Handan İnci Elçi

9 yıldır ilk kez bir flood yazıcam. Çünkü haber yapılmıyor. Herkes duyuyor, görüyor ama susuyor. Handan İnci Elçi tam 1 yıl önce 18 Ocak 2019 da Cumhurbaşkanının kararnamesiyle  MSGSÜ’ye rektör atandı.

  • Daha önce yine aynı üniversitenin Edebiyat bölümünde yönettiği Tanpınar Araştırmaları Merkezi’nde bir öğrenciyi sahte belgeyle araştırma görevlisi kadrosuna almış, bu sebeple hakkında kademe ilerlemesinin durdurulması kararı çıkmış olmasına rağmen bir şekilde mahkemede aklanıyor.
  • Ve rektör yapılıyor. Burası önemli çünkü o kararı alan komisyondaki herkese müthiş bir kin besliyor… İlk icraatı kantindeki ‘akademi biat etmez’ afişini söktürmek, öğrenci kulüp odalarını kapattırmak oluyor.
  • Eski rektörle arası iyi olan herkesi görev yerlerinden sürüyor. Yalnızca işçi, memurlar değil hocaların da ders saatlerini azaltıp, dışardan başka hocalarla anlaşıyor. Üniversitenin kendi hocaları atıl durumda bırakılırken, dışardan gelen hocalara ayrıca ders ücreti ödeniyor.
  • Tüm bunları yaparken kabul edilemez bir üslup kullanıyor. 60 yaşındaki bahçıvanı ya da koskoca dekanı herkesin önünde azarlayabiliyor, hatta hakaret edebiliyor.
  • Ortaköy yurdunu deprem güçlendirmesi gerekçesiyle kapatıyor ve geri açmıyor. Bomonti alt bahçe keyfi şekilde öğrencinin kullanımına kapatılıyor. Yerleşkedeki piyanonun çalınmasını yasaklıyor. Kampüse misafir girişini hatta belli saatlerden sonra öğrenci girişini de yasaklıyor.
  • YÖK 14 bölüme özel yetenek sınavıyla girişi kaldırıyorum diyor: Handan hanım hiç bir şey demiyor, diyemiyor!? Üniversiteler arası kurulda YÖK kurulduğundan beri Sanat Konsey başkanlığını Mimar Sinan Rektörlerinin yapması geleneğini çökertiyor. Seçilmiyor.
  • Toplu intiharla kaybettiğimiz kardeşlerden biri Oya okulda modeldi, Handan Hanım instagramında herkesten önce kadının adını ifşa etti. Oysa ki göreve gelir gelmez kadrolu olmayanların ücretsiz yemek ve servis haklarını ellerinden almıştı. Oya da onlardan biriydi.
  • Öğrencisinden, işçisine, memuruna, akademisyenine kadar herkes Handan Hanım’dan nefret ediyor ama kimse konuşamıyor. Herkes miş gibi yapıyor. Olağanüstü bir şüphe ele geçiriyor heryeri. Kim Handan’cı kim değil belli olmadığı için herkes birbirinden şüpheleniyor. Korkuyor.
  • Sıra bize geliyor. Sinema tv merkezi müdürünün görevine son verip, aynı makama kendini atıyor. Koskoca devlet film arşivine, anahtarlara ve memurlara el koyuyor. Kilitleri değiştiriyor. Bölümün kendi hocalarını diğer bölümlerdeki gibi devre dışı bırakıyor.
  • Yönetmelik, kural, kaide, teammül tanımıyor. 50 yıllık kurumun kaderiyle, sinema tv merkezini/arşivi kendi elleriyle yarım asırlık emekle kurmuş olan Sami Şekeroğlu’nun ve onun yetiştirdiği hocaların onuruyla oynuyor.
  • Neyse biz başlıyoruz hesap sormaya. Basın açıklaması yapıyoruz. Bildiri üstüne bildiri paylaşıyoruz, bizzat Handan hanımın kendisine sorular soruyoruz. Bizi, yani sinema tv mezunlarını tek tek engelliyor. Çünkü susmuyoruz.
  • AA’ya röportaj verip hiç utanmadan şöyle diyor: “bir tür muhafaza mekanıymış, bunu ben de yeni öğrendim, bilmiyordum.” Yahu aylardır görevde olduğun rektörlüğe bağlı arşivin ne olduğunu dahi bilmiyordun da hangi cüretle kendini başına atadın kadın?
  • 4 ayda Sinema tv merkezinin büyük bölümünü ele geçirmiş duruma geliyor. En son bölümün “okullu sinemacılar film gösterimi haftası” talebini reddedip, aynı tarihlere başka bir festivale sinema salonlarını tahsis ediyor.
  • Fakat teknik malzemenin sorumluluğu üzerinde olan akademisyenlerin malzemeyle zimmet ilişiğini de kestiği için; mezunlar olarak festival yönetimine salonların tam kapasite hizmet veremeyeceğini haber veren bir açıklama paylaşmak zorunda kalıyoruz.
  • Çünkü artık liyakat sahibi hiç bir hocanın girme izni olmayan merkezde kimsenin kim olduğunu bilmediği bir takım adamlar, Devlet Film Arşivinin koridorlarında Handan hanımın korumaları cirit atıyor. Kim napıyor kimse bilmiyor. (Ya da filmler ne halde?)
  • Arşiv hikayenin en acıklı kısmı. Üyelikten çıkartılacağımızı tahmin ettiğim FIAF’ın regülasyonu olan hiç bir etik kural tanınmıyor. Bir ülkenin FIAF’a yani UNESCO’ya bağlı 10 bin filmlik arşivi geri döndürülemeyecek büyüklükte bir riske atılmış oluyor.
  • Resim Heykel Müzesinin küratörü olarak anlaşığı Vasıf Kortun yakın zamanda istifa etti ve çalıştığı insanların (!) iq larının düşük olduğunu belirten paylaşımlar yaptı. Handan Hanım’ı kastetmedi heralde diye düşünüyorum:)
  • Yani Handan Hanım noluyor? “liyakat” sizi gelip burda vuruyor. Turner ödülleri komitesindeki bir adamla resim heykel müzesi açmaya kalkıyorsun ama basıp gidiyor, tutamıyorsun. Çünkü sen bu müzenin akibetini tartışacak kalibrede değilsin, yetmiyor, beceremiyor, ikna edemiyorsun.
  • 18 Ocak 2019 138 yıllık Devlet Güzel Sanatlar Akademisi için bir utanç günüdür. Akademi rektörlük yetkilerini, kişisel hırs ve tutkuları uğruna kullanan son derece yetersiz, basiretsiz bir kadının ellerindedir.
  • YÖK yapılan şikayetleri bir an evvel değerlendirmeli, sonuçlandırmalı, bu kadının görevine son vermelidir. Aksi takdirde çocuklarınızı Mimar Sinan Üniversitesi’ne göndermek istemeyeceksiniz. Çünkü o Mimar Sinan o Mimar Sinan olmayacak artık😔
  • Peki akademi biat mı ediyor? Handan’a biat eden sesini çıkarmayan akademisyenlere, öğrencilere, mezunlara Handan’ın büyük aşkı Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bir sözüyle sesleniyorum: “Haksızlığı her kabul ediş daha büyüğünü doğurur.” Susmayın! Akademi biat etmez!

Yazar; fatmagokce

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Video İndir | Yorumlar Libros Gratis | Free pdf download |
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x