Dünyanın En Büyük Derbisi; Roma Lazio Rekabeti

Futbolun sadece futbol olmadığı 5 derbi saymanız istense bunlar biri kuşkusuz Roma-Lazio rekabeti olacaktır. Bugün için geçerliliği kalmasa da geçmişte Nazi selamı ile devrimci yumrukların en hararetli çatışma arenalarından biriydi bu derbi.

  • Siyasi boyutundan uzaklaşma sebebi ise Roma taraftarlarının bilinen eski sol kimliğinden uzaklaşması. Buna rağmen Lazio taraftarları için karşı cephe halen bu pankartla ifade ettikleri kadar nefret edilesi; “Auschwitz vatanınız, fırınlar eviniz”.

  • Roma’nın 1970 ve 80’li yıllarda sol ile birlikte anılması Carlo, Gianni, Roberto isimli bu 3 kafadar komünist genç ve arkalarından gelen binlerce renktaşları sayesinde gerçekleşti.

  • Yakın geçmişte bu kimliği yitiren Roma tribünlerinde meydana gelen ve hemen hemen herkesin farkında olduğu bu değişimin nasıl gerçekleştiği ise neredeyse hiçkimse tarafından bilinmiyor.

  • Oysa Türkiye’den bakıldığında hiç de yabancı olmayan olaylar sebebiyle önce yükseldi, sonra düşüşe geçti Curva Sud’da sol.
  • Soğuk savaş yıllarında NATO bloku’nda sol’un en güçlü olduğu ülke olarak bilinir İtalya. Buna karşın sağ da en az sol kadar güçlüdür, hatta Almanya’da öcüleştirilen Nazizm’in aksine kominizm tehlikesine karşı el atından görünmez bir el tarafından destek bile görür.

  • Almanya ve İngiltere gibi ülkelerde Swastika sembollerinin kullanımının çok sert yaptırımları olmasına karşın İtalya’daki aşırı sağ’ın göreceli olarak daha rahat hareket etmesinin sebebi de geçmişe dayanan bu toleranstır.

  • İtalya’da devlet/sağ/sol ilişkisi Avrupa’dan daha çok Türkiye’ye benzer. ‘Derin devlet’ tanımı İtalya’dan ithaldir örneğin, ‘Gladyo’ kelimesi de bizzatihi Latince kökenlidir.

  • 1970’lerde zirve yapan sol’a karşı devletin ya da kendisini devlet yerine koyan odakların aldığı ‘önlemler’, kurulan illegal bağlantılar, Komünizm’e bakış açısı ve savunma yöntemleri Türkiye’deki model ile son derece büyük benzerlikler taşır.

  • Buna karşın ülkede sol’un gelişim hikayesi daha özgündür. Ülkedeki Reform ve Rönesans birikimine ek olarak Mussolini rejimine karşı verilen kanlı direniş çok güçlü bir sol damara hayat verir. 1960’larda taşra ve gettolardan alınan destekle birlikte bu damar daha da güçlenir.
  • 2. Dünya Savaşı’nın hemen ardından milliyetçilik Avrupa’da canavar olarak algılanırken, bu algı İtalya’da daha kısa sürer. Kim oldukları, kimden maaş aldıkları, kim adına çalıştıkları belli olmayan güçler tarafından sol aleyhinde milliyetçi kuramlar üretilir 60’lardan itibaren.
  • Bunlardan en önemli başlıklar İtalya’nın kutsal Roma İmparatorluğunun varisi olduğu, İtalyan gençliğinin atalarından aldıkları bu mirasa sahip çıkmaları gerektiği, komünistlerin vatansız ve onursuz kişiler oldukları, aralarında eşcinselliğin ve uyuşturucunun çok yaygın olduğu,

  • Namus olgusunun bulunmadığı, bu nedenle kadınların ortalık malı olarak kullanıldığı, eğer komünistler iktidara gelirlerse ulu bir medeniyet olan Katolik İtalya’nın binlerce yıllık tüm değerlerinin yok olacağı gibi kara propaganda örnekleridir.

  • Üretilen bu propaganda özellikle muhafazakar ve dindar ailelerin çocuklarında çok ciddi karşılık bulur.

  • Betimlenen komünizm canavarına karşı ‘meşru müdafaa’ya katılmak isteyen 18-19 yaşında gençler, Sardunya adasında kurulan ve adına ‘komando kampı’ denilen eğitim alanlarında askeri eğitimden geçerler.

  • 1968 Kuşağıyla birlikte yükselişe geçen sol’a karşı vurucu güç olarak kullanılan bu gençlerin toplandığı belli dernek ve kulüpler vardır. Başkent’teki toplanma merkezlerden biri de faşist bir gelenekten geldiğini hiçbir zaman inkar etmeyen SS Lazio’nun taraftar gruplarıdır.

  • Başkent’te futbolla ilgilenen sol eğilimli kişilerin Roma’ya yakınlık duymaları bu atmosferde kendini gösterir. 1960’ların sonlarına gelindiğinde Lazio tribünleri ile Romalılar arasında kendiliğinden oluşan bir bloklaşma ortaya çıkar.
  • Şehirdeki devrimci öğrenciler, emekçiler, hippiler ve sistem karşıtı anarşistler Roma cephesinde toplanırken; Lazio ise muhafazakar, görece daha az eğitimli ancak ekonomik olarak orta sınıfa tabi kişilerce desteklenir.

  • İtalyan devleti tarafından sol örgütlenmeler sıkı takip altında olduğu için sendika broşürlerinin ve muhalif bildirilerin dağıtılması gibi pek çok sınıfsal etkinlik Roma maçlarında oluşan kalabalık içinde kamufle olunarak yapılır.
  • Lazio tribünleri malum sebepten dolayı İtalya’da şiddete en fazla eğilimli, en eski taraftar oluşumlarından biridir. Dahası, bugün sistem karşıtlığı sebebiyle AC*B çizgisinde olan Lazio tribünleri 1960’larda sistemi muhafaza amacı güttüğü için İtalyan polisinden destek almaktadır.

  • Roma tribünleri genel profili itibariyle 1960’larda anti-komünist paranoya ile savrulan şiddete karşı koymakta zorlanır. Zira ne komando eğitimi almış kimse vardır aralarında, ne de arkalarında polis desteği.
  • 1969 Yılının Nisan ayında ülkedeki tüm sol’cuların üzerinden silindir gibi geçilmesine sebep olacak korkunç bir patlama yaşanır Milano’da.

  • 16 Sivilin yaşamını yitirdiği Piazza Fontana patlaması şaibeli bir soruşturmayla solcular üzerine yıkılır ve gözaltına alınan anarşist lider Giuseppe Pinelli, istenilen ifadeyi imzaladıktan sonra emniyet müdürlüğünün 4. katından ‘kaza sonucu’ düşerek ölür.

  • Bu ifadeye dayanılarak yapılan yargılamalarda 3 kez solcular üzerine yıkılır patlama. 1990’larda ‘temiz eller’ operasyonu ile yeniden açılan soruşturmada ise İtalyan derin devletinin çetelerle işbirliği yaparak aşırı sağcı gruplara yaptırdığı ortaya çıkar bu patlamayı.

  • Ancak iş işten geçmiş; Nato ve CIA tertibi olduğu söylenen bu olay sonrası Roma ve Milano sokaklarında solcu avına başlanmış, binlerce kişi tutuklanmış, işkence görmüş ve hatta ölmüştür 1969 yılında.
  • Pinelli’nin emniyet binasından düşerek ölmesi sonucu Roma’da başlayan protestolara aşırı sağcı gruplar tarafından parça tesirli bomba atılmış, ancak faillerin kaçmasına İtalyan polisi tarafından göz yumulmuştur.

  • Ertesi hafta oynanan başkent derbisi çok büyük gerginlikle başlarken İtalyan polisinin devam eden taraflı tutumu Roma tribünlerini çok zor durumda bırakır.
  • İtalyan stadyumlarında tüm güç dengelerini değiştiren gelişme bu maçın ertesinde yaşanır. Sol’un Başkent’te kurtarılmış bölge ilan ettiği bir semt, Roma taraftarı olan devrimci gençleriyle birlikte fiili olarak Roma tribünlerinin savunmasını üstlendiğini duyurur bu tarihte.

  • Benzerine Kuzey İrlanda’nın isyancı kenti Derry’de rastlanan(“You are now entering Free Derry/Şuanda Özgür Derry’e giriş yapıyorsunuz”) duvar yazılarının bulunduğu bu semt, Mussolini’ye karşı çok uzun süre direnen partizanların kalesi Quadraro’dur.

  • Faşist İtalyan ordusu tarafından çok uzun süre kuşatılmasına rağmen teslim olmayan bir semttir burası. Nazi ordusunun 17 Nisan 1944’te başkente girmesiyle başlayan Balina Operasyonu sonrası ancak düşmüş ve semtte korkunç işkenceler yaşanmıştır.

  • 1944 Yılında Naziler tarafından sağ ele geçirilerek toplama kamplarına götürülen Quadrarolu 900 partizan ve semte sığınan 1000 Yahudi’nin neredeyse tamamı bu kamplarda öldürülür.

  • 2. Dünya savaşındaki antifaşist duruşunu halen sergileyen Quadraro her yıl 17 Nisan tarihinde kayıplarını anmaya devam etmektedir.

  • Roma tribünlerinde şiddete karşı 1969 yılında başlayan ilk savunma da işte bu semtin çocukları tarafından örgütlenir.

  • 15 Üniversiteli gençten oluşan ve bugün dahi Roma tribünlerinde özlemle anılan grubun liderliğini üstelenen kişi henüz 20 yaşında olan Riberto Rulli isimli bu delikanlıdır.

  • Roberto Rulli, 1970 Yılından itibaren örgütlediği Quadrarolu devrimci gençlerle polis ve milis şiddetine karşı başarılı bir savunma cephesi kurar.

  • Quadraro, aşırı sol eğilimli Automomia Operaia hareketinin de başkentteki karargahıdır. Bu el işaretiyle tanınan hareket, 70’lerde büyük güç kazanan İtalyan Komünist Partisini(PCI) düzen partisi olmakta suçlamakta ve devrimin sokakta yapılacağına inanmaktadır.

  • Quadrolu gençlerin ve Autonomia hareketinin desteğini alan Roberto’nun grubuna çok tehlikeli bir iş üstlenmeleri sebebiyle ‘kamikaze’ adını verenler olur, hatta kısa bir süre onlar da kendilerini bu isimle tanımlar.

  • Ancak gruba gerçek ismini veren Roberto’nun en yakın arkadaşlarından Gianni Massarelli olur. 1970’ler, Quadraro’lu onlarca İtalyan devrimcinin Libya üzerinden kaçak yollarla Filistin’e giderek Siyonizm’e karşı El Fetih saflarında savaştığı yıllardır.

  • Bu nedenle Gianni, El Fetih çatısı altında savaşan gerillalara verilen ismi önerir grup için. Quadrarolu gençlerin, Filistin kefiyesi gitmiş bir El Fetih gerillası logosuyla intifadayı selamladıkları Fedayn(Fedailer) efsanesi 12 Mart 1972 günü bu hikayeyle başlar.
  • Roberto ve 14 arkadaşı ultras dünyasında büyük halen saygı gören, modern futbolu daha o günlerden eleştiren çok sert bir metni manifesto olarak kaleme alırlar.

  • Başarı taraftarlarına geçit vermeyecekleri, kuzeyli zengin kulüplere karşı onurları ve kendi evlatlarıyla mücadele edecekleri, Roma kulübünün gerçek sahibinin taraftarlar olduğu, futbolcuların taraftarlara hesap vermekle yükümlü oldukları gibi futbola dair hükümlerin yanı sıra bundan böyle Roma taraftarlarının güvenliğini kendilerinin sağlayacağını ve İtalyan polisini stadlarda görmek istemediklerini ilan ettikleri bir manifestodur bu.

  • Manifestoda yer alan ve hala Quadraro sokaklarının duvarlarında yazılı “Sarı-Kırmızı olmayan herşeyi mahvedeceğiz” sözünün de sadece Roma armasındaki renklere dair olmadığı açıktır.

  • Son 50 yılda tribünlerde görselliği sağlayan meşale, sis, maytap, torpil, flaş gibi materyallerin çoğu İtalya kökenlidir. Bunların birçoğunun patentinin de Fedayn’a ait olduğu söylenir.

  • Fedayn’ın kurulduktan sonra Lazio tribünlerine karşı ilk zaferi 1 yıl sonra gelir. Lazio tribünleri, 11 Mart 1973 günü oynanan derbide daha güçlü oldukları zannıyla stada Roma taraftarlarını almayacaklarını duyururlar.
  • O dönem satılan biletler iki takım arasında paylaşılmamakta, tribünde kalabalık ve bileği güçlü olan taraf hak ettiği tribüne konuşlanmaktadır.
  • Romalıların Curva Sud(Güney kale arkası)’a konuşlanacaklarını ilan etmelerinin üzerine bıçak ve sopalarla giriş kapılarına yığılan Laziolular bunun o kadar kolay olmayacağını düşünürler.
  • O tarihe kadar genellikle savunma pozisyonunda olan Romalılar ise Fedayn önderliğinde hiç beklenmedik bir baskınla Lazioluları gamalı haçlar çizdikleri Curva Sud’dan atmayı başarırlar 11 Mart 1973 günü.

  • Kazanılan zafer Fedayn önderliğinde gelir ve 46 yıldır Curva Sud Roma taraftarlarınca mesken edilir. Ancak bu durum, tüm Romalıların sol görüşlü olduğu anlamına gelmemektedir. Fedayn’den 8 ay sonra(1972) kurulan Boys grubu Roma tribünlerindeki faşistlerin toplanma merkezidir.

  • 1973 Yılında Laziolularla yaşanan tarihi çatışmada yer almayan Boys grubu, sol görüşlü Romalılarla birlikte Curva Sud’a değil, Curva Nord(kuzey kale arkası)’a yerleşir. Tribündeki sol hakimiyeti o kadar güçlüdür ki Boys o dönem herhangi bir varlık iddiasında bulunamaz.

  • 1977 Yılında tüm grupların birleşecek CUCS ismini aldığı Roma tribünlerinde Boys’un da Curva Sud’a girmesine izin verilir. Ancak kesinlikle siyasi slogan ve pankart istenmediği kendilerine iletilir.

  • Onlar da 1990’larda Roma tribünlerinde açığa çıkaracakları faşist dürtülerini uykuya alarak, sol hakimiyetinde uzun süre beklemede kalmayı kabul ederler. Bugünlere gelinmesinee önemli bir rolü olan Boys’a daha sonra değinmek üzere birinci bölümü burada sonlandıralım.

Yazar; Cem Türktekin

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Video İndir | Yorumlar Libros Gratis | Free pdf download |
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x