Şeytan Ayrıntıda Gizlidir!

Tarihi Beyoğlu Sineması Kapanıyor mu? Kurtarma Projesi Tartışmaları!

Beyoğlu Sineması’nın kapanmaktan kurtarılması projesiyle ilgili bayağı tuhaf muhabbetler dönmüş bugün. Konu bambaşka yerlere gitmiş

  • Bana laf düşer mi bilmiyorum ama ben de bildiklerimi anlatayım, kimseye haksızlık olmasın. Meselenin başlangıcını herkes biliyor.
  • Beyoğlu Sineması’nın Haziran sonunda kapanacağının açıklanmasıyla bir üzüntü hali oluştu ve herkes ne yapılabilir diye konuşmaya başladı.
  • Sinema yazarı Cem Altınsaray’ın yaptığı flood’a gelen bir menşın çerçevesinde bir sadakat kartı çıkarılması fikri ortaya çıktı.
  • Cem Altınsaray bunu ve başka ne yapılabilir konusunu görüşmek üzere sinema ortaklarıyla toplantı yaptı.
  • Bu safhadan itibaren ben de gelişmeleri birinci ağızdan neredeyse günü gününe dinledim ve zaman zaman da hukuki boyutu konusunda fikir alış verişine girdim.
  • Anlatayım: Bu toplantı sırasında ortaya çıkan durum şu: mesele öyle basit bir maddi sıkıntı boyutunu aşmış.
  • Sinemanın piyasaya, yani film dağıtım şirketlerine 1 trilyona yakın birikmiş borcu var. Seyirci tamamen ayağını kesmiş. En son hafta gelen seyirci sayısı 37. 7×5= 35 seansa sadece 37 seyirci gelmiş.
  • Yıllardır film şirketleri biraz da sektör içi dayanışma duygusuyla idare etmişler.
  • Ve fakat verilen sözlerin hiçbiri tutulamayınca artık gelinen bu noktada Haziran ayından sonra bu sinemaya film vermeme kararı almışlar. Kapanma kararı mecburi alınmış bir karar yani.
  • Genel manzara ve ruh hali de şu: Sinema ortakları artık çalışma ve uğraşma şevklerini yitirmişler.
  • Alacaklı film şirketleri sinema ortaklarına olan inanç ve güvenlerini yitirmişler ve twitter’da naif bir heyecanla ortaya atılan kart konusu tarafları heyecanlandırmamış.
  • Çünkü mevcut borç kapatılsa bile (ki çok mümkün değil) aynı gün tekrar eksiye düşmeye başlayacak işletme.
  • Bu toplantı sırasında ortaklar Cem’e “o zaman sen gir bu işe, hatta sana devredelim” diye bir teklif geliyor ve alacaklılar da aynı yönde görüş belirtiyor.
  • Zaten başka türlü bu işi sürdürmek gibi bir niyetleri olmadıgını çok net söylüyorlar. Madem sosyal medyada bir heyecan yarattın bu konuda, gel burayı canlandır, bir proje yap, uygula şeklinde yön değiştiriyor toplantının konusu.
  • Bu safhada Cem benimle iletişim kurup hukuki olarak danıştı. Açıkçası pek de şevkini kırmamaya çalışarak emin olup olmadıgını sordum birkaç kez.
  • Ticari olarak çok riskli oldugunu söylemek için uzmanlık gerekmiyor zaten, ama hukuki olarak da sakıncalarını anlattım ve bunu hukuki bir zemine nasıl oturtabiliriz, bu konuda görüşlerimi söyledim.
  • Gelinen son nokta şu: henüz devir falan gerçekleşmiş değil. İlk planda dün satışa çıkan sadakat kartlarından elde edilecek gelirle borçlar kapatılmaya ve kapatılamayan kısmı yapılandırılmaya çalışılacak.
  • Yani ilk hedef alacaklılarla meseleyi çözmek. Normalde 30 Haziran itibariyle sinemanın kapanmış olması gerekiyordu, ancak bu kart/devir projesiyle alacaklı şirketler Temmuz ayında da film vermeye ikna oldular.
  • Sonraki safhada da seyircinin ayagını alıştırıp sinemayı eskiden oldugu gibi bir cazibe merkezi haline getirmek, zamanla koltukları değiştirmek, daha rahat film izlenmesi için salona bir eğim kazandırmak gibi planlar var. İşte kafenin canlandırılması, yine eskiden oldugu gibi kitaptı dükkanları vs.
  • Bu arada bilmeyenler için söyleyeyim, bu satışa sunulan kart bağış falan değil, akbil mantığına yakın bir kart, belli bir sayıda film izleme hakkı tanıyor sahibine.
  • Ve bu kartların satışından elde edilen gelir sinemayı devralmaya soyunan Cem ve Utku’ya değil alacaklılara gidecek
  • Şimdi, bugün dönen muhabbet şu idi: Vayy, bize gönüllü çalışıyoruz dediler, meğerse sinemayı devralıyorlarmış, bi de yardım kampanyası ile para topluyorlar!
  • Öyle şeyler yazılmış ki sanki bu 2 adam bizden para toplayıp General Motors’u satın alıyor. E ama gönüllü değillermiş?
  • Valla kendi iyilikleri açısından keşke gönüllü olsalarmış sadece. Eğer devir gerçekleşirse halleri gönüllüden bin beter.
  • Şu tablodan müthis bir ticari potansiyel çıkarabilen varsa gelsin benim bütçemi de yönetsin valla. Açık söyleyeyim, ben asla böyle bir işe girişmezdim.
  • Girişsem de bugünkü bu muhabbetlerden sonra anında vazgeçer, telefonumu kapatır, kafamı dinlemeye ve yüzmeye giderdim.
  • Çok ağır laflar edilmiş bugün. Bunu çok büyük bir keriz silkeleme oldugunu ve çok büyük bir ticari getirisi olacağını düşünen, bunun yanında sinemayı kurtarabileceğine inanan birileri varsa ben bir beyoğlu sineması aşığı olarak kişisel olarak rica ediyorum, gitsin Cem ve Utku’dan alsın bu işi. 1 değil 2 kart alırım ben, ama sinemayı kurtarsın.

2 insan elini taşın altına sokmuş, en azından sessiz kalınabilecekken enerjilerini söndürmek, suçlamak vs, biraz ayıp bence arkadaşlar ya Çok uzun oldu, özür dilerim, ama meseleyi yakından bildiğim için dayanamadım, çok üzüldüm çünkü. Sürçü lisan ettiysem affola!

Bu Konu, Abdurrahman Uyan @ApoUyan Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mutlaka Oku! #Bilgiseli & #Flood © 2017 | Gizlilik Politikası | Tanıtım Yazıları | Pdf Kitap İndir | Yorum |