Cumhuriyetin Kuruluşundan 1960 darbesine ve Menderes’in İdamına! (‘Kronoloji’)

Malumunuz bugün 17 Eylül. Merhum Başbakan Adnan Menderes’in idam yıldönümü.Analiz-i Derun olarak, Cumhuriyetin kuruluşundan 1960 darbesini ve Menderes’in idamını da kapsayacak bir çalışmayı sunacağım. Flood halinde size yazacağım. Kısa bir tarih yolculuğu yapmak ve hakikati öğrenmek için kronolojik olarak hazırladığımız çalışmanın her bir tweetini sırayla okumanızı isterim. #MilletİçinVerilenÖmür

  • Osmanlı’dan sonra kurulan Yeni Türkiye’de saltanat kaldırılarak Cumhuriyet kurulmuştur. Ancak bu demokrasinin yerleşmesi anlamına gelmemelidir.
  • Büyük Millet Meclisi’nde ayrı ayrı grupların bulunması ve meclis içinde farklı görüşlerin dile getirilmesi, savaş şartlarındaki ilk meclisin, 1946’ya kadar daha demokratik olduğunu gösterir.
  • Müdafaa-i Hukuk Grubundan 1923 yılında Halk Fırkası kuruldu ve Türkiye’de tek partili Cumhuriyet rejim başladı. Dünyada, tek partili Cumhuriyetlerin hiçbirisinde demokrasinin işlediği görülmemiştir.
  • Tek partili yönetimden hoşlanmayan Milli Mücadele’nin seçkin isimleri Cumhuriyet Halk Fırkasına karşı yeni bir oluşum içine girdiler.
  • Tek partili rejime karşı; Kazım Karabekir’in başkanlığında, Ali Fuat Cebesoy, Adnan Adıvar, Rauf Orbay, İsmail Canbolat, Refet Bele ve Rüştü Paşa’nın da içlerinde bulunduğu bir grup ayrı parti kurma yoluna gittiler.
  • Eski İttihatçılardan ve Milli Mücadelenin de komutanları olan bir kadro, Cumhuriyet Halk Fırkası’na karşı 17 Kasım 1924 tarihinde Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nı kurdu.
  • 17 Kasım 1924 tarihinde kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk muhalefet partisidir. Aynı zamanda Türkiye’de çok partili demokrasi dönemine geçişin ilk denemesidir.
  • Toplumsal ve siyasal muhalefetin yolu açıldığında halkın büyük bir teveccühüne mazhar olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Şeyh Said hareketi münasebeti ve anti-laik odakların ilgisi gerekçesi ile kapatıldı.
  • Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kısa sürede kapatılınca tek partili rejim tekrar işlemeye başladı. Milletin muhalefet hakkını kullanma imkanı ortadan kalkmış oldu.
  • Değişen dünya şartları ve 1929 Ekonomik Buhranı Genç Türkiye’yi kıskaca alınca, Mustafa Kemal’in önerisi ve izni ile Serbest Cumhuriyet Fırkası kuruldu.
  • Fethi Okyar’ın başında olduğu Serbest Cumhuriyet Fırkası, Türk milletinin demokrasiye olan özlem ve susamışlığını bir nebze de olsa giderecek bir umut oldu.
  • Ancak yerel seçimlerde oldukça halkın desteğini alması ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin saltanatını yıkması ihtimaline binaen kısa zaman sonra dedikodular ortaya çıktı.
  • Türkiye’nin gerçek manada çok partili demokrasiye geçişini sağlayacak olan Adnan Menderes, Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın Aydın il başkanı olarak siyaset sahnesine adım attı.
  • Serbest Cumhuriyet Fırkası, Aydın ili için başkan olacak birini araştırdığında orada yaşayan herkes ittifakla Adnan Menderes ismini vermişti. Halbuki Menderes, eşine politikaya girmeyeceği yönünde söz vermişti.
  • Milletin talebi üzerine verdiği sözü bozup siyasete giren Adnan Menderes, kendini yetiştirmiş, yabancı dil bilen, entellektüel bilgiye sahip modern bir çiftçiydi.Karısının politikaya karşı korkusu ise yersiz değildi ve korkulan zamanla başa geldi.
  • Kazım Karabekir Paşa ve Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ile aynı sonu yaşamak istemeyen Fethi Okyar ve partisi Serbest Cumhuriyet Fırkası, İçişleri Bakanlığı’na başvurarak kendisini feshetti.
  • SCF’nin de kapanması ile beraber tek partili rejim kaldığı yerden işlemeye devam etti. Toplumun muhalefet ihtiyacı yine karşılanmadan demokrasi rafa kaldırıldı.
  • Adnan Menderes, Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kapatılması üzerine zaten tek parti olan Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyasete devam etti.
  • Atatürk’ün bir Aydın ziyaretinde adet bozulmasın diyerek beş dakika parti binasını ziyaret etmesi; Atatürk-Menderes tanışmasını sağladı.
  • Serbest Cumhuriyet Fırkası’nda siyasete girmesinin getirdiği soğukluk nedeniyle Paşa, sigara ve kahve ikramını önce kabul etmedi. Ancak tarımla ilgili sorusuna Adnan Menderes’in cevapları sohbeti derinleştirdi.
  • Beş dakikalık olarak öngörülen ziyaret, Atatürk-Menderes tanışması, Menderes’in manevrası ile dört saat sürdü. Bu sürede bir paket gazi sigarası içildi ve dört kahve geldi. Atatürk, Adnan Menderes’in konuşmasına hayran kalmıştı.
  • Ziyaretin sonunda Paşa, Menderes’ten tarımla ilgili bir rapor hazırlamasını istedi ve şu sözleri söyledi: Bu gence dikkat edin, bunda çok iş var ve büyük şeyler başaracak. Menderes siyasette adım adım ilerliyordu.

Adnan Menderes bir genel seçimde haberi bile olmadan aday gösterilmişti. Herkes tebrik ediyordu. Aday olması seçilmesi demekti. Çünkü tek parti vardı ve aday listeleri otomatik olarak seçiliyordu. İlerde başvekil olacak Menderes artık vekildi.

  • Ankara’ya gelen ADNAN MENDERES, boş durmadı ve Hukuk Fakültesine başladı. Türkiye’nin başbakanı olacak Menderes kendisini yetiştiriyordu.
  • Adnan Menderes, mahçup yüzlü, mütevazi bir Anadolu insanı olarak mecliste son sıralarda oturuyordu. Acelesi yoktu. Basamakları zamanında tırmanıyordu. Mahçup yüzlü ama onurlu bir insandı Adnan Menderes.
  • Mustafa Kemal Atatürk, yaşamının son demlerinde İsmet Paşa ile anlaşmazlığa düştü. İsmet İnönü başbakanlıktan azledilerek yerine Celal Bayar getirildi. İnönü- Bayar çekişmesinin temelleri de o dönemde atıldı.
  • Celal Bayar, eski bir İttihatçı idi. Milli Mücadale’nin Galip Hocası ve İş Bankası’nın kurucusu idi. Atatürk’ün Maliye Bakanlığı’nı da yaptı. Cumhuriyete, Atatürk ilkelerine ve laikliğe sıkı sıkıya bağlıydı.
  • Her fani gibi Mustafa Kemal ATATÜRK de 10 Kasım 1938’de bu dünyadan göçtü. Yerine Mareşal Fevzi Çakmak’ın Cumhurbaşkanı olması öngörülürken; İsmet İnönü Cumhurbaşkanı olarak seçildi.
  • Kısa süre sonra CHP Kurultayında İsmet İnönü, değişmez genel başkan olarak kabul edildi ve Milli Şef’liğe yükseldi. Bundan böyle Türkiye, Milli Şef tarafından yönetilecekti.
  • Türkiye’de siyasal ve toplumsal muhalefet imkanı olmadan bir dönem geçiyordu. Ancak 2. Dünya Savaşı’ndan sonra dünyada işler değişti. Türkiye’de buna ayak uydurmak zorunda idi.
  • İnönü-Bayar çekişmesi, Meclisteki toprak reformu görüşmeleri nedeniyle gün yüzüne çıktı. Sonrasında ise partide demokrasinin işletilmesini isteyen dörtlü takrir belgesi ortaya çıktı. Bayar, Menderes ve arkadaşları meydana çıkıyorlardı.
  • Menderes ve arkadaşları CHP’yi, Milli Şefliği eleştiriyor; demokratik bir yapının kurulmasını talep ediyorlardı. Toplumunda buna ihitiyacı vardı. Ancak parti, bildiğini okudu ve taleplere sırtını çevirdi.
  • Sonuçta Menderes ve arkadaşları partiden (CHP) ihraç edildiler. Bayar ise istifa etti. Yeni bir partinin kurulma zamanı gelmişti. Madem en çok demokrasi aranıyordu, partinin ismi de gayesi ile mütenasip olmalıydı. Yani Demokrat Parti.
  • Adnan Menderes, Celal Bayar, Refik Koraltan ve Fuat Köprülü; uzun toplantılar sonucu yeni bir partinin kurulmasına karar verdi. Toplumsal ve siyasal muhalefet için artık Türkiye’nin bir umudu olacaktı.
  • Demokrat Parti, 7 Ocak 1946’da kuruldu. Bir devir artık geri gelmeyecek şekilde bitti. Türkiye, tek partili rejimden, çok partili demokratik bir yapıya kavuştu.
  • Demokrat Parti’nin kurulması üzerine CHP telaşlandı ve seçimleri erkene aldı. Her yerde teşkilatları olan CHP karşısında yeni kurulan Demokrat Parti seçimlerde azınlıkta kaldı. Bunda “Açık oy, gizli sayım”ın da etkisi çok oldu.
  • Celal Bayar, Adnan Menderes ve arkadaşları azınlıkta olsa dahi etkin bir muhalefet sergilediler. Seçimlerdeki anti demokratik yasalar değiştirildi. Artık bundan böyle “Gizli oy, açık sayım” ilkesi geçerli olacaktı.
  • 4 yıllık muhalefet süresinde her yerde teşkilatlanan Demokrat Parti 14 Mayıs 1950 seçimlerinde halkın çok büyük bir teveccühüne mazhar oldu ve ezici bir çoğunlukla seçimlerde 1. Oldu.
  • 1950 de ilk defa gerçek manada demokratik bir seçimle iktidar el değiştiriyordu. Adnan Menderes. “Yeter söz milletindir!” diyerek milli iradenin tecellisine imkan veriyordu.
  • Milli iradenin tecellisi ile Adnan Menderes Türkiye’nin başbakanı oldu. Celal Bayar ise Cumhurbaşkanın olarak seçildi ve partisinden ayrıldı. Türkiye demokrasi ile yükselişe geçti.
  • Demokrasinin işlediği Menderesli yıllar başladı. Hasolar, Memolar denilerek alaya alınan Milletin evlatları beyaz bir ihtilal gerçekleştirmişlerdi: Tek damla kan akmadan, tek kurşun atılmadan; milli iradenin gücüyle.
  • Adnan Menderes milletine verdiği sözü tutarak işe girişti. Ülkede her tarafta hummalı çalışmalar başladı. Türkiye kısa sürede kendini katlayarak büyüdü.
  • Her tarafta yollar yapılıyor, barajlar inşa ediliyor ve her yere elektrik verilmeye başlandı. Modern tarımın temelleri atıldı ve uygulandı.
  • Tarımda makineleşme arttı. Traktörlerle her tarla rahatça sürülüyor ve tarım yapmaya elverişli hale getiriliyordu. Buna uygun olarak tarımdan alınan verimde kat be kat artıyordu.
  • Türk milletinin toplumsal ve siyasal muhalefet hakkını elde etmesi sonucu toplumda rahatlama meydana geldi. Devlet millet kaynaşması arttı ve devlete küsen kesimler takrar devletle barıştırıldı.
  • Tek parti döneminde yasaklanan fikir ve düşünce hürriyeti tekrar temin edildi.
  • Tek parti döneminin en kötü ve anti demokratik uygulamalardan birisi olan dine ve dindar kesimlere karşı olumsuz bakış açısı terkedildi.Laikliğin din düşmanlığı olmadığına yönelik çalışmalar yapıldı.

Mütedeyyin insanları yaralayan ve uygar bir ülkede görülemeyecek olan Ezan’ın aslı olan Arapça okunması yasağını; Adnan Menderes, siyasi hayatının bitmesi pahasına kaldırdı ve Ezan’nın aslı gibi okunmasını sağladı.

  • Ulaşımda dev hamleler yapıldı ve büyük başarılar elde edildi. Ülkenin her tarafına erişim sağlanacak şekilde karayolları yapıldı.
  • Teknolojinin ilerlemesi amacıyla birçok adım atıldı. ODTÜ Adnan Menderes zamanında kuruldu.
  • Milletin gücü ile iktidara gelen milletin adamı Adnan Menderes, girdiği her seçimden başarıyla çıktı.
  • Adnan Menderes’in milli iradeye dayanan demokratik başarıları birilerinin hiç hoşuna gitmedi. Menderes hakkında olur olmaz iftiralar basın yayın yoluyla atılmaya başlandı. Milli irade kıskaca alınmaya çalışılıyordu.
  • Dil ile olsa dahi kimseyi kıramayacak kadar olan naif olan Adnan Menderes’e iftiralar, “Üniversiteli öğrencilerini kıyma makinesine attı.” denilecek kadar arttı.
  • Kirli emelleri olan bir gürüh tarafından; Olur olmaz sebeplerle kışkırtmalar sonucu öğrenci hareketleri ve protestoları maskesiyle, toplumda kargaşa çıkartılmak isteniyordu.
  • Adnan Menderes’in Ezan yasağını kaldırması, din derslerini zorunlu hale getirmesi, ihtiyaca binaen imam hatip okullarını artırması ve dindar kesime karşı saygılı olması; bazı çevrelerce laiklik elden gidiyor yaygarasına neden oldu.
  • Andan Menderes’e karşı adım adım yapılan provakasyonlar, Türk siyasi hayatını felce uğratan ve demokrasinin rafa kaldırılmasıyla sonuçlanan darbelerin ayak sesleri oldu.
  • Türk Silahlı Kuvvetleri içinde oluşan bir cunta, harekete geçti. Milli iradenin temsilcisi Adnan Menderes’e karşı darbe yapılacaktı. Karar verilmişti, milletin iradesi çiğnenecek ve demokrasi askıya alınacaktı.
  • 27 Mayıs 1960 günü Türkiye karanlık ve ihanet dolu bir güne uyandı. Milletin oyları ile seçilenler Cumhurbaşkanı Bayar, Başbakan Adnan Menderes ve birçok Demokrat Partili, onlara itaatla emrolunan askerlerce tutuklandı.
  • Cunta örgütü, bilindik, klişe bir bildiri ile güya milletin selameti ve devletin bekası adına yönetime el koydu. Milletin tercihleri ayaklar altına alındı.
  • Adnan Menderes ve arkadaşlarına ipe sapa gelmez suç iddialarıyla saldırıldı. Mahkemelerde kararı önceden verilmiş bir yargılama başladı. Sonucu belli bir tiyatronun oyuncuları rollerini oynadılar.
  • Adnan Menderes’e yargılama sürecinde olmadık işkenceler yapıldı. Ona ve onun şahsında milletin onuruna leke sürüldü. Bunu da ne yazık ki bu vatanın ekmeğini yiyenler yaptı.
  • Nihayet göstermelik yargılamalar bitti ve karar verildi. Adnan Menderes ve arkadaşları idam cezasına çarptırıldı. Yargılamaların yapıldığı “Yassıada”, milletin gözünde hep “YASLI ADA” oldu.
  • 17 Eylül 1961’de Milletin Başvekili, halın başbakanı, Anadolu’nun yiğit efesi ve evladı, Milletin adamı, eşkiyaların eliyle idam edildi. Ölmeden önce şunları dedi; Kimseye dargın değilim. Allah bu millete ve devlete zeval vermesin.

Allah sana rahmet etsin. Seni unutmadık ve seni bizden ayıranlara hakkımızı helal etmedik: MİLLETİN ADAMI; halkın seçilmiş başvekili, demokrasi şehidi ADNAN MENDERES.

Bu Konu, Analiz-i Derun @AnaliziDerun Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

guest
1 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
Azmi
Azmi
2 yıl önce

Tahkikat Komisyonu nasıl demokratik oluyorsa Adnan Menderes ‘de o kadar demokrasi şehidi olur.Gerisini sıralamaya yer yetmez.

mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Video İndir | Yorumlar Libros Gratis | Free pdf download |
1
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x