Telephos

-TELEPHOS- Heracles’in yolu Mora’ya düşmüş, Arkadia Kralı Aleos’a konuk olmuştu. Burada kaldığı dönemde sık sık Athena Tapınağı’nı da ziyarete gidiyordu. Bunun nedeni ibadet değil, kendini Athena’ya adayan rahibe Auge’ydi. Auge bir kehanet yüzünden rahibe olmuştu.

  • Oğlu olursa kardeşlerini öldürecekti bunu engellemek için evlenmemeye ve dolayısıyla çocuk sahibi olmamaya karar vermişti. Babası da onu güvenli bir yer olan Athena tapınağına getirmişti. Ne var ki güvenli gördüğü yerde Heracles’e rastlamıştı.

  • Rahibeye ilk gördüğü an vurulan Heracles nihayetinde içindeki arzuyu bastıramadı ve rahibeye sahip oldu. Mora’dan ayrılıncaya dek de bunu defalarca tekrarladı. Aradan aylar geçti ve genç rahibe gebe kaldığını fark etti. Bunu çocuk doğuncaya dek ustalıkla saklamayı başardı.

  • Ne var ki doğumu gören bir rahibe durumdan herkesi haberdar etti. Çocuğunu bir çınar kovuğuna saklayan Auge tapınağa döndüğünde babası da dahil herkesi kendisini bekler halde buldu. İşlediği büyük bir günahtı ve cezası tabuta çivilenerek denize atılmaktı.

  • Auge tanrıların da yardımıyla hayatta kaldı ve kilitli olduğu tabutun içinde Mysia kıyılarına vardı. Mysia kralı Teuthras’ın çocuğu yoktu. Auge’nin hikayesini dinleyince ona acıdı ve evlatlık olarak aldı. Auge’nin talihi dönmüştü, artık sarayda yaşamaya başlamıştı.

  • Çınar kovuğuna terk ettiği oğlu Telephos ise aslanlar tarafından emzirilip büyütüldü. Kendisi de aslanlar kadar cesur bir delikanlı oldu. İnsan içine karışacağı ilk gün kendisine çok sert davranan iki kişiyle kavga etti ve istemeyerek de olsa onları öldürdü.

  • Bu iki adam aslında onun öz be öz dayısıydı. Önüne geçilmeye çalışılan kehanet gerçekleşmişti. Bu cinayetler sonrası Telephos sürüldü. Şehri terk etmeden önce kâhine danıştı. Anne ve babasını bilmiyor olmak onun içinde büyük bir yara olarak duruyordu.

  • Kâhin ona cevap bekleyen sorularının cevabını Mysia’ya giderek bulabileceğini söyledi. Telephos bu tavsiyeye uyarak Mysia’nın yolunu tuttu. Tam o sıralarda Mysia dişli bir düşmana karşı savaş hâlindeydi. Telephos adaya ayak basar basmaz bu savaşa Mysia tarafında dahil oldu.

  • Savaşta büyük yararlılıklar gösteren Telephos, kral Teuthras’ın gözüne girmişti. O kadar ki evlatlığı Auge’yi onunla evlendirmeye karar verdi. Bu sayede kralın veliahtı olacağından Telephos kabul etti. Düğün gecesi birlikte olacakları sırada aralarında dev bir yılan belirdi.

  • Anne ile oğulun birlikte olmasına engel olan bu yılanı tanrılar göndermişti. Sonrasında durum anlaşıldı ve evlilikleri iptal edildi. Ertesi gün neredeyse büyük bir günaha yol açacağı için kedere düşen kral bu endişenin de etkisiyle yatağa düştü ve akabinde öldü.

  • Tahtı Auge’ye kalmıştı. Auge de tahtı oğlu Telephos’a devretti. Aradan uzun zaman geçmemişti ki Truva Savaşı patlak verdi. Truva’ya doğru yola çıkan Akhalar yollarını şaşırıp Mysia’ya çıktılar. Topraklarını kahramanca savundu Telephos ama ne var ki Akhilleus onu yaraladı.

  • Akhalar çekip gittiler. Aradan 8 koca yıl geçti ama Telephos’un yarası bir türlü iyileşmiyordu. Yine bir kâhine danıştı ve ondan “Yarayı ancak açan iyileştirebilir” cevabını aldı. Bir dilenci kılığında Akhilleus’a yaklaştı ve ondan aman diledi.

  • Yarayı açanın kendisi olduğunu, ancak onun iyileştirebileceğini söyleyen Telephos’un yarasına kılıcının ucundaki pası ovalayarak döktü. Yara gerçekten de iyileşti. Telephos da bu iyiliğine karşın onlara Truva’ya giden doğru yolu öğretti.

  • Daha sonra yurduna döndü ve köklü bir medeniyetin tohumlarını attı. Öyle ki yıllar sonra meşhur Pergamon’un kurucusu Attalos, Telephos’u atası olarak gösterdi…

Kaynaklar:

Anadolu Efsaneleri – Halikarnas Balıkçısı

Mitoloji Sözlüğü – Azra Erhat

Yazar; Mitoloji Dünyası

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Facebook video indir | Yorumlar Libros Gratis | Pdf Free Books Download |
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x