Kazancın Bereketi Nasıl Olur?

Flood'un Yayınlandığı Tarih:19 Ocak 2020 @ 05:00

Evimin karşısında bir çay ocağı var. Çok çalışkan adam. Dükkanı açtığından beri müşterinin seveceğini düşündüğü ev yapımı limonata, şerbet gibi ürünler getiriyor. Dükkanını erkenden açıyor, geç saatlere kadar çalışıyor. Dükkanı da çoğu zaman dolu. (Devamı aşağıda)

  • Ancak masalarını hakkı olmadığı halde kaldırıma koyuyor ve insanlar eşiyle çocuğuyla geçemiyor. Bu da yetmez gibi zaten otopark sıkıntısı çekilen mahallede birkaç otopark alanını daha işgal ediyor. Geç saatlere kadar tavla oynattığı için gürültü yapıp mahalleliyi rahatsız ediyor.
  • Onca zahmetle kazandığı parasına bu şekilde haram katarak bereketini kaçırıyor. Dokunsan vergisinden hastalığına, borçlardan faturalara bin ah işitirsin…
  • Spor sonrasında arkadaşımla karnımızı doyuralım diye bir kaç kere gittiğimiz bir tavukçu var. O da çalışkandır. Fırın yüzünden özellikle yazın nefes alınamayacak derecede sıcak olur dükkan. Ama yaz kış sürekli çalışır, sıcağa aldırış etmeden sürekli koşuşturmaca halinde görürüm.
  • Bir gün yine spor sonrası arkadaşımla karnımızı doyuralım dedik ama ikimizden toplam 13 lira çıktı. Aklımıza bu tavukçuya gidip en ucuz şeyi alıp paylaşmak geldi. İçeri girdik “oo abilerim hoşgeldiniz” dedi ama oturup 13 liralık bir şey seçtiğimiz için bozuldu biraz.
  • “İki adam geldiniz masayı işgal ettiniz sadece 13 liralık mı alışveriş yapıyorsunuz” da diyemedi. Biz o fiyata evlere serviste veriyoruz burada yerseniz eee (düşünerek) 15 lira dedi. Yemeden kalktık.
  • Çok ucuz bir ürün aldığımız için tribine girdi ama Allah’ın akşamın bir saatte gönderdiği 13 lirayı beğenmemezlik etti. Onca emekle kazandığı parasının bereketini kaçırdı. Dokunsan elemanların maaşını yetiştirememekten, kirayı nasıl vereceğim derdine kadar bin ah işitirsin…
  • Oturduğum sokakta telefoncu açıldı. Dükkanın dizaynını çok güzel yapmış. Tabelası Türk Telekom bayiine çok benzediği için resmi bayi zannederek faturamı ödemek için girdim. Ama yine de emin olmak için girişte resmi bayi olup olmadığını sordum. Evet dedi.
  • Ödemem gerekenden 1.5 lira fazla söyledi “herhalde limit aşımı olmuştur” diyerek kabul edip 2 faturamı da ödedim. Dekont olarak Fatura Ödeme Merkezi dekontu verdi. “Bu ne? Resmi bayi misin diye sordum. 3 lira hizmet bedeli miydi” dedim. “Biz alt bayiyiz bunu almak hakkımız” dedi.
  • Bir nevi aldattı beni. 3 lira hiç önemli değil ama sonuçta onca emekle kazandığı parasına haram kattı ve bereketini kaçırdı. Dokunsan işlerin kesatlığından, bir yığın masraf ederek yaptığı dükkan dizaynının borçlarını nasıl ödeyeceğim derdine kadar bin ah işitirsin…
  • Bir hanım arkadaşın çocuğu ateşlenmiş alel acele taksiye atlayıp evinin yakınlarındaki bir hastaneye götürmek istemiş. Ateş içinde yanan çocuğa rağmen 3 tane taksi kısa mesafe olduğu için almamış. En son alan da “orada çok trafik oluyor” diyerek birkaç yüz metre ötede bırakmış.
  • Allah’ın göndermiş olduğu parayı az diye beğenmemiş, nankörlük etmiş. Onca zahmetle kazandığı parasının bereketini kaçırmış. Sorsan İstanbul trafiğinden benzin zamlarına, yolda karşılaştığı sorunlardan taksi sahibine vereceği kiralama ücretinin çokluğuna kadar bin ah işitirsin…
  • Son çalıştığım işyerindeki odaları temizlemekle görevli abla bir dönem bizim odamızı temizlememeye başlamıştı. Biz de güzel bir üslupla temizlemesi için uyarımızı yaptık. Ancak bundan sonra oda savaş alanına dönmeye başlamıştı. Bilgisayarlar, masalar darma dağın.
  • Bilgisayarların kabloları çıktığı için açılmıyor. Bazen klavyemizi, faremizi bulamadığımız oluyor. En sonunda patronlar da duymasın diye kenara çekip mümkün olduğunca naif bir tonda “abla bak bu şekilde bilgisayarlara zarar verebilirsin böyle yapmasan daha iyi olur” dedim.
  • Bağırıp çağırmaya başladı, “Ben sizinle mi uğraşacağım, ne olmuş yani şunları da siz düzeltseniz. Bana temizlik yapmıyorsun dediniz. Yaptığımı görün diye kasıtlı bırakıyorum” dedi ve ağlayarak patronun yanına gidip beni şikayet etti. 🙂
  • Allah’tan patron beni tanırdı da çok üzerinde durmadı mevzunun. Çaktırmadan bana göz kırparak “tamam ya büyütmeyin mevzuyu hadi tamam” falan diyerek olayı kapattı.
  • Ancak görevli abla, yapmak için para aldığı işi yapmamak için çıngar çıkardı. Aldığı paranın hakkını vermediği için onca emekle kazandığı paranın bereketini kaçırdı. Sorsan görev sahasının büyüklüğünden çok yorulduğuna, borçlarından parasızlığa bin ah işitirsin…
  • 20 yıl öncesine göre daha büyük ve sıcak evlerde oturuyoruz, daha iyi telefonlar kullanıyoruz, daha iyi arabalara biniyoruz, daha çok paralar kazanıyoruz ancak hiç bereket yok. Bolluk içinde bereket sıkıntısı çekiyoruz. Herkes borç harç içinde, herkes ekonomik açıdan mutsuz.
  • Düşünmeden edemiyorum toplum olarak bu kadar nankör olmamız, bereket mefhumunu hiç umursamadığımız için acaba Allah bela mı yağdırıyor üzerimize? Patlayan bombalar, darbe girişimleri, içerde dışarda bir yığın düşman, ekonomik saldırılar… Başka bir izah bulamıyorum.
  • Bir taraftan da dünyanın her tarafındaki mazlumlara en çok yardım eden milletiz. Elhamdulillah. Bu da bunca saldırıya rağmen bizi ayakta tutan rahmet vesilesi herhalde… Ancak bu nankörlükle, bu bereketsizlikle işler daha ne kadar yürür emin değilim.
  • Bu yazıyı 2017 senesinde yazmıştım. O zamanki hesabım kapandığı için yazı da gitti. Geçen süreçte temizlikçi ablayı işten çıkardılar, telefoncu ve tavukçu kapandı… Yerlerine palyaçolu, bangır bangır müzikli açılış yapıp milleti rahatsız eden bir kaç dükkan daha kapandı…
  • Toplum olarak aklımızı başımıza almak için daha ne çeşit müsibetlerle karşılaşmamız gerekiyor acaba. “Bizim neslin yaşamadığı sadece uzaylı istilası kaldı” esprileri dönüyordu bir ara. İnşallah aklımızı başımıza almak için o kadarı gerekmez.

Yazar; Erdem Sezer

guest
2 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
Akın
Akın
1 yıl önce

Paylaşım için çok teşekkürler

Serkan aydin
Serkan aydin
1 yıl önce

Bereketsizlik ten nankorlukten dem vurulmuş yazar tarafindan..toplumumuzun nankor olduğu fikrine katiliyorum ki sadece bizim toplum degil dunyadaki insanların kahir ekseriyeti nankor ve zalimdir..eskiye nazaran türkiye halkının yasam kosullari ve standartları artmis eskiye kiyasla daha refah ve mureffeh bir toplum olduğumuz gerçek yeni nesil bunun farkinda değil dogal olarak..buna itiraz edenler cumhuriyet tarihini istatiksel olarak safha safha hükümetler arasi donemleri periyodik olarak incelesin mukayese ve muhakeme etsin. Matematik yalan söylemez sonuçta..katilmadigim nokta ise su bereket kavrami..eger bereketsizligin maddi ve mali durumlar da olumlu yada olumsuz bir oynamaya fakirlik yada zenginlige yol açıcı tesir ve etki gucu varsa o zaman niye dünyanın en zengin en refah seviyesi ust sıralarda olan ülkeleri bu durumdan hic etkilenmiyor..abd veya avrupa ülkeleri cok mu bereket mefhumuna riayet ediyor??hic sanmıyorum..abd ve avrupa ülkelerinde tahakkuk eden israfın ziyanin haddi hesebi yok ki bu ülkeler muassir ve mureffeh zengin ve muktedir ulke olma yolunda emperyaliszmi sömürgeciligi köleliği birer strateji ve arac olarak kullandilar .yani afrikanin zencilerin kizilderililerin guney amerika yerlilerinin asyalı sari irkin alin teri ve kani ile zenginlikleri ne katmerli bir sekilde ziyadesi ile zenginlik katilar..veya amerikan merkez bankasinin yani doların da sahibi olan kureselci banker cetenin insanliga aykırı yapmadığı suç islemedigi cinayet yol acmadigi savas kalmadi..peki bu adamlar tum bunlara rağmen niye sürekli güçlendiler??bu bereketsizligin olumsuz sonuçları sadece biz turkiyede yaşayanlara mi işliyor merak ediyorm..

mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Video İndir | Yorumlar Libros Gratis | Free pdf download |
2
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x