Tunceli’de ‘Üç Uzman Çavuşun Tecavüz Ettiği Kadın’ İddiası

Dersim’de mide bulandırıcı olaylar yaşanıyor ancak herkes sessiz. Yaşanılanları kentteki birebir muhataplarından edindiğim bilgiler ile bu Flood altında toplayacağım. Umarım bir duyan, gören, harekete geçen olur..

  • Dersim’de “Terörle mücadele” adı altında kentte doldurulan uzman çavuşlar, kendilerine verilen sınırsız yetki ile adeta terör saçıyor, insanlık dışı uygulamalarda bulunuyor. Bu uzman çavuşlardan biri, bir ay önce genç bir kadını evine çağırıyor.
  • Uzman çavuş, eve çağırdığı kadına “Parasıyla değil mi?” deyip evde bulunan kendileri de uzman çavuş diğer 2 arkadaşıyla birlikte olmasını istiyor. Kadın bunu kabul etmeyince her 3 uzman çavuşun tecavüzüne uğruyor.
  • Uzman çavuşlar, kadını feci şekilde darp ediyor ve kadının vücudunda kırıklar oluşuyor. Olayın duyulmaması için uzman çavuşlar, “yetkilerini” kullanıyor ve kadını Dersim yerine Elazığ’a hastaneye götürüyor.
  • Bir süre burada kalan kadın, daha sonra Dersim’e geri getiriliyor. Kadın, uzman çavuşların korunması için hastane kayıtlarına adı geçirilmeden, yatırılması gereken bölüm yerine başka bir serviste kapısı kilitli bir odada tedavi ediliyor.
  • Kadının tedavi gördüğü hastanenin 2’nci katındaki dâhiliye A-326 nolu odanın kapısına “Ziyaretçi yasaktır” yazısı asılarak, kimsenin içeriye girmesine izin verilmiyor. Kadının sağlığıyla türbanlı bir kadın ilgileniyor ve 30-35 yaşlarında 2 erkek de sık sık odaya giriyor.
  • Askeriyesinden, hastane yönetimine tüm devlet kurumlarının gizlemeye çalıştığı olay, hastanede çalışan bir temizlik görevlisinin merakıyla tüm Dersim halkı tarafından duyuluyor. Temizlik görevlisi odanın sürekli kilitli olduğunu görünce olayın peşine düşüyor ve gerçeği öğreniyor.
  • Olayın kentte duyulması ile birlikte hastaneye sivil polisler dolduruluyor ve kimsenin söz konusu odanın kapısından geçmesine dahi izin verilmiyor. Soranlara ise odada hastane müdürünün oğlunun tedavi gördüğü yalanı söyleniyor.
  • Devletin tüm kurumlarının gizlemeye çalıştığı olay, artık kentte herkes tarafından biliniyor. Dersim’de tanıdığı olan arayabilir günlerdir bilmeyen yok. Kimisi “Kadın zaten bu işi yapıyordu”, kimisi ise “Ne işi vardı askerin evinde” deyip susuyor. Kimse olayın üstüne gitmiyor.
  • Kentteki etkinlik yasağına dair Tunceli Vali Yardımcısı Selçuk Yosunkaya ile dün görüşen kentteki kurum temsilcileri, konuyu vali yardımcısına soruyor. Yosunkaya da olayın doğru olmadığını, isteyen kişinin hastaneye durumu sorup savcılığa suç duyurusunda bulunabileceğini söylüyor.
  • Tüm bunlara karşı askeri kurumların tepkisi ise, bekar asker, polis ve uzman çavuşların akşam saat 19.00’dan sonra sokağa çıkmasına yasak getirmek oluyor. Sadece bekarların tecavüz edeceğini düşünen yetkililer, söz konusu uzman çavuşlar için ise kılını kıpırdatmıyor.
  • Tüm Dersim halkının bildiği ancak anlaşılmaz bir şekilde sessiz kaldığı olay, basında yer alınca hastane, “Huzur şehrinin huzur halini bozmak isteyen bazı bölücü kişi ve örgütlerin çıkardığı iddialar asılsızdır” açıklamasıyla gazeteci ve basın kurumlarını hedef gösteriyor.
  • Söz konusu haberleri araştırmak ile görevli devlet kurumları ise durmadan gazetecileri hedef alıyor. Açıklamalara tepki gösteren Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu, “İddiaları gündeme taşımak görevimiz” dedi.
  • Kadının ise dün hastaneden çıktığı belirtiliyor. Kentte elinde bavul ile görenler olmuş. Kadının evine destek için giden kadın kurumları ise kadına bir türlü ulaşamıyor. Şimdi de askerlerin kadının başına bir şey getireceği kaygısı var.

Yazar; Nuri Akman

1
Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar
1 Yorum Konuları
0 Konu cevapları
0 Takipçiler
 
En çok tepki verilen yorum
En sıcak yorum dizisi
1 Yorum yazarları
Serkan aydin Son yorum yazarları
Serkan aydin
Ziyaretçi
Serkan aydin

Dogrulugu şüpheli saibeli bir hikaye..ne bilelim bu anlatılan olayin dogru olduğunu hikayede somut bir delil yok sadece şehir efsanesi minvalinde dedikodudan ibaret ..ortada donen cok ağır bir iddia itham ve suc isnat etme durumu var..madem mağdur olmus bir kadin var ismini niye söylemiyorlar niye desifre etmiyor ve kadının 1.agizdan beyanini basin ile paylaşmiyorlar..kadin basina bir şey gelmesinden korkuyor ise bu konunun arkasında duran kendini basin olarak goren yayincilara niye konuşmuyor ki bir suru kadin haklari savunuculari ve bu gbi olaylarda magdurun arkasinda duran destek olan ve sesini duyurucak potansiyeli olan sivil toplum kuruluslari var..bugun herkez biliyor ki tunceli halki türk askeri ve polisini giram sevmez hatta nefret eder aslinda bu türkiye devletinin tum kurumları icinde geçerlidir tunceli halkının nazarinda..tunceli devlete karsi tarihte de dönem dönem ayaklanmis isyan ve infial çıkarmistir.bunun sebebi mezhepçilik yapmalari ve kendilerine karsi haksizlik zulum ve adil olunmaması gibi bahaneleri kullanarak devlete baskaldirmalaridir.bu baglamda pkk ve dhkp-c gibi teror örgütlerini desteklemis desteklemeye de dewam etmektedir.kisaca hal böyleyken tunceli halkini devlet otoritesine karsi ayaklanmaya ihtilale baskaldiriya tesvik etmek yönlendirmek halkin kin ve nefretini ateslemek icin bu tür yalan provakatif hikayelerin soylemlerin rivayetlerin dedikodu mahiyetinde gercekmis gibi halkın arasında anlatilma ihtimali ise cok yuksektir..her anlatılan olaya gercekmis gibi inanmak ve bunu kamuoyu ile paylasmaya çalışmak gazetecilik degildir..gazetecilik elde saglam deliller kanitlar bulgular bulup bunu kamuoyu ile paylasmaktir aksi takdirde basin halki kin ve nefrete tesfik etmeye zemin hazirlayanlarin taşeronlugunu piyonlugunu yapan bir arac olacaktır.bir iftira ve yalan yuzunden bir çatışma ortami doğabilir hic bunu dusundulermi acaba..her anlatılana gercek mis gibi sorgusuz sualsiz atlamak demek ahmakligin budalaligin emeresidir..

mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Facebook video indir | Yorumlar Libros Gratis |