Bylock-Okul-Dershane Üzerinden Yapılan Algı Operasyonları!

Algı operasyonu yapmaya o kadar alıştılar ki artık gözaltına alınanların “yapmadıklarını” da yazıyorlar. Onlarda biliyor ki bu haberi takip eden “kitle” aradaki olumsuzluk ekini görmüyor. Onlar için “Bylock-Okul-Dershane” ifadelerini görmek yeterli. @hurriyet @ulusalkanal

Hindistan’da çalışırken kızımı özel Hint DPS (Delhi Public School) a göndermiştim. En başarılı okullardan biriydi. Tek sorun, had safhada milliyetçilik vardı. Aslında bu vesile ile azınlıkta olma durumunda milliyetçiliğin olumsuz tarafına ilk defa maruz kalmıştık. Şöyle ki:

  • Kızımı Türk ve müslüman olduğu için arkadaşları dövüyor, öğretmenlerin bazıları görmezden geliyordu. Bir baba olarak, kalabalık ve güçlü olan karşı tarafın bu tutumu karşısında hissettiklerimi tarif edemem. Tabi (beni tanıyanlar bilir) jetonumun da düşmesine vesile oldular.
  • Zaman geçti yıllar sonra Hindistan dan ayrılırken, o arkadaş ve öğretmenleri, kızımı göz yaşları ile uğurladı. Hint Okulu müdüresi özellikle teşekkür etti, bir nevi herkes kültürel eğitimini ve dersini almış oldu.
  • Esas bahsetmek istediğim konu ise haberde geçen “…okullarına göndermedikleri…” ikrarı ve sanki gizemli bir hava oluşturup yine de suçlama ve itibar suikastı üzerine:
  • Hindistan görevimde, haftanın en az 4 günü resepsiyon olurdu. Büyükelçilik de olanlarına, büyükelçi Sayın AKÇAPAR mutlaka Türk okulu öğretmenlerini ve yönetimini ısrarla davet ederdi. Çünkü o zaman ki trend öyleydi! Daha komiği, (trendlerle ilgili olarak)
  • AKP li bir heyet geleceği zaman konutun girişine sayfaları açık ve sanki okunuyormuş izlenimi verilen Kur’an Kerim koymalarıydı. Fakat üstündeki tozu almayı unutuyorlar ve biz diğer diplomatların gülüşmelerine neden oluyorlardı…
  • Her neyse, benim kızımın okulu ile ilgili sorunu sayın Büyükelçi biliyordu, ancak bir şekilde Türk Okulu müdürünün haberi olmuş ve her resepsiyonda kibar bir şekilde kızımı okula kayıt yapmak istediğini belirtirdi. Cevabımız tabiki “HAYIR” olurdu.
  • Yaşadığımız sıkıntı nedeniyle, ailemi daimi olarak Türkiye ye göndermeyi dahi düşündüğüm bir zamanda gelen bu teklif, hele büyükelçi ev sahipliğinde yapılan resepsiyonlarda gelen bu teklif dikkatimi çekmedi değil! Çünkü:
  • bu okul başkentte başarılı bir okuldu, öyle ki; 3 ülkenin askeri ataşesi evlatlarının kayıt işlemleri için hiçbir şekilde bağı olmayan bizim ataşelikten ricacı olmamızı talep etmişlerdi! Tabiki cevap: RED! Konuyu o zaman ki, şahitler, eski diplomat dostlar bilirler!
  • Serbest piyasa koşulları var efendim, iyi ürün ortaya koyan müşterisini çekiyor. Tr’de tecavüze uğrayan çocukları okudukça, zaten içimiz parçalanıyor. Haberlere konu bu okullardan önce sorulacak çok şey var!
  • Bu konuyu, okullar ile ilgili sorulan soru karşısında, tutuklama kararını veren hakim efendiyede söylemiştim ama karar çoktan arka koridorlarda verilmişti! (Merak edenlere: kızlarım Ankara’da devlet okulu, Nurettin Ersin İÖO’na gidiyordu!)
  • Sonuç: eğitimde oluşan çukur gözler önünde, buna neden olanların argümanları ve iftiraları beni ilgilendirmiyor. Ama tecavüz vak’alarının yaygınlığı, uyuşturucu kullanımı ve eğitimde dünyadaki konumumuz yeterince mide bulandırıcı… ama sorsan: suçlu hep başkası!
  • Üstelik çocuklarımızı göndermediğiniz halde, her fırsatta itibar suikastına uğrayan bizlerden başka, çocuklarını kapatılan okullara gönderip hiç rahatsız dahi edilmeyen hususi personele ne demeli! (Yusuf Burak, dönüşte soracağım demiştim, hatırlarsın)

Evet, Cafer Topkaya@c_topkayanında belirttiği üzere; Sevr anlaşması şartlarından bu yana en ağır BEKA sorununu yaşadığımız şu günlerde, artık doğruları konuşmanın vakti desek de çok dinleyen yok malesef. O yüzden seyredin efendiler, biz de seyrediyoruz balıklama betona atlayışınızı!

Bu Konu, Yb. Ethem Gürbas @Ethem_Gurbas Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

avatar
  Subscribe  
Bildir