Flood'un Yayınlandığı Tarih:19 Şubat 2020 @ 02:49
Üçüncü seçim zaferinin ardından giderek otoriterleşen DP, karşısındaki CHP, kaynayan ordu, hareketlenen gençlik eylemleri ve artık rutine binmiş tevkifatlar yüzünden yer altına itilmiş, var olma mücadelesi veren TKP. Ve evli bir adamla genç bir kadın arasındaki aşk hikayesi.

- Romanın türü için bir şey söylemek zor. Aşk romanı? Politik roman? Psikolojik? Dönem romanı? Belki hepsi birden. Dönemin politik olayları geniş bir yer tutarken eş zamanlı olarak ilerliyor Kenan’ın, Günsel’in ve etrafındakilerin hikayesi.

- Olayların akışı içinde sürüklenirken karakterlerin iç dünyalarını, kafalarının içinden geçenleri zihinlerinin içinden anlatıyor adeta Vedat Türkali. Bu da karakterleri en çaresiz, en karanlık, en çelişkili yanlarıyla görebilmemize kapı aralıyor.

- Bir diğer özgün yanı da Türkiye’nin 27 Mayıs’a doludizgin gittiği zamanları çoğu kez ihmal edilen dönemin yer altındaki Türkiye Komünist Partisi’nin penceresinden okuma fırsatı sunuyor olması. Sırf bu yanıyla bile döneme dair diğer romanlardan ayrılıyor Bir Gün Tek Başına.

- Hızla gelişen toplumsal olaylar içinde ufak da olsa bir yer edinmek isteyen ama gerek nicelik gerek nitelik olarak yetersiz kalan yine de yaşam belirtisi vermeye uğraşan TKP’nin örgütlenme faaliyetlerinin, fikir ayrılıklarının içine de ışık tutuluyor romanda.

- Bu arka plana uygun olarak Türkali’nin yaşamında da fikirlerine ayrı bir önem verdiği Hikmet Kıvılcımlı kitabın en belirgin karakterlerinden. Pek hoşlanmadığı Behice Boran ve Mihri Belli’ye taşlamaları da görebiliyoruz romanda, Kemal Tahir’in aykırı fikirlerinin eleştirisini de.

-SPOILER-
- Geçmişinde TKP’yle ilişkilenmiş ama bir gözaltı sırasında – muhtemelen 51 tevkifatında- poliste yediği bir tokatla çözülmüş, çözülmenin getirdiği yükü taşıyamayınca yolunu ayırmış, Cağaloğlu’nda kitapçılıkla uğraşan, evli ve bir çocuk babası orta yaşlı bir adam Kenan.

- Hayatla, özellikle de kendi hayatıyla kavgasını ertelemiş, içinde debelendiği mutsuzluğu fazla sorgulamadan yaşarken bir gün hiç hesapta yokken Günsel’le kesişiyor yolu ve hızla tutkulu bir aşka dönüşüyor bu karşılaşma.
- Çevresindeki herkesle kavgalı içten içe, bir tek Günsel’le değil gibi görünse de aslında onunla da çok barışık olmadığını ele veriyor an an. İnsanları kolayca yargılayan, mutsuzluğunun nedenlerini hep kendi dışındaki sebeplerde arayan düpedüz bencil bir adam Kenan.
- Günsel genç bir devrimci kadın. Cezaevinden de sürgünden de yolu geçmiş ağabeyi Hasan önemli bir figür onun hayatında ve onun üzerinde ilişkilendiği TKP içinde aktif mücadeleyi seçmiş. Kitap ilerledikçe olan Günsel’le olmak istediği Günsel arasındaki makas da beliriyor birden.
- Kenan’ın eşi Nermin, kendi güvenli alanını koruma derdinde olan, olayların gidişine yön verecek inisiyatifi alma iradesini gösteremeyen yoksun, hayata “aman ağzımızın tadı kaçmasın” perspektifinden bakan bir kadın. Etik kaygıları da bir kenara bırakmış bu alanını koruma uğrunda.
- Bütün roman boyunca şahsen en anlamlandıramadığım kısımlar Kenan’ın kızı Zeynep’le kurduğu (kurmadığı) ilişkiye dair. Adeta bir detay gibi Zeynep onun hayatında; ne gündelik yaşamında ne seçimlerinde etkisi olan, Kenan için adeta yok hükmünde bir karakter Zeynep.
- Rasim, Kenan’ın en samimi arkadaşı. Yüksek mevkilerde birtakım dostları olan, iş bitiriciliği yüksek, her devrin adamı Rasim. Belki de kitapta en olduğu gibi yaşayan karakter o. Kimseye hiçbir vaadi yok, hiç güven telkin etmemesi güven telkin etme gibi bir derdi olmamasından.
- Rasim’in karısı Refiş romandaki en özgün figürlerden ama bir o kadar da es geçilmiş, yeterince üzerine odaklanılmamış bir kadın. Yaşadığı dönem için marjinal, özgürlüğüne düşkün Refiş. Daha iyi tanıyabilseydik kitaptaki en ilginç kişilerden biri olabilirdi diye düşünüyor insan.
- Bütün bunların yanında Günsel’in ağabeyi Hasan, başlangıçtaki olumsuz imajı kitap ilerledikçe değişiveren Sermet, apolitik saf bir kızken ateşli bir eylemciye dönüşüveren Handan ve diğerleri Kenan’la Günsel’in fırtınalı ilişkileri boyunca görünüp kayboluyor romanda.
- Bir yanıyla sürpriz sayılabilecek, bir yanıyla da hiç de sürpriz olmayan finaliyle de insanı en başından sonuna değin düşünmeye kışkırtan; okurda usta bir anlatıcıdan kaliteli bir psikolojik / aşk / politik / dönem romanı okuma hazzı bırakan kült bir roman Bir Gün Tek Başına.

- Şu şahane detayla da yazıyı toparlamış olayım;
Ya bunu fark etmemişim. ; Hababam Sınıfı’nın terütaze edebiyat öğretmeni Vedat Türkali’nin şaheseri Bir Gün Tek Başına’yı okuyormuş. Heyt be:)



Pelikan Grubu | Pelikancılar Kimdir?
Menzil Tarikatı; Gavs Kimdir? Nasıl Çalışırlar? Mal Varlıkları Nedir?
Serkan Kurtuluş Kimdir?
Kesinleşmiş Cezanın ne kadarı Cezaevinde yatılır! (‘Cezamın yatarı ne Avgat Bey?’)
Corona Virüsü
Yeşil kod adlı; Mahmut Yıldırım Yaşıyor mu?
Türkiye’deki Cezaevi Tür ve Tipleri hakkında pratik bilgiler!
Kur’an-ı Kerim’de Bilim ile İlgili Ayetler? (‘Kur’an bilime yönlendirir!’)
Erkekler neden mesaj yazmaz? Kızlar neden mesaj atmaz?
Akp’nin Yasadışı silahlı eğitim kampları! (‘İç Savaş Hazırlığı, Görüntüler – İddialar’)
Osmanlıca Küfür
Twin Flame
Atatürk’ün dedesi kimdir? | Soy Ağacı
Dr. Mehmet Öz; Corona Virüsü
Türkiye Yunanistan Askeri Gücü Karşılaştırması
David Rockefeller, Servetinin sınırlarına yolculuk! Ve Türkiye’deki Temsilcileri!
Adolf Hitler’in Propaganda Bakanı Joseph Goebbels’in Sözleri
Şehidimiz Var; Albay Okan Altınay
Rabıta Nedir? Nasıl Yapılır?
Ölün İstiyorum Artık | Nejat İşler