Şeytan Ayrıntıda Gizlidir!

Dünyanın ilk suikastçisi Hasan Sabbah ile Büyük Selçuklu Arasındaki Çekişme!

Dünyanın ilk suikastçisi Hasan Sabbah ile Büyük Selçuklu arasındaki çekişme ile ilgili hazırladığımız yazı dizisi (flood) sizlerle.

  • 1090’lı yıllar… Bu tarihe kadar savaşlar savaş meydanlarında yapılıyor, ölenler ise sıradan askerler oluyordu.
  • Fakat bu yıllarda kıvrak zekaya sahip bir adam bir şey keşfetti. On binlerce kişilik orduyu savaş alanında yok etmek yerine, bu ordunun başındakini sarayda yok etmeyi.
  • O günden sonra vezirler hatta sultanlar bile kendilerini güvende hissetmedi. Düşmanlarının uykularını kaçıran bu suikastçi topluluğun başında ise tek bir adam vardı: Hasan Sabbah!

  • İsmaililik tarikatıyla tanışan Hasan Sabbah, seyahat ettiği yerlerde anlattıklarıyla kendisine hatırı sayılır bir kitle oluşturdu.
  • Müritleriyle beraber kendilerine sığınacak güvenli ve fazla göz önünde olmayan bir yer aramaya başlayan Hasan Sabbah, Alamut Kalesi’ni gözüne kestirdi.
  • Alamut Kalesi iki bin metre yükseklikte, bir dağın tepesinde kartal yuvası bir kaleydi. Kaleye sarp ve dar patikalar, dolambaçlı ve karmaşık yollar haricinde ulaşım yoktu.

  • Kalenin bu şekilde korunaklı ve gözlerden ırak olması Hasan Sabbah’ın hoşuna gitti. 4 Eylül 1090’da buraya yerleşen Hasan Sabbah, Haşhaşi adını verdiği tarikatı kurdu.
  • Fedai olarak adlandırdığı suikastçilerini burada yetiştirmeye başladı. Tarikat içinde bu savaşçılara “Esasiyun” (Asassin) denirdi.
  • Çok az insanın dayanabileceği acı verici eğitimlerden geçen suikastçiler, işin sonunda birer ölüm makinesine dönüşüyordu.
  • Suikastçiler silah olarak daha çok hançer kullanırdı. Bir suikastçi birini öldürmek için emir aldığında işin sonunda kendisinin de öleceğini bilirdi.
  • Yani birini öldürmeye giden suikastçi emredilen kişiyi öldürdüğünde inanışa göre kendisinin de ölmesi gerektiğini biliyordu. Yine inanışa göre, görevini tamamlayan suikastçi cennete gidiyordu.
  • Böylece birini öldürmeye giden suikastçi, görevin sonunda kendisinin de öleceğini bildiği için öldürmeden dönmüyordu. Çünkü ölmek için giden öldürmeden dönmez.
  • Bu gelişmelerden haberdar olan Büyük Selçuklu ise huzursuzdu. Kendilerine büyük bir tehdit olan bu topluluğu yok etmek için vezir Nizamümülk komutasında Alamut Kalesi’ni kuşatmaya karar verdi.
  • Nizamümülk’ün komutasındaki ordu; günler, haftalar, aylar geçmesine rağmen kaleyi kuşatmakta başarılı olamadı. Kale fiziksel şartları nedeniyle o kadar korunaklıydı ki burayı kuşatmak neredeyse imkansız görünüyordu.
  • Kuşatmalar başarısız olsa da Selçuklu asla vazgeçmiyordu. Selçuklu’nun geri adım atmayacağını anlayan Hasan Sabbah, dönemin en iyi devlet adamı Vezir Nizamümülk’ü çadırında öldürttü. Bunun sonucunda kuşatma kaldırıldı.
  • Daha sonra Selçuklu tahtına geçen Sultan Sencer ilk iş olarak Hasan Sabbah’ın peşine kelle avcılarını yolladı.
  • Sultan ertesi Sabah uyandığında baş ucunda taşa saplanmış bir hançer buldu. Paniğe kapılan Sultan Sencer olayı kimseye söylemedi, gizli tutmak istedi.

  • Ancak olayın hemen ardından bir elçiyle gelen mesajda şöyle yazıyordu: “Ben istemez miydim ki o hançer sert taşa değil de Sultanın yumuşacık göğsüne saplansın.”
  • Sultan Sencer bu olaydan sonra Hasan Sabbah gibi kurnaz ve tehlikeli bir adamı yenemeyeceğini anladı ve kelle avcılarını geri çekti.
  • O güne kadar görülmemiş bir savaş taktiği uygulayan Hasab Sabbah, kaleye girdiği andan itibaren 34 yıl boyunca buradan hiç dışarı çıkmadı ve 1124 yılında burada hayata gözlerini yumdu.
  • Kendisinden sonra da bu düzenin devam etmesini isteyen Hasan Sabbah, ölmeden önce yerine güvendiği bir kişiyi tayin etti ve kale uzun yıllar faaliyetlerine devam etti.
  • Bundan çok uzun yıllar sonra ise kaleyi fethetmeye gelen Hülagu Han, kalenin bir türlü kuşatılamadığını biliyordu.

  • Bunun için o da tıpkı Hasan Sabbah gibi o döneme kadar görülmemiş bir savaş stratejisi yaptı.

Kalenin altına tüneller kazdıran Hülagu Han, bu tünelleri petrol varilleriyle doldurttu, kaleyi havaya uçurdu. Taş üstünde taş bırakmadı.. Bir döneme korku ve huzursuzluk dağıtan Alamut Kalesi kül oldu.

Bu Konu, T Ü R K @turkgrup_ Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

4 Yorum

Yorum Ekle
  1. H Sa.Yaptığı Anlatılmış Nedeni Anlatılmamış.40 yıl Önce Okumuştum Şimdilik Aklımda Kalan İsmaililik İbni Sinalar Gibi 8.yy İtibaren 1000ce Flozof Yetiştiren Mutezile’cilik Gibi Nakilci Değil Akılcıdır Bu Medreselerde Akılcılığı 1064 de Yasaklayan Nizamülmülk ile İhtilafa Düşer…

  2. Hasan Sabbah önce Melikşah’ın en güvendiği adamıydı bu birr.
    Nizamülmülk çadırda değil sarayda öldü bu iki..
    İsmaililerin ve Hasan sabbah’ın yetiştiği yer bilinenin aksine Kum kenti degil, Mısır’dır bu da üçç

    1. Hasan Sabbah ile Selçuklu arasındaki çekişmeden daha büyüğü İngiltere-ABD arasında vardır 😊 Bu da dört olsun.

  3. Alamut Kalesi Amin Malouf

Sen, bu konu hakkında ne düşünüyorsun?

Mutlaka Oku! #Bilgiseli & #Flood © 2017 | Gizlilik Politikası | Sponsor | Pdf Kitap İndir | 1 Dolar Kaç TL