Lazio Roma Derbisi ve Fedayn (‘Futbol sadece futbol değildir’)

İtalyan stadyumlarında, 1970’lerin başında ortaya çıkan bu pankartta ne yazdığını ve ortasındaki garip figürün ne olduğunu ilk başlarda anlayan pek kimse olmamıştı. Zira İtalyanca bir anlamı olmayan Fedayn kelimesinin, komşu Latin dillerinde de bir karşılığı yoktu.

  • Oysa, futbolun sadece futbol olmadığı; tribünlerin bir ifade aracı olarak kullanıldığı ve endüstriyelleşmeye henüz kurban edilmediği o yıllarda çok derin bir anlamı vardı Roma taraftarlarının açtığı bu pankartın.
  • Pankartın sahibi olan Roma taraftarları ile düşman kardeşleri Lazio arasındaki husumette gizli olduğunu söylemek yanlış olmaz bu anlamın. Başkent sokaklarında yılın 365 günü devam eden ve zaman zaman ölümlere dahi sebep olabilen derbiye kısaca değinmek gerek bunun için.

  • İki düşman kardeşten ilki 1900 yılında kurulan Lazio’dur. Faşizm’in en hızlı zamanlarında, rejimin takımı olarak boy göstermiş ve bir süre sonra rakipsiz kalarak tüm kupalara ambargo koymuştur.

  • Roma’nın kurulma sebebi de Lazio’yu yalnız ve rakipsiz bırakmamaktır. Bu amaçla, bizzat Mussolini tarafından 1927’de kurulmuştur ancak Faşizm’in figüran olarak sahaya sürdüğü bir üvey evlattan fazlası değildir.

  • 2. Dünya Savaşı’nın ardından tüm Avrupa kabuk değiştirir ve 1945’ten itibaren milliyetçilere karşı bir ‘süpürme’ harekatı başlatılır. Harekat, yeşil sahalara da uzanır ve Nazi döneminde tüm Avrupa stadyumlarını saran ırkçılıktan arınma sürecine girişilir.
  • Bu süreçte tüm Avrupa ırkçı/milliyetçi geçmişini inkar ederek bambaşka bir kimliğe bürünür. Ancak Lazio, Avrupa stadyumlarında tek başına direnir.
  • Bizzat Alman kulüpleri dahi Nazi döneminde kullandıkları logoları değiştirirken, armasında SS kısaltması bulunan Lazio, güncellediği her logoda bu detaya yer vermeye inatla devam eder.

  • 1960’lara gelindiğinde milliyetçilik, Komünizm’e karşı Atlantik ittifakının sarıldığı bir araç haline gelir. Nato’nun, Avrupa’daki en önemli üs ve limanlarının bulunduğu İtalya’daki Komünizm tehlikesi ise uykuları kaçırmaktadır.

  • Bu nedenle, 90’larda açılan Gladyo soruşturmasında ortaya çıktığı üzere Sosyalistlere karşı milliyetçilerden yararlanılır.
  • Sardunya adasında kurulan kamplarda yetiştirilen milliyetçi milisler, Kızıl Tugaylar ve diğer devrimci örgütlere karşı faaliyetlere girişir ve bu dönemde birçok faili meçhul cinayet işlenir.

  • O dönem, İtalya’daki sosyal refleksin en belirgin olduğu ve örgütlü muhalefetin en çok ses getirdiği alan tribünlerdir. Sosyal olaylara karşı açılan pankartlar, yapılan muhalif besteler, kurulan barikatlar ve tek elden yönetilen onbinler egemen gücü ürkütmeye başlamıştır.

  • 1945’ten sonra cadı avına tabi tutulan Lazio’nun yıldızının yeniden parladığı bir dönemdir bu. Ülkede beliren anti-komünist kaygı ve tribünlerden yükselen sol söylem, etkisi yıllarca sürecek bir şiddet ortamına da zemin hazırlar.
  • 1970’lerde başlayan bu şiddet sarmalında polis tarafından korunan, kollanan ve hatta muhalif gruplar üzerine bilinçli olarak salınan birileri vardır.

  • Bu kişiler, Roma Olimpiyat stadının kuzey kale arkasını(Curva Nord) mesken edinen Lazio taraftarlarıdır. Kendileri için kutsal olan Kuzey kale arkasının sırrı bilinmemekte ancak bazı tahminler yürütülmektedir.

  • Alman Ordularının günün birinde şehrin kuzey kapısından tekrar girmesinin beklenmesi, Curva Nord efsanesi ile ilgili rivayetlerden bir tanesidir.

  • İlginçtir, sağ görüşlü olmakla bilinen ve Milan’la birlikte aynı stadı paylaşan İnter taraftarlarının San Siro’da konuşlandığı tribün de curva nord, yani Kuzey kale arkasıdır.

  • Bu süreçte, polis tarafından destek gören Lazio taraftarlarına karşı Roma tribünlerinin direnmesi çok güç olur. Çoğunlukla şehir merkezinde yaşayan emekçiler, öğrenciler ve hippilerden oluşan Roma taraftarı, 1968’de başlayan özgürlük rüzgarından etkilenmiştir.

  • Ancak örgütlü bir güç olmaları için İtalya’ya hakim olan anti-komünist paranoya ile Lazio tribünlerinden yoğun şiddet görürler.
  • Bu nedenle 1970’ler Roma tribünlerinin örgütlenme kararı aldığı bir milattır. Olimpiyat stadında Lazioluların konuşlandığı Curva Nord’un tam karşısına, Curva Sud (Güney Kale arkası)’a, 10’a yakın grupla yerleşme kararı alır Romalılar.
  • Bu grupların en politize olanı ve Curva Sud’daki tüm faaliyetleri yöneten beyin takımı Fedayn’dır. Fedayn kelimesi, Arapça “Fedailer” anlamına gelen ve Filistin’de Siyonizm’e karşı mücadele eden sosyalist gerillalara verilen addır.

  • Grubun kullandığı logo da Filistin kefiyesi giymiş, FKÖ gerillasına ait bir kurukafadır. Yaser Arafat’la özdeşleşen bu profil ile Roma tribünleri, Filistin’deki kamplarda savaşmaya giden renktaşlarını anmakta ve politik bir duruş sergilediklerini açıkça ilan etmektedir.

  • Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının Filistin’e savaşmak için gittiği yıllara denk gelmektedir bu dönem. Bilindiği gibi Filistin mücadelesi İslamcıların tekeline alınmadan çok önce sol’un bir davası ve kırmızı çizgisi olarak tanınmıştır.

  • 1970’lerin sonunda Commando Ultra Curva Sud(CUCS) ismi altında birleşen Roma tribünleri, Lazio’nun polis desteği ile savurduğu şiddet rüzgarını bertaraf etmeyi başarır. CUCS’un karar alma mekanizması ise Fedayn’dır, bu yüzden Lazio tribünlerinin hedefinde daima bu grup yer alır.

  • Kısa süre sonra şehirde sayısal üstünlüğü de ele geçiren Roma tribünleri hem iç sahada, hem de deplasmanlarda gövde gösterisi yapmaya başlar. Eriştikleri güç nedeniyle çok fazla düşmana sahip olur ve gittikleri her deplasmanda siyasi nedenli saldırılara uğrarlar(Video temsilidir)
  • İtalyan devletinin de kara listesinde ilk sırayı alan Roma taraftarlarından birçoğu Komünizm propagandası yapmaktan tutuklanır ve işkence görür.
  • Bu süreçte CUCS’u yönlendirmeye devam eden Fedayn yeraltına çekilir ve grup üyeleri maçlarda yüzlerini gizlemeye başlar.
  • Roma kulübü, zamanla Curva Sud ile özdeşleşir ve yönetim adeta tribünden idare edilir hale gelir. 1993’te Kızılyıldız’dan transfer edilen Sinisa Mihajlovic’in gönderilmesi, Fedayn’ın örgütlemesi sonucu Curva Sud’un baskısıyla gerçekleşir örneğin.

  • Kızılyıldız’dan çok büyük umutlarla transfer edilen ve o dönemin en iyi 3 sol kanat oyuncusundan biri olan Mihajlovic, bir röportajda Çetnik örgütünün kurucusu olan Draza Mihajlovic’le aynı soyismi taşımaktan gurur duyduğunu söylemiş, bunun üzerine Curva Sud’da kalemi kırılmıştır.
  • Draza Mihajlovic, 2. Dünya Savaşı sırasında Çetnik örgütünü kuran ve ellerinde binlerce Partizan’ın kanı bulunan ırkçı, Sırp milis lideridir.

  • Roma tribünlerinden çok büyük tepki gören ve hatta ölüm tehditleri aldığını iddia eden Mihajlovic, apar topar yok pahasına Sampdoria’ya satılmış ve Roma bu transferden çok büyük zarar etmiştir.
  • Aynı Mihajlovic 2 yıl aranın ardından astronomik bir bonservisle Sampdoria’dan Lazio’ya transfer olmuş ve daha önce Auschwitz pankartlarıyla meşhur olan Curva Nord tarafından bu kez Arkan pankartlarıyla karşılanmıştır.

  • Bilindiği gibi Arkan, “Kaplanlar” adını verdiği milis çetesiyle Bosna savaşı sırasında binlerce insanı katleden, Çetnik bir örgüt lideridir.

  • Halen bir Lazio efsanesi olarak anılan Mihajlovic, Roma’da geçen günlerini ‘tam bir kabus’ olarak tanımlıyor ve futbol hayatının en berbat dönemi olarak isimlendiriyor. Bu yüzden Roma’yı hiç unutamamış ve Roma’ya karşı oynadığı her maç ekstra motive olduğunu söylüyor.

  • Daha sonra transfer olduğu İnter’de, Roma’ya attığı gol sonrası yaşadığı şu sevinçle yer ediyor hafızalarda. Ancak bugün, eski devrimci üyelerini kaybeden ve endüstriyelleşen futbolda neredeyse tamamen apolitik bir hal alan Fedayn’ın buna cevap verecek bir gücü artık bulunmuyor.

Yazan; Cem Türktekin @JasonMcAteer7

Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar