Çocuklarda Beslenme Alışkanlıkları, Pratik öneriler!

Floodsuz yaşayamam diyenler online mı? Çocuklarda beslenme konulu flood geliyor. Bu twit serisinde beslenme sorunlarının sıkça gözlendiği 1-3 Yaş çocuklarda yeme alışkanlığına değinecek, pratik öneriler ile bu dönemin kazasız belasız atlatılmasına yardımcı olmaya çalışacağım.

  • Herşeyden önce çocuğun yediğinden keyif almasının birinci önceliğimiz olması gerektiğini, bunun için de yeme öğünlerinin çocuğun kendini rahat, huzurlu ve keyifli hissettiği vakitler olmasına azami özen göstermemiz gerektiğini altını çizerek belirtmek isterim.
  • Öğünlerde Çocuğu yemesi için zorlamanın, ya da öğün saatlerini güç mücadelesi ile kavga anına çevirmenin çocukta sempatik sistem aktiflenmesine, bunun da çocukta gerginlik, huzursuzluk ve tetikte halinin gelişmesine neden olacağını akıldan çıkarmamakta gerekir.
  • Aksi halde çocukta gelişecek sempatik sistem deşarjının iştahın kaçmasına, mide ve barsak krampları ile bulantı, hatta kusmasına neden olabileceğini ifade etmek isterim.
  • Daha da önemlisi bu tür olumsuz yaşantıların birkaç öğün tekrarlaması halinde çocukta koşullu şartlanma gelişebileceğini, böylelikle yemek ile ilgili her türlü uyaranın sempatik sistem aktiflenmesine neden olarak bulantı ve iştahsızlığa yol açacağını unutmayın derim..
  • Bi diğer önemli husus ise öğün saatleri ile, öğünde hangi yiyeceklerin olacağına ebeveynlerin; Ne kadar yiyeceği ya da yiyip yemeyeceği kararının ise çocuğa ait olduğunu, ve bu hususun çocuğun beden kontrolü ile öz saygısının gelişimi için gerekli olduğunu belirtmek istiyorum.
  • Akıldan çıkarılmaması gereken bir diğer önemli şey ise bu dönemde çocuğunuzun midesinin küçük, enerji ihtiyacının ise yüksek olduğunu göz önünde bulundurmak, bundan dolayı yemesi için her iki üç saatte birşeyler sunmak gerektiği olmaktadır.
  • Bundan dolayı bu yaş çocuklar için 3 ana öğün yanında 2 ya da 3 ara öğüne yer vermenin iyi olacağı belirtilmektedir.
  • Öğün saatinde çocuğun boyutlarına uygun ve kendini rahat hissedeceği bir yeme masasına oturmasını sağlayın. Masaya küçük birer plastik kaşık ile çatal koymayı ancak bunları kullanması için zorlamamanız gerektiğini ve elleri ile yemesinin doğal olduğunu unutmayın.
  • Bu dönemde yapılabilecek en büyük hatalardan biri çocuğu döküp saçmadan yemesi için uyarmak ya da böyle yediği için onunla tartışmak olacaktır.
  • Ülkemizde sıklıkla karşılaştığım bir durum da öğünlerde çocuğun önüne Tv , tablet gibi ekranlı cihazların konması olmaktadır. Bu durum çocuğun ilgisinin ekrana kaymasına ve çocuğun yediklerini keşfetmesine engel olmakta, bu da çocukta iştah gelişimini engelleyebilmektedir.
  • Oysa çocuğun ne yediklerini elleri ile kurcalaması ve ne yediğini görerek tatalarının farklı farklı olduğunu keşfetmesi de dünyayı tanıması için önemli birer veri sağlamaktadır, bu tür deneyimlerle öğrenme beynin çeşitli bölgelerinin gelişimine katkıda bulunmaktadır.
  • Çocuğunuz zorlamamakla beraber öğünlerde ona eşlik etmeniz ile masadaki yemek çeşitlerini yiyerek ona rol model olmanızın onu da bu yiyecekleri yemesi için cesaretlendireceğini ve sosyal öğrenmenin önemini göz ardı etmeyin.
  • Çocuğun yaşına uygun yiyecekleri kas ve motor sistemi gelişimine uygun tarzda ve yiyebileceği yumuşaklık ile boyutlara getirerek önüne koyun.
  • Çocuğunuzun bu dönemde dokunup kurcalayarak öğrendiğini aklınızdan çıkarmayını. Ve elle yemesine, ya da yiyecekleri alıp kurcalamasına ve üstünü başını yiyeceklerle sıvamasına olanak verin 🤪
  • Çocuğunuz yemeği yemek yerine üstüne boca ettiğinde ya da yere döktüğünde kızmayın ya da yemeyi bilmiyor diye kendinizi üzmeyin. Evet onca kirliliği temizlemek zor olsa da hiçbir şeyin çocuğunuzun iyi bir yeme alışkanlığı geliştirmesinden daha değerli olmadığını hatırlayın.
  • Her öğünde çocuğun önüne biri kendisinin sevdiği bir şey olmak üzere, birkaç çeşit yiyecek koyun. Ne yiyip yemiyeceğine ya da hangisinden başlayacağına müdahale etmeyin. İstediği şeyi istediği sıra ile alıp yemesine izin verin.
  • Çocuğunuzu asla yemeye zorlamayın. İstediği kadar yemesine olanak tanıyarak oto kontrolünü edinmesine imkan tanıyın. Çok az yediği öğünlerde siz de bir kaç lokma vererek doyurmaya çalışmayın ve bırakın fazlaca acıkarak kendisi sonraki öğünlerde bunu telafi etsin.
  • Çocuğunuzun yemeyi reddettiği yiyecekleri masasına diğer yiyeceklerle beraber koymaya devam edin. O yemediğinde siz bu yiyecekleri masasından alıp yiyerek rol model olabilirsiniz ancak onu yemeye zorlamayın.
  • Reddettiği yemekler önemli besin kaynakları olması durumunda benzer besin maddelerini içeren diğer yiyecekleri araştırıp bularak, alternatif geliştirin ve bu yeni yiyecekleri sunarak bu eksiği gidermeye çalışabilirsiniz.
  • Ana öğünler ile ara öğünler dışında çocuğunuza herhangi bir besin maddesi vermemeye özen gösterin. Çikolata, şeker gibi yiyecekleri ara öğün olarak verebilirsiniz. Ancak Ara öğünleri abartmayın. Çocuğa ara öğünlerde fazla doyurmayarak ana öğünlerde acıkmış olmasını sağlayın.
  • Çocuğunuza öğünler arasında meyve suyu ya da süt vermekten sakının. Bu tür besleyici, doygunluk verici içecekleri sadece öğünlerde vererek çocuğun acıkmasına fırsat tanımış olun. Öğünler arasında susadığında sadece su verin.
  • Öğünlerde ya da öncesinde çocuğu emzirmekten sakının. Mümkünse emzirmeyi gece ya da sabahın ilk saatlerine saklayın.
  • Tatlıları bir ödül olarak sunmaktan sakının. Aksi halde çocuğun ilgisi tatlılara kayacak bu da diğer yiyecekleri daha az arzulamasına neden olacaktır. Tatlıları da diğer yiyeceklerle beraber sunun ve hangisini ne zaman yiyeceğine kendisinin karar vermesine imkan tanıyın.
  • Kimi günler iştahlarının fazla, kimi günler ise az olacağını aklınızdan çıkarmayın. Ve birkaç gün az yemenin kendilerine hiçbir zararı olmadığını ve hatta kısa süreli açlığın bağışıklık sistemlerini güçlendirici etkisinin olduğunu unutmayın.
  • Bir süre aç kalmanın çocuklarda büyüme hormonu salınmasını sağlamakla kalmayarak, beyin gelişimi ile hücresel düzeydeki tamir işlemlerine olanak tanıdığını bilerek çocuğun sürekli olarak tok gezmesini sağlamaktan sakının.
  • Yeme saatlerinin gerginlikten uzak, keyifli vakitler olmasını sağlamaya çalışın. Aksi bir durumun çocuğunuzun iştahını keseceğini, hatta bulantı ve kusmalara neden olabileceğini unutmayın.
  • Bu dönemde çocukların metabolizma ile büyüme hızları, önceki döneme oranla yavaşladığından, iştahlarında eskiye göre bir azalma olmasının doğal olduğunun farkında olun.
  • Her şeyden önemlisinin çocuğunuzun kendine yeten, kendi arzuları ile damak tadı olan bir birey olması için ona gerekli saygıyı gösterin. Ve yeme saatlerini, tüm ailenin birlikte olduğu huzurlu, rahat ve güvenli anlara çevirmeye çalışın diyor, Barış dolu yeme öğünleri diliyorum.

Kaynak; Twitter; Veysi Çeri   @VeysiCeri

Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar