Şeytan Ayrıntıda Gizlidir!

Türkiye yularını 1945-1952 yılları arasında ABD’ye kaptırmıştır!




Hanidir söyler dururum, “Türkiye yularını 1945-1952 yılları arasında ABD’ye kaptırmıştır” diye… Bu dediğimi bir bilgiselle açıklayayım.

  • Yuların nasıl kaptırılacağı anlaşmanın açıklamasından belli… Neymiş “Türkiye bağımsızlığını koruyabilmek için ABD’den yardım istemiş.”

  • Yani Türkiye “bağımsızlığını” kendi başına koruyacak durumda değil. Bu nedenle ABD’den askeri ve ekonomik yardım talep ediyor. Hale bak.
  • Anlaşmanın 2. maddesi çok daha acı. Türkiye’nin ihtiyacı olan yardımlarının tespiti için ABD Başkanı bir misyon şefi tayin edecek.
  • Bu misyon şefi Türkiye’ye gelecek, ordumuzu ve silahlarımızı inceleyecek. En mahrem alanlarımıza girip, bir rapor oluşturacak.
  • Rapora göre silah yardımı yapılacak. Ama bu silahlar tahsis amacına göre kullanılacak. ABD’nin kabul etmediği durumlarda kullanılmayacak.

  • Yanlış okumuyorsunuz… Cumhuriyet kurulalı 24 sene, Atatürk öleli sadece 9 sene olmuş. Türkiye bağımsızlığı için yardım dilenir olmuş.
  • ABD vereceği silahlar karşılığında Türk ordusunun her bilgisine ulaşacak. Üstelik bu silahlar ABD nasıl isterse öyle kullanılacak.
  • Madde 3… Türkiye hükümeti yapılan yardımlarla ilgili sürekli yayın yapacak… Yani anlaşmaya göre Amerikan propagandası şart.

  • Bakınız, Amerikan propagandasını yapma görevi onun bunun değil, HÜKÜMETİN… Hükümet “Amerikancı” olmayı imza atarak kabul ediyor.
  • Bitti mi, hayır! Madde 4… Türkiye bu silahları ABD’nin bilgisi olmadan kullanamayacak. TSK’nın kontrolü bu madde ile ABD’ye geçmiştir.

  • Savaşarak, kan dökerek, şehitler vererek kurtardığımız bu memleket, Atatürk öldükten 9 sene sonra ABD’nin hakimiyetini kabul etmiştir.
  • Yıllar sonra, 1964 senesinde Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs’ta yaşanan Türk katliamına müdahale etmek için askeri harekat kararı aldı.

  • Fakat ABD Başkanı Johnson, 1947 tarihli anlaşma gereğince verdikleri silahların kullanılmasına izin vermedi. Bunu bir mektupla bildirdi.

  • Ve Türkiye, yapılan katliamlara rağmen 1964 yılında Kıbrıs Türklerine YARDIM EDEMEDİ. Sebebi 1947 tarihli bu rezil anlaşmadır.
  • 1965 yılında, TSK’nın üst kademesinde bazı “UYANMA” belirtileri yaşanıyor. Bu yaşananlar hakkında soruşturma başlatılıyor.
  • Öte yandan İsmet İnönü, konuyu görüşmek için ABD’ye seyahate çıktı. Ama nafile, İnönü hükümeti dağıldı. 1965 yılında seçim yapıldı.
  • 1965 yılındaki seçimi ABD’de eğitim gören Süleyman Demirel farklı kazandı. Böylece yeni Amerikancı bir hükümet göreve gelmiş oldu.

  • Peki TSK’da baş gösteren “UYANMA” ne oldu? Genelkurmay bu anlaşmalar konusunda bir soruşturma başlattı. Konu incelemeye alındı.
  • Genelkurmay, yurt dışındaki Türk ateşelerine bir yazı gönderiyor. Ateşelerden diğer ülkelerdeki ABD üslerinin incelenmesi öneriliyor.
  • Fakat ABD, Türkiye’ye o kadar kuvvetli şekilde sızmış, ele geçirmiş ki… Genelkurmay’ın bu yazısı derhal CIA’nın eline geçiyor.
  • ABD istihbaratı, Genelkurmay’daki “UYANMA” belirtileri karşısında derhal atağa geçiyor ve bu gizli belgeyi Washington’a gönderiyor.

  • ABD, TSK içinde “UYANMA” belirtilerinin nasıl ortaya çıktığını, UYANMA dalgasının ardında kimlerin olduğunu tespit için harekete geçiyor

  • Bu olaydan kısa süre sonra Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel aniden rahatsızlandı. Tedavi için ABD’ye gönderildi. Komaya girip döndü.
  • Durumu iyileşmeyen Gürsel, Cumhurbaşkanlığı görevinden alındı. Bir süre sonra öldü.

Son söz, Mustafa Kemal’in…

Bu Konu, @10uncukoylu Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Konu Hakkındaki Düşünceleriniz?

Mutlaka Oku! #Bilgiseli & #Flood © 2017