Neden “Katar düşerse Türkiye düşer” diyorlar?

“Katar düşerse Türkiye düşer” diyorlar. Neden? Çünkü gelen tehlikenin farkındalar.  Peki Katar düşerse ne olur?

  • Katar’a arap ülkeleri ve daha sonra çok sayıda dünya ülkesinin ambargo uygulaması Saray ve çevresini oldukça rahatsız etti.

Neden?

  • Çünkü gelen tehlikenin farkındalar. Katar’ın yerini haritadan bulamayacak olanlar, birden “Katar düşerse Türkiye düşer” demeye başladılar
  • Çünkü düşecek olan Türkiye derken, aslında düşecek olanın saray saltanatı ve o saltanatdan beslenen kendileri olduklarının farkındalar.
  • 17-25 Aralık operasyonları, sarayın dünyanın en büyük hırsızı olduğunu Dünya’ya ve Türkiye’ye gösteren operasyondu.
  • 17-25 Aralık’ta, Bu operasyon ile, yüzüne maske takan sarayın maskesi kırılmış ve altındaki o gerçek yüzü ortaya çıkmıştı.
  • 17-25 Aralık operasyonun en akıllarda kalan telefon görüşmesi, Erdoğan ile Bilal oğlan arasındaki sıfırlama görüşmesi idi.
  • Bilaloğlan akşama kadar paraları ancak sıfırlayabilmişti, hatta 30 milyon € kalmıştı. Peki bu paralar nasıl sıfırlandı? Nerelere yollandı?

  • Bu paralar paletlere yüklenerek, kamyonlarla uçaklara taşındı. Hatırlayın, Erdoğan hemen yurt dışına seyahatler yapmaya başlamıştı.
  • İşte bu seyahatlerde uçakların kargo bölümleri ağzına kadar bu paletler dolusu paraları taşımıştı.
  • Bu paralar, Erdoğan’ın yoldaşı ve aynı yolun yolcusu ülke liderlerinin olduğu ülkelere taşındı. Bunların başında Katar vardı.
  • Erdoğan bu seyahatlerle paraları Katar’a taşımış ve emniyete almıştı.
  • Daha sonra tehlike geçince bu paralar, sözde Katarlılara satılan KİT ve şirketler kılıfıyla tekrar Türkiye’ye sokulmaya başlandı.
  • Katar tarafından alındı diye kamuoyuna yansıyan tüm özelleştirme ve satışlarda alan kişi aslında Erdoğan’dır.
  • Zira Erdoğan’ın para kazanması ve etrafını beslemesi gerekmektedir. Zira mafya sistemi bu şekilde oluyor.
  • Askerden polise, hakimden savcıya, akademisyenden gazeteciye, mafyadan tetikçiye kadar çok geniş bir yelpazede beslediği bir zümre var.
  • Bu zümreyi sürekli beslemek zorunda. Zira, azıcık yemlerini vermez ise, başına geleceği biliyor: Satış ve ihanet.
  • Çıkarlar üzerine kurulmuş olan bu çarkın dönmesi için sürekli bir para akışının olması gerekiyor.
  • İşte Erdoğan, IŞİD’e silah ticaretinden aldığı pay, IŞİD petrollerinin satışından aldığı pay, verdiği ihalelerden aldığı humuslar ile oluşturduğu bu havuzun suyunun kurumaması adına Katar büyük bir kaynak idi.
  • Katarlılar aldı diyerek, Çaykur’dan, Digitürk’e, Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan daha bir çok şirket ve KİT aslında Erdoğan’ın oldu.
  • Böylece hem dışarı çıkardığı paraları ülkeye soktu, hemde bu paraları yatırıma dönüştürüp mafya sistemi yaptığı devlette hakimiyet kurdu.
  • İşte bu kaynak, şuan ABD tarafından kurutuluyor.
  • Sade Katar kurutulmuyor, Katar’ın, Katar dışında sahip olduğu tüm malvarlıklarına da el konulması konuşuluyor.
  • İşte bundan dolayı, Türkiye’de olan, sözde Katar’ın, özde Erdoğan’ın olan tüm şirketlerin de kaybedilme riski ve tehlikesi var.

Eğer bu olursa ne olur?

Çaldığı paralar gidecek.

Kurduğu düzen bozulacak.

Para ile besleyip kendisine kul ettikleri isyan edecek.

Bu isyan sonucunda artık hakimiyetine devam edemeyecek.

Hakimiyetine devam edemeyince iş kontrolden çıkacak.

Bu paraları nasıl elde ettiğini çok iyi bilen Katar, Suudlar ve ABD, Erdoğan’ın savaş suçlusu olarak yargılanması için düğmeye basacak.

  • Saray’a bağımlı yaşayan siyasal islamcı asalakların hepsinin sonu olacak. İşte bundan dolayı, “Katar düşerse Türkiye düşer” diyorlar.
  • Düşen Türkiye değil, düşen sarayın saltanatı ve asalaklarının rahatı olacak.
  • Bundan dolayı korkuları. Bundan dolayı bu bağırmaları.
  • Askeri Katar’a yollayıp, vatan evlatlarını kurban ederek bu saltanatlarını devam ettirmek isteyeceklerdir.
  • Ama bu da gerçekleşmeyecek. Ve Katar satacak sarayı. Ve bu saltanat çökecek!

Bu Konu, Giray Kaleli@GirayKaleli  Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar