1937’de T.C. hükümeti, dış temsilciliklerine, zorunlu olmadıkça Yahudilere vize verilmemesi için talimat vermişti. Ağustos 1938’de çıkarılan 2/9498 numaralı kararnamede ise…
- “Tebaası oldukları devlet arazisinde yaşama ve seyahat bakımından baskılara tabi tutulan Musevilerin, bugünkü dinleri ne olursa olsun, Türkiye’ye girmeleri ve ikametleri yasaktır” denilmekteydi.
- Halbuki, soykırımdan kaçan Yahudilerin önemli bir kısmı, Romanya’nın Köstence limanından deniz yoluyla İstanbul’a gelmekteydi. Aralık 1941… Köstence’den kalkan Struma adlı küçük ahşap gemide balık istifi 769 (bazı kaynaklarda 791) yolcu ve 10 mürettebat bulunmaktadır.

- Yolcu taşımak için tasarlanmamış gemide, bunca yolcuya rağmen, 1 tuvalet ve 4 lavabo vardır. Neyse efendim, yolda makine arızalanır. 1867 yapımı bakımsız gemi son bir gayretle soykırımdan kaçan insanları yarı yolda bırakmamak için adeta canını dişine takmaktadır.
- Struma, 15 Aralık 1941’de Sarayburnu açıklarına demirler. İngiltere ve Almanya’nın baskılarına boyun eğen Türk hükümeti, limana girme ve yolcu indirmesine izni vermez. İspanya’dan kalyonlarla Yahudileri kurtaranların torunları, şimdi iltica başvurularını kabul etmemektedir.
- Gemide bulunan Standart Oil Company’nin Romanya Müdürü Martin Segal ve ailesi, şirketin Türkiye mümessili Vehbi Koç’un gayretleri ile İstanbul’a ayak basabildi. Bir de kanaması olan hamile bir kadın hastaneye yatırılmak üzere gemiden ayrılabildi.
- Alargada bekletilen gemide açlık ve salgın hastalık büyük sıkıntı olsa da en büyük bela, o yıl kışın çok şiddetli geçmesi nedeniyle soğuktur. Birbirine sarılarak ısınmaya çalışan aç biilaç insanlar çaresizlikten geminin kaplama tahtalarını yakacak hale gelmiştir.
- Nihayet 62 gün sonra İstanbul’daki Yahudi cemaati temsilcilerinin gemiye çıkıp durum tespiti yapmasına izin verilir. Manzaranın vahameti karşısında şok olan Yahudi cemaati kendi arasında para toplayarak kumanya temin eder.
- Ancak hühümet, dışarıya karşı yardımı kendi yapıyormuş izlenimi oluşturmak için kumanyayı Kızılay Cemiyeti İstanbul Şubesi eliyle gemiye ulaştırır. Neticede insanlar aylar sonra ilk kez sıcak çorba içebilirler.
- İngiltere, yaşı 11 ile 16 arasında değişen 28 çocuğa seyahat belgesi verebileceklerini açıklasa da Türk tarafı çocukların gemiden indirilmesini reddeder. O zaman da başka bir Hitler korkusu dağları sarmıştır.
- Hitler’in Yahudilerin imhasına ilişkin ‘Nihai Çözüm’ü açıklaması üzerine 23 Şubat 1942’de makineleri arızalı, yüzen bir tabuttan farksız Struma’nın Karadeniz’e çıkarılmasına karar verildi.
- Kararı duyan çaresiz yolcular, Struma’nın iki yanına üzerinde büyük harflerle “Yahudi mülteciler” yazılı çarşaflar asmışlar, tepeye de “bizi kurtarın” yazılı beyaz bayrak çekmişlerdi. Gemiye çıkan 200 civarında polis yolcuları darp ederek alt güverteye indirdi.
- Çıpası kesilip, bir kılavuz gemisi tarafından yedeklenerek Karadeniz’e, Şile açıklarına çekilen Struma, kaderine terk edildi. Gece, Struma’yı Alman yolcu gemisi sanan bir Sovyet denizaltısından atılan torpido ile batan gemide ölenlerin 300’e yakını henüz çocuktu.
- Yolculardan sadece David Stoliar ve mürettebattan 2. kaptan Ivanof Diko sabaha kadar bir tahtaya tutunarak hayatta kalmaya çalıştılar. Şubat ayazı, denizin buz gibi. 2. kaptan daha fazla dayanamayarak kendini akıntıya bırakır.
- Donmak üzere olan Stoliar ise çaresizlikten bileklerini kesmek istese de titreyen elleriyle çakısını açamadığı için hayatta kalır.
- Türkiye’nin bu faciaya ilişkin tek açıklaması 12 Mart 1942’dedir: “Türkiye’nin hiçbir sorumluluğu yoktur; gayrimeşru yollardan Türkiye’ye girmeye çalışanları önlemeye çalışmıştır.” Emniyet Yahudi cemaatinin konuyu daha fazla gündemde tutmasını engeller ve olay kapatılır.
- İlgilenenler Struma’nın hikayesini, gemide çekilen tüyler ürpertici acıları, çaresiliğin insana neler yaptırdığını üstat
@LivaneliZulfu ‘nin Serenad adlı kitabından okuyabilirler. - İshak Alaton “Mensubu olduğum Türk toplumunun eleştirilecek bir çok yönü var. Eskiden beri süregelen geçmişte kalmış sayısız günahlarıyla yüzleşememek ve huzura erememek var…” demişti.

- Bu yüzleşme yapılamadığından bugün hala aynı hatalar yapılmaya, aynı acılar yaşanmaya devam ediyor; ama bu defa T.C. kafa kağıdı sahipleri, Ege’nin dalgaları arasında, Meriç’in akıntısında can veriyor.
- Peki “Bir insan neden vatanını terk edip yabancı diyarlara gider? Ölüm riski olan bir yolculuğa çıkmayı neden göze alır? Kundaktaki bebeğiyle bu yolculuğa çıkmaya nasıl cesaret eder?” hiç düşündünüz mü?!
- Çünkü bugün Türkiye’de, Hitler Almanya’sındaki soykırımın farklı bir versiyonu uygulanıyor: sosyal soykırım (social genocide). İşten atılan, diploması ve lisansı iptal edilen, mesleğini icra edememesi için uçuş belgesi/gemi adamları belgesi gibi belgeleri verilmeyen evine-iş yerine el konulan, banka hesapları dondurulan insanlar önce ekonomik olarak çökertiliyor. Pasaportu iptal edilerek yurt dışına çıkmasına, ekonomik özgürlük kazanabileceği ülkelere gitmesine engel olunuyor.
- “Terörist” olarak etiketlenerek toplumdan soyutlanması/dışlanması, marjinalize edilmesi sağlanıyor. Whatsapp gruplarından çıkarılıyor, arkadaşları-tanıdıkları selamı-sabahı kesiyor, düşmanca bakışlarla taciz ediliyor. Çocuğu okulda, eşi sokakta taciz ediliyor.
- Bütün bunlardan sonra hala kahrından ölmez veya rejime biat edip iftiracı/gizli tanık olmazsa tutuklanıp işkenceye maruz kalıyor, işkence altında öldürülerek “intihar etti” deniliyor.
İnsanların ruhunu öldürmeyi hedefleyen bu sistematik yaklaşımı en güzel ifade eden tanım “sosyal soykırım” olur sanırım. Ve önceki soykırımcılar nasıl yargılanıp hesap verdilerse sosyal soykırımcılar da zaman aşımı olmayan suçlarının hesabını verecekler.



Pelikan Grubu | Pelikancılar Kimdir?
Menzil Tarikatı; Gavs Kimdir? Nasıl Çalışırlar? Mal Varlıkları Nedir?
Serkan Kurtuluş Kimdir?
Kesinleşmiş Cezanın ne kadarı Cezaevinde yatılır! (‘Cezamın yatarı ne Avgat Bey?’)
Corona Virüsü
Yeşil kod adlı; Mahmut Yıldırım Yaşıyor mu?
Türkiye’deki Cezaevi Tür ve Tipleri hakkında pratik bilgiler!
Kur’an-ı Kerim’de Bilim ile İlgili Ayetler? (‘Kur’an bilime yönlendirir!’)
Erkekler neden mesaj yazmaz? Kızlar neden mesaj atmaz?
Akp’nin Yasadışı silahlı eğitim kampları! (‘İç Savaş Hazırlığı, Görüntüler – İddialar’)
Osmanlıca Küfür
Twin Flame
Atatürk’ün dedesi kimdir? | Soy Ağacı
Dr. Mehmet Öz; Corona Virüsü
Türkiye Yunanistan Askeri Gücü Karşılaştırması
David Rockefeller, Servetinin sınırlarına yolculuk! Ve Türkiye’deki Temsilcileri!
Adolf Hitler’in Propaganda Bakanı Joseph Goebbels’in Sözleri
Şehidimiz Var; Albay Okan Altınay
Rabıta Nedir? Nasıl Yapılır?
Ölün İstiyorum Artık | Nejat İşler
[…] Struma; Struma Gemisi […]