Şeytan Ayrıntıda Gizlidir!

Dolar’daki Artışın “dış güçler” ile ilgisi var mı?

Evet, şimdi bu konu hakkında bir flood’a başlayacağım. Basit bir test yapalım. Dolar artışının “dış güçler” ile ilgisi var mı?

  • Bu gördüğünüz fotoğrafta 2002 yılından 2017 yılına kadar olan borç ve GSYH oranları bulunuyor. Öncelikle bu oranları inceleyelim.

  • Bu tablo bir nevi, halkın kazandığının ne kadarının borca gittiğini gösterir. Bu tablo da yine, bize aynı şeyleri gösteriyor. Ancak bir farkla, bu tabloda 2018 yılında GSYH-Borç oranı %53,52. 2017 yılında bu oran %49,1 imiş.

  • Yani arkadaşlar, 2017 yılından 2018 yılına kadar borçlandığımız miktar neredeyse %4 ekseriyetinde artmış. Buralara neden değiniyorum? Bu krizin 2001 krizi ile farkı nedir? Şöyle açıklayayım:
  • 2001 krizinde borcun %60 küsürü devlete, %30 küsürü vatandaşa aitmiş. Bu ne demek? Bu, 2001 krizinde vatandaşın ağır yükler altına girmediği demek. Buna rağmen toplam borcun %30’luk kısmı, vatandaşın GSYİH’inin %57’sine denk geliyordu o zamanlar.
  • Bundan ne anlarız? Arkadaşlar, bundan çok şey anlarız neden mi? Bugün toplam borcun sadece %20 küsürlük bölümü devlete, %70 küsürlük bölümü vatandaşa ait. Kurun bakalım bağlantıyı.
  • Bugün halka binen toplam borcun, 2001 krizindekinden hem miktarca hem oranca(devletin borcuna) daha fazla olmasına rağmen, GSYİH’e oranla %52 bandında seyretmesi neyi gösterir? 2001’den bu yana, Gayri Safi Milli Hasıla’da önemli bir gelişme olmuş.
  • GSYİH’de artış olması ne demek? Halk zenginleşmiş demek! Peki bu zenginleşen halk ne yapmış parayı? Yahu arkadaş naptın parayı? Telefon aldın borçlandın, araba aldın borçlandın, ev aldın borçlandın. Tatile çıktın borçlandın.
  • Ee bu parayı üretime harcadın mı? Yahu gel bak seninle verilerle konuşalım. 2001 yılında GSYİH/Borç oranı %57 olunca, borcun sadece %30’unun halka ait olmasına RAĞMEN ekonomi patlamış, halk sürünmüş.
  • Bugün borç daha yüksek miktarda, halkın borç oranı %70’lerde, borcun GSYİH ile oranı ise %52 gibi uçuk bir sayı. 2001 krizindeki verilere RAĞMEN halk süründüyse, 2018 yılındaki verilerle yaşayan halka ne olur?
  • 2003 yılından itibaren Amerika’nın küresel borç ödeme politikasından dolayı dolar 1.20’lere 1.30’lara kadar düşmüş. Sen o yıllar sanayiye yüklenmemişsin. Dolar düşünce sanayi yatırımı yapmak yerine ev almışsın, telefon almışsın, araba almışsın.
  • Oysa ki ABD, o zamanlar kendi sorunlarından dolayı senin gibi gelişememiş ülkelere mükemmel bir gelişme fırsatı vermiş. Keyfine harcamışsın tüm parayı, halk olarak suçlusun bi kere, o tamam. Hükümet ne yapmış? Meclis ne yapmış?
  • Bir tane, bakın bir tane “Sanayi Geliştirme Projesi” geçmiş mi meclisten? Bakın projenin meclisten geçmesini bırakın, mecliste böyle bir proje değerlendirmeye dahi alınmış, teklif edilmiş mi 2003-2011 yılları arasında?
  • Koskocaman bir HAYIR. Vatandaş vizyonsuz, hükümet vizyonsuz. E vizyonsuz vatandaşın seçeceği hükümetin vizyonsuzluğuna mı kızacaksınız şimdi? Eline para geçen vatandaş ne yaptı? Araba, ev, apple ürünü aldı. Ne olacaktı ki? O parayı bilime sanayiye mi harcayacaktı?
  • Yine koskocaman bir HAYIR. Şimdi gelmişler dış güçler diyorlar. Açık konuşalım mı? Ben uluslararası bir sermaye sahibi olsam, Türkiye ekonomisi de dolarımı satıp-aldığımda beni aynı gün içinde milyonlarca dolar kâra geçirecek kadar kırılgan ve zayıfsa bunu neden yapmayayım?
  • E tabi ki yani, dış güçlerin oyunu tabi ki olacak. Adam sana niye acısın ya? Ekonomin kırılgan, zamanında verilen fırsatı elinle itmemişsin, ayağınla tepmişsin resmen. Şimdi adam senin zayıf sanayinden dolayı zayıf olan piyasalarına dolar alıp-satınca kızmaya hakkın var mı?
  • Dış güçlerin oyunu denilen şey budur. Evet, doların fiyatının artıp azalmasında kesinlikle dış güçler(uluslarası sermayeler) etkilidir. Lakin ekonomin=sanayin güçlü olsa bu sermayeler sana bir şey yapabilir mi? Almanya’ya yapabiliyorlar mı?
  • Almanya babalarının oğluda mı yapmıyorlar? 40bin tl’lik miras için kardeşiyle kanlı bıçaklı olan adamlar çıkmış “İt iti ısırmaz, garezleri hep Türkiye’ye” diyor. Yahu adam Almana aşık mı da milyar dolarlar kazanmak varken onun ekonomisiyle oynamıyor da sana geliyor?
  • E çünkü Alman’ın ekonomisiyle oynayamıyor. Piyasalar sağlam, sanayi güçlü. Kimin piyasası sağlam değilse, kimin sanayisi dandik ise onun ekonomisiyle oynayıp döviz alıp satarak kendi cebini dolduruyor. Acıyacak mıydı sana? Sana vizyon(suzluk)un acıdı mı?

Şimdi sen kalkıp bunun adını “dış güçler” koyacaksın öyle mi? Hayır efendim bunun adı olsa olsa “Kendi düşen ağlamaz” olur. Umarım kendimi anlatabilmişimdir, okuduğunuz için teşekkür ederim.

Bu Konu, Karasakal Edward @bureauofeconomy Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Sen, bu konu hakkında ne düşünüyorsun?

Mutlaka Oku! #Bilgiseli & #Flood © 2017 | Gizlilik Politikası | Sponsor | Pdf Kitap İndir | 1 Dolar Kaç TL