Kıbrıs’ta Askerlik Yapmak; Askerlik Anıları

Askerliğimle ilgili #flood yapıcam. Çünkü kısa dönem ve Kıbrıs’ta yaptığım halde neden bu kadar kötü geçtiğini anlatmaktan yoruldum. Maldivler’de tatil gibi algılanan Kıbrıs askerliğini zerre kadar abartısız yalansız dolansız yazıyorum buraya:

  • Kıbrıs’ta benim olduğum bölgede su yoktur. Çeşmeden akan su, denizden çekilip depolara doldurulur. Yanındaki Foseptik çukuru yoğun yağmurlarda taşınca su deposuna akar. Ardından tabi ki nerdeyse herkeste ishal ve konjonktivit göz ltihaplanması. E çeşmeden e coli akıyor.
  • Yemekler 12 km uzaktaki bi birlikten açık kasa kamyonetin kasasında açıkta gelir. Mesela balık geldiğinde spatulayla donmuş yağın içinden tahta gibi balığı kazırsın. 5 ay boyunca 1 kere sıcak, hatta oda sıcaklığında yemek yemedim. sadece çorbalar nadiren soğumadan gelirdi.
  • 2 kere yemek almaya ben gittim. Mutfağın arkasındaki depo bölümünde tepsilerin üzerinden fareler kaçıştı. Zaten dolaplarımızdan falan da sürekli fareler çıkardı. Halen farelerden korkmam, tiksinmem izin verseler tutup severim bile. Çok alıştık birbirimize.
  • Herkes ben akıllı telefonu şöyle kullandım falan diye anlatıyor. Bizde askercell dışında telefon yakalatanın askerliği uzuyordu. Askercell telefonlar da depoda kilitli. Ben ailemle 2 günde bir 30 saniye konuştum. Kıbrıs yurtdışı olduğundan o da çok pahalıydı.
  • Rum sınırında olduğumuz halde mermi verilmedi. Birliğimde daha önce çok kişi intihar ettiği için atışlar haricinde mermi görmedik. Ama her gün nöbetten önce ve sonra boş silahı 2 km ötedeki doldur boşalt istasyonunda boşaltmaya gittik.
  • Bu ne demek biliyo musunuz? Diyelim gece saat 1’den 3’e kadar nöbetin var, 11.30’da kalkıp 12’de yürümeye başlayıp 4 km yürüdükten sonra 1 ve 3 arası nöbetini tutup saat 4’e kadar 4 km daha yürüyüp yatıyosun. Sabah 5.45’te tekrar kalkıyosun. Ben bunu 4 ay aralıksız yaptım.
  • 300 kişinin yaşadığı yerde bina dışında oturulacak sandalye, bank vs 1 tane yer yok. Yere oturayım desen Kıbrıs çöl toprağı + sürekli yağmur yüzünden tamamen bataklık. Dinleneyim desen apaçi çökmesi yapıyosun, o da komutan gelip süründürene kadar.
  • Isıtıcılar tuzdan ve kireçten sürekli bozulduğu için 1 ay yıkanmayanlar olurdu. Ben 7 – 8 derece sıcaklıktaki tuzlu suda en az 15 defa yıkanmışımdır. O da 300 kişi için verilen 4 kişilik duşta yer bulunamadığı için nöbet sonrası uykudan vazgeçerek.
  • İçme suyu da zaten az iken yılbaşında ihale yenileme yüzünden 20 gün bitti. 20 gün boyunca günde 1 bardak su içerek yaşadık. Zerre kadar abartım yalanım varsa tekrar yapayım askerliği. Bitti yani çeşmeden boklu ve tuzlu suyu içmektense yerdeki su birikintisinden içersin öyle.
  • Üzerinde tişört falan olan asker fotoğrafı görmüşsünüzdür. Bizde yeşil renk dışında çorap, don giyen, yeşil dışında bir şeyi olan yakalanırsa en az 50 tane şınav çekerdi. Kıyafeti daraltmak falan zaten direkt disiplin suçu. 14 kilo zayıflayınca çuval gibi kamuflajla dolaştım.
  • Kıbrıs’ta sürekli denetleme ve tatbikatlar olur. Onların olduğu dönemde nefes bile alamazsın en rütbeliler galaksi gibi dolaşır. Senin bir yanlışını görürlerse komutanını haşlarlar. Sonra dua edersin sıra bana gelene kadar mermi yesem de kurtulsam diye.
  • Denetleme sırasında herkesin işi 2 katına çıkar. Normalde gecede toplam 4 saat uyurken bu iyi ihtimalle 2’ye düşer. Bataklık gibi yerde yaşadığın halde bina içinde en ufak çamurlu bot izi olursa bittin. O kadar işin arasında milletten paspas dilenip temizlemek zorundasın.
  • Bir gün şöyle bir iş verdiler: 4 kilometrelik asfalt toz olmuş ve süpürülecek. 2 tane sapı olmayan fırça var. 5 kişi seçtiler: 1: Ben, Polonya’da yaşayıp tek başına avrupa turu yapıp askere gelmiş endüstri mühendisi sergen. 2: Ağrılı, ypg’den kaçıp askere alınan enes.
  • 3: Batman’da çobanlık yapan ibrahim 4: İstanbul 3. köprü inşaatında emrinde 200 kişi çalışan şantiye müdürü çağıl. 5: Hep yediğiniz kruvasanları üreten firmanın üretim müdürü x (adını hatırlayamadım). Biz bu ekip yerde sürünerek 4 kilometre asfalt süpürdük. 5 saatte.
  • Kıbrıs’ı ne kadar gördük? 4 – 5 haftada bir çarşı iznine çıkarak görebildiğimiz kadar. Diğer haftalar ne mi oldu? Biri sabah yatağını düzeltmemiş, çarşı iptal, biri dolabına su koymuş çarşı iptal, biri nöbetten sonra 1 saat uyku için pijamalarını giymemiş çarşı iptal..
  • Herkeste sürekli olan bu gerginlik en üst rütbeden en aşağıya doğru bir altındakilerin canını sıkarak ilerliyordu. Bu Düzende en düşük rütbeli erler de köpeklere saldırıyorlardı. Tek kavgamı bu yüzden yaptım. Tek ağlamam da bi kediyi köpeklere boğdurtmalarından olmuştu.
  • Ben bütün angaryalardan, içtimadan, işten güçten yırtarım diye kantinci oldum. Her işin üzerine bir de kantin bindi. gece 3te acıktım diye uyandırıyorlar. Üzerine 70 kişiden sorumlu nöbetçi çavuş yaptılar. Ben kantinin içindeyken 70 kişiden bi bi suç işlese bana soruluyor.
  • Buna rağmen kantini çok açarak birliğe bağlı 8 kantinin tüm zamanların en yüksek ciro rekoru kırdım, 1 kelime aferin aldım. Normalde kantinci, gazinocu nöbet tutmaz, çavuşun adı nöbetle aynı cümlede geçmez. Benim kantinci ve nöbetçi çavuş olup 8 saat nöbet tuttuğum gün oldu.
  • Nöbetlerde de oturamazsın, duramazsın, bir şey yiyip içemezsin, Bu yorgunluğun üzerine 5 kilo bot, 5 kilo kamuflaj, 5 kilo 1977 model boş tüfeğinle yağmur, dolu, bitmeyen Kıbrıs rüzgarında titreye titreye dolaşmak zorundasın. Nöbette periscope yayını yapanlar görüyorum nette.
  • Rahat olanlar yok muydu, elbette vardı. Denize sıfır Salonda akıllı telefonundan görüntülü konuşup çay içerek günde bir kaç ütü yapan, günde 4 saat sivil kıyafetle turist rehberliği yapan arkadaşlar da vardı. biz 5 ay çay içemedik çay…
  • Kıbrısa askerler %75 oranında doğudaki en kötü şehirlerden gelir. Vıyyy ben ölem looo diye söylenen bir şarkıyı, pkk marşları, kaçakçılık ve keleş hikayelerini duymaktan gına gelmişti. Hayatında kadın görmemiş ayılardan cinsel destanlar dinledik bol bol.
  • En acısı da ne oldu biliyo musunuz? Ben döndükten 3 ay sonra İzmirli komutanım hariç (özellikle yazdım) bütün komutanları fetöden içeri aldılar. Yaşadığımız şeylerin çoğunu kendi içlerindeki savaş yüzünden yaşamışız. Biz döndükten sonra meşhur cehennem taburu rahata kavuşmuş.
  • İlk gittiğimizde askeriz lan biz bu ülkenin 1 metre toprağı için toprağa gireriz diye bağıran arkadaşlar, çıkarken devletini de milletinin de askeriyesinin de toprağının da yavru vatanının da diyerek çıktı hep. Klasik askerlik zorluğundan farklı şeyler yaşadık çünkü.
  • Kantinde sürekli abur cubur yediğim, 3 öğün asker yemeği yediğim, neredeyse hiç spor ve eğitime gitmediğim halde 3 ayda 14 kilo zayıfladım. Havaalanında beni görünce noldu oğlum sana diyerek ağlayan annemin halini hiç unutmayacağım. Okuyanlardan ARO. -39. 39. 4. Kıbrıs 365kd-
  • Bunu bi abiye okuttum, biz de yaşadık bunları hatta şunları yaşadık falan diye anlattı. Ben dünyadaki en kötü askerliği yaptığımı iddaa etmedim ki sadece Kıbrıs’ta askerliğin Miami sahillerinde casino tatili olmadığını yazdım. Bedelli düşünenler falan için fikir olsun diye..

Yazar; TUHAF AMA SERGEN

guest
4 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
Anonim
Anonim
2 ay önce

Akdoğan cehennem taburu namı değer. Bizde gtt ler vardı.

Anonim
Anonim
3 ay önce

39′ UNCU MKNZ. P. TÜM. 49’UNCU P.A. / KIBRIS sen burda mı yaptın ve telefonu serbest kullanan yer neresi bana söyler misin benim sevgilim şuan dediğim yerde beni bilgilendirirseniz çok sevinirim

Anonim
Anonim
4 ay önce

Akdoğan mekanize mi 😊

Anonim
Anonim
5 ay önce

Hadi leennn

mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Video İndir | Yorumlar Libros Gratis | Free pdf download |
4
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x