Türkiye ve ABD’nin Suriye’de Güvenli Bölge Anlaşması; Kim ne Kazandı?

ANLAŞMANIN ANLATTIKLARI.. Son günlerin doğal olarak tek ve en önemli gündem maddesi nasıl ki BARIŞ PINARI HAREKATI olduysa şu an da da tek gündem maddesi ABD ile Türkiye arasında ortak açıklama ile duyurulan anlaşma ve tabii anlaşma maddeleri…

  • Zira açıklanan 13 maddelik anlaşmanın kamuoyuna duyurulması ile birlikte Türk kamuoyu yine ikiye bölünmüş durumda…
  • Özellikle AKP’ye yakın medya ve siyasi çevreler bu anlaşmanın tarihi bir zafer olduğunu çoktan ilan etseler de muhalif çevreler ise anlaşmanın Türkiye’nin kazandığı bir anlaşma olmadığı yönünde fikir beyan ediyorlar…
  • Böylesine önemli,milli ve partiler üzeri bir konuda bile yapmış oldukları siyasi açıklamalar ile toplumu kamplara bölmeyi başaran (!) siyasiler için ayrıca bir yazı kaleme alacağız.
  • -Lakin bugün sizlerle pek çok tartışmayı da berberinde getiren 13 maddelik anlaşmayı analiz edeceğiz ve “Anlaşmanın Anlattıklarına”yakından bakmaya çalışacağız…

Ama maddelere geçmeden hatırlayalım,Türkiye BARIŞ PINARI HAREKATI’nı neden yapmıştı?

  • 1-Sınırındaki milli güvenlik tehlikesi olarak gördüğü YPG/PYD unsurlarını temizlemek ve Suriye’nin kuzeyinde bir uydu “garnizon devlet” oluşumunun önüne geçmek.
  • 2-Oluşturulacak “güvenli bölge” ile bu bölgeye Türkiye’ye iç savaştan kaçan Suriyelilerin önemli bölümünü yerleştirmek…
  • Evet şimdi bakalım TSK’nın son derece iyi hazırlandığı belli olan bu operasyon tamamlanmadan açıklanan anlaşma ile istediklerimizi alabilmiş miyiz? Öncelikle 13 maddelik anlaşma metninin ilk 4 maddesini geçelim…
  • Zira bu 4 madde ABD-TÜRKİYE-NATO ilişkilerini bir kez daha tescillemekten başka bir anlam ifade etmiyor….
  • “Dilek ve temenniler” bölümü olarak da adlandırılabilecek bu 4 maddelik bölümün tek “mesajı” ABD Kongresi içerisindeki bazı “uç” kesimlerin dile getirdiği “Türkiye NATO’dan çıkarılsın” sözlerine verilen yanıt olması…
  • Ama esas mesele 5.maddeden itibaren başlıyor… Anlaşmanın 5.maddesi aynen şöyle diyor: Türkiye ve ABD, Suriye’nin kuzeydoğusunda DEAŞ’la mücadele faaliyetlerinin devamında kararlıdır.
  • Bu, önceden DEAŞ kontrolünde olan alanlarda yaşayıp yerinden edilen şahıslar ile alıkoyma merkezleri hususlarında uygun şekilde gerçekleştirilecek eşgüdümü de içerir.” Burada anlaşmanın genel diline de hakim olan ve ileride başımızı ağrıtabilecek bir “muğlaklık” söz konusu.
  • Zira burada bahsi edilen “alıkoyma merkezleri” DEAŞ militanlarının tutulduğu kamplar…Şimdi daha operasyon başlarken ABD tüm bu kamplar ve buradaki militanların sorumluluğunu Türkiye’ye “ihale” edeceğini açıkladı…
  • Ancak biz Türkiye tarafı olarak “Sadece 30 km.derinlik içerisinde olan kamplar sorumluluk alanımızda” desek de ABD çok da dinlemedi. Şimdi bu madde ile birlikte ister istemez bölgede ne kadar DEAŞ kampı varsa güya Amerika ile birlikte sorumluluğunu alıyoruz…
  • Bu DEAŞ kamplarının teslimi nasıl alınacak?Belli değil…Daha geçtiğimiz günlerde Haber Global ekranlarında bu kamplarda “bekçilik” yapan YPG unsurlarının kampları boşaltabileceğini söyledik ve neticede girilen bazı kamplar boşaltılmış bulundu…
  • Burada Türkiye’nin “kazanan” taraf olduğunu söylemek mümkün değil,ABD DEAŞ kampları noktasında bizi istediği noktanın çok yakınına çekmiş durumda..
  • Anlaşma ile sadece terör unsurlarının hedef alınacağı garanti ediliyor.(6.madde)Burada da bizim bir kazancımız yok zira zaten sivillere yönelik bir operasyon yapmıyoruz.O zaman bu madde neden var?Bu madde Trump için var…
  • ABD’de 1991 yılında temeli atılan,2003’te palazlanan ve 2013 sonrası gücünün zirvesine ulaşmış bir “Kürt Lobisi” mevcut ve bu lobi iş dünyası,siyaset ve akademide artık çok etkin..
  • Operasyon sürecinde bu lobinin ve Evangelist kanadın etkisini birlikte hareket ettikleri daha zaman daha net gördük. İşte Trump bu madde ile”Bakın siz Kürtler öldürüldü ve sen onları sattın diyordunuz ama ben bu madde ile onların hayatlarını kurtardım”diyecek iç kamuoyuna.
  • Anlaşmaya göre güvenli bölgedeki tüm sorumluluğu alıyoruz ki doğal olan bu…Ancak tuhaf olan anlaşmanın bir maddesinde “Güvenli bölge evvelemirde TSK kontrolünde olacak” derken bir yandan da güvenli bölgede “uygulamada” işi iki tarafın koordineli biçimde götüreceğini söylüyor
  • Yani kurduğunuz “Güvenli bölgede de” ABD sizi öyle tek başına söz sahibi yapmıyor.
  • Anlaşmanın belki de en az üzerinde konuşulan ancak bizce en az diğerleri kadar önemli maddesi ise 8.madde.Bu madde Suriye’nin siyasal istikrarı ve çözüm için BM’nin 2254 sayılı kararına atıfta bulunan bir madde…
  • Peki neydi efendim BM’nin 2254 sayılı kararı?Bu karar Suriye’nin siyasal geleceği için BM’de çizilen yol haritasında “geçiş sürecinin” çerçevesini çizen bir karar.
  • Karar ana hatları ile Suriye’de geçiş sürecinin Esad ile olmasını ve geçiş süreci sonrası Esad’ın yeniden aday olarak pozisyonunu korumasının önünü açan bir karar…
  • Yani efendim hani bizim “tanımadığımız” hala “masaya oturmamakta direttiğimiz” Esad için adeta “Tapu senedi” olan bir karara atıf yaparak biz de resmen Suriye’de artık Esad’ın devrilmeyeceğini ve bundan sonraki süreçte muhatabımız olacağını bu anlaşma ile kabul ettik.

Efendim tabii şimdi geliyoruz en önemli kısma yani YPG kısmına…

  • Biz neden girmiştik Suriye’ye? YPG/PYD unsurlarını tamamen imha etmek ve bir uydu, PKK bağlantısı olan “garnizon devlet oluşumunun” önünü kesmek için değil mi?Peki ABD en başından beri açık açık ne dedi” Kürtlere dokundurtmam”
  • Türkiye’ye karşı en sert çıkışları kimler yaptı bu süreçte?
    Cumhuriyetçi Senatör:Lindsey Graham
    Temsilciler Meclisi Başkanı:Nancy Pelosi
    Pençe ve Pompeo…
    Peki nedir bu 4 ismin ortak noktası?
  • Efendim bu 4 ismin ortak noktası Evangelist olmaları.(Pence,Graham,Pompeo sıkı birer Evangelist,Pelosi ise en üst düzey Evangelist kurumlar ile çok yakın ilişkili)
  • Peki efendim nedir bu ABD’nin “asıl derdi”? Kürt sevgisi değil elbette…ABD Evangelistlerine göre bölgede bir büyük İsrail kurulacak ve Mesih de bu büyük İsrail Krallığı’nın başına geçecek…
  • Ama onun için de önce İsrail’in güvenliğinin sağlanması sonrasında da Irak ve Suriye’de “kurdurulacak” uydu Kürt devletleri ile yine İran ve Türkiye’nin de topraklarının içerisinde olduğu “Vaad edilmiş toprakların” kazanılması lazım.

Kürt Devleti Kurulacak mı?

  • O nedenle Suriye’nin kuzeyi onlar için “Kırmızı çizgi”…O nedenle YPG/PYD unsurlarının tamamen TSK tarafından yok edilmesine müsaade etmeyeceklerini daha 8 gün önce Haber Global ekranlarında söylemiştik…
  • Anlaşma diyor ki”YPG unsurları güvenli bölge sınırları gerisine çekilecek… Ağır silahları toplanacak” İyi güzel de bu nasıl olacak?
  • Davulla zurna ile gireceğinizi ilan ettiğiniz bölgede YPG zaten ağır silah gücünün yüzde 90’ını geri çekti..
  • YPG militanlarının da “sağ salim 30 km.güneye” çekilmeleri ne siz anlaşma ile müsaade ediyorsunuz…
  • ABD’nin bölgede kara gücü yok,kalan silahların kim tarafından hangi şekilde toplanacağı anlaşmada belli değil…
  • Yani ABD aslında bu anlaşma ile YPG/PYD unsurlarının yok olmasını önledi… Militanlar belki kısa süre bize tehlike oluşturmayacak ama 1-2 sene içinde bu kez çekildikleri 30 km.güneyde asıl güvenlik sorunu olan “garnizon devlet” oluşumu için harekete geçecekler.
  • Yani biz asli “Beka sorunu” olarak gördüğümüz “garnizon devlet oluşumunun engellenmesi” işini de sadece “ötelemiş” olduk,tehlike olduğu gibi 30 km.güneyde duracak.1-2 sene sonra tekrar “güvenli bölge” için operasyon da yaptırmazlar zira bu işin sonu gelmez..
  • Anlaşma sonrası Trump’un mektubunda “masaya oturun” dediği sözde “general” terörist Kobani bakın alel acele nereye röportaj veriyor/verdiriliyor: VOA yani Amerika’nın Sesi haber ajansına…
  • AMERİKA’NIN SESİ’nin önemi bizzat ABD devleti tarafından kurulan,adına başkanlık bildirgesi yayınlanan ve misyonu resmi olarak ABD politikalarına uygun yayın yapmak olarak belirlenmiş bir ABD “devlet” kuruşu olması. ABD’nin resmi “Küresel Medya Network” projesinin parçası
  • Ve bu “sözde” General terörist AMERİKA’NIN SESİ’ne verdiği demeçte anlaşmadan çok memnun şekilde “ateşkese” uyacaklarını söylerken şunu de eklemeyi ihmal etmiyor: “Güçlerimiz diğer yerlerde kalmayı sürdürecek ve siyasi çabaların hızlandırılması gerekiyor”
  • Gelelim işin bir başka boyutuna…Biz operasyonu başlatırken hedef 30 km.derinlik 400 km.civarı eninde bir bölgede kontrolü ele almaktı…
  • Bugün gelinen noktada Resulayn ve Telabyad arası ile 30 km.derinligi kapsayan alan kontrolümüzde ve bu iki noktanın Münbiç ve Kamışlı’ya doğru Batı ve Doğu’su için anlaşmada bir hüküm yok..
  • Burada yaklaşık 1,5 yıldır ABD ve Rusya’nın Suriye’de anlaştığını yazdık, YouTube kanalımızda canlı yayınlarda anlattık.. Operasyon sonrasında bu bir kez daha ve en açık şekli ile tescillenmiş oldu…

Şimdi ilerleyen günlerde karşımızda şöyle bir tablo olacak…

  • ABD’den boşalan ve bizim kontrol ettiğimiz Resulayn-Telabyad arasındaki bölgenin Batısında ve Doğusunda Esad yani Rusya kontrolü ele alacak…Ama bir sorun var…
  • Esad rejiminin tam anlamı ile kontrol sağlayacak askeri gücü yok.. İşte burada karşımıza YPG/PYD’den gelecek bir kısım unsurun bu bölgelere Esad adına girdiğini göreceğiz.
  • Hatırlarsanız PYD liderlerinden Salih Müslim ne demişti? “Şimdiye kadar olmadı ancak sınırlarımızın savunulması için Esad ile iş birliği yapabiliriz” Esad bunu o zaman reddetti ama o günlerde Kuzey Suriye’de yeniden bayrak çekme fırsatı eline geçmemişti…
  • Şimdi Esad yönetiminin böyle bir şansı varken,Rusya PYD ile bağı kesmek şöyle dursun ABD yerine kendisi kullanmak istiyorken ilerleyen günlerde kolkola Kobani ve Münbiç’te görecek gibiyiz YPG ile Esad’ı
  • Ha bir de biz bu güvenli bölgeden eninde sonunda hem de uzun olmayan bir zaman sonra çıkacağız kimse öyle kalıcı olma hayali falan görmesin. Aksi takdirde şimdi haksız biçimde uğradığımız “İşgalci” konumuna bu kez gerçekten düşeriz ki bu da bizi haklıyken haksız yapar
  • Peki Suriyelileri ne yapacağız? Efendim biz bu Suriyelileri kayıt altında, belli kamplarda, belli bölgelerde mi tuuttuk?Hayır…
  • Türkiye’ye dağılmış milyonlarca Suriyeli var. Gerçekçi olmak gerekirse istikrarsızlık ve aralıklarla da olsa çatışmaların 20 sene daha devam edeceği,ekonomik olarak bitik bir ülkeye vatandaşları dönmez…
  • Zaten yapılan araştırmalar dünya genelinde başka ülkelere gictukten sonra ülkesine geri dönme oranını sadece %30 olarak gösteriyor..
  • Ayrıca bu güvenli bölgeye yerleştirilmesi planlanan milyonlarca Suriyeli için harcanacak para ile ilgili ABD tarafından bir destek de anlaşma metninde yok…
  • Kısaca bu anlaşma ile operasyon yarıda kalmıştır. Ve Türkiye “kısa vadeli” sınır güvenlik sorununu çözse de operasyonun asli nedeni olan bir “garnizon devlet oluşumu” tehlikesi berteraf edilememiştir.
  • Türkiye bu anlaşma ile alanda doğusunda ve batısında Esad/Rusya olacak şekilde Resulayn-Telabyad hattında ortada kalmış keza, sınırında YPG unsurları ile burun buruna olacağı 30 km.lik bir derinliğe girmiştir.
  • Burada şahsi kanaatim süreç sonrasında asli kazananın Rusya ve Esad olduğu şeklindedir.
  • Yine bu süreç bize bir kez daha göstermiştir ki Halkbank Davası Türkiye,Pentagon ise Trump’un başının üzerinde demoklesin kılıcı gibi sallanmaya devam edecektir.
  • Bundan sonra özellikle Soçi’deki görüşme son derece önemlidir. Ve çok uzun olmayan bir süre içerisinde İran’dan mutlaka bir hamle gelecektir.Zira İran son 25 yılda ilk kez bölgede bu denli büyük bir nüfuz alanı elde etti.Masa dışında kalmak istemeyecektir.
  • Bu saate kadar bizlerle olarak okuyan yahut daha sonra okuyacak olan tüm dostlara bin selam olsun diyor ve klasikleştiği gibi sonlandırıyoruz floodumuzu: “Takdirleriniz beğenilere beğenileriniz RT’lere yolculuk etsin”







Operasyon öncesi de yaptırımlar masadaydı ve Bize tehdit sökmez ne olursa olsun operasyon durmayacak deniyordu! Ne değişti de anlaşma kabul edildi? -Yaptırımlara “Erdoğan’ın mal varlığının dondurulması” ve Halkbank eklendi!

Yazar; Celal Eren Çelik

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Video İndir | Yorumlar Libros Gratis | Free pdf download |
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x