Osmanlı’da Faiz Var Mıydı? (‘Faizin Tarihsel Gelişimi’)

Söz verdiğim #flood; Size etraflıca faizi ve osmanlıdaki yani sözde bir islam devletindeki yerini anlatayım. Hem de tarihler resmi belgeler vs boğucu içerikler olmadan. Tamamen kolay anlaşılır biçimde dünyanın bu günkü halini neye borçluyuz anlayın.

  • Faiz ne enteresan bişey öyle değil mi? Borç bulamayanın yakasına yapışır bir şeytan ve “gel beni al bak ordayım uzansan dokunacağın bir sms mesafesindeyim” der. Peki bütün dünyanın seyrini değiştiren tüm sistemi bocalayan bu sistem ilk kimin aklına geldi? DİN ADAMLARININ!
  • Faizi ilk sistemli alıp verenler yahudi din adamlarıydılar. Faiz yahudilikte de haramdır. Hristiyanlıkta da haramdır. Onların Büyük mabedleri vardı. İçlerinde bir hayat dönüyordu. Hahamlar mabedde yaşıyorlar ve giderlerini mabedden karşılayıp maaş alıyorlardı.
  • Aslında yapılan bağışlar herkesi doyurabilirdi. Mabede gelenlere verilen yemekler vesaire herkesi! Ama hahamlar bunla yetinmediler. Bu bağışlarla iş yapmak istediler ki hepsi zenginliklerine zenginlik katsın. Ama ömürleri tapınakta geçmiş adam ne anlar ki işten?
  • Tabii ki toplanan bunca bol parayı faizle borç vermeye yöneldiler. Bir şer’i hile lazım. Çünkü faiz haram. Onlar da dediler ki: Tevrat sadece yahudiler için bağlayıcıdır. Biz faizi sadece onlara veririz. Fetvayı vermiş oldular. Bunu yapanlar büyük süleyman mabedindeki hahamlar.
  • Ama dinlerini oyuncak etmeye alışan bu kişiler hızlarını alamaz oldular. Çünkü musevi olmayan kişiler borcu alıp sonra ödeyemeyince ben musevi oldum diyip borçtan muaf olmaya başladılar. E tabi sen şeytansın da onlar aşağı mı?
  • Bu sefer de dediler ki: sadece Annesi yahudi soyundan gelen biri yahudi olabilir. Dini isterse musevi olsun. Irkı da yahudi olmak zorunda! Şöyle düşünün “Müslüman olmanız yetmez aynı zamanda arap olmanız da gerekir” derseler siz ne dersiniz? İşte ozaman kimse bişey demedi.
  • Çünkü bu kadar rahat at koşturmalarının sebebi büyük yahudi kralına yarayacak fetvalar veriyor olmalarıydı. Hükümdar tapınağı istediği gibi kullanıyordu ve onların bu işlerine göz yumuyordu. Onun istemediği biri varsa tapınak tekfir ediyordu kral öldürme hakkı elde ediyordu.
  • Din adamlarının devletlere satılması her dönemde vardı. Para işin içine girdiği anda iman uçaaar gider. Genişletici fetvalar verirsiniz. Ev için kredi çekeceksinizdir hoca hoca gezip bir tane olsun “çek” diyen hoca ararsınız. “Ama Katılım bankasından çek” Mide bulandırıcı.
  • Osmanlıdaki sistem de bununla birebir aynıdır. Bir padişah vardır bir de diyanet işleri yani şeyhülislam. Baya maaşlı memur olarak bir din adamı. Maaşını senin verdiğin bir adamın senin aleyhine fetva vermesi beklenebilir miydi? İmam Azam kadılığı reddettiği için öldürülmüştü..
  • Bu yahudiler avrupada bankerlik yapıyorlardı. İngiltere İspanya Portekiz vs ülkelere borç verecek konumdalardı. Fatih Avrupa’da gördüğü bu sistemi Osmanlı’ya getirmek istedi. Ve bununla alakalı şeyhülislam ibni Kemal’den kılıfına uydurmasını emretti.
  • İbni Kemal’de para vakıfları hakkında bir risale yazdı. Para vakıfları yani bankalar. Faiz kelimesini kullanmadan faizli bankacılık nasıl yaparız temalı bir çalışma yaptı. Fatih hayır işleyen vakıfları güçlendireyim derken bir harama yol vererek tüm hayrı ortadan kaldırmıştı!
  • Bu sistem şöyle; Vakıftan 10 altın borç alacaksınız. Vakıf tamam diyor. Ama benden şu kitabı satınalırsan! 3 altına kitabı satıyor. Diyor ki bana bu 3 altını ve borç aldığın 10 altını şu kadar ayda öde! Adam aldığı kitabı da vakfa bağışlıyor. Ve borç oldu sana 13 altın!
  • Tabii buna bir sürü alim muhalefet edince ibni kemal ekliyor “kim para vakıfları haramdır derse kafirdir katli vacibdir” Buyur bakalım. Artık ses eden de çıkmıyor!
  • İlk başta yetimlere bakan acizlere yardım eden vakıflar da bu faiz serbestliği getirilince başka bir şeye evriliveriyorlar! Lale koruma vakfı Hava teneffüs vakfı(insanların bir yalı bahçesinde hava alması için kurulmuş vakıf) Süt anne bulma vakfı; Daha bir sürü ucube vakıf!
  • Bu konu daha sonra Kanuni döneminde bu hali almış olmasına ve sadece faizli banka işlevi görmesine rağmen tekrar gündem olunca padişah ebussuud’a soruyor. Ebussuud da sistemi değiştirmek zorlu olur diyerek para vakıflarının helal olduğu fetvasını veriyor.
  • Ve tabii parası altın ve gümüş olan osmanlıda o döneme gelinceye kadar %1 bile enflasyon olmadı. 100 yıl önce buğdayın okkası 10 akçe ise 100 yıl sonra da 10 akçe idi. Yani ortada bir enflasyon bile yoktu. Fakat faiz gelince ufak ufak artışlar meydana çıkmaya başladı.
  • İşte insanlar dinlerini böyle üç kuruşa sata sata yahudileşiyorlardı. Tabii bu iş burda kaldı mı? Hayır osmanlı son dönemlerinde bayağı bir offshore ülkesine dönüyor. Bu günkü panama gibi. Kara paraların faizleriyle iş yapan sırf faiz üzere bir devlet halini alıyor.
  • Fakat bu başka bir floodun konusu olsun. Eğer ilginizi çekti ve bilgilendiyseniz floodu beğenmeyi paylaşmayı arkadaşlarınıza göndermeyi ihmal etmeyin. Ortamlarda anlatın. Son dönemi de inşaallah bu flood beğenilirse okunursa yazarım. İlginiz varsa yazacağm yoksa uğraşmayacağm.
  • Bu anlattığım mesele dünyanın bozulmasının tarihidir. 3 kıtada hüküm süren bir devletin yıkılmasının asıl sebebidir. Faiz girdiği her yere açlık sefalet ve yıkımı beraberinde getirir. Dünyanın en kanlı parasıdır.
  • Bu floodu otobüste giderken yazdım. Aklımda ibni kemal fatihin şeyhülislamı olarak kalmış. Ancak oğlu bayezidin şeyhülislamıdır. Para Vakıflarını osmanlıya fatih getirmiştir ancak fetvasını ibni kemal vermiştir. Bunda bir değişiklik yok. Hatayı gazetede tekzip etmiştim burada edeyim.

Yazar; DAYI @dayiekonomi

Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar