Seçimlerde Yeniden Oy Sayımı Nasıl Yapılır?

Seçim bitti oy sayımı bitmedi. Rakamlar, farklar, yalan-yanlış, ilgili-ilgisiz bilgiler havada uçuşuyor. Sürecin başından beri içinde olan ve 3 farklı ilçe seçim kurulunda yeniden sayımlarda bizzat görev alan biri olarak meselenin özünü anlatmak isterim. Flood geliyor, toplanın.

  • Önce biraz bilgi; İstanbul’da yerel seçimlerde toplam 31 bin 186 sandıkta oy kullanıldı. (Yerel seçim, genel seçim ve referandumlarda sandık başına seçmen sayısı farklıdır dolayısıyla her seçimde sandık adedi değişir.)
  • 31 Mart gecesi; seçimi İstanbul’da 24.000 üzeri bir farkla kazandığımızı hem kendi sistemimizde hem de YSK ekranında gördük amma velakin 1 hafta geçti hala sayılmış oyları yeniden yeniden saydırıp sonucu kabullenmeyen iktidar partisinin mızıkçılığı ile uğraşıyoruz.
  • 39 ilçemizde toplam 77 ilçe seçim kurulu var. Yapılan itirazları bu kurullardan kimi kabul etti kimi kabul etmedi. Örneğin A ilçesinde 1. Seçim Kurulu sandıklarda sadece geçersiz oyları saydırırken aynı ilçedeki 2. Seçim Kurulu oyların tamamının sayılmasını kabul etti.
  • Sadece geçersiz oyların sayılacağı yerlerde de çoğunlukla geçersiz oyların diğer oy pusulalarından ayrı olarak paketlenmiş ve mühürlenmiş olması şartı arandı, çuvaldan ayrıca paketlenmiş olarak çıkan ama mühürlenmemiş olanlar da tamamen saydırıldı.
  • Peki, fark nereden çıkıyor, geçersiz oylar nasıl geçerli çıkıyor son 1 haftada gördüklerim üzerinden anlatayım; Öncelikle her zaman olduğu gibi maddi hatalar var; tutanaklarda doğru olduğu halde sisteme hatalı giriş yapılanlar ya da tutanağa yanlış geçirilenler.
  • En büyük sorun zaten sağlıklı düzenlenmemiş tutanaklar… Gerçi içinden boş su şişesi çıkan oy çuvalı bile gördü bu gözler 🙁
  • Oy sayım dökümünün 3 aşamalı kontrolle yapılması gerekiyor. Sandık açıldığında ilk önce daha zarflar açılmadan, zarfların sayımı ve geçerli/geçersiz kontrolü yapılmalı.
  • Bu seçimde tek sarı zarf kullanıldı, sandıktan başka renk/biçimde zarf çıkarsa, zarfın üzerinde YSK filigranı, ilçe seçim kurulu mührü yoksa veya işaret anlamı taşıyan herhangi 1 yazı/şekil/imza/ilgisiz mühür/kaşe vb. varsa o zarf geçersiz sayılır, içindeki oya bakılmaz.
  • Referanduma kadar sandık kurulu mührü yoksa geçersiz sayılır kuralı da vardı ama o dönem işlerine öyle gelince seçim devam ederken kural değişikliği yapıp sandık kurulu ihmali gerekçesine sığınarak geçerli saydılar.
  • Sonrasında ilgili genelgeye “Sandık Kurulunun ihmali nedeniyle mühürlenmemiş zarf ve pusulalar geçerli sayılır.” diye eklendi ama biz Sandık Güvenliği eğitimlerinde; teslim alınan zarf ve pusulalara mutlaka sandık kurulu mührünün vurularak, sandık tutanak defterine bu işlemin yazılmasını dolayısıyla ihmal etmediklerini belgeleyerek bu bilinçli açık bırakılan kapıyı kapatmalarını söylemiştik.
  • 2. kontrol zarf açıldığında yapılır; zarfın içinden pusulalar harici bir not/mektup/kart/broşür vs çıkarsa o zarfın içindeki tüm pusulalar hesaba katılmayarak boşa gider.
  • Yine aynı seçim türüne ait pusuladan birden fazla çıkarsa sadece o seçim türüne ait oy pusulaları hesaba katılmaz diğerleri katılır. Bu 1 haftada gördük ki; geçersiz oy ile hesaba katılmayan oy kavramları da anlaşılmayarak karıştırılmış, tutanaklara doğru şekilde geçirilmemiş.
  • 3. aşamada ise pusulanın kontrolü vardır. Bu 3 aşamanın da sonuçları tutanaklara tam olarak geçirilmelidir. Kaç zarf geçersiz sayıldı, kaç pusula hesaba katılmadı ya da geçersiz sayıldı ve hangi nedenle hesaba katılmadı/geçersiz sayıldı tek tek tutanakta ilgili maddeye yazılması gerekirken tüm bunlar ne yazık ki ihmal edilmiş.
  • Oy çuvalını açtığımızda karşımıza çıkan tablodan ve tutanağa yarım yamalak yazılan verilerden hesaba katılmadığı anlaşılan ama bu durum tutanakta belirtilmemiş olduğu için geçerli sayılarak iktidar hanesine yazılan oylar,  yine mühür logoya basıldığı için fark edilmeyerek geçersiz sayılan oylar geçerli hale geldiği için sonuçlarda (anlamlı olmayan) değişiklikler oluyor.
  • Bu arada sadece AKP seçmeni değil, bir kısım CHP seçmeni de mührü logoya basmış ve CHP logo zemini siyah olduğu için bu konuda daha dezavantajlı.
  • Bu tip pusulalar önümüze geldiğinde aynı kurulda olduğum bir AKP’li “Biz hep ampule basın diyoruz ondan böyle yapıyorlar.” dedi.
  • Geçersizlik nedenlerine gelecek olursak; zarfa/pusulaya yazı yazılmış, not/mektup/broşür bırakılmış, birden çok partiye mühür basılmış ya da hiç mühür basılmamış, mühür diğer parti alanına taşmış vb.
  • Bir de bağımsız adaylar vatandaşın kafasını epeyce karıştırmış, vatandaş partiye mühür vurduktan sonra bir mühür de bağımsız adaylara vurmuş, en çok karşılaşılan geçersizlik nedeni bu diyebiliriz.
  • Pusulanın üst boş kısmına ATATÜRK yazan, ANAP yazıp altına mühür basan, 3 hilal çizen, Türkeş yazan, “Yazıcıoğlu’nun Katilleri Bulunmadan Oy Yok” yazan, “Damadı sevmiyorum” yazan, hem CHP’ye hem AKP’ye mühür basıp AKP logosundan CHP logosuna ok çizerek “Yok Sayamayız” yazan,  “Adil olun oyumuzu hakkedin liyakate dikkat torpile hayır” yazan seçmenler mutlaka oylarını geçersiz kıldıklarını da biliyordur.
  • En ilginç geçersizlik nedenlerinden birine ise zarfın içine sahte 100 Euro koyan seçmen imza attı. 🙂 Gecenin bir vakti bu zarfı açtığımızda epeyce güldük, iyi geldi, sağolsun.
  • Gördüğüm kadarıyla seçmen oy pusulası üzerinden iletişim kurmaya çabalamış. Telefonunu ve adını yazıp “Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın acil aramasını istiyorum.” diye zarfa not bırakan kişinin herhalde bir derdi var diye düşündüm.
  • Oyların tekrar tekrar sayılmasının çokça zaman, emek kaybı yarattığı, kaybettiğini kabullenemeyene de bir fayda sağlamadığı, toplumu endişelendirmekten öteye gidemediği muhakkak ama bu sürecin fayda sağladığı tek bir grup var; EYT mağdurları.
  • İlk sayımda pusulalara yazdıkları tepkileri sadece 4-5 kişilik sandık kurulları görmüş ve sesleri duyulmamıştı. Yeniden sayımlarda bu isyan artık duyuldu sanıyorum. Sayımlara eşlik eden vekiller, misal E. AB Bakanı V.Bozkır biz sayarken birden fazla EYT şerhli pusula gördü.
  • Ez cümle; benim yeniden sayımlarına nezaret ettiğim pusulalardan edindiğim kanaat; AKP seçmeni mutsuz, hayal kırıklığına uğramış, derdini anlatacak kimse de bulamamış çareyi içini sandığa dökmekte bulmuş….
  • AKP’liler bu sayımlarla sonucun değişmeyeceğini gayet iyi biliyor, yapılan bir oyalama ve psikolojik savaş. Örneğin; yanımızdan geçen 1 AKP meclis üyesi yanımda oturan AKP’li üyeye nasıl gidiyor diye sordu, kadın birşey yok dedi ve aldığı cevap; “Ne demek yok, sorun çıkar o zaman!” ve bunu hepimizin duyacağı şekilde gizleme gereği duymadan söyledi.
  • Bütün masalarda eşit sayıda AKP’li ve CHP’li üye var, seçim kurulu memuru başkanlığında çalışılıyor. İhtilaf çıkarsa o oy hakime soruluyor.
  • Hakimler, memurlar, polisler hepsi çok tedirgin. Özellikle hakim ve memurlar sürekli tarafsız olduklarını söyleme ihtiyacı duyuyor. Tartışmalı konu anlatılacağı zaman “lütfen parti adı vermeden anlatın” diyorlar.
  • Birden fazla ilçede, birden fazla kurulda, çokça farklı ekiple çalıştım ve bu süreçte vicdanlı, hak yemek istemeyen, mahcubiyet hisseden AKP’liler de tanıdım. Genellemeleri doğru bulmam ama gençleri daha çok agresif diyebilirim.
  • Sandık yeniden sayıldığında çıkan sonuçtan mutlu olmayıp, bu sandık başkanlarının adını alın, sorguya çekelim diyeni de gördüm!
  • Ve tabi sandık başkanlarının da bilinçli olarak tecrübesizlerden seçildiğini düşündüğümü söylemezsem olmaz. Seçim günü panikten ağlamaya başlayıp işini yapamayan gencecik bir sandık başkanına denk geldim, sakinleştirdim yardımcı oldum. ama AKP okul sorumlusu her sınıfa girip “bitmedi mi” dediğinde kızcağız yeniden ağlamaya başlıyordu, belli ki onu mülki amir sanıyor ve korkuyor.
  • Son olarak; kağıt kesiği çok acıtıyor, ama olsun ellerim nasılsa çabucak iyileşir, #31Mart Türkiye için bir milat, memleketin iklimi değişti, ümitvar olunuz.

Kaynak; Twitter, Derya ŞENTÜRK @deryasenturk

Güncelleme: 10 Nisan 2019 — 01:57

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir