BTS Hayranları; Ergen Trendi mi? (‘Hiçbir başarı tesadüf değildir’)

“İmkanlar” başarısızlığın bahanesi olabilir mi? Belki de “ergen trendi” denerek küçümsenen BTS’den hem bireysel hem de toplumsal olarak öğreneceğimiz çok şey var. En önemlisi: Hiçbir başarı tesadüf değildir. [Flood]

  • TIME dergisi kendilerini önce “Gelecek Neslin Liderleri” başlığı ile sundu. Yakın zamanda ise “internetin en etkili isimleri” listesinde BTS’ye yer verdi.

  • Her performans videoları yüz milyonlar izleniyor, dünya genelinde milyarı geçen fan kitlesine sahipler. Türkiye’de dahi on binlerce fanı BTS’nin sadece şarkılarını değil, tüm hayatını takip ediyor.

  • Kimilerine göre ise bu bir akıl tutulması. Yeni nesil, ya da (küçümser ifadeleri ile) “kayıp nesil” bomboş şeyleri taparcasına seviyor. Peki böyle mi? Bu büyük başarı sadece bir “ergen trendi” mi?
  • Bunun böyle olmadığını görmek için BTS’yi ortaya çıkaran Kore Pop’unun (K-Pop) geçmişine bakmak gerekiyor. Çünkü Güney Kore’nin bu kültürel ihracatın arka planında uzun yıllara dayanan bir plan, proje ve disiplinli çalışma yatıyor.

  • Küresel müzik endüstrisinde Asya’nın adı 1990’larda Japon Pop’u ile duyulmaya başladı. Ancak beklenen etkiyi oluşturamayan Japon Pop’u 2000’lerde yerini güçlü bir rakibine, Kore Pop’una bıraktı.
  • Japon Pop’undan farklı olarak Kore Pop’u neredeyse standart hâline dönüşmüş bir tarza sahipti. Sanatçılar solo değil grup hâlinde çıkmaktaydı, şarkılar güçlü koreografilerden oluşan danslar ve farklı giyim tarzlarıyla sunulmaktaydı.

  • Güney Kore K-Pop’un bugünlere gelmesi için 1998 Asya ekonomik krizini takip eden yıllarda devlet çatısı altında bir kurum kurdu. Kurum, krizden çıkış ve ekonomik büyüme stratejisi olarak “kültür ihracatını” geliştirecekti.

  • Bu birime yapılan ve yüz milyonları bulan yatırımın geri dönüşü yıllar sonra olacaktı ancak işin arkasında sabır, disiplin ve irade için yılların bir önemi yoktu. Güney Kore makro-ekonominin üç temel unsurunu işletti: Fiziksel sermaye, beşeri sermaye ve teknoloji.
  • K-Pop’un büyümesi için başkent Seul’un Chang-dong bölgesi bir proje bölge yapıldı. K-pop’un büyümesini desteklemek için konser salonları, kayıt stüdyoları, sürekli K-Pop çalan restoranlar ve perakende mağazaları inşa edildi.

  • Bu projelerin yönetimini bizzat Seul Metropol Yönetimi üstlendi. Sürekli yapılan yatırımlar meyvesini vermeye başladı ve Kore Pop’unu dinlemek ya da bizzat üretmek için şehre taşınanların sayısı giderek artmaya başladı.

  • Fiziki sermayeyi beşeri sermaye desteklemek için üç büyük yapım şirketi (JYP, SM ve YG) görevi üstlendi. Eğitim en temel işti ancak sadece şarkı ve dans eğitimi verilmedi. Yabancı dil ve halkla iletişim de eğitimin önemli bir parçasıydı.

  • Fiziki ve beşeri sermaye teknoloji ile desteklendi. Seul yönetimi 2017 yılı itibariyle tüm sokak ve caddeleri kapsayacak şekilde ücretsiz Wi-Fi hizmeti vermeye başladı. Bu destek Kore Pop’unun sosyal mecralarda yükselişini arttırdı.

  • Multimedya teknolojilerine büyük yatırımlar yapan Güney Kore, K-Pop starlarının canlı performanslarını destekleyen hologram ve sanal gerçeklik konserleri organize etmeye başladı.

  • Tüm bu yatırımlar neticesinde K-Pop olağan üstü bir hızla büyüme gösterdi. Bu hızlı ve büyüme üzerine pek çok araştırma ve makale yazıldı, yayınlandı. Örnek: “Kore Pop’unun başarısı neden bu kadar büyük ve hızlı.”
  • Müziğin artık internetten dinlendiği ve fiziksel CD satışları tüm dünyada düşerken bile Güney Kore’de K-Pop starlarının fiziksel CD satışları bunun tersini yaşadı. Sadece 2012 yılında %11’lik bir büyüme gösterdi.
  • Güney Kore’nin K-Pop’u bir silah hâline getirmesi dünya basını tarafından da fark edildi. BBC Radio hazırladığı yayında K-Pop’u “Güney Kore’nin gizli silahı” olarak isimlendirdi.

  • Ve sonuç: K-Pop çok kısa bir sürede Amerikan Pop müziği ile yarışacak bir sektöre dönüştü. Londra Üniversitesi Profesörü Keith Howard’ın araştırmasına göre Güney Kore, K-Pop için harcadığı her 1 Dolar’a karşılık 5 Dolar kazandı.

  • İşte BTS’nin içinden çıktığı atmosfer böyle bir çalışmanın ürünüydü. Elbette ki ne kadar çalışılırsa çalışılsın belirleyici son etken sanatçıların kişisel farklarıdır. Bir çok K-Pop grubu içinden BTS’yi çıkaran da buydu.

  • Bazen haftada 4 canlı performans yayınlayan BTS, performanslarında yoğun dansla birlikte canlı şekilde şarkılarını söylüyorlar. Basit bir iş değil. Ve gelen ün de çalışmaları uzun yıllara yayılan bu zor ve disiplinli işin meyvesi.
  • Sadece dansları ve söyledikleri şarkılar değil, yayınladıkları klipler de işlerine verdikleri özeni ve ciddiyeti gösteriyor. Her sahne, her açı üzerine verilen emeği yansıtıyor.
  • Günde 10 saati bulan çalışmalarını, başarılı şarkı sözleri, her albüm için özenle hazırlanan klipleri ve her anları izleniyor olmasına rağmen asla bozmadıkları disiplinleri BTS’yi BTS yaptı. Hakkettikleri başarıya ulaştırdı.
  • Elbette ki bu disiplinin bir de karanlık tarafı vardı. Ağır disiplin altında çalışan star adaylarının katı sözleşmeleri ve yorucu çalışma temposu bu durumu “kölelik” olarak adlandıranları da ortaya çıkardı.
  • Ancak sektörün karanlık tarafına rağmen disiplininden ve çalışkanlığından hem bireysel hem toplumsal olarak alacağımız çok şey olduğuna inanıyorum. “Ergen trendi” deyip geçmek ise yapılacak en son şey diye düşünüyorum.

Yazar; Murat Soydan @mrsoydan00

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Video İndir | Yorumlar Libros Gratis | Free pdf download |
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x