S400 Anlaşması

S-400 ANLAŞMASI İLE İNGİLTERE’YE ATILAN İMZA… Malumunuz özellikle Suriye’de yaşanan gelişmeler sonrası, Suriye güçleri üzerinden aslında Rusya ile karşı karşıya geldik… Rusya bölgede hava sahasını bize kapattı, yetmedi askeri konvoyumuzun görüntülerini yayınlayıp “mesaj” verdi.

  • Tabii böyle olunca hali ile ilişkiler gerildi,daha düne kadar “Bak ABD karşısında ne de muhteşem bir ittifak kurduk Rusya ile,S-400’ü de alıp ABD’ye şamar attık” diyen ümmet bir anda nereye döneceğini şaşırdı…
  • Bu şaşkınlık hali ve toz duman arasında Rusya’dan aldığımız ve bizim “ortaklığın simgesi”,Rusya’nın ise “sıradan ve karlı ticari” anlaşmadan ötesi olarak nitelemediği S-400’ler konusu yeniden tartışmaya açıldı…
  • E öyle ya ABD’nin tek taraflı silah satışından kurtulmak için almıştık S-400’ü.Rusya hava sahasını Suriye’de bize kapatıp S serisi füzeleri de kilitleyince düşman unsurlara tartışma kaçınılmaz oldu…
  • İşte bu S-400 meselesinin en hararetle tartışıldığı günlerde anlaşmaya imza atılırken Rusya ile 18 Temmuz 2019 günü biz neler yazmıştık.Eskiden beri takipte olan dostlar biliyor,bazısı unuttu,yeni takibe başlamış olan dostlar ise hiç bilmiyor…O nedenle tekrar yazalım istedik.
  • “Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür” diye boşuna dememişler…O nedenle hafıza tazelemek iyidir.Bu kadar peşrev yeter,sizler hazırsanız biz de hazırız…İşte başlıyoruz,çayı,kahveyi kapan gelsin…
  • Ha tabii bu arada flooda başlamadan S-400 anlaşması ile F-35 programından çıkartıldığımızı ve NATO Genel Sekreteri Soltenberg’in o dönem “Türkiye NATO için S-400’lerden daha fazlasıdır” açıklamasını,
  • Rus Savunma Bakanlığı üst düzey yetkililerinin ise S-400’ün teslimatının hemen arkasından Türkiye’ye başka gelişmiş silahlar da verebileceklerini beyan eden açıklamalarını ve yine Rusya’nın “Türkiye’ye SU-57 uçaklarını verebiliriz” açıklamalarını hatırlatmamız lazım.
  • Yazımızın hemen başında bundan 1,5 yıl önce yazmaya başladığımız ve konu üzerine pek çok flood yaptığımız üzere 2000’lerin başından itibaren ABD ile İngiltere arasında bir küresel nüfuz savaşı yaşandığını,
  • Türkiye’nin de bu “nüfuz savaşı alanlarının” en önemlilerinden bir tanesi haline son 5 yılda geldiğini ve bu savaşın dozunun giderek artarak devam edeceği yönündeki temel tespitimizi hatırlatarak başlayalım ki bundan sonra yazacaklarımız neticede çok daha anlam ifade etsin.
  • Tarih yaprakları 29 Aralık 2017’yi gösterdiğinde ajanslara düşen bir haber ile Türkiye ile Rusya arasında S-400’lerin alımı için nihai anlaşmanın imzalandığı duyuruldu.
  • Aradan sadece 1 hafta geçmişti ve bu kez tarih yaprakları 6 Ocak 2018’i göstermekteydi. Türkiye bir “stratejik” anlaşmaya daha imza atıyordu.
  • Bu kez atılan imza Fransa-İtalya ortak yapımı EUROSAM hava savunma sistemleri anlaşmasıydı. Bu EUROSAM SAMP-T hava/ füze savunma sistemine tekrar geleceğiz bir yere not edin…
  • Şimdi gelelim günümze tekrar… S-400’lerin alımı sonrası Türkiye’nin F-35 programından çıkarılacağı da, Rusya’nın bu “krizi” fırsata çevirmek isteyip Türkiye’ye F-35’in muadili SU-57 satmayı teklif edeceği de belliydi.
  • Rusya böylece Türkiye’ye S-400 sonrası SU-57 uçaklarını da satarsa hem çok ciddi para kazanacak hem de S-400’ler ile birlikte SU-57’leri de verdiği Türkiye’nin hava savunma sistemleri konumunda askeri nüfuz alanı kurmuş olacak ve bunu bir adım daha ileriye götürerek Türkiye’yi tamamen kendi yörüngesine bağlı hale getirmek için de çok önemli bir alan kazanmış olacaktı.
  • Peki 17 Temmuz 2019 tarihinde ne olmuştu? Bu tarihte haber ajanslarına bir haber düştü.
  • Bu habere göre Dünya’ca ünlü yatırım fonu Black Stone Türk Hava Yolları’ndaki payını %5.06’ya çıkardı…

  • Her şeyden önce Dünya’da askeri havacılığın gelişimi aynı zamanda sivil havacılığın gelişimini de tetikler zira askeri havacılık teknolojisi kullanılan teknolojinin en üst seviyesini bünyesinde barındırmaktadır.
  • İşte tam da buna bağlı olarak bir ülkede “Havacılık” dediğiniz konu da aslında sivil ve askeri havacılık olarak bütünsel olarak ele alınan bir kavramdır.
  • Bakmayın siz bizim memlekette THY gibi bir kurumun “Kartal İmam Hatip Anadolu Lisesi” mezunlarının arka bahçesine döndüğüne.Dünya’da işinde üst düzey uzman olmayan kimseyi havacılık sektörünün yakınından geçirmezler…
  • -Devam edelim biz…“Yahu arkadaş hadi orasını anladık da adamlar geliyor THY’de hisse arttırıyor, ne alaka S-400 ile F-35 ile” derseniz sakın demeyin zira kazın ayağı öyle değil efendim…
  • Şimdi bu bizim THY’nda hissesini arttıran Black Rock şirketine isterseniz biraz daha dikkatli bakalım isterseniz.
  • fendim bu Black Rock şirketi aslında 1988 yılında küresel çapta bir dev olan New York merkezli Blackstone Group bünyesinde kuruldu…Efenim kağıt üzerinde bu Blackstone Group’un kurucusu Laurence D.Fink…
  • “Peki bu kadar büyük çaplı bir şirketin kuruluş sermayesi nereden geliyor acaba?” derseniz RIT Capital Partners PLC. İsimli şirkete bakmanız gerekecek.Zira bu şirket Dünya’nın en büyük “Risk ve fon yönetimi” şirketlerinden bir tanesi.
  • Peki kimindir bu RIT Capital Partners PLC? Bu güzide şirketimizin Yönetim Kurulu Başkanı Yönetim kurulu başkanı Lord Jacob Rothschild.
  • İşte aynı Lord Jacop Rothschild’i nerede görmekteyiz? Kendisi işte az önce bahsettiğimiz Blackstone Grop’un Danışma Kurulu Başkanı!
  • Şimdi efendim hatırlayın S-400 konusunda en fazla kafalarda soru işareti bırakan konu neydi? S-400’lerin radar sistemlerinin NATO ile entegre çalışmayacağı konusu…
  • Peki bu radarlar noktasında en önemli ve teknolojik teknolojilerden bir tanesi nedir? “YARI İLETKEN” TEKNOLOJİSİ…
  • Peki bu teknolojinin patenti kimdedir?İşte Blackstone ve Blackstone DANIŞMA KURULU BAŞKANI olarak “perde arasından” şirketi kontrolü ederken karşımıza çıkan isim:Baron Jacop Rothschild’de!

  • Devam edelim… Aradan çok geçmeden 4 yıl sonra Rothschild’in Balackstone Group’unda “maaşlı üst düzey eleman” olarak çalışan Larry Fink, Ralph Schlosstein ve Keith Anderson’u şirketten ayrılıp bizim THY’nin %5.06’sını satın alan “BLACK ROCK” şirketini kuruyor.
  • Ama şirketin adını dahi ayrıldıkları BLACKSTONE GROUP’un CEO’luğunu yapan Steve Schwarzman kuruyor… İsim benzerliği de çok tesedüfi tabii…
  • Tesadüf bunlar hep tabii…
  • Bu Black Rock’un Yönetimine baktığınızda da zaten Fabrizio Freda’yı görüyoruz örneğin…Kimdir kendisi ESTEE LAUDER’in Başkan ve İcra Kurulu Başkanı… Peki ESTEE LAUDER’in yönetim kurulunda kimi görüyoruz? Lynn Forester Rothschild…
  • Başka mesela bu Black Rock’un yönetim kurulunda Charles Robins var ki kendisi CISCO’nun Başkan ve İcra Kurulu Başkanı…Bu küresel dev CISCO’nun mali işlerinin başında kim var? Paige Rothschild.
  • -Yönetimde Murry J.Geber var mesela…Kensisi Dick Cheney’in Halliburton şirketinin Yönetim Kurulu üyesi. Bu Halliburton şirketi ise Golan tepeleri yakınında petrol arayan Geny Enerji şirketinde Nathaniel Rothschild ile ortak…
  • Yine yönetimde bulunan bir başka isim Mark Wilson… Kimdir kendisi? Rothschild Ailesi’ne ait küresel sigorta devi AVIVA’nın eski başkanı
  • Efendim liste böyle uzayıp gidiyor. Bu arada bu Rothschild “kontrollü” Black Rock’unun Halkbank ve Emlak Konut GYO’dan özellikle 17/25 Aralık süreci sonrasında “dip yapan” hisseleri alarak şu an 2 kurumda da devletten sonra en büyük 2. Hisseye sahip olduğunu ekleyelim…
  • Peki S-400 alımı sonrasında Türkiye’nin F-35 programından çıkartılacağı bağıra bağıra gelen gerçekse Türkiye’nin buna bir alternatifi olmalıydı değil mi?
  • Ya da Türkiye’ye bir “ALTERNATİF SUNULMALI”…Hatırlayın Rusya elinde SU-57 çantası ile kapıyı çaldı bile…
  • Öncelikle Türkiye’nin kendi “Milli Uçak Projesine” yakından bakmamız gerekecek o zaman yani F-35’ler gibi “5.NESİL SAVAŞ UÇAĞI” olarak hayata geçirilmesi planlanan ve üzerinde çalışılan TF-X projesine…
  • Bu projede Türkiye kiminle ortak? BAE Sytems ile… Peki BAE Sytems kimin firması? Bu firma bizatihi İngiliz Hükümetinin firmasıdır.Zira yapılan bir zoraki “kamulaştırma” ile doğmuştur.
  • 30 Kasım 1999’da İngiliz Havacılık ve Uzay (BAe) ile Marconi Elektronik Sistemler (MES) arasındaki 7,7 milyar £ değerinde birleşme gerçekleştirilerek BAE Sytems kurulmuştur.
  • Bu devasa firma ne yapar efendim? Savaş uçağından, gemiye,gemiden elektronik istihbarat sistemlerine,sivil havacılık alanında ticari uçak yapımına kadar uzanan bir alanda faaliyet gösteren devasa bir şirketten bahsediyoruz.
  • Bu şirket kurulurken İngiliz devleti şirkette bir “ALTIN HİSSE” almıştır.
  • Bu altın hisse şirketin ana sözlemesinin İngiliz hükümetinin izni olmadan değiştirilememesini garanti eder.Nedir bu önemli maddeler? Hiçbir yabancı şahıs yahut grubun şirketin %15’inden fazlasını elinde tutulamaması şartını Ana Sözleşmeye getiren maddedir.
  • Peki savaş uçağı mı yapar sadece BAE Systems?Hayır tabii ki… Kısa süre öncesine kadar THY’ye ait 339 uçağın %50’sini satan AİRBUS firmasının %20 hissesi işe bu BAE Systems şirketine aitti.
  • Hani ünlü Concorde uçakları vardır ya hep “Fransızların” diye bilinir…İşte o Concorde uçakları sadece Fransızların değildir zira o uçakların ortak üreticisi de bu İngiliz BAE Systems’dir.
  • eki “stratejik” bir karar alarak AİRBUS hisselerini AİRBUS GRUBU’na devreden BAE Systems’in bu devir işlemlerindeki sürecini ekspertizlikten,pazarlıklara tamamen kim yönetmiştir dersiniz?
  • Hani bizim THY’yi satın alan Black Stone’un “perde arkasındaki”sahibi Rothschild Ailesi…
  • Tabii ki Black Rock’un arkasındaki güç olan ve baron Jacop Rothschild’in RIT Capital Partners PLC.’ın “kardeş şirketi” Rothschild Yatırım Bankası kanalı ile gerçekleşmiştir bu AİRBUS GROUP’a devir işlemi…
  • Ama Fransa da Rothschild Ailesi’nin etkisini “partisi bile olmayan” 3 yıllık bakanlık tecrübesi sonrası, Macron’u nasıl iktidara taşıdıkları hatırlanacak olursa çok daha mümkün olurken olay “BİR CEPTEN ALIP DİĞERİNE KOYMA” olayıdır demek de hiç yersiz olmayacaktır.
  • Bu KRİPTEKS E-DERGİ’nin ilk sayısında bundan 12 ay önce “21.yüzyılın en büyük siyasi pojesi” olarak tanımladığımız Macron’u ve iktidara geliş sürecini abonelerimiz kapak dosyası olarak tüm detayları ile okumuşlardı…
  • Peki efendim Türkiye’de Türk Telekom özelleşmesi,AYCELL ARIA birleşmesi, TELSİM’in satışı,Çolakoğlu Ailesi’nin Garanti Bankası’na ortak olması süreçlerinde danışman kimdi dersiniz? Yine bu ROTHSCHİLD YATIRIM BANKASI…
  • Bu ROTHSCHİLD YATIRIM BANKASI Türkiye şubeleri ile sadece 2006-2008 arası 15 milyar dolarlık özelleştirme,birleşme v.s işleminde “aracı ve danışman” olmuşlardır.
  • O yıllarda AKP hükümetinin “kara kutusu” olan Cüneyt Zapsu kimdir peki? Rothschild Ailesi’nin Barclays Bank’ının “Kıdemli Danışmanı”, Abdullah Gül’e savaş gemisinde İngiliz nişanı takan Kraliçe’nin yanındaki 3 kişiden birisi…
  • aynı Zapsu’nun bugünlerde ise Babacan-Gül ekibinin yeni parti çalışmalarına destek verdiği için sahalara döndüğü Anlara kulislerinde konuşuluyor…Tabii bunlar hep tesadüf.
  • Şimdi şöyle bir bakalım isterseniz parçaları yerli yerine koyarak… Türkiye’nin “Milli Uçak Projesindeki” ortağı BAE Systems’in perde arkasındaki “destekçisi” Rothschild Ailesi…
  • Yine Rothschild’in Black Rock firması THY’de hissesini %5.06’ya çıkartmış durumda. Bu BAE Systems aynı zamanda Concorde gibi bir efsane üretmiş…İlerleyen dönemde THY’de İngiliz menşeli yahut İngiliz Türk ortak yapımı uçaklar görürsek şaşırmayın…
  • Yine bu Black Rock firması eli ile Rothschild Ailesi, yani Rothschild Ailesi’ni “temsil eden” –Bakın “temsil ettiği” demiyorum “temsil eden” diyorum-İngiltere Halk Bankası’nın ve Emlak GYO’nun en büyük 2. Hissedarı konumuna gelerek finans sektörüne de elini atmış…
  • Biz Rusya’dan S-400’leri aldık ama ABD ile kriz derinleşmesin diye de ne yapacağız ABD’den de PATRİOT füzelerini alacağız ki bunun sinyalleri çok daha net biçimde S-400’lerin teslimatı başladığı an Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar tarafından yapılan açıklama ile verildi…
  • Öte yandan bu Patriot alımı şu an kriz derinleşmesin diye değil Suriye’de karşı karşıya geldiğimiz Rusya karşımızda ABD İLE YAKINLAŞMA ZORUNLULUĞU nedeni ile artık çok daha yakın bir olasılık olarak gözükmekte.
  • Ayrıca buna Ankara ziyaret eden James Jeffrey’in “Başımız sağolsun” şeklindeki TÜRKÇE mesajını ve Türkiye’yi Rusya’nın yanından tekrar ABD/NATO çizgisine çekme temalı açıklamalarını da ekleyiverin…
  • Hatırlarsanız yazımızın başında sizlere “BURAYA DÖNECEĞİZ” diyerek Türkiye’nin yaptığı EUROSAM hava savunma füzesi anlaşmasını hatırlatmıştım. Türkiye bu anlaşmaya göre üretimde de ortak olacak sistemde.Kimler ile Fransa-İtalya ile…
  • Peki EUROSAM SAMP-T füzeleri 1995’te ilk kez Fransa-İtalya işbirliği ile ateşlenirken bunu finanse eden de Rothschild Ailesi’nin ROTHSCHİLD YATIRIM BANKASI’nın Fransa kolu olduğunu, daha sonra Fransa kolu ile İngiltere kolunun birleşerek Rothschild&CO. Adını aldığını söylesek!
  • İşte o Patriotlar “şimdilik” alınacak dememizin asıl sebebi bu.Zira zaten modern bir sistem olmayan olmayan PATRİOT’lar yerine Türkiye görünen o ki üretiminde ortaklık yapacağı EUROSAM sistemine doğru kayarak orta vadede PATRİOT sistemini devre dışı bırakmaya yönelecek
  • NOT:Bizim bu satırları yazdığımız 18 Temmuz 2019 tarihinden sadece 1 gün sonra, daha yazının mürekkebi kurumadan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun EURO-SAM sistemi ile ilgili Türkiye’nin atacağı adımlar ile ilgili açıklaması gelmişti. İsteyen Google’dan bulabilir…
  • Peki sizi 2011 yılına götürelim şimdi… İngiliz Kraliyet Donanmasının o dönem kendi sınıfında oldukça iyi fırkayetn modelleri olan TİP26 Fırkateynleri için Türkiye’ye bir ortaklık teklifi geldi… Teklif şu maddeleri içeriyordu:
  • Türkiye’nin TF-2000 hava savunma firkateyni projesi kapsamında Tip 26 üzerinde şekillenmiş bir sistem ile 1. Risk paylaşımı 2. Ortak tekne tasarımı (common hull), özgün ihtiyaca göre şekillendirilmiş silah / sensör donanımı, 3. Nihaî tasarımın birlikte şekillendirilmesi
  • KAYNAK: siyahgribeyaz.com-ARDA MEVLÜTOĞLU-26 Mayıs 2011-BAE Systems’in Türkiye’ye Tip 26 Teklifi başlıklı makale…
  • Teklifi getirenler “İngiliz hükümetinin tam desteği arkamızda” kısmına özel vurgu yapıyorlardı.
  • Zira teklifi sunan ve TİP 26 Fırkateynlerini üreten , Türkiye olarak bizim milli savaş uçağı projesindeki ortağımız olan,arkasındaki güç de Rothschild Ailesi olan İngiliz devi BEA SYSTEMS firmasıydı!
  • Uçak ve hava savunma sistemleri konusunda bize “el atan” İngiltere o çengeli sizce deniz kuvvetleri için atmaz mı ve o teklif yeniden raftan indirilip bize “revize” edilmiş hali ile sunulmaz mı?
  • Bizce sunulur zira Deniz Kuvvetleri silah bakımından en “MİLLİ” olduğumuz kuvvet ordu içerisinde az sayıda ABD,ALMANYA VE HOLLANDA gemisi dışında gemilerimiz kendi tersanelerimizden çıkmakta…
  • Sivil ve askeri havacılığınıza,kamu bankalarınıza,yüksek irtifa hava savunma sistemlerinize “El atan” İngiltere çok uzun olmayan bir vadede Deniz Kuvvetleri için de kapıyı çalacaktır.
  • Tekrar dönelim hava kuvvetlerine…Şimdi ne demiştik? ABD’nin bizi F-35 programından çıkarması ile birlikte Ruslar ellerinde “F-35’in muadili SU-57 verelim” teklifi ile “aportta” bekliyordu…
  • Şimdi efendim tabii bu noktada F-35 ve SU-57’nin temel özelliğine bakmak lazım…Nedir o? “5.Nesil Savaş Uçağı” olması… Bu uçakları Dünya’da kim üretebiliyor? ABD,Rusya,Çin,Hindistan…Japonya ise 5.Nesil Savaş uçağı projesini askıya aldı.
  • Bu uçaklardan ABD’nin F-35’i ve F-22 Raptor’u ile Rusya’nın SU-57’si tam olarak “4.NESİL SAVAŞ UÇAĞI” olarak kabul görmekte.Ancak Hindistan’ın ürettiği LCA TEJAS güvenlik sıkıntıları,
  • Çin’in ürettiği J-20 Chengdu ve J-31 Shenyang modeli uçaklar radarda gerekenden fazla iz bıraktığı için bu noktada hala “TARTIŞMALI”
  • Şimdi Türkiye’nin İngiliz BEA Systems ile ortaklaşa üzerinde çalıştığı 5.NESİL SAVAŞ UÇAĞI projesi olan TF-X’in ilk uçuşunun 2023’te olması planlanıyordu lakin bu sürenin biraz daha uzayacağı da görülmekte.
  • Ama Türkiye’nin ABD ile ilişkiler bu haldeyken yani bir küs bir barışık ne olacağı belli olmayan bir durumdayken, yenilemesi gereken ve hava kuvvetlerinin ana omurgasını oluşturan 4.NESİL SAVAŞ UÇAĞI olan F-16’lar
  • İşte Avrupa’da bizim yenilememiz gereken F-16’ların karşılığı olarak geliştirilen 4.NESİL UÇAK ise EUROFİGHTER TYPHOON…
  • Bu uçak ana öncüsü İngiltere olmak üzere –ki sistemin çıkış aşaması felsefi olarak İngiliz Tornado serisidir yani bombalama,keşif v.s den ziyade öncelikli olarak havada karşılıklı düşman uçaklara kurulan üstünlük-Almanya-Fransa ve İspanya 4’lüsü tarafından geliştirilmiştir.
  • Peki bu EUROFİGHTER TYPHOON’un tabiri yerindeyse üretimi aşamasındaki “ANA OMURGASI” hangi firmadır? Bingo!Tabii ki bizim 5.NESİL UÇAK PROJESİ’ndeki ortağımız olan BEA SYSTEMS!
  • NOT:Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun “F-35 olmazsa Eurofighter olur” açıklamasını da hatırlatalım :))) Baya öngörülü yazmışız…:))
  • Eurofighter Projesindeki BeA Systems rolünü de not edelim…
  • Yazımızın en başında boşa söylemedik “Türkiye üzerinde ABD-İNGİLİZ nüfuz savaşı yaşanıyor” diye temel tespit olarak…
  • Şimdi bu yukarıda yazdıklarımıza EXETER çıkışlı,İngiliz Kraliyet nişanlı Abdullah Gül,BİLDERBERG’ci ve İngiliz Milletler Cemiyeti’nin 20 kişilik “Elit İnsanlar Konseyi” üyesi Babacan’ın kurguladığı
  • “Londra rüzgarlı” siyasal hareketi ve çıkış zamanlamasını da yukarıda anlattıklarım ile birleştirin…Oraya Abdullah Gül’ün “Gezi ile gurur duymasını” ve yeniden bizlere hatırlatarak gözlerimizi yaşartmasını da ekleyiverin…
  • Bunların üzerine Koç Grubu’nun Savunma Sanayii’ndeki en önemli oyunculardan birisi olduğunu, KOÇ GRUBU Savunma Grubu’nun başındaki Ali Koç’un İngiliz Chatham House’un Mütevelli Heyet üyesi olup,KOÇ HOLDİNG’in Chatham House’nin Türkiye’deki “Kurumsal Ortağı” oluşunu da…
  • Bununla da yetinmeyin tank palet fabrikasının verildiği “Erdoğan aşığı” Ethem Sancak’ın ortağının Katar Ordusu oluşunu ve Katar’ın “Klasik İngiliz nüfuz alanı” içerisinde yer alan İngiltere’nin arka bahçesi olduğu gerçeğini de ekleyerek puzzle parçalarını tamamlayın
  • Bu floodu ilk yazdığım 18 Temmuz 2019’da da dediğim sözlerin arkasındayım. Ne demiştik?”Şahsen bana görünen tablo Türkiye Rusya’dan S-400’ü alırken F-35’i alamayacağını biliyordu. Ama şu anda SU-57 alarak hava kuvvetlerini tamamen Rus nüfuzuna sokmak da işimize gelmeyecektir”
  • DEVLET AKLI burada 5.NESİL SAVAŞ UÇAĞI üretilene kadar Avrupa’da İngiltere öncülüğündeki EUROFİGHTER TAYPHOON uçakları ile öncelikle 4.NESİL UÇAK modernizasyonunu,
  • Daha sonra da EUROSAM SAMP-T hava savunma sistemi ile Patriot’u devre dışı bırakıp ABD mahkumiyetini minimize etmek ama Rusların S-400’üne de tam mahkum olmayarak bu noktada da bir dengeleme stratejisi izleyecek.
  • Burada EUROSAM SAMP-T sisteminin yapım sürecine bizim de dahil olacak olmamız kritik nokta.Kaldı ki 18 Temmuz 2019’da NATO Genel Sekreteri Türkiye’nin EUROSAM savunma sistemlerini almak için görüşmeler yaptığına da açıklamasının satır aralarında ince bir gönderme yaptı.
  • Dostlar İngiltere’nin hamleleri ortada…ABD ile nüfuz mücadelesinde Türkiye’nin tam manası ile askeri alanda Rusya’ya da teslim olmak istemeyeceğini görerek sahaya sürdüğü siyasal aktörler yanı sıra sivil-askeri havacılık,finans alanlarından Türkiye’yi çembere almaya çalışıyor
  • Burada asıl kritik soru şu: Türkiye F-35 programından çıkarıldıktan sonra kendi uçak projesini hayata geçirene kadar işi İngiltere ile “dengeleyecek” mi? Yoksa ABD nüfuz alanından çıkıp,İngiliz nüfuz alanına kendisini “Teslim” mi edecek?
  • Şu an gözüken; S-400’ün ortadaki bu ilişkiler ağı ve ABD ile ilişkilerin bu şekilde sürmesi halinde ile bizi Rusya’dan çok İngiltere’ye doğru iteceğidir.
  • O nedenle de S-400’lere atılan imza potansiyel olarak aslında orta ve uzun vadede İNGİLTERE NÜFUZ ALANINA teslim olma tehlikesini beraberinde taşıyan bir imzadır.
  • Bu saate kadar bizimle birlikte olup bizi okuyan yahut daha sonra okuyacak tüm dostlara bin selam olsun derken floodumuzu klasikleştiği şekli ile bitiriyoruz:”Takdirleriniz beğenilere,beğenileriniz RT’lere yolculuk etsin”

Yazar; Celal Eren Çelik

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Video İndir | Yorumlar Libros Gratis | Free pdf download |
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x