Şeytan Ayrıntıda Gizlidir!

Hala batı’nın Türkiye konusunda gözünü kararttığına inanmayanlar olabilir!



Bu Makale  ‏@cahitbingol kullanıcı adıyla Twitter’da paylaşımlar yapan Burhan Cahit BİNGÖL‘ün son paylaşımlarında derlenerek oluşturulmuştur. Bu paylaşımlarda derin ve ilgi çekici bir analiz yapmış, Mutlaka sabırla sonuna kadar okunmasını Tavsiye ediyoruz…

  • Ünlü amerikan derinlerinin Türkiye uzmanı… Alan makovsky ABD’de bulunan center for american progress adlı düşünce kuruluşunda ne demişti.
  • 15 temmuz’dan haftalar önce Türkiye’deydi. makovsky 18 ağustos’ta bir açıklama yaptı. Dedi ki, “ordu çok güçlüydü. ancak bu şimdi bitti.
  • Erdoğan,orduda taze kana ihtiyaç olduğunu açık bir şekilde belirtti. Askeri okullar, milli eğitim bakanlığı’na bağlandı..
  • Aslında orduda yapılan temizlik, bir nevi 1826’da yaşanan “vaka-i hayriye’ye” benziyor. Çok ilgin bir benzetme tesadüfi olamaz.
  • o zaman da binlerce yeniçeri öldürülerek osmanlı iparatorluğu’na karşı başlatılan ayaklanma bastırılmıştı.Yani aynı pencereden görüyor ..
  • Vaka-i hayriyye. 1826 yılında osmanlı padişahı 2.Mahmud’un bir toplu temizlik hareketiyle binlerce yeniçeri askerinin öldürülmesi olayıydı.
  • Böylece devlet sık sık isyan eden yeniçeri askerinden kurtulmuştu. Yeni bir ordu kurulacak ve isyanlar dönemi sona erecekti.
  • “hayırlı olay” anlamına gelen “vaka-i hayriyye” olarak adlandırıldı. o dönemde osmanlı toprakları hala çok büyüktü. genişti.
  • En az 6 bin yeniçeri öldürülmüş, 30 bine yakını da tutuklanmıştı. işte Alan makovsky 15 temmuz’u o döneme benzetiyordu.
  • Sadece bir yıl sonra, ekim 1827’de yunanistan civarındaki navarin limanı’na giren ingiliz, rus ve fransız donanması osmanlı donanması’nı ani bir baskınla yok etti. bir yıl sonra 1828’de rusya, yunanistan’ı bahane ederek osmanlı devleti’ne savaş açtı. osmanlı çekirdek ordusunu imha etmişti.Donanması ise düşman tarafından yok edilmişti.Mısır valisi kavalalı mehmet ali paşasözünde durmayarak asker göndermekten caydı Osmanlı savaşı kaybetti. ruslar edirneye girdi.Osmanlı devleti barış yapabilmek için yunanistan’ın bağımsızlığını tanımak zorunda kaldı.
  • Tarih bu konuda açık yazıyor..Şimdiki durumumuz attila ilhan’ın deyimiyle “sistemin Türkiye’yi kıskaca alma girişimi”dir.
  • Öncelikli amaçları Türkiye’nin destabilizasyonudur yani istikrarsızlaşması.Askeri anlamda darbe girişimi, suriye konusu ve pkk operasyonları
  • Türkiyei yoruluyor nefessiz kalıyor.Paralel yapılanma ise türkiye’nin bürokrasisini hırpaladı çok fazla.Şimdi de bunların ötesinde ekonomik istikrarsızlaştırma konusu var. zaten askeri operasyonların ve darbe girişiminin maliyeti milli gelirin beşte birine karşılık geliyor..
  • Mevcut mülteci sorunu ve sene başında uygulanan rus ambargosunu da hesaba katarsak, Türkiye ciddi bir ekonomik efor sarfetti.İyice zayıfladı ve tanım yerindeyse ”vur-kaç kapitalizmi” uygulanıyor..Bu yöntem daha önce malezya ve türkiye’de denendi.Egemenlerin yeni takdiği..
  • Vur-kaç kapitalizminin piyasayı vurabilmesi için devletin piyasaya müdahale yeteneğinin kısıtlanması gerekir.İşte şimdi istenen bu..
  • Nasıl ki savaşı kaybeden sultan mahmud taviz verdiyse,ekonomisi çöken Türkiye de taviz verecek .Daha önce yaptılar.Kemal dervişi hatırlayın
  • Önce kemal derviş, ardından imf ve son olarak george soros. Şimdiler ve oynanan oyun farklı mı sanıyorsunuz.yanılmayın.
  • Avrupa birliği Türkiye’nin önüne yüzlerce yasa koydu ve Türkiye bu yasaları jet hızıyla sadece bir kaç ayda çıkardı.
  • yasalar çıkınca, imf kredi vermeye ikna oldu ve Türkiye ekonomisini tamir etmeye başladı. peki o yasalarda ne yazıyordu?Garantisiz tahsilat Açıkçası bize öyle yadaböyle ödettiler.Ve tamamını biz halkın sırtına bindirdiler.Hazine garantisi yoktu.Devlet baba gitti,faiz lobisi geldi Şimdi niye aynı durumu yaşamıyoruz dersiniz.Daha doğrusu henüz yaşamıyoruz.Gelecek günlerde yaşama olasılığımız yüksek. Siyaseten..
  • 2015 yılı itibariyle 110 milyar dolar olan rezerv pkk operasyonları ve rus ambargosuna rağmen 95 milyar doların altını görmedi. Henüz…
  • Mevcut durumda yeniden 100 milyar dolar civarında seyrediyor. ikincil neden ise yabancı yatırımcı Türkiye’yi terk etse bile, alternatif yatırımlar bulunabiliyor. veya daha karanlık yöntemler… kaynağı belirsiz para girişi gibi…kayıt dışı sermaye yahut kaynağı belirsiz para girişi,alışık olmayan yöntemle piyasaya giren parayı ifade ediyor.Paranın nasıl kazanıldığı ve kim tarafından piyasaya verildiği meçhul IMF Türkiye’den defalarca kayıt dışı sermaye girişini engelleyecek bir yasa yapmasını istedi ama hükümet ciddi bir adım atmadı. Özellikle 2014 yılından itibaren kayıt dışı sermaye rekora koştu.Peki kayıt dışı sermaye neden yükselişte? Basit. Biri veya birileri piyasadaki yabancı sermaye açığını kapatmak için türkiye’ye sermayeyi kaynağını gizleyerek getiriyor. peki kaynak neden gizleniyor? Çünkü para muhtemelen yine Türkiye kaynaklı olduğu için.Yani Türkiye’deki para öncelikle üçüncü dünya ülkelerinden birine transfer ediliyor. Bu tip ülkeler paranın nereden geldiğini, kime ait olduğunu,nasıl kazanıldığını sorgulamıyor.Para,bu ülkelerdeki bankalardan birine giriş yaptığı anlegalleşiyor. Böylece o bankadan tekrar Türkiye’ye transfer ediliyorTabi, Türkiye’de paranın kimden ve nereden geldiğini sorgulamıyor ve böylece kayıt dışı sermaye ülkeye giriş yapıyor. bu sebeple piyasadaki dolar sıkıntısı aşılıyor .Olumlu hava pompalanıyor. 2016 yılının ilk üç ayında kayıt dışı sermaye miktarı 3 milyar dolara yaklaştı. bu bakımdan 2014 rakamları da neredeyse ikiye katlandı. bu durum bize şunu ifade ediyor. Türkiye’ye yabancı yatırımcı gelmiyor. dolayısıyla kayıt dışı sermaye ihtiyacı doğuyor.
  • Türkiye’de ihtiyacı şimdilik karşılayabiliyor. yani ekonomik kıskaç şimdilik yeterince işe yaramıyor.  Ancak olaylar bu kadarda yalın değil.Siyasi boyutu dahada önemli.Son günlerde çeşitli duyumlar var İngilizlerin kürt aşiretlerinin borcunu ödediği yönündeki açıklamalar.Şurası gerçek ki ,amaç güneydoğu isyanıdır, bu ekim de olabilir kasım da, aralık da, çok sonra da. Ama mevcut plan budur. plan iptal de olabilir, başarılı da başarısız da. bunun için her türlü girişim yapılabilir. hatta daha fazlası bile..
  • Hala batı’nın Türkiye konusunda gözünü kararttığına inanmayanlar olabilir.15 eylül 2016’da abd kongresi’nde türkiye konulu oturum düzenlendi
  • Abd kongresi Türkiye’deki tbmm gibidir. yani yasamayı temsil eder. oturuma senatörler dışında bazı uzmanlar da katıldı. alan makovsky de orada. başka bir isim daha var, fetö’cü olduğu iddia edilen eski emniyet amiri ahmet yayla.Erdoğan’ın iyice tiranlaştığı, darbeyi cadı avı için kullandığı ifade ediliyor. megolamanyak ve tiran ifadeleri açıkça söyleniyor. ve cemaat için cesur örgüt denildi. cemaat erdoğan’ın yolsuzluklarını ortaya dökme cesaretini gösterdiği için durumun bu noktaya geldiği ifade ediliyor. türkiye batı ile bağlarını keserse bu türk halkı için felaket olur deniyor. devlet, hükümet, siyaset için değil… halk için felaket olur… sonuç olarak Türkiye’nin demokratik olmadığı ifade ediliyor. bir gazete başlığı değil bu; içinde abd’li vekillerin bulunduğu bir meclis.
  • Son olarak. geçen büyük bir toplantı gerçekleşti. Erdoğan new york’ta konakladığı peninsula oteli’ne bazı isimleri davet etti. ne isimler… Ünlü yatırımcı michael bloomberg, james rotschild, henry kissinger, ünlü warburg şirketler ceo’su chip kaye, yahudi ulusal güvenlik meselesi enstitüsü başkanı michael makovsky ve avrasya yahudilerini destekleme ulusal koalisyonu yönetim kurulu başkanı daniel rubin ve dahası… Yani akp’li basının “siyonist, kan emici, üst akıl, türkiye’yi bölmek isteyen güç” dediği kesim… bu lafları çok sık kullanan yiğit bulut orda seyirciydi. ama “sizi gidi kan emici vampirler, pis ellerinizi çekin ülkemizden” diye masanın üzerine çıkıp parmak sallamamış. usul usul oturmuş. işin şakası. Detaya dair pek bilgi yok. bilinen şey, erdoğan yatırımcıları türkiye’ye davet etmiş. cevap bilinmiyor.. soranlar olabilir..Madem Türkiye’yi bölmek istiyorlar, neden erdoğan’la görüşüyorlar? diye… o masada bulunan adamlardan biri Henry kissinger…Modern tarih diplomasisinin en büyük isimlerinden. Diplomasi köprüden önceki son çıkıştır.. epik bir benzetmeyle, savaştan önce hükümdarların birbiriyle görüştüğü o kısa ritüel diyebiliriz. Görüşme öyle basit isimlerden oluşmuyor. ama görüşmenin gerçekleşmesi, Türkiye’deki olayların kökten çözüleceği gibi abartılı bir mesaj da vermez. etkilerini görmek gerekir ki yakındır olumsuzluk.
  • Kasım ayında abd seçimleri var. adettendir. yeni başkan seçildiğinde tüm kurumlar, özellikle cia ve bağlantıları başkanın önüne yığınla rapor sunar. bu raporların arasında Türkiye ve Ortadoğu’nun durumunu, hedefleri ve sonuçları anlatanlar da olacaktır. Özetle, Kürt kartını kullanacaklar mı yoksa viyana kuşatmasını kaldıracaklar mı, bu onların meselesi. Kuşatma sürecek olursa, toplum… bölünecek mi, bir arada kalacak mı işte bu da bizim meselemiz. Bütün bunlar ekimde filiz verecek. İŞte bu yüzden Bir olabilmeliyiz,Diri olabilmeliyiz…Kardeşi kardeşe kırdırmalarına izin vermemeliyiz.Tam bağımsız Türkiye.Diyeceğiz.

Updated: 4 Ocak 2018 — 23:50

Konu Hakkındaki Düşünceleriniz?

Mutlaka Oku! #Bilgiseli & #Flood © 2017