Büyük Düşünce insanı Sinoplu Diyojen ile ilgili anekdotlar! (Diogenes)

Büyük düşünce insanı Diogenes ile ilgili anekdotları paylaşacağım flood.

  • Önce kendinden biraz bahsetmek isterim. Milattan Önce 412-320 yılları arasında yaşamıştır. Kendine yetme ile sadelik ilkelerine dayanan Kinik yaşam biçiminin öncülerinden olan çileci bir düşünürdür.
  • Büyük İskender döneminde yaşamıştır. Düşünce ve çalışma özgürlüğünün olduğu bir ortamda düşünmüştür. Oldukça hazırcevap ve lafını sakınmayan bir filozoftur.
  • Bir gün ancak tek kişinin geçebileceği kadar dar bir köprüden geçerken karşıdan gelmekte olan bir asilzade ortada karşılaşır, Birkaç saniye süren duraklama sonrasında asilzade “Ben sefil insanlara yol vermem!” der. Bunun üzerine Diyojen üslubunu bozmadan kenara çekilir. Ve “Ben veririm.” der.
  • Babası Hikesias sahte para basan bir kalpazandı. Diyojen de bu mesleği icra ederken yakalanınca Atina’ya kaçar. Atina sokaklarında elinde bir fener ile dolaşan Diyojen, ne aradığını soranlara “Adam arıyorum.” yanıtını veriyordu.. “Biz adam değil miyiz?” sorusuna da tekrar “Adam arıyorum!” diye cevap verir.

  • Bir fıçı içinde yaşıyordu. Yalnızca su içerken kullandığı bir tası vardı. Bir gün elleriyle su içen bir çocuk gördü ve tası da çocuğa verdi.
  • Atina’ya ilk göçtüğünde köle muamelesi gördüğü söylenir. Köle pazarında “Ne marifetin var?” sorusuna “Efendi isteyen beni alsın ” der.
  • Bir gün de zeytin ağacına asılan kadınlar görünce, “Keşke bütün ağaçlar böyle meyve verse…” der.
  • Nereli olduğu sorulunca “Dünya vatandaşıyım.” der.
  • “Dünyanın en güzel şeyi nedir Diogenes?” diyen bir adama “Konuşma özgürlüğü.” demiştir.
  • Bir gün biri onu zengin döşenmiş bir eve sokar ve şöyle der: ‘Sakın yerlere tükürme.’ Diogenes tükürmek ister ve adamın yüzüne balgam atar. Ve sonrasında bulduğu tek pis yerin orası olduğunu ve oraya tükürdüğünü haykırır.
  • Diogenes şehir meydanına gidip oturur ve mastürbasyon yapar. Bir yandan da “Karnımızı ovuşturunca da karnımız doysa keşke.” der.
  • Olimpiyatta tellal bağırır. ‘Dioksippes insanları alt etti.’ Diogenes cevaplar: ‘O köleleri alt etti, insanları alt etmek benim işim.’
  • Platon “İnsan iki ayaklı tüysüz bir hayvandır.” diyerek Sokrates’i idam eden meclisi protesto etmeye çalışır. Diogenes gidip tüyleri yolunmuş tavuk getirerek “Bakın! size bir insan getirdim.” demiştir. Bunun üzerine akademi tanıma “yassı tırnaklı” ve “düşünebilen” eklenir.
  • Platon ona “Delirmiş Sokrates” derdi. Ancak “Samimi Sokrates” demeliydi. Çünkü o iyilik, formüller ve siteden vazgeçip insanları izlemişti.
  • Bu büyük insan sarrafının köpek lakabı ile anılması gerçekte ne olduğunu kabullenemeyen insanın daima gerçeği reddedeceğini kanıtlar.
  • Bilime ve felsefeye meraklı yüce imparator Büyük İskender onun ününü duyup yaşadığı fıçının yanına gider.. İskender’in isteği Diogenes’in kendisine danışman olmasıdır. Ordusundan seçme askerler ile fıçının önüne gelen İskender sorar. “Benden ne istersin ey Diogenes!” Diogenes başını kaldırıp cevaplar. “Sizden istediğim tek şey kenara çekilmenizdir.” “Bunu yaparsanız güneşime mani olmazsınız ve bana vermeniz mümkün olmayanı benden almazsınız”.
  • Sonraları İskender’i inceleyen Diogenes onun hocası olur. İskender dünya tarihinin gördüğü en büyük hükümdardır. En azından benim için. Bunu Diogenes de fark etmiştir.
  • Büyük İskender ölmeden önce vasiyetinde şunları yazmıştır. “Ben öldüğümde cenaze merasimimi söylediğim gibi yapın” “Ülkemin dört bir yanından insanları çağırın. Cenazemin önünden askerler yürüsünler silahlarla, sağından alimler yürüsünler kitaplarla”… .”solundan zenginler yürüsünler mallarıyla, arkasından ise fakirler ve garipler yürüsünler gözyaşı ve dualarıyla…” “Sağ elime bir Altın küre verin, sol elimi ise boş bırakın taa ki Mezara dek…”
  • İskender’in ölümünden sonra bu isteği kimse anlamamıştır. Vezirler bunu Diogenes’e sormaya karar verir. Diogenes “İskender’in büyüklüğünü bir kez daha anladım.” der. Ve vasiyeti açıklar. Cenazenin önünden yürüyen askerler ölümüme silahlarıyla engel olamadılar. Cenazenin sağından yürüyen alimler kitaplarıyla engel olamadılar. Cenazenin solundan yürüyen zenginler mallarıyla engel olamadılar. Arkadan yürüyen fakirler, garipler gözyaşı ve dualarıyla engel olamadılar. Sağ elindeki altın küre dünyada sahip olabileceği her şeye sahip olduğunu, Sol elinin boş olması bu dünyadan eli boş gittiğimi gösterir.
  • İskender; “İskender olmasam Diogenes olmak isterdim.” der.
  • Diogenes; “Hiçbir şey istememek tanrıların ayrıcalığıdır, az şey istemek tanrıya yakın olanların.” der.
  • Atina halkı ona “Sinoplular seni sürgüne mahkum etti” der ve alay eder. Diogenes; “Ben de onları oldukları yerde kalmaya mahkum ettim.” der. Hakkında denenleri umursamazdı. “İnsanı kendinden başka kimse incitemez.” derdi.

  • Bir gün bir heykelin yanına çöküp heykelden sadaka ister. “Ne yapıyorsun Diogenes?” sorusuna “Reddedilme antrenmanı yapıyorum.” der.
  • “Her devletin temeli gençlerinin eğitimidir.” sözü ona aittir. “Öğrenci kötü davrandığında neden öğretmeni kırbaçlanmamalı?” sözü de. “Ben deli değilim. Sadece kafam sizden farklı çalışıyor.” derdi.
  • Diogenes’e sorarlar; “Bir adamın zeki olduğu nasıl anlaşılır?” Diogenes cevaplar; “Konuşmasından. ” Karşılık gelir; “Ya hiç konuşmuyorsa?”  -Diogenes cevap verir. “O kadar akıllı adam daha yok dünyada.”
  • Sokağın ortasına geçip “Adamlar! Adamlar!” diye bağırır. Kendisine yaklaşan adamları “Ben adamları çağırıyorum.” diyerek sopayla kovalar.
  • Biri sorar; “Bir adam ne zaman evlenmeli?” Diogenes cevaplar; “Genç ise vakti gelmemiştir. Yaşlı ise vakti geçmiştir.”
  • Büyük İskender Diyojen’i, birbiri üstüne yığılmış insan kemikleri içinden bir şey ararken görür ve ne yaptığını sorar. Diyojen, “Babanızın kemiklerini arıyorum, ama hangisinin kölelere, hangisinin babanıza ait olduğunu kestiremiyorum” der.
  • Bir acemi ok atmaya hazırlanır. Diogenes koşup hedefin önüne oturur. “Ne yapıyorsun?” diyenlere “Beni vurur diye korktum.” der.

Bu Konu, Alk. @Harveytownie Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Cevapla