Şeytan Ayrıntıda Gizlidir!

Medine Müdafaası ve Çöl Kaplanı Fahrettin Paşa!

Sultan 2. Abdülhamit iktidardaki gücünü yitirmeye başladığında, İttihat ve Terakki’nin gayretiyle 2. Meşrutiyet ilan edildi.

  • İlanın ardından meclis açıldı. İttihat ve Terakki ülkeyi yönetmeye başladı. İlk işlerden biri, Hüseyin’i Mekke Şerif’i ilan etmekti.
  • Abdülhamit Şerif Hüseyin’den şüphelendiği için onu 15 sene boyunca İstanbul’da tutmuştu. Abdülhamit tahtıı 1909’da tamamen kaybetti.
  • İttihat ve Terakki, özgürlük ve kardeşlik parolasıyla yönetimi ele geçirmişti. Ama öyle olmadı. İtalya ve Balkanlar’da savaş çıktı.
  • Libya ve balkanlar elden çıkmıştı. İttihat ve Terakki, kaybedilen toprakları yeniden kazanmak için devleti 1. Dünya Savaşı’na soktu.
  • Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesi, Arap kabilelere eşsiz bir fırsat sunuyordu: İsyan! Hüseyin ve oğulları uygun zamanı kolluyordu.
  • İngiliz casusu Gertrude Bell ve Lawrence, yıllarca Arap çöllerinde gezerek bazı Arap kabileleri altınla satın almıştı. Zaman gelmişti.
  • Savaşın en sıkıntılı zamanlarında, 1916’da Talat Paşa isyandan şüphelenerek Fahrettin Paşa’yı Suriye’den Medine’ye gönderdi.
  • Şerif Hüseyin ve oğlu Faysal Fahrettin Paşa’yı dostane şekilde karşılayıp Medine komutanı Basri Paşa ile akşam ziyafetine çağırdı.
  • Fahrettin Paşa şüphelenip Basri Paşa’yı yanına almadan tek başına gitti. Böylece iki paşanın aynı anda öldürülmesi planı engellendi.

  • Plan başarısız olunca Mekke Şerifi Hüseyin oğlu Ali’yi yanına çağırıyor. Büyük oğlu Faysal da kardeşiyle birlikte kaçıyor.
  • Ali ve Faysal Mekke’ye kaçarken Yemen’de savaşması için toplanan Arap milisleri de ordudan ayrılıyor. Aynı gün isyan patlak veriyor.
  • Fahrettin Paşa önce şehirdeki hazine ve kutsal emanetleri Şam’a naklettiriyor ve ardınan Arap isyancıları Mekke önlerine dek kovalıyor.
  • Medine ve Şam Hicaz demiryolu üzerinden irtibat halindeydi. Bu hat sayesinde Fahrettin Paşa gücünü artırıyordu.
  • Durumu farkeden Şerif Hüseyin adamlarına emir verdi. 200 kişilik Arap kabileleri 10-20 kişinin koruduğu istasyonlara baskın yaptı.
  • İstasyonlardaki Osmanlı askerlerinin katledilmesinin ardından, isyancılar demiryolunu çeşitli bölgelerden havaya uçurdu. Hat kesildi.
  • Öte yandan Şerif Hüseyin’e destek olmak isteyen İngilizler Filistin’e asker çıkarınca Osmanlı ordusu iki ateş arasında kaldı.

  • Durumun vehametini anlayan Fahrettin Paşa yalnız kalacağının farkına vardı ve Medine’yi savunma hazırlıklarına başladı.

  • İngiliz ordusu kuzeyde Kudüs’e girince, Fahrettin Paşa’nın İstanbul’la bağlantısı tamamen kesildi. Medine’de adamlarıyla yapayalnızdı.
  • Erzurum’da, Suriye’de, Çanakkale’de cepheler bir bir düşüyor, asker silah bırakıyordu. Fakat Medine sıradan bir şehir değildi.
  • Güneyde Şerif Hüseyin Cidde, Taif, Yanbu ve Akabe kalelerini ele geçirdi. İngilizler de Medine’ye kadar geldi. Kuşatma 1917’de başladı.
  • İslam alemi tepki göstermesin diye İngiliz askerleri şehre taarruz etmiyor, Şerif Hüseyin’in ordusu destekleniyordu.
  • Fahrettin Paşa yapılan taarruzu püskürtünce, Şerif Hüseyin geri çekildi. Kuşatmayı sürdürüp Medine’yi aç bırakmaya başladılar.
  • Aylar süren kuşatma nedeniyle önce yiyecekler bitti. Ardından açlık ve hastalık başladı. Paşa bunun üzerine çekirge genelgesi yayınladı.
  • Genelgede çekirge yemenin dinen caiz olduğu ve faydaları yazılıydı. Peki neden çekirge? Çünkü yiyecek başka şey kalmamıştı.
  • Fahrettin paşa bin bir zorlukla mücadele verirken, Osmanlı devleti İstanbul’u tek kurşun atmadan düşmana teslim etti. Mondros imzalandı.
  • Arap isyancılar Osmanlı’nın mağlubiyetini Medine surları önünde davul ve zurnalarla kutluyor, her gece ziyafet düzenliyordu.
  • Osmanlı’nın savaşı terk etmesiyle birlikte İngiliz komiseri Edmund Allenby, Fahrettin Paşa’ya teslim olması için mektup yazdı.

  • Paşa Hz. Muhammed’in mezarının bulunduğu şehri kafire ve hainlere teslim etmeyeceğini söyledi. Medine’de tarihi bir direniş vardı.
  • Fakat açlık ve hastalık askeri yıldırmaya başladı. Bazı askerler dayanamayıp firar etti. Paşa’ya yeni bir mektup geldi. Paşa reddetti.
  • Bunun üzerine İngilizler Osmanlı hükümetine baskı yaptı. Hükümet, Paşa’nın teslim olması için Medine’ye emir gönderdi.
  • Emri eline alınca gözlerine inanamadı Fahrettin Paşa. Hükümetin böyle bir emir verebileceğine inanmadı. İmzanın sahte olduğunu söyledi.
  • Günler ilerliyor, açlık ve ölüm çoğalıyordu. İngilizler hükümete yeni bir nota verdi. Medine silah bırakmazsa, her yer işgal edilecekti.
  • Durumun ciddiyetinin farkına varan Padişah, teslim olmasını isteyen emri kendisi yazdı ve mühürleyip Haydar Molla’ya verdi.
  • Haydar Molla bir İngiliz zırhlısıyla kısa sürede Hicaz’a varip Medine’ye ulaştı. Paşa’nın yanına varıp emri tebliğ etti.
  • Haydar Molla’yı gören bazı subaylar teslim oldu. Fakat cesur yürekli çoğu asker hala Paşa’nın yanındaydı. Paşa emri aldı, açtı…
  • Devletin Sultanı, Halifesi… Hz. Muhammed’in kabrini İngiliz’e ve hainlere teslim etmesini istiyordu. Paşa hayal kırıklığına uğradı.
  • Silahını ve sancağını alıp, Hz. Muhammed’in mezarına gitti. Yatağını yere serdi ve içine girdi. Hüngür hüngür ağlıyordu.
  • Bu sırada bir kısım asker kapıları açmış ve düşman şehre girdi. Herkes esir alındı ve sıra Fahrettin Paşa’ya geldi. Ayağa kalktı.
  • Paşa peygamberinin kabrinin önünde çatışarak ölmek istedi. Silahına davrandı. Tam tetiğe basacak… Askerleri üzerine atladı.
  • Askerleri Paşa’yı düşmandan korumak için, silahına davranmadan derdest ediyor, Paşa ise mahcubiyet içinde ağlıyordu.
  • Bir 10 Ocak 1919 sabahında, Fahrettin Paşa ve askerleri Medine’de İngiliz tarafından esir alındı. Gemiye bindirilip Malta’ya götürüldü.
  • Toplamda 2 yıl 7 ay Medine’yi ve Hz. Peygamberin kabrini savunan Çöl Kartalı Fahrettin Paşa 5 Ağustos’ta Malta’ya vardı.
  • Tek bir görevi kaldığını düşünüyordu. Kurtulmak ve borcunu ödemek için savaşarak ölmek… Ancak bu sayede utancını telafi edebilirdi.
  • Fakat asıl gelişme 1920 yılında yaşandı. Nemrut Mustafa Paşa başkanlığındaki Divan-ı Harb mahkemesi, Paşa’yı ölüme mahkum etti.
  • Paşa, kendi devletinin mahkemesi tarafından ölüme mahkum ilan edildiğini düşman zindanında öğrenince çöktü. Hayattan beklentisi kalmadı.
  • Çaresizce idamını beklerken, tüm umutların bittiği anda, bir adamın hala savaştığını duydu. Hayata geri döndü. O kişi, Mustafa Kemal’di.

  • Paşa’nın artık tek bir amacı vardı. Zindandan kurtulup, vatan için ölmek. 8 Nisan 1921’de Malta’dan kurtuldu. Eylül’de Ankara’ya vardı.
  • Mustafa Kemal, Fahrettin Paşa’nın başarılarını bildiği için onu Kabil Elçisi tayin etti. Anadolu ile Orta Asyanın iletişimini sağladı.
  • Fahrettin Paşa Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra asker olarak görev yaptı. 1936’da Korgeneral olarak emekli oldu.

Paşa, çok istemesine rağmen savaşarak değil 1948’de bir yolculuk esnasında kalp krizi geçirerek öldü. Aşiyan Mezarlığın’da yatmaktadır.

Hainlere gelecek olursak. Şerif Hüseyin, 1924 senesinde İngilizlerle yaşadığı anlaşmazlık üzerine ihanete uğradı. Kıbrıs’a sürüldü.

  • İngilizler, Şerif Hüseyin yerine, başka bir isyancı aşireti, Suud’ları destekledi. Suud bin Abdülaziz, Arabistanda krallığını ilan etti.
  • Hüseyin’in büyük oğlu Ali, kendisi ile birlikte sürgün edildi. Ortanca oğlu Abdullah, Ürdün Kralı oldu. 1951’de suikast sonucu öldü.
  • Küçük oğlu Faysal ise Suriye ve Irak kralı oldu. Batı ile dost geçinse de 1933’te Zürih’teki ziyaretinde şüpheli şekilde öldü.

Son olarak, Fahrettin Paşa’ya Atatürk tarafından TÜRKKAN soyadı verilmiştir. Nur içinde yat Çöl Kaplanı!

Bu Konu, CON SINOV @10uncukoylu Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, son paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Sen, bu konu hakkında ne düşünüyorsun?

Mutlaka Oku! #Bilgiseli & #Flood © 2017 | Gizlilik Politikası | Tanıtım Yazıları | Pdf Kitap İndir