Corona Virüsü; Gezi Günleri

Gezi günlerinde, gece yarıları ansızın fırlanılan sokaklar. Çıktığında mutlaka olağanüstü bir hal içinde bulduğun yerler ve olağanüstü bir ruh hali içinde bulduğun insanlar. 7 yıl arayla iki bambaşka olağanüstüyü deneyimlememiz çok acayip.

  • 2013’teki o olağanüstü gecelerden sonra gerçekten bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmadı, belki o günlerde hayal edilen ütopik anlamda değil, ama Türkiye muhalefet kültürü de iktidar kültürü de siyasi kültürü de kırıldı ve yeniden şekillendi.
  • Şimdi 2020’de bu kez geceleyin gene belki maskeyle gene belki eldivenle, belki bu kez az farklı ama gene teçhizatla, hazırlanarak fırladığımız sokaktan gene güçlü ama bambaşka duygularla geçiyoruz.
  • Ansızın öteki sırf ahlaki bağ sayesinde sevilebilir olmuştu 2013’te, farklılıklar ilişki kurulabilir görünmüştü. Anlamadığını sevdiğine inanmak mümkündü, yanındakini tümüyle katıksız duymak; birlikte yapabileceğine, değişebileceğine, aşağıdan kurabileceğine emin olmak.
  • 2013’te görünür kötülüklere karşı görünmez bağlarla bağlanan görünür iyiler topluluğunun bir parçası gibi hissediyordu herkes kendini. Şimdi 2020’de ise görünmez bir kötülük var, görünür hatalarla büyüyor belki evet ama kendi göze görünmüyor. Tümüyle kavramsal.
  • Ve bu kavram hızla ispatladığı gibi küresel, ve anladığım kadarıyla türümüze ait -bizden hayvanlara bulaşmıyor mesela. Güncel sanatta sevdiğimiz terimle söylersek antroposenin, yani insan çağının amblematik zirvesi.
  • 2020’de, teçhizatlarımla hızlı hızlı bir gece yarısı fırladığım sokakta yürürken hissettiğim ilk şey yalnız olduğum. Ama hissettiğim ikinci şey de ışıklarını gördüğüm görmediğim tüm noktalardaki tüm insanların benimle bu yalnızlığı bildiğim bilmediğim dillerde paylaştığı.
  • Daha önce hiçbir duyguyu böylesine tüm insanlıkla aynı anda hissetmemiştim. Çok garip bir dünyadalık, buradalık, insandalık duygusu. Ve güçlü de bir aşağıdan perspektif hissi. Baz tümüyle canlı oluş, bedene sahip oluş ve tür.
  • Her şeyi fikirler, ideolojiler, etnisiteler, ırklar, kültürler, sınıflar olarak değil de bir virüsün tanımladığı yaşam formları olarak aynı perspektiften görmek. Gelgelelim, böylesi tahayyül edilebilecek saf bir eşitlik düzlemi kültürlerimiz tarafından hızla sınanıyor.
  • Yüzyıllardır özenle inşa ettiğimiz adaletsizlik sistemleri pratik hayatta tekrar insan olma halleri arasında farklar doğurmaya çalışıyor. Sınıflar, ayrıcalıklar, güç ilişkileri sarsılıyor ama kolay yıkılmıyor ve geri iktidar toplamak için mevzileniyor.
  • İşte bu noktada herkese sabit gelir ile karantina toplumlarını sakinleştirmeye çalışan hükümetler virüsün Matrix’deki Morpheus’un virüse lafını iade edercesine söylediği “bana hepiniz aynı görünüyorsunuz” cümlesini duyan yaklaşımlar.
  • Sürecin devamında gelişkin adaletsizliklerimizin ve piramidal yapılarımızın, arkasına doğayı ve bilinmezliği almış viral bir gücün türü eşlemesi ile imtihanı da yaşanacaklar arasında yerini almakta gibi. Korkuyorum ve buradaki ben, özne, hiç bu kadar global olmamıştı.

Hıyarcıklı Veba; Kara Ölüm

  • Hatta his öyle yatay ki zamansızlık da doğuruyor. 500 yıl önce vebadan korkan bir köydeyiz de hepimiz. 300 yıl sonra yaşam sürdüğü sürece yaşamın sahip olacağı incinebilirliklerin yeni formlarına maruz kalabilecek kuşakları dahi el eriminde hissediyoruz.

Yazar; Süreyyya Evren

guest
1 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
Anonim
Anonim
1 ay önce

Tam bir fetöcüler gibi yazmış kanımca

mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Facebook video indir | Yorumlar Libros Gratis | Pdf Free Books Download |
1
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x