Büyük Buhran | 1929 Krizi

Virüsün ekonomilere verdiği zararlar konuşulurken, sürekli 1929 Büyük Buhran’ın adı geçer. Peki neydi bu endüstrileşmiş dünyanın yaşanmış en kötü krizi denilen Büyük Buhran? Kriz nasıl oldu? Sonuçları neler oldu? Keyifle okuyacağınız bir bilgisel oldu. Okuyalım, okutalım. Buyrun.

  • Great Depression(Büyük Buhran) endüstrileşmiş dünyanın yaşanmış en kötü kriziydi. Borsanın çöktüğü 1929 yılından 1939 yılına kadar sürmüştü. Kriz, Ekim 1929’da, Wall Street’i paniğe sürükleyen, insanların milyonlarca dolar servetini bir anda silen borsanın çöküşüyle başladı.
  • Büyük Buhran’a ne sebep olmuştu? 1920’li yıllar boyunca, Amerikan ekonomisi hızla genişlemişti ve ulusun toplam zenginliği, 1920 ile 1929 arasında iki katına çıkmıştı. Bu süreç ‘Kükreyen yirmiler’ olarak adlandırılmıştı. 1920’lerde ekonomik göstergeler oldukça iyi durumdaydı.

  • Üretim ve istihdam oranı yüksekti. Ücretler çok fazla yükselmiyordu ve fiyatlar istikrarlıydı. Halkın büyük çoğunluğu hiç olmadığı kadar rahat ve varlıklıydı. Ancak o yıllarda Amerikalılarda minimum fiziksel eforu sarfederek zengin olma isteği hakimdi.

  • Hisse senetleri: Amerikan hükümetinin, ‘Özgürlük Tahvilleri’ olarak da bilinen tahvil satışıyla, halk, ilk defa bu tip bir yatırımı öğreniyordu. 6 ayda bir faiz ödemesi alıyorlardı. Bu yeni yatırım kültürünü gören bir grup vardı: Wall Street bankerleri.

  • Özellikle bir adam, National City Bank(citibank) başkanı Charles Mitchell. Mitchell: ‘Elimizde yatırım yapan bir halk var. Tek yapmamız gereken, halkı şirket tahvillerinin ve hisse senetlerinin hatrı sayılır yatırımlar olduğuna inandırmak.’ demişti.

  • Fikri büyük rağbet gören Mitchell, Bunun üzerine, bu karlı pazarı sömürebilmek için ülke geneline aracı(broker) şirketler kurdu. Böylece parası olan ancak bilgisi olmayan insanlar da borsada oynayabilecekti. Bunun üzerine, görülmemiş sayıda insan hissedar olmaya başladı.

  • New York borsası, Milyoner kodomanlardan, aşçılara ve kapıcılara kadar herkesin birikimlerini(tasarruflarını) hisse senetlerine akıttığı pervasız bir spekülasyonlar sahnesine dönüşmüştü. Her türlü hisse senedi için çılgınca spekülasyonlar yapılıyordu.

  • Film şirketi hisseleri, Havacılık hisseleri, tüm otomobil şirketi hisseleri.Bunlardan en çok rağbet göreni Radio Cooperation of America hisseleriydi. Çok yenilikçi bir teknolojiydi ve insanlar bu radyoların bir gün arabalara dahi konulabileceğini düşünüyorlardı.

  • 1920’lerin ortalarında, 3 milyon amerikalı artık borsadaydı. Reklamlar ile insanlar daha fazla hisse almaya yönlendiriliyordu. krakerler satan bir firma ‘Ne kolay iş. RCA hisseleri bu sabahtan beri 7 puan yükseldi. Bizzat ben, 7.000 dolar kazandım’ şeklinde reklam veriyordu.

  • İhtiyat Akçesi ile Hisse satın alma: Hisse spekülasyonu öyle bir hadde ulaşmıştı ki insanlar borç parayla hisse almaya başlamışlardı. Yatırımcı paranın bir bölümünü koyuyor, brokerlar geri kalanını finanse ediyorlardı.
  • ‘şimdi al, sonra öde’ borsaya da sıçramıştı. Bu sisteme ‘ihtiyat akçesi ile satın alma’ deniyordu. 1920’lerin sonlarında hisse senedi bedellerinin %90’ı borç parayla ödenmişti. Örneğin; 25 dolarınızla, 100 dolarlık bir hisse satın alabiliyordunuz.

  • Bu sistem üzerine, hisse fiyatları arttı. 1928 yılında, 12 ayda borsa %50 yükselmişti. Ancak brokerların borç vermesinde bir standart eksikliği yaşanıyordu. Denetim yoktu. Manipülasyon ve spekülasyon yaygındı.
  • Florida Gayrimenkul Spekülasyonu: Spekülasyonun ne derece hakim olduğunun kanıtı, 1926 yılında Florida’da meydana gelen gayri menkul patlamasıydı. Bu olay klasik bir spekülatif balonun tüm özelliklerini kendi içinde barındırıyordu.

  • Olay şöyle gelişmişti: Floridalılar bölgede kış şartlarının kuzeydeki eyaletlere göre daha iyi olmasına, taşımacılık problemlerinin çözülmüş olmasına dayanarak gayrimenkullerin değer kazanacağını düşündüler. Eyalette Florida’nın bir tatil cennetine dönüşeceği inancı hakimdi.

  • Halkın büyük çoğunluğu bu inançla gayrimenkule yatırım yaptı. Ancak 1928 yılının 18 Eylül’ünde, hiç hesapta olmayan bir tropik kasırga 400 insanın ölümüne, binlerce evin hasar görmesine ve tonlarca deniz suyunun yatları parçalayıp sokaklara taşmasına neden oldu.

  • Satın alınmış olan gayrimenkuller satılmaya çalışıldı ancak değerinin çok altına bile satılamadı. Bu durum bir spekülatif balonun patlayışıydı.

  • Wall Street’in Gizli Güçleri: O dönemde, Hoover’dan önceki devlet başkanı Calvin Coolidge, bu borsa spekülasyonuna sessiz kalmıştı. Çünkü Politikacılar ile, Wall Street’in bir grup seçkin bankacı ve finansörü arasında yakın bir ilişki vardı.

  • Bu kişilerin, devasa servetleriyle, hükümetin mali politikalarına etkileri büyüktü. Bu, Wall Street hükümdarlığıydı. Bu seçkin ekibin başında, JP MORGAN BANK’ın sahibi J.P Morgan vardı. Bir diğeri kıdemli ortağı Thomas Lamont idi. (resim:Thomas Lamont)

  • Ünlü bankacı Paul Warburg’un uyarılarına rağmen, 1929’un mayıs ve eylül ayları arasında 60 yeni şirket borsaya girdi ve 100 milyon dolarlık hisse, piyasaya sürüldü. O dönem, bu balonun patlayacağını hisseden büyük yatırımcılar borsadan çekilmeye başladı.
  • Bunlardan biri; Joe Kennedy idi. Kennedy : ‘Eğer ayakkabı boyacısı bile borsadan benim kadar anlıyorsa belki de benim için gitme vakti geldi’ demişti.

  • O zamanlar, üretim zaten düşmüştü ve işsizlik artmıştı, hisse senedi fiyatları ise gerçek değerlerinin bir hayli üzerinde kalmıştı. Ek olarak, O dönemde maaşlar düşüktü, tüketici borçları hızla artıyordu.
  • Tarım ekonomisi, kuraklık ve gıda fiyatlarının düşmesinden dolayı boğulmaktaydı ve bankalar, tasfiye edilemeyecek kadar yüklü borç fazlasına sahipti. 1929 yazı, hafif bir resesyonla geçmişti.
  • 23 Ekim 1929:Büyük bir güven kaybıyla, otomobil hisselerindeki keskin düşüşün alevlendirmesiyle milyonlarca hisse bir anda satıldı. Tarihe ‘Kara Perşembe’ olarak geçecek ertesi gün, tüm dünyayı derin bir bunalıma sokacak ekonomik kriz ‘Büyük Buhran’ın başlangıcı kabul edilir.
  • 24 Ekim 1929, Kara Perşembe: Borsa, inanılmaz bir düşüşle başladı. Borsanın düşüşünü haber alan insanlar paniğe kapıldılar. 24 Ekim 1929 günü, endişeli yatırımcılar, hisseleri elinden çıkarmak için yarışıyorlardı. Bir günde, rekor sayıda, 12.9 milyon hisse satılmıştı.

  • Wall Street, Olaylardan habersiz, tüm birikimlerini kaybeden bir yığın insanla dolmuştu. Hava kaygı, korku ve umutsuzlukla kaplanmıştı. O insanlardan biri de Winston Churchill idi. Churchill, milyonlarca dolarlık bir servet kaybetmişti.

  • Bunun üzerine JP MORGAN binasında, büyük bir toplantı gerçekleşti. Bu toplantıya, Amerika’nın en zengin insanlarından bazıları katılmıştı. Başkan, Thomas Lamont, N.York Borsası Başkanı Richard Whitney, http://N.City Bank başkanı C.E Mitchell bunlardan bazılarıydı.
  • Alınan karar, 250 milyon dolarlık bir havuz oluşturmak, bu nakit enjeksiyonu sayesinde borsanın tekrar toparlanmasıydı. En yüksek fiyatlardan, on binlerce hisseler satın aldılar. Bu alımları yapanlardan biri de ünlü finans devi John D. Rockefeller idi.
  • 28 Ekim 1929, Pazartesi : Bu hamlenin üzerine, borsa geri döndü ve hisse senetleri değer kazanmaya başladı. Bir hafta kadar bir süre, ortalık sakinleşmişti. Ancak ‘ihtiyat akçesi’ ile satılan hisseler, büyük bir korkuya sebep oldu.
  • Aracılar, verdikleri borçların geri dönmeyeceğinden endişeleniyorlardı. Bunun üzerine, borç verdikleri hisse sahiplerinden teminat istemeye başladılar. İnsanlara, Eğer daha fazla nakit getirmezlerse, hisselerinin satılacağına dair haberler gönderildi.
  • 29 Ekim 1929, Salı; Amerikan Çelik, Radyo, General Motors hisseleri dik bir şekilde düştü. Büyük bir satış dalgası yayıldı. Toplam 16 milyon hisse satıldı. 36 saat içerisinde, Amerikan hisseleri ve endüstrisi %22 değer kaybetmişti.
  • Uzun yıllar birikimlerini borsaya yatıran insanlar, günler içerisinde her şeylerini kaybetmişlerdi. Ekonomide güvenin kaybedilmesi, domino etkisi yarattı. Bankaların kötü durumda olduğunu duyan insanlar, önlerinde toplanmaya başladılar. 1931’de 3000’den fazla banka battı.

  • Borsanın çöküşüyle birlikte, borç veren aracılar, onlara borç veren bankalar sırayla battı. Tüm paralar yok olmuştu. Batan şirketler, insanları işten çıkardı. Üretim durmaya başladı. Kitlesel bir iflas vardı.

  • Borçlarına karşılık, büyük tarım şirketleri insanların mallarına el koydular. Yoksulluk her tarafa yayılmıştı. Sokaklar, kirasını ödeyemeyen insanlarla doldu. ‘Hooverville’ adıyla anılan küçük gecekondular yapıldı.

  • 1933 yılında, Büyük Buhran’ın etkisi en düşük seviyesine düştüğü zaman, 15 milyon Amerikalı işsiz kalmıştı ve ülkedeki bankaların neredeyse yarısı batmıştı. Bunalım dünyada 50 milyon insanın işsiz kalmasına neden oldu.

  • Kriz, yeryüzündeki toplam üretimin %42 oranında ve dünya ticaretinin de %65 oranında azalmasına neden olmuştur. Tüm dünyayı bunalıma sürükleyen, dünya genelinde milyonlarca insanı işsiz bırakan kriz, dünyayı kasıp kavuracak savaşın çıkmasında en büyük rolü üstlenmiştir.

Yazar; Mini Ansiklopedi

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Video İndir | Yorumlar Libros Gratis | Chapter 1 |
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x