Bir toplumu koyun gibi güdebilmek için önce o toplumu aptallaştırmak gerekir!

Merhaba arkadaşlar… Haddim olmayarak bir flood (bilgiseli) yazmak isterim. Bilal’in bile anlayabileceği basitlikte olacak. Başlık: Bir toplumu koyun gibi güdebilmek için önce o toplumu aptallaştırmak gerekir ve 70 yıldır sistematik olarak adım adım nasıl aptallaştırıldık.

  • Osmanlı’dan başlamak gerek olaya. Osmanlının kuruluşunda ve yükselmesinde Bektaşi felsefesi büyük rol oynamıştır. Bektaşi felsefesi nedir? Aklı, bilimi, adaleti ve vicdanı rehber edinen bir hayat felsefesidir. dinle falan ilgisi yoktur. Yüzyılların süzgecinde damıtılmış bir özdür.
  • Bu yükselme dönemi ne zaman bitmiştir? Yavuz’un Abbasilerden halifeliği almasıyla bitmiştir. Halifelikle beraber arap hurafeleri, akıl-bilim-vicdan dışı ilkeler ve kişisel çıkarların egemen olduğu bir felsefe hükmetmeye başlamıştır.
  • Taht için kendi evladını-kardeşini-kundaktaki bebeğini bile katledebilecek hunhar ve gözü dönmüş vahşi bir yaşam felsefesi. Sorsan herşey devletin bekası için. Ama işin aslı, tahtın rahatlığına alışmış nazik mabadının geleceği icindir herşey.
  • Herneyse.. Koskoca Osmanlı bu arap hurafeleri sayesinde, padişahların kendi kıçını kurtarmak için gerileye gerileye g*t kadar orta anadoluya sıkışmıştır. Uçurumun kenarına sıkışan ülkede bir deha ortaya atılmış ve ülkenin-halkın makus talihini değiştirmiştir..
  • Aynen öyle. Bu kişi insanlığın en büyük dehası Mustafa Kemal’dir. “Dünyanın en büyük dehası” sözü asla iltifat değildir. Çünkü Avrupa’nın 500 yılda yaptığı reformları-devrimleri 15 yıla sığdırmış hatta Avrupa’yı geçerek onların örnek aldığı bir ülke seviyesine taşımıştır ülkeyi.
  • Ama ne yazık ki, ülkeyi hayal ettiği seviyeye getirmeye ve başlattığı devrimleri tamamlamaya ömrü yetmemiştir. Onun ardından devrimler devam ettirilmeye çalışılmıştır. Ondan sonra yapılan en büyük devrim, 1940 da kurulan Köy Enstitüleri ve ülkenin 2. dünya savaşına sokulmamasıdır.

  • Çok partili sisteme geçilmesinin hemen ardından Abd nin himmetine sığınarak ve onun desteğiyle iktidara gelen Menderes’in ilk icraatları devrimleri sonlandırmak, karşı devrim hareketini başlatmak, ülkeyi emperyalizmin kucağına oturtmak ve 1954 de köy enstitülerini kapatmak oldu.

  • O Köy Enstitüleri ki Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük yazarlarını, şairlerini, sanatçılarını, bilim insanlarını v.b. yetiştirmiştir. Bu dönem ülkenin ilerlemesini durdurmuş, gerilemesini başlatmış, bu gerileme Özal dönemiyle hız kazanmış Akp-RTE donemiyle zirveye ulaşmıştır.
  • Halkın ilerlemesini durdurmak yetmez. Halkın aptallaştırıp, kolayca güdülmesini sağlayacak atılımlara da ihtiyaç vardı. Bunun ilk adımı Abd’nin bize hediye olarak gönderdiği, içinde insanların beyin gelişimini durduran maddelerin olduğu süt tozunun öğrencilere zorla içirilmesiydi.

  • insanların zihinsel gelişimini durdurmak ve geriletmek için en önemli yol vücudun/zihnin hayvansal/bitkisel protein ihtiyacını durdurmaktır. Tarım ve hayvancılık için çok elverişli olan ülkemizde Et,balık, meyve ve sebzenin bu kadar pahalı tutulmasının sebebi budur.

  • Bugün ülkemizde et, balık, meyve, sebze, fiyatlarını 2 hamlede herkesin kolayca satın alabileceği bir fiyata indirmenin çok kolay yolu var. 1-Mazotu çiftçiye, yatlara verdiğin fiyatlara vereceksin 2- ürünü üreticiden tüketiciye ucuz karla ulaştıracak kooperatifler kurmak.
  • Ama halk ucuza et, balık, meyve, sebze v.b yerse zihni gelişir, zihni gelişen halk uyanır, uyanan halk koyun gibi güdülemez. Bugün Almanya’da 7 ekmek parasına 1 kg et satın alınabilirken ülkemizde ancak 45-50 adet ekmek parasıyla 1 kg et satın alabilmektedir.
  • Alman (avrupa) halkı neden cin gibidir, neden ülkemiz insanı herseye boyun eğen uysal koyun gibidir. Bunun 1. sebebi anlattığım beslenme biçimidir. 2. ve en az beslenme kadar önemli olan eğitim sistemidir.
  • Gelişmiş ülkelerin birey eğitim/yetiştirme sistemi sorgulama ve araştırma üzerine kuruludur. Bizim gibi gelişmemiş/gelişmesine izin verilmemiş ülkelerin eğitim sistemi ise ezberci/biatçi/kaderci/hurafelerle dolu bir temele sahiptir.
  • Tabi ki bu da tesadüf değildir. Halkı kolayca güdebilmek için onları cahil bırakacaksın, yetmez aptallaştıracaksın. işte 1946 da çok partili sisteme geçmemizle birlikte ülkeyi yöneten sığ zihniyetlerin bilinçli politikalarıyla adım adım bu noktaya geldik.
  • Yüzyılda Gelişmiş ülkeler sanal zeka geliştirirken, her yıl milyonlarca buluş/keşif yaparken bizim gibi gelişmemiş ülkeler fransa’dan et, tunus’tan zeytinyağı satın alırız.
  • 1930 da otomobil-uçak yaparken 2017 de uçak koltuğu landsman’ı gerçekleştiriyoruz diye kendi kendimize “mastırısyon” yaparız, 9 yaşındaki çocuğun evliliğini, kadının başındaki, hocanın yüzündeki kılı, ögretmenlerin tecavüz ettiği çocukları, imamın g*tüne soktuğu hıyarı tartışırız.
  • Velhasıl kelam. tekrar insanca, barış ve huzur içinde yaşamak için, 1-eğitim sistemini 2-beslenme seklini değiştireceğiz 3- etnik, mezhep, ideolojik siyaseti bir tarafa bırakıp tekrar bilim-akıl-vicdan-adalet merkezli bir yönetim/siyaset anlayışını benimseyeceğiz..

Daha uzatacaktım ama bu kadar yeterli sanırım.. okuyanlara teşekkürler… saygılar….sevgiler…

Bu Konu, PROMETHEUS (Yeni) @serkanacar002 Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar