Küresel İklim Değişikliği | Koronavirüs

COVID19 ve İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ.. Salgın dünya üzerinde ekonomi, sağlık ve toplumsal birçok etki bırakıyor. Salgının etkilediği alanlardan biri de İKLİM.. Salgının küresel bazda iklim değişikliğine etkilerini merak edenler için kısa bir flood hazırladım.

  • Korona geldi, hayat durdu, dünya nefes aldı. Bu sayede; doğaya, ekosisteme, doğal yaşama ve biyolojik çeşitliliğe verilen zararı görmüş olduk. Ancak uzun zamandır bu zararı gösteren başka gösterge daha vardı; …Küresel İklim Değişikliği…

  • Vahşi tüketim alışkanlığı seragazı salımını artırmış, bu da dünyamız üzerinde küresel ısınma olarak etki göstermiştir. Artan yağışlar, aşırı sıcaklar bunun en belirgin göstergesi. Son yıllarda sıcaklık rekorları kırılıyor. Her yıl bir öncekinden daha sıcak geçiyor.
  • Isınmanın bir diğer göstergesi; BUZULLAR Kutuplarda 25 Mil. KM2 alan kaplıyor. Parlak yüzeyleri sayesinde güneş ışınlarının %80’ini uzaya geri yansıtarak kutupların soğuk kalmasını sağlıyor. Yine okyanus sularının hareketini etkileyerek birçok canlıya yaşam alanı olurlar.

  • 1972’den beri izlenen Arktik Buzullarının ortalama genişliği; 2020 Mart ayında 14,78 milyon km2, 1981-2010 yılları arasındaki Mart ayları ortalaması ise 15,43 Milyon Km2 olarak ölçüldü. Kış dönemi ölçümlerine göre azalan BUZUL GENİŞLİĞİ Fransa’nın yüzölçümüne eşdeğer.

  • Yaz dönemlerinde ise; 1981-2010 arası Eylül ayları ortalaması 6,41 Mil. km2, 2019 Eylül ayı ortalaması 4,32 Mil. km2 olarak ölçüldü. Ülkemiz alanının 2,5 katına eşdeğer azalma var. En büyük azalmalar; EN SICAK yılların yaşandığı 2016, 2019 tarihlerinde gerçekleşmiştir.

  • Atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonu artmaya devam ediyor. COVID-19 Salgını döneminde; üretimin, hayatın yavaşladığı, ulaşımın durduğu bir zamanda yeni bir rekor daha kırıldı. NASA kayıtlarına göre atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonu 418 ppm değerini geçti…

  • Küresel sıcaklık değişimi sanayi devriminden -1880’den- beri kayıt ediliyor. Özellikle 3. Sanayi Devriminden -1980’den- bu yana sürekli bir artış yaşanıyor. Artışı sınırlı tutmak için seragazı emisyonlarının azaltılması gerekiyor.

  • Peki bu mümkün müdür? Aslında evet. Ki bunu bize COVID-19 gösterdi. Salgın ile doğa rahat bir nefes aldı. Küresel ölçekteki seragazı emisyonlarının 2/3’ünden sorumlu olan enerji tüketimi ve ulaşım durdu! Peki bu süreçte dünyada neler değişti? İklim bundan nasıl etkilendi?

  • ÇİN; En çok seragazı salımı yapan ülkedir. Tüm emisyonların dörtte birinden sorumlu. Pandeminin ilk olarak ortaya çıktığı ÇİN’de başlatılan karantina süreci ile ulaşım durmuş, Tüketimdeki azalmalara bağlı olarak enerji ihtiyacı azalmıştır.

  • İlk 4 haftalık süreçte seragazı emisyonlarında %25 oranında düşüş oldu. Bu 200 milyon ton CO2 eşdeğeri anlamına geliyor. Sonrasındaki 7 haftalık süreçte ise bu düşüş 250 Milyon Ton CO2 oldu. Bu değer Ülkemizin toplam 2018 seragazı emisyonlarının YARISI KADAR.
  • AVRUPA; Korona önlemleri dolayısı ile Avrupa’da elektrik enerjisi talebi %14 azalım gösterdi. Sonuçta da elektrik üretiminden kaynaklanan seragazı emisyonunda %39 oranında düşüş yaşandı.

  • KÜRESEL BOYUT; Uluslararası Enerji Ajansı, pandemi sürecinin seragazı emisyonlarına etkilerini değerlendirmek üzere özel bir rapor yayımladı. Rapora göre; Salgının dünya genelindeki sağlık etkilerinin yanında Ülke Ekonomileri ve Emisyonlarına da etkileri oldukça fazla..

  • Ajansın 2020 yılı tahminine göre ENERJİ talebinin küresel ölçekte %6 azalması bekleniyor. Bu değer; Son 70 yıldaki en büyük değer. 2008 finans krizindeki enerji talep düşüşünün 7 katı. Dünyanın 3. büyük enerji tüketicisi Hindistan’ın enerji talebini kaybetmeye eşdeğer,

  • Enerji taleplerinde düşüşler var; Tam karantina uygulayan ülkelerin haftalık enerji talebi %25, Kısmi karantina uygulayan ülkelerde ise bu değer %18 düşüş gösteriyor. Küresel bazda, yoğunluklu olarak Mart ayı olmak üzere ilk çeyrekte enerji talebi %3,8 düşüş gösterdi.
  • Büyük ekonomilerde enerji talep düşüşünün daha fazla olması öngörülüyor.; ABD’de %9, AB’de %11,Bu değerler alınacak önlemlere göre değişim gösterebilir. Nisan ayı başında dünya genelinde görülen karantina faaliyetleri aylık enerji talebinde %1,5 düşüş anlamı taşıyor.
  • Rapora göre Petrol ve doğalgaza olan talep de azaldı. Yılın ilk çeyreğinde doğalgazda %2 azalma olurken, Petrol talebi %5 azaldı. Çünkü küresel bazda petrolün %60’ı ULAŞIMDA kullanılıyor. 2019’a kıyasla; Karayolu trafiğinde %50, Havacılıkta %60 oranında azalım yaşandı.

  • Yenilenebilir Kaynaklara olan talepte ise ARTIŞ yaşandı. Bunun başlıca nedenleri; Petrol ve doğalgazda olduğu gibi gibi arama, üretim gibi işlemlere ihtiyaç duymaması, Üretim için başka bir yere taşınmasına gerek olmaksızın YERİNDE elektrik üretimine imkan tanıması..

  • 2020 yılı boyunca ne olacak?  Ajansın Raporuna göre; Petrol tüketimi %9 düşerek 2012 yılındaki küresel tüketim değerlerine dönecek. Elektrik Enerjisi talebi %5 düşecek. 1930’lardaki Büyük Buhrandan bu yana yaşanan EN BÜYÜK düşüş…

  • Küresel CO2 emisyonlarının %8 azalarak 2010 değerlerine dönecek. Bu değer 2,6 Gigaton CO2 demek; Ülkemizin yıllık seragazı emisyonunun 5 katı. 2008-09 krizinde 0,4 gigaton düşüş olmuştu. Salgının seragazı emisyonlarına etkisi 2008 Mali Kriz etkisinin 6 katından fazla..

  • Koronavirüs pandemisi gibi üzücü bir sebeple de olsa, iklim değişikliği ile mücadele için gerekli olan, Ancak uluslararası alanda gerçekleştirilen yoğun çabalara rağmen yıllardır başarılamayan değişimin aslında mümkün olabileceğini görmüş olduk.
  • İnsan yaşamını doğrudan tehdit eden bu durum karşısında hükümetler hızla harekete geçmiş, birçok önlemi hayata geçirmişlerdir. İnsanlar da alınan tedbirlere çok hızlı bir biçimde uyum göstermiş, DAVRANIŞLARINDA radikal değişiklikler yapmışlardır.
  • Ancak; İklim değişikliği küresel bir tehdit olup etkileri uzun vadede görülüyor. Koronavirüs ise çok kısa sürede etki gösteriyor. Ekonomiyi canlandırmak için temiz enerji altyapısına yönelmeli, farklı durumda ise emisyonlardaki toparlanma düşüşten daha büyük olabilir.
  • SONUÇ: COVID-19 Bizlere iklim değişikliğine uyum için ne kadar çok çaba göstermemiz gerektiğini gözler önüne seriyor. Evet, iklim değişikliği çok uzak bir tehdit değil esasında. Koronavirüs gibi yanıbaşımızda. Her an MİLYONLARCA canlı yaşamını etkiliyor. Değişim ELİMİZDE…

Yazar; Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar

guest
2 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
trackback
Küresel İklim Değişikliği | Koronavirüs mutlakaoku.com/… – My Blog
3 ay önce

[…] Küresel İklim Değişikliği | Koronavirüs mutlakaoku.com/… […]

trackback
Küresel İklim Değişikliği | Koronavirüs mutlakaoku.com/… – Skin Care
3 ay önce

[…] Küresel İklim Değişikliği | Koronavirüs mutlakaoku.com/… […]

mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Video İndir | Yorumlar Libros Gratis | Chapter 1 |
2
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x