Hayalet Şehir Pripyat; (‘Çernobil Faciası’)

Terkedilmiş Şehir Pripyat; 26 Nisan 1986 tarihinde Sovyetler Birliği’ne bağlı olan Çernobil şehrinde bulunan nükleer santralde dünyanın en büyük nükleer patlaması meydana geldi.

  • Bu patlama Asya, Avrupa ve Afrika’ya kadar çok geniş bir alanda etkileri görülen bir patlamaydı. Ülkemizde Rize ve Trabzon’da yetişen çayların da bu patlamadan etkilendikleri uzun yıllar boyunca tartışıldı.
  • Patlamanın en çok etkili olduğu yerleşim birimi ise Pripyat adını taşıyordu. Çernobil Nükleer Santraline en yakın yer olan Pripyat 1970’li yılların ortalarında kurulan bir şehirdi.
  • Bu şehirde genellikle Çernobil Nükleer Santralinde görevli olan insanlar yaşıyorlardı. 26 Nisan günü meydana gelen patlama sonrasında şehirde kısa süre içinde bitkisel yaşam sona erdi.
  • Etrafa yayılan radyasyon oranı o kadar yüksek seviyedeydi ki ağaçların yaprakları bir anda sararmış ve dökülmüştü. Elbette bu patlama sadece bitkileri değil insanları da tehdit eder bir haldeydi.
  • Sovyetler Birliği hükumeti burada yaşayan insanların bir an önce tahliye edilmesi için çalışmalara başladı. Bölgeye gönderilen helikopterler burada yaşayan insanları alıp güvenli bölgelere getirdiler.
  • Pripyat’ta yaşayanlar için en üzücü şey ise bütün her şeylerini orada bırakıp ayrılmak zorunda kalmalarıydı. Çünkü radyasyon her yere sinmişti. Arabalar, evler, giysiler, oyuncaklar. Kimse yanına bir şey alamıyordu.

  • Pripyat bu patlamadan o kadar etkilenmişti ki önümüzdeki 100 yıl içinde burada herhangi bir yaşam olması imkansızdı. Bunun bilincinde olan Sovyetler Birliği hükumeti Pripyat’a olan tüm giriş ve çıkışları kapatarak burayı askeri bölge ilan etti.
  • Burada bulunan radyasyon oranı inanılmaz boyutlardaydı. Öyle ki insanların tahliyesi için kullanılan helikopterler dahi tahliye işlemleri tamamlandıktan sonra Pripyat’ta bırakıldılar. Çünkü onlara da radyasyon bulaşmıştı.

  • Patlamanın üzerinden 32 yıl geçmiş olmasına rağmen bugün Ukrayna topraklarında bulunan Pripyat’a hala giriş ve çıkışlar kontrollü olarak yapılmakta. Peki, neden buraya giriş ve çıkışlar yapılıyor?
  • Çünkü Pripyat geçen zaman içinde ciddi bir turistik bölge konumuna geldi. Her ne kadar günümüzde hala radyasyon oranları üst seviyede olsa da burası belli zamanlarda dünyanın dört bir yanından gelen turistlere gezdirilen bir şehir.

  • Burayı turistler tarafından enteresan yapan en önemli özellik ise buradan arkalarına bakmadan kaçan insanların bıraktıkları evlerin, eşyaların, arabaların ve daha pek çok şeyin patlamanın olduğu günkü gibi halen aynı şekliyle durması.

  • Elbette zaman içinde pek çok şey değişmiş ancak kalan eşyalara bakınca insanların buradan nasıl kaçtıklarını kolayca anlamak mümkün oluyor.
  • Pripyat’a gelişler tamamen kontrollü bir şekilde yapılmakta. Şehri yetkililerle birlikte dolaşıyorsunuz ve belirli sürelerde üzerinizdeki radyasyon miktarı kontrol ediliyor.
  • Ayrıca radyasyonun yüksek olduğu yerlere yaklaşmanıza da izin verilmiyor. Normal şartlarda şehirde fotoğraf çekilmesi yasak ancak internet üzerinde bulunan çok fazla resim ve video bu yasağın çok da katı olmadığını bizlere gösteriyor.

  • Bununla birlikte şehri gezerken birçok yerde duvarlara yapılmış ağlayan çocuk figürleri görüyorsunuz. Bu figürler Pripyat’a bir şekilde gizlice giren ve nükleer santral karşıtı olduğu düşünülen bir grubun mensupları tarafından yapılmakta.

  • Kimlikleri henüz ortaya çıkmayan bu örgüt mensupların duvarlara çizdikleri üzgün ve ağlayan çocuk figürlerinin sayısı her geçen gün artıyor.
  • Pripyat ve Çernobil patlamasıyla ilgili olarak son 10 yıl içinde pek çok bilgisayar oyunu piyasaya çıktı. Pripyat şehri içerisinde de geçen bu oyunların konusu, yaşanmış olan Çernobil Nükleer Santrali patlamasından sonra ortaya çıkan radyasyonu bazı insanlar ve hayvanları mutasyona uğratarak insanlara saldırmalarını konu alıyordu.
  • Grafiksel açıdan oldukça güzel hazırlanmış bu bilgisayar oyunlarının konuları ise gerçekten biraz uzak oldukları için insanlar üzerinde yeterli etkiyi yaratamadılar.

Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar