Kıbrıs’ın Tarihi

Kıbrıs’da Aslında Ne Oldu serisi: Kıbrıs’ın tarihini Sultan II. Abdülhamit’in Britanya’ya 92.000 Sterline kiralamasıyla başlatalım. Bu kiralama ile beraber adanın yönetimi tamamen İngilizlere geçer. 1. Dünya savaşının başlamasıyla birlikte Britanya adayı ilhak eder.

  • Savaş sonrası Lozan anlaşmasıyla adanın Britanya’da kalması kabul edilir. II. Dünya savaşı sonuna kadar bu durum devam Türkiye’nin de bu duruma bir itirazı olmaz. Soydaşlarımız İngilizlerin elinde esir vs gibi de bir söylem geliştirilmez.
  • Fakat dünya bizim haberimiz olmasa da hızla değişmektedir. Kıbrıs Makarios önderliğinde bir bağımsızlık hakereti başlar. Yunanistan Hükümeti bağımsızlık hareketine destek olur. 1954’te Birleşmiş Miletlere, Kıbrıs halkının kendi kaderini tayin etmesi izin başvuruda bulunurlar.
  • Türkiye bu isteğe çıkar. Bu karşı çıkışımızın anlaşılır bir yanı da vardır. Makarios Enonis denen bir fikrin ateşli savunucusudur. Enonis kabaca Kıbrıs adasının “Yunanistan’a bağlanması” demektir. Kıbrıs nüfusu için de Türklerin azınlıkta olması sanıyorum.
  • Kendi kaderini tayin hakkına karşı çıkmamızın nedenidir. Bizde yavaş yavaş Bu adada Türklerin varlığı ile ilgilenmeye başlarız. Bizim itirazlarımız sonrası BM. Kıbrıs’ın kendi kaderini tayin hakkını reddeder.
  • Kıbrısta Enonis savunan bizdeki Perinçek muadili insanlar olduğu gibi buna karşı çıkan adanın Türkler ve Rumlar’ın kardeşçe yaşadığı bir ada olmasını savunan demokratik güçlerde vardır. Bunlar arasında çatışmalar başlar. Tabi bunun yansıması adada ki Türkler arasında yaşanır.
  • Adanın bölünüp Türkiye’ye katılmasını savunan aşırı milliyetçiler olduğu gibi yine adanın Türkler ve Rumlar’ın kardeşçe yaşadığı bir ada olmasını savunan demokratik insanlarda gruplaşır.
  • Londra’da Birleşik Krallık ve Yunanistan’ın katıldığı bir toplantı düzenlenir, bu toplantı da Türkiye de temsil edilir.1958 yılında gündeme gelen MacMillan Planı’na göre Kıbrıs’ın İngiliz Milletler Topluluğu içinde kalmasına ama Türkiye ve Yunanistan’la da bağlara…sahip olmasına karar verilir.
  • Buraya kadar her şey yolundadır. 1960 tarihinde Kıbrıs; Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Krallık’ın “Kuruluş, İttifak ve Garanti” adındaki üç anlaşmayı imzalaması ile bağımsızlığını kazanır.
  • Devlet dairelerinde ise Rumlardan sonra en büyük etnik topluluğu oluşturan Türkler veto hakkına sahip olur] ve parlamento ile yönetimde %30’luk hakka sahip oldurlar. (ki bu oran o dönem %20 olan nufuslarından bile fazladır) Üç devlete ise garantörlük hakkı verilir.
  • Adada herkesi mutlu etmese de herkesi kesen diyebileceğimiz bir sistem kurulmuş gözükmektedir. Ancak her iki tarafın aşırı milliyetçileri bu durumun değişmesi için ellerinden geleni yaparlar. Makarios Anayasa’da 13 maddelik değişiklik yapmak ister.
  • Türk tarafı bu değişikliğe karşı çıkar. İki tarafın aşırı milliyetçileri tarafından olaylar başlatılır. Olaylarda toplam 364 Kıbrıs Türkü ile 174 Kıbrıs Rumu hayatını kaybeder. Olaylar çıktığında Yunanistan’da faşist bir cuntanın işbaşında olduğu da hatırlatalım.
  • Tabi bizim tarafı da masum sanmak büyük hata olur. Bir tv programında Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu, “Halkın mukavemetini artırmak için düşman yapmış gibi bazı değerlere sabotaj yapılır. Mesela bir cami yakılır. Kıbrıs’ta biz bunu yaptık. Bir cami yaktık” ..
  • Dediğini de hatırlatalım. Her iki taraf da olayların büyümesi için elinden geleni yapıyordu. 1970 yılında Yunanistan’da bir darbe oldu ve Makarios görevden indirildi. Yerine Nikos Sampson getirildi.
  • Kıbrıs’ın Yunanistan ile birleşme planlarından ve anayasa değişikliğinden vazgeçildi. Ancak Türkiye , gerçekleştirilen darbe nedeniyle Zürih ve Londra Antlaşması’nın bozulduğunu iddia (uzamasın diye bu makul ve demokratik anlaşmanın ayrıntılarını atlıyorum) ederek 20 Temmuz 1974 tarihinde Kıbrıs’a karadan ve havadan harekât başlattı.
  • Uluslar arası camia bu harekatın haklı olmadığını bir tür işgal girişimi olduğunu iddia etti ve uluslar arası baskı oluşturdular. Baskı sonrası Türkiye bu harekatı durdurdu.
  • Harekat sonucu adanın %38’si Türkler’in eline geçti. 170.000 civarındaki Kıbrıslı Rum[ kuzeyde bulunan evlerinden zorla göç ettirildi, 50.000 Kıbrıslı Türk ve daha sonra da Türkiye’nin teşviki ile Türkiye’den gelen 100.000 göçmen bu evlere yerleştirildi.
  • Ve adanın demografik yapısı değiştirildi. Ayrıca savaş sonucunda 1.534 Kıbrıs Rumu ve 502 Kıbrıs Türkü halen kayıp durumdadır. 1983 yılında tek yönlü olarak Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını açıklayarak fason bir devlet kurdurduk.
  • 36 yılda bu devleti tanıyan kaç devlet oldu biliyor musunuz. 1 (bir) tane oldu. Biz tanıdık efenim.36 yıldır dünyadaki diğer 189 devletin hiç biri tanımadı. Ve bizde “yav acaba hata mı yaptık” demedik. Türkiye 45 yıldır Adadaki varlığını devam ettirmektedir.
  • Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ise kişi başı milli geliri 34.000 dolar.Kuzeyi 30.000 TSK askeri koruyor Güneyi 3.500 İngiliz askeri. Geldiğimiz noktada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti denen bölgenin kişi başı milli geliri 13.000 dolardır.
  • Milli gelirinin %35’ini de Türkiye karşılamaktadır. Kuzey güneyden 3 kat daha fakir olmuştur. Pek çok insan geleceği olmayan bu adayı terketmiş, ada Türkiye’den gelen göçmenlerle doldurulmuş.
  • Adanın tek geçimi kumarhaneler, kara para. mafya faaliyetleri ve fuhuş sektörü haline getirilmiştir. Ticaret yapamıyor turizm yapamıyor. Uluslararası planda temsil edilemiyor. Annan planı niye kabul edilmedi için ayrı bir seri yaparız artık. Çok uzadı :))

Yazar; Koray Pehlivanoğlu

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Video İndir | Yorumlar Libros Gratis | Free pdf download |
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x