Rabia Naz’ın Babası; Şaban Vatan

Rabia Naz konusunu artık yargı çözsün istiyorum, konuya girmek istemiyorum ancak sosyal medyada baba aleyhine yürütülen ve babayı “canavar” gibi sunan algı çalışmasından ciddi anlamda çok rahatsızım. O yüzden bir kaç şey yazmak istiyorum.

  • Öncelikle sorulması gereken şu: Baba neden kızının intihar ettiğine inanmıyor? Konu üzerine yazıp çizen bazı araştırmacılar sanki baba kızının intihara meyilli olmadığına inanıyor ve tamamen bu inancı üzerinden “kızım intihar etmedi” diyor gibi yansıtıyor.
  • Kendi yansıttığı bu tablodan yola çıkarak kızın oynadığı oyunlardan okuduğu kitaplara ya da annesinin bağırmasına kadar giden bir akıl yürütme ile bu kızın aslında intihara meyilli olduğu çıkarımına ulaşıyor. Bu akıl yürütme ile kendi kurgusunu çürütüyor.
  • Bu konuyu netleştirme açısından ilk soruyu tekrar soruyorum: Baba neden böyle bir şüpheye kapıldı? Belgelerle yazayım.
  • Baba olayın hemen akabinde “tekvando çalışmak için çatıya çıktı da o yüzden mi düştü” diye düşünüyor. Kızını intihar edecek biri olarak görmüyor ama başka bir ihtimal de düşünmüyor, çatıdan düştü muhtemelen diye düşünüyor.

  • Öncelikle anlayamadığı konu kızının 2 numaralı bölgeyi aşıp 3 numaralı bölgeye nasıl düştüğü oluyor. Savcılık koşup uzun atlayış şeklinde atlamıştır diyor. Kafasına tam yatmıyor ama bir şey demiyor.

  • Sonra olay günüyle ilgili diğer detayları düşünüyor ve kan göremediğini hatırlıyor. Diğer görgü tanıklarının ifadelerine de bakıyor ve onların da kan göremediğini fark ediyor. Bu görgü tanıklarından biri:

  • Bir diğeri. Sonradan ifade değiştiren Mürsel Küçükal. Rabia Naz’ı ilk bulan. O da hem ilk ifadesinde hem ikinci ifadesinde kesinlikle kan görmediğini söylüyor:

  • Üçüncü olarak da Ambulans şoförünün ifadesi. O da her hangi bir kan görmediğini söylüyor. Fakat çocuğa baştan aşağı talaş, tahta tozu bulaşmış olduğunu söylüyor.

  • Baba tüm bu görgü tanıkları tarafından doğrulanan verilerle şunu düşünüyor: Düşmesinin çok zor olduğu bir pozisyonda bulunuyor. Açılan o yarayla kan gölü olması gerekirken ortalık kan yok. Üzerinde talaş tozları var.
  • Bunun üzerine yakınlardaki boş ev aklına geliyor. Oraya gidiyor ve kızın üzerindeki tozların aynısını görüyor, bunu da fotoğraflıyor. Ve kızının başka bir yerde ölüp buraya getirilip yarası temizlendikten sonra evin önüne bırakıldığını düşünmeye başlıyor.

  • Babanın bu şüphesini destekleyen bir mesele kızın kıyafetlerinde bulunan kimyasal madde izi. Bunların hiç biri babanın iddiası değil tutanaklara geçmiş kayıtlar.

  • Dediğim gibi bu iş sosyal medyada çözülecek bir iş değil. Babanın ruh sağlığının bozulduğu konusuna da katılıyorum. Ancak sanki baba hiç bir gerekçeye dayanmadan kendi kendine intiharı kabul etmemeye başlamış gibi bir algı oluşturuluyor. Buna karşı belgeleri paylaşmak istedim.
  • Şunu da ekleyeyim: Babanın şüpheleri üzerine Süleyman Soylu’nun bölgeye gönderdiği müfettişler bir keşif çalışması yapıyor. Kız ile aynı ağırlıkta bir çimento torbasını aşağı atıyorlar. Çıkan ses 300 METREDEN DUYULUYOR. O gün bu sesi duyan KİMSE yok.

  • Detaylı bir inceleme/araştırma yapmadan babaya karşı psikolojik sorgu teknikleri uygulamaya girişenler öncelikle sakinleşip olayla ilgili detaylı bir basın taraması yapmalı. Babanın söyledikleri de sorgulanmalı elbette, ama usul ve üslup önemli. Saygılarla.
  • Bulunduğu yerde kan olmaması ve düşme sesinin olmaması yeterli bir şüphe sebebi. Yani baba uydurmuyor. Babanın sonraki iddiaları (trafik kazası iddiası ve diğerleri) ayrıca adım adım değerlendirilmeli. İlk aşamanın aslı bu.

Yazar; Murat Soydan

Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar
mutlakaoku.com | #Bilgiseli | #Flood | © 2016 | Tanıtım Yazıları | Glovo Kurye Olmak İstiyorum |