği gibi isterse bölgenin GPS yayınını tamamen de kapatabilir.
- Bu bağımlılıktan kurtulmak içindir ki Avrupa Birliği “Galileo”, Rusya “GLONASS”, Çin de “BeiDou” adlı kendi GPS sistemlerini kurmak için 20-30 arası uyduyu yörüngeye yerleştirmiş, bu uğurda on milyarlarca dolar harcamıştır.
- 16 yıldır bu “dışa bağımlı” sistemin tedarik ihalelerini onaylayan Başkomutanın ve ona “Başkomutanım de” suflesini verenlerin, olası bir ABD ambargosunda Deniz ve Hava Kuvvetlerinin 6 aydan sonra sıkıntı yaşamaya başlayacağını, 1 yılın sonunda ise ancak bir gemiden/uçaktan söktüğü sağlam parçayla diğerini onararak idame edebileceğini gözönüde bulundurmaları gerekir.
- Ama onlar şu anda TSK’yı tasfiye etmekle meşguller; karargahlara doldurdukları “eli işte-gözü oynaşta”lar da bu ince hesapları yapacak çapta değil maalesef..
- Efendim bu noktada “Ne güzel işte. Bu vesileyle ulusal savunma sanayimiz gelişir, dışa bağımlılıktan kurtuluruz” dahice fikri akla geliyor. Haklısınız, ama her şeyin bir bedeli vardır. O bedeli ödemeye razı olursanız neden olmasın.
- Örneğin Kuzey Kore, dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu nükleer ve termonükleer silahları geliştiriyor ama halkı park ve bahçelerden topladığı otlarla besleniyor.
- Bunları yazarken bazılarının beni Amerikancı-NATO’cu olmakla itham edip kulağımı çınlatacaklarını biliyorum. Efendim Türkiye NATO’ya üye ABD ile müttefik olmayı tercih ettiğinde babam henüz doğmamıştı, dedem ise köyünde idi. Bu konuda ailece bir dahlimiz olmadığı açıktır.
- Bendeniz TSK’nın tedarik faaliyetlerinin yapıldığı hiç bir biriminde görev yapmadı. Mevcut Batı kaynaklı silah ve sistemlerin tedariğini planlayıp icra edenler, bu işten ceplerini doldurup kamuoyu önünde bu durumdan şikayetçi olan “yerli ve milli” sahtekarlardır.
Bir komutanımız “Son anda akla gelen parlak fikirlerden korkarım” derdi. Batıya “posta koyup” Rusya ile kucaklaşma fikri de sonucu iyi hesaplanmamış, milli güvenliği tehlikeye atan bir macera gibi görünüyor. Ama ne devlet onların devleti, ne de millet onların milleti!

Bu Konu, Cafer Topkaya @c_topkaya Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…


Pelikan Grubu | Pelikancılar Kimdir?
Menzil Tarikatı; Gavs Kimdir? Nasıl Çalışırlar? Mal Varlıkları Nedir?
Serkan Kurtuluş Kimdir?
Kesinleşmiş Cezanın ne kadarı Cezaevinde yatılır! (‘Cezamın yatarı ne Avgat Bey?’)
Corona Virüsü
Yeşil kod adlı; Mahmut Yıldırım Yaşıyor mu?
Türkiye’deki Cezaevi Tür ve Tipleri hakkında pratik bilgiler!
Kur’an-ı Kerim’de Bilim ile İlgili Ayetler? (‘Kur’an bilime yönlendirir!’)
Erkekler neden mesaj yazmaz? Kızlar neden mesaj atmaz?
Akp’nin Yasadışı silahlı eğitim kampları! (‘İç Savaş Hazırlığı, Görüntüler – İddialar’)
Osmanlıca Küfür
Twin Flame
Atatürk’ün dedesi kimdir? | Soy Ağacı
Dr. Mehmet Öz; Corona Virüsü
Türkiye Yunanistan Askeri Gücü Karşılaştırması
David Rockefeller, Servetinin sınırlarına yolculuk! Ve Türkiye’deki Temsilcileri!
Adolf Hitler’in Propaganda Bakanı Joseph Goebbels’in Sözleri
Şehidimiz Var; Albay Okan Altınay
Rabıta Nedir? Nasıl Yapılır?
Ölün İstiyorum Artık | Nejat İşler