Şeytan Ayrıntıda Gizlidir!

Türkiye Ekonomisi Ne Durumda? (‘Tünelin Ucunda Işık Görünmüyor!’)

Öncelikle; Ekonomi konusunda yapılan en büyük hataların başında değerlendirme yapılırken siyasi görüşlerin yoruma yön vermesi gelir. Bu sebeple yazdıklarımı okurken siyasi düşüncelerden arınarak olaya bakmaya çalışın. Düşünen, sorgulayan varlıklar olduğumuzu unutmayalım.

  • Aslında Ekonomi-Genel görünüm başlığı oldukça geniş kapsamlı bir konu, her konu hakkında ayrıca bir zincir (flood) açabiliriz ilerleyen günlerde dilerseniz. Bu sebeple genel hatlarıyla ifade etmeye çalışacağım.
  • Büyüme; İlk altı ayda sanayi üretim endeksi daralmıştı zaten. Bunlar ön sinyaldi. Tıpkı 2008 krizi öncesi olduğu gibi. Ama bu kriz farklı ilerliyor; aşama aşama. Bu yüzden daha yıkıcı ve toparlaması daha güç olacak.
  • Bankalar: Bankaların kâr rakamları giderek düşüyor ve düşmeye devam edecek. Kredi büyümesi diye bir şey kalmadı kredi daralması var. Bankalar büyük bir ikilem içindeler. Kredi kullandırmak zorundalar ama bu oranlardan kullananlara da şüphe ile yaklaşılıyor haklı olarak.
  • Sorunlu krediler yüksek seviyede ve ekonomide toparlanma olacağı varsayımı ile bunlar yapılandırılıyor. Ama görmek istemedikleri nokta şu; %7 büyüme ortamında %18 yıllık kredi maliyetini ödeyemeyenler %0-2 büyüme ortamında yıllık %35 kredi maliyetini nasıl ödeyecekler?
  • Bankaların kredi alt kırılımında en önemli iki sektör inşaat ve otomotiv. Yani can çekişen değil komaya girmiş iki sektör. Şu an ülkenin en büyük emlakçı ve oto galericileri bankalar olmuş durumda. Ve üç yıl önce dediğim gibi; Türkiye gayrimenkul çöplüğü olacak!
  • Son iki yıldır piyasayı KGF kedileri daralmadan koruyordu.Hazine ile sözleşmede takip oranı %7 ile sınırlı, yani bunun üstündeki takip oranı bankalara ait.Bu krediler genelde teminatsız.Bankalar nasılsa devlet kefil diye sorgusuz sualsiz dağıttılar bunları.Şimdi bomba kucakta!
  • Günahı çok olsa da bankalar ekonominin can damarıdır. Bankalar olmasa ekonomik büyüme asla bu seviyeleri görmezdi. Bankalar kredi hacmi olarak küçüldükçe ekonominin de küçülmesi kaçınılmaz.
  • Bütçe açığı 2008 krizine yakın seviyede (%6 üzerinde). Mevcut durumda bütçe açığını engelleyecek etkili adımlar atılmıyor. Seçim ekonomisi sebebiyle bu açık giderek artacak.
  • Haziran 2017-2018 ekonomik büyüme rakamı %5.2 olarak gerçekleşti. Sanayi üretimi ise yılın ilk yarısında 2.6 küçüldü. Bu en son 2008 krizi öncesi yaşanmıştı. Sanayi üretimi Temmuz ayı sonrasında daha da küçüldü. Şimdi tekrar büyüme rakamına bakın. Gerçekçi mi?
  • Enflasyon %25 seviyesinde ancak gerçek enflasyonun bu olmadığını alışveriş yapan herkes biliyor. Gerçek enflasyon için UFE bize fikir veriyor. O da %46 seviyesinde. Bu seviyedeki enflasyon oranı bile tek başına tüm ekonomiyi bozan bir etkendir.
  • Yüksek faiz, yüksek enflasyon, yüksek kur. Bunlarla yaşamaya alışın. Çünkü bu üçlü ya sırayla ya hep beraber artmaya devam edecek.
  • Kamu ve özel sektördeki ücret zamları reel enflasyonun altında kalacak. Genel ortalama ise açıklanan zamların bile gerisinde kalacak. Bu da hane halkının alım gücünün giderek azalacağı, hayat standardına olan düşkünlüğü sebebiyle de borçlarının giderek artacağı anlamına geliyor.
  • İç talep giderek azalacak. İnşaat ve otomotiv pazarının yanı sıra eğitim, sağlık, mobilya yüksek oranda daralan sektörler olacak. Türkiye sıcak para cenneti bittiği için günü birlik politikaların acı reçetesini Ağustos böceği misali kötü şekilde yaşayacak.
  • Hane halkı için azalan alım gücü ve firmalar açısından düşen kârlılık tasarrufları azaltacak. Bankaların ihtiyacı olan mevduat daha da değerli hale gelecek. Bu durum yüksek faize, yüksek kredi maliyetine ve sarmalın ucunda ekonomik yavaşlamaya sebep olmaya devam edecek.
  • Ekonomideki daralma devam edecek. Ara şoklar eşliğinde kademe kademe fakirleşeceğiz. Her şok durulduğunda bitti zannedeceksiniz ama daha beteri gelecek. İçinde olduğumuz dalganın farkında değil çoğu kişi.
  • Bu kriz sadece bizim değil tüm dünyanın krizi. Yangın yakın gelecekte tüm dünyayı saracak ve yeni bir dünya kurulacak. Gelişmekte olan piyasalar daha çok etkilenecek çünkü sermaye fakirliği yaşıyorlar ve yüksek teknoloji ile aralarında ciddi mesafe var.
  • Ülkemizde ticari ahlakın nasıl yerlerde süründüğünü, nasıl karaborsa meraklısı bir ticari yapımızın olduğunu her geçen gün daha iyi anlayacaksınız.Önlem alınmazsa konkordato tüm ticari aktiviteyi tehdit eder hale gelecek. (Bu konuyu ayrıca bir zincirde izah etmeyi planlıyorum)
  • İçinde bulunduğumuz kriz çok farklı, hiç görmediğimiz şekilde ilerliyor. Hızlı çöküş ve hızlı toparlanma yok. Yavaş yavaş ilerliyor. En tehlikelisi de bu. Krizin uzun süreceğinin, dipte uzun süre kalacağımızın ve toparlanmanın öyle kolay olmayacağının göstergesi bu durum.
  • Bu kriz biz ve dünya için dibe vardığında ülkemiz gayrimenkul çöplüğüne dönmüş, milli varlığı, morali, gücü kalmamış bir hâl almış olabiliriz. Ama çocuklarımız için güzel bir çağ için temel atılmış olacak. Çünkü restore etmektense sıfırdan yapmak bazen daha kolaydır.
  • İçinde bulunduğumuz duruma ne diyeceğiniz size kalmış. Tablo bu. Ve bu durumdan kısa vadede çıkamayacağız. Ben tünelin ucunda ışık olduğuna yönelik umut verebilecek ne irade ne de niyet görebiliyorum. Masal dinlemek isteyenlere söyleyecek sözüm yok onlar zaten uyumaya niyetli.

İşin maddi tarafı bu gelelim Allah’ın adaletine yani manevi değerlendirmeye. Allah’ın evrensel kuralları vardır. Ne için değerlerinizden, kutsallarınızdan vazgeçtiyseniz sonunda onu da kaybedersiniz!

 Bu Konu, Adem Soylu @AdemSoylu25 Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Güncelleme: 27 Kasım 2018 — 00:13

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mutlaka Oku! #Bilgiseli & #Flood © 2017 | Gizlilik Politikası | Tanıtım Yazıları | Pdf Kitap İndir | Yorum |