Trabzonlular Rum mudur? (‘Trabzon’un Tarihi’)

İBB seçiminde sıkça gündem olan Trabzon, Pontus, Rum, Yunan, hemşericilik üzerine bir zincir sunuyorum. Trabzonlu’yum. Bu konuda okumalar/araştırmalar yaptım, binlerce Trabzonlu’yla teşriki mesaim oldu Gerçekten bilgilenme niyeti olanlar için, bu zincir faydalı olacaktır.

  • Anadolu’da bir ilçeye yerleşme planım var. “Trabzon’a niye gitmiyorsun, cennet gibi doğası var” diyenlere şöyle cevap veriyorum: Trabzon kafa dinlenecek yer değil, insanıyla uğraşamam. Bunu baştan belirteyim de yanlı bir yazı olduğunu düşünmeyin. Nesnel veriler kullanacağım.

  • “Trabzonlular Erdoğan döneminde çok palazlandı” diyenler fena yanılıyorlar. #Trabzon her dönemde güçlü bir şehirdi CB, TBMM başkanı, başbakan çıkarmış Trabzon. İlk hükümette bile bakanı var(1923) Bu başarı sadece hemşericilikle açıklanamaz. Zira her şehir hemşericilik yapıyor.

  • Trabzon’u ve Trabzon insanını doğru anlayabilmek için tarihini, coğrafyasını, kültürünü ve genetik kodlarını iyi bilmek lazım. En önemli kaynağım Heath Lowry’nin “Trabzon Şehrinin Türkleşmesi ve İslamlaşması” adlı eseri. Çünkü asıl hikaye orada yatıyor.

  • Köken çok gündem olduğundan Trabzon’un ilk sakinlerinden başlayalım.  Trabzon henüz şehir değilken bölgede yaşayanlara dair farklı rivayetler var. Ama fenotip/karakter benzeşimi ve coğrafi gerçeklere bakarak Trabzon’un ilk yerlilerinin Kafkas halkları olduğunu söyleyebiliriz.

  • Zaten Trabzonluların kökeninin ne olduğu değil, nasıl ve nereye evrildikleri önemli. MÖ 2000’de insanlar yerleşmiş Trabzon’a. O zaman kırsal alanlarda dağınık yaşıyorlar. Trabzon’un şehir hüvviyeti kazanması Sinop’tan gelen Yunan kolonistler sayesinde olmuş (MÖ 7. yy).

  • Trabzon’un yıldızı, işlek bir liman şehri ve ticaret merkezi olarak parlar, kesintisiz olarak günümüze kadar gelir. En az 2500 yıllık ticaret şehri, 25 asırlık medeniyet barındırıyor Mesela tarihine bakıp mukayese yaparsak, İstanbul henüz yokken, #Trabzon bir liman şehriydi.

  • İBB’nin yeni başkanı @ekrem_imamoğlu İstanbul’un tarihine 10 bin yıl diyerek İstanbul’la ilgili cehaletini gösterdi.  ekrem imamoğlu Trabzon aksanıyla ve İstanbul kültürü zayıfken başkan olmayı başardı.  Bu da Trabzonlunun maharet, iletişim yeteneği ve karizmasına bir örnek

  • Heredot’un Tarih’inde bölgedeki insanlar için verdiği kavim isimleri de Kafkasya’yı işaret ediyor (MÖ 5. yy). Bu kırsaldaki durum. Kentte yerli halktan çok Yunanlılar var. #Trabzon, Pers İmparatorluğu döneminde satraplık olmuş ve az miktar İranlı da bölgeye yerleşmiş.

  • Xenephon MÖ 4. Yy’da kırsal bölgedeki halkları Makron (dağlık) ve Kolk (sahil) olarak tanımlamış (Bkz Onbinlerin Dönüşü).
  • Liman ve ticaret merkezi olarak farklı milletlerden çok sayıda tüccar gelmiş ve yerleşmiş#Trabzon’a. Aslında oldukça kozmopolit bir şehir olmuş.

  • İskender, Pers İmparatorluğu’nu yok ederken Trabzon’a girmemiş. Bunu fırsat bilen Trabzon, İskender’in ölümünden bir süre sonra bağımsız devlet olarak yoluna devam etmiş Zamanla büyümüş sınırlarını Karadeniz Ereğli (Heraklia)’den Hopa’ya kadar genişletmiş (Bryer and Winfield)

  • Tarihte Pontus Krallığı olarak bilinen bu devlet Kral Mithradates döneminde zirve yapıp Anadolu topraklarını Roma hegemonyasından temizlemiş. Binlerce Romalı’yı katletmiş (Adrienne Mayor) Çılgına dönen Roma, büyük bir seferle Trabzon’u işgal edip devleti sonlandırmış (MÖ 64)

  • Roma İmparatorluğu’nun zayıfladığı dönemlerde sık sık baş kaldırmış Trabzon. Pontus tekrar kurulmuş, yıkılmış, küllerinden doğmuş hep. Katolikler 4. Haçlı Seferi esnasında İstanbul’u işgal edince, Bizans’ın asil ailelerin bir kısmı İznik’e, bir kısmı Trabzon’a kaçmış (1204)

  • Trabzon’a giden Komnenos hanedanı yönetimi devralmış ve Fatih’in Trabzon’u fethine kadar Trabzon Roma (Rum) İmparatorluğu’nu yönetmiş Yunan kolonisi, Pers satraplığı, Pontus devleti, Roma kenti. Hepsinde ya özerk, ya bağımsız, ya imtiyazlı olmuş  Trabzon. Ta ki Osmanlı’ya kadar.

  •  Trabzon güçlü kalesi, Anadolu’dan ayıran sarp dağlarıyla varlığını korumuş. Ayrıca Roma’dan tevarüs ettiği diplomasi geleneğinin bekasına çok ciddi katkısı olmuştur.  Selçuklu, Moğol, İlhanlı, Akkoyunlu gibi güçlü devletlerle bu diplomasi yeteneği sayesinde ayakta kalabilmiştir.

  •  Rum, Yunanca’da ῥωμιός’tan gelir ve “(Doğu) Romalı” anlamında. Yani Yunanlıkla alakası yok. Ama Doğu Roma’da Yunanlılar yaşadığından Müslümanlar zamanla Yunan’a Rum demeye başlamış Bizim Pontus Rum diye bildiğimiz devlet Roma devleti. Pontus bölgenin adı. Resmi dil Yunanca.

  •  Trabzon, Balkanlar ve Anadolu düştükten sonra kalan tek şehirdir. Osmanlı Trabzon’a sefer düzenler. Kaçıp sığınacak yeri olmayan ve savaşacak gücü kalmayan Komnenoslar Trabzon’u Fatih’e savaşmadan teslim eder (15 Ağustos 1461) Fetihten sonra hanedan üyeleri İstanbul’a yollanır.

  • Mora’daki diğer Roma kolonisinin de 1461 Temmuz’unda yıkıldığı göz önüne alırsak Roma İmparatorluğu’nun ismi Trabzon’un düşmesiyle tarihten silinmiştir.
  • Trabzon kale içi boşaltılarak buraya Tokat, Kastamonu, Amasya, Samsun’dan getirilen Müslüman Türkmenler yerleştirilir.

  • Trabzon’a gelen Türkmen ailelerin çoğu sürgünle gelmiştir. Bunu not edelim. Sürgüne tabi olmak; ya otoriteye isyan etmekten, ya huzursuzluk çıkarmaktan kaynaklanır. Yani Trabzon’a yerleşen ilk aileler baştan arızalı. (; Zaten bir kısmı duramaz, memleketlerine geri kaçarlar.

  • Tahrir defteri kayıtlarına göre Fetih sonrası (1486) şehir merkezinin % 65’i Yunan Ortodoks, % 19’u Müslüman Türkmen, %12’si Ortodoks Ermeni, %3’ü Katolik Latin.
  • 37 yıl sonraki tahrir defteri kayıtlarına göre, yani 1523 yılında Trabzon’daki Müslüman oranı %14’e düşer (H. Lowry)

  • Osmanlı baktı olmuyor,  Trabzon’a Maraş’tan tebliğci şeyh/alimler getirir. Bu proje semeresini verir. 30 yıl içerisinde birçok Yunan ve Ermeni din değiştirerek Müslüman olur. Ayrıca şehre dışarıdan gelip yerleşen bir miktar Müslüman Türk de demografik yapıyı değiştirir.

  • 1523’te Trabzon şehir merkezinin artık %47’si Müslüman’dır.  Müslüman nüfus giderek artar. 1583’te %54 olur, artık Trabzon İslam şehridir.  1834’te Müslüman oranı %63’e yükselir.  Not: Bu veriler şehir merkezi için geçerli. Taşranın sahil kısmı ve dağlık bölgelerde durum farklıdır.

  • 19. yy 2. yarısında Trabzon Osmanlı’nın en büyük 2. limanı haline gelir. Farklı milletlerden tüccarlar yerleşir, konsolosluklar açılır (Özhan Öztürk). Konsoloslukların yoğun olduğu Trabzon’daki Taksim Meydanı’na bir süre sonra Gavur Meydanı denmeye başlanır (Metin Tuncel).

  • 1.Dünya Savaşı’na geldiğimizde (taşra dahil) yaklaşık 380 bin olan Trabzon nüfusunun % 85’i Müslüman’dır. (Nurettin Çakıcı) Trabzon merkezdeki Müslüman oranının %70 civarında olduğu göz önüne alınırsa, taşrada İslamlaşma oranı %95 seviyesindedir diyebiliriz.

  • Cihan Harbi sonrası mübadelede referans dindir, etnik köken baz alınmaz. İhtida etmişler Türkiye’de kalır. Hristiyan Türk varsa onlar da Yunanistan’a gönderilir (Bkz. Ortodoks Karamanlı Türkler) Trabzon’daki Hristiyan Yunanistan’a gönderilir. Az sayıda Ermeni de tehcirle gider.

  • Hristiyanlardan boşalan mahallelere Yunanistan’dan gelen Müslümanlar yerleştirilir. Hepsi de Türk değildir. Mesela Pomaklar (Bulgar), Arnavutlar, Makedonlar Türk olmayan Müslümanlardır. Yani Trabzon nüfusu etnik yapı bakımından iyice karışır.

  • Trabzonluların bir kısmı Rum yakıştırmalarını “bizim kökenimiz Maraş” diye cevaplar. Oysa Maraş’tan gelen alim sayısı çok azdır.  Trabzon’daki Orta Cadde, Maraş’ın Kurtuluş Savaşı’ndaki kahramanlığına atfen Belediye Encümeni kararıyla Maraş Caddesi adını alır (1920).

  • Buna mukabil Kahramanmaraş’ın önemli bir caddesine Trabzon adı verilir (1966). Trabzon’un diğer kahraman şehirler Antep ya da Urfa değil de Maraş’la böyle bir köprü kurması, şehrin İslamlaşmasına katkı veren Maraşlı ulemaya olan hatırşinaslıktan kaynaklandığını düşünüyorum.

  • Tarihçi ya da antropolog değilim. Ama yaptığım araştırmalara binaen#Trabzon halkının etnik kökenini yaklaşık şu şekilde ölçeklendirdim.

%35 Laz, Gürcü

%30 Türkmen

%15 Yunan

%5 Ermeni

%15 Diğer (Farisi, Arap, İtalyan, Çerkez, Rus, Pomak, Arnavut vs)

  • Trabzon insanının etnik kökeni bu kadar renkli olduğu halde ilginçtir, Trabzon Türkiye’nin en milliyetçi şehridir. Dindar insanı da çoktur. Diğer yandan ateisti bile dine hürmet gösterir. Dine saldıran Trabzonlu olarak bildiğim tek istisnası Kemal Alemdaroğlu’ydu.

  • Trabzon’un lisanına gelince. İlk yerleşik halklar muhtemelen yerel dillerini kullanıyordu (Lazca, Ermenice, Gürcüce). Ancak 2000 yıldan fazla resmi dili Yunanca olan bir devletin vatandaşları olarak herkes Yunanca’yı benimsemiş. Türkçe bölgeye Osmanlı’yla birlikte gelmiş.

  • Geçiş yolları üzerindeki sahil şeridinin Türkçe’ye dönmesi çok vakit almasa da, dağlık kesimler günümüze kadar Yunanca konuşmayı sürdürmüşlerdir. 2000’den sonra iletişim enstrümanlarının (televizyon, internet) gelişmesiyle Yunanca terkedilmeye başlanmıştır.

  • Çaykara, Tonya ve Maçka köylerinde halen cari olan bu dil, Antik Yunanca olup artık 30 yaş üstünün kullandığı bir lisandır. Halk arasında da Rumca diye zikredilir. Dildeki ağır aksan farklılığını aşabilirseniz, otantik Yunanca’yla yoğun benzerliğini görebilirsiniz.

  • Trabzon, fırtınalı Karadeniz’i, istikrarsız iklimi, sarp dağları ve hem yoğun hem vahşi bitki örtüsüyle yaşaması zor bir coğrafyadır.  Bu coğrafyada aç kalmamak, tehlikelerden korunabilmek için; çok çalışmak, risk almak, çabuk karar vermek ve zekanızı kullanmak zorundasınızdır.

  • Biraz Darwinist bir yaklaşım olacak ama; Trabzon coğrafyası, zayıf özellikleri eleyerek bugünkü cesur, özgüvenli, çabuk parlayan, pratik zekası yüksek Trabzon insanını ortaya çıkarmıştır
  • Benzer özellikler bütün Doğu Karadeniz’de var, ama Trabzon’un ekstra iki özelliği daha var.

  • Trabzon binlerce yıldır, ticaret ve liman şehri olmakla değişik kültürlerden güçlü bir birikim sağlamış ve bu nesilden nesile aktarılagelmiştir. Ayrıca krallık, satraplık, imparatorluk, derebeylik, sancak beyliği gibi merkez üs konumuyla yetenekli insanları içine çekmiştir.

  • İşte Trabzonlular kültürel derinliği olan Trabzon şehrinin ve vahşi doğasıyla insanlarının mizacına kudret veren coğrafyasının harmanı bir millettir. Bu da cesaret ve risk yönetiminin önemli olduğu ticaret, siyaset, mafyacılık gibi alanlarda sivrilmelerini sağlamıştır.

  • Yine ilim geleneği ve uzun süre devlet merkezi olmanın avantajıyla birçok ilim adamı ve devlet yönetiminde nüfuzlu bürokratlar yetiştirmişlerdir. Şu anda Trabzon nüfusa oranlandığında açık ara Türkiye’nin en güçlü insan kaynağına sahip şehridir.

  • Trabzon’un son yıllarda ivme yakalamasını da şöyle açıklayabiliriz. Uzunca süre  Trabzon coğrafyasında sıkışıp kalan Trabzonlular, 1950’lerde başlayan göç dalgasıyla büyük şehirlere yerleşmiş ve medeniyetin imkanlarını maharetleriyle birleştirerek toplumda temayüz etmişlerdir.

  • Futbolda da İstanbul tekeline Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Antep, Diyarbakır gibi kalabalık nüfuslu şehirler değil Trabzon son vermiştir. Üstelik yöneticisinden malzemecisine, hocasından futbolcusuna kadar, tamamı savaşçı ve azimli Trabzonlu insanlarla.

  • Aslında, insanında lider olma potansiyeli en çok bulunan il  Rize.  Trabzon ikinci sırada yer alır. Ama Trabzonlular şehrin tarihsel potansiyeli ve medeniyet birikiminden kaynaklanan gerekçelerle çok daha donanımlı ve eğitimli. Bu da Trabzonluları daha güçlü kılıyor.

  • Yeri gelmişken Rize’nin 1980’den sonra sivrilen siyasi liderlerine göz atalım.

Tayyip Erdoğan

Mehmet Ağar (Elazığ / Rize göçmeni)

Mesut Yılmaz

Köksal Toptan (TBMM Başkanı)

Muharrem İnce (Samsun / Rize göçmeni)

Murat Karayalçın

İsmail Kahraman (TBMM Başkanı)

  •  Trabzon’dan sonra insan kaynağı en güçlü ikinci ilimiz Malatya. Yetişmiş insan konusunda öne çıkan diğer illerimiz ise Kayseri, Konya, Denizli, Urfa, Elazığ. Bu iller için de hemşericilik yapıyor deniyor. Başarı kıskanılan bir şeydir.
  • Trabzon’un en küçük ilçelerinden Çaykara’ya bir mim koymalıyız. Çaykara yetişmiş insan/nüfus oranında Türkiye’nin açık ara en güçlü ilçesi. Şu anda merkez valiler dahil 6 tane valisi var. Varın gerisini siz hesaplayın. Çaykara insanı ayrı bir doktora çalışmasını hak ediyor.
  • Son olarak size bir Trabzonluyla ilişki yönetiminize dair tavsiyem; Asla inatlaşmayın, savaşmayın. 15 yaşındaki bir Trabzonlu bile sizi hırpalayacak kadar gözünü karartır.  Trabzonluyu alt etmenin yolu ona “ağamsın paşamsın, kralsın” demektir (Süper bir tüyo verdim. Anlayana 😉

Okuyucuyu sıkmamak adına pek çok bilgiyi atladım. Merak ettiğiniz şeyleri sorarsanız, bildiğim kadarıyla cevaplamaya çalışırım.

Yazar; Ziya [email protected]

1
Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar
1 Yorum Konuları
0 Konu cevapları
0 Takipçiler
 
En çok tepki verilen yorum
En sıcak yorum dizisi
1 Yorum yazarları
Anonim Son yorum yazarları
Anonim
Ziyaretçi
Anonim

Bursa ulucaminin fotoğrafı Trabzon ile alakalı olmamış

mutlakaoku.com | #Bilgiseli | #Flood | © 2016 | Tanıtım Yazıları | Glovo Kurye Olmak İstiyorum |