Ayasofya Neden Cami Oldu?

Ayasofya… Bizans İmparatoru Justinianus tarafından ülkenin en iyi mimarlarından Miletli İsidoros ve Trallesli Anthemius’a inşa ettirilmiş, yeryüzündeki en güzel, en zarif ve en değerli mimarî şaheserlerden birisi. 1.483 yıldır Bizans uygarlığının insanlığa bıraktığı bir miras olarak varlığını sürdürüyor.

  • İstanbul’un 1.453’te Osmanlıların eline geçmesi ve Bizans’ın yıkılmasıyla, bu devasa katedral camiye çevrildi ve 1934 yılına kadar, tam 481 yıl cami olarak kullanıldı. 1934 yılında da yeni Türk devletinin lideri Mareşal Mustafa Kemal tarafından müzeye çevrildi.
  • O günden beri, 86 yıldır bu muhteşem insanlık abidesi müze olarak ziyaretçilerini karşılıyor. Son zamanlarda ise Ayasofya ülke gündemine birden sokuldu ve herkes onu tartışmaya başladı. Açılsın diyenler bir tarafa, açılmasın diyenler diğer tarafa, konuyla ilgili bilgisi olan olmayan herkes konuştu.
  • Ben de sık sık sorulduğu için bu konudaki düşüncelerimi yazmak istedim. Konuyu iki aşamada inceleyeceğiz: İlki, mevcut sorunların gözden kaçırılarak yapılan gündem değiştirme çalışmasının ipini pazara çıkarmak ve konuşulması gereken gerçek gündemi hatırlatmak üzere olacak.
  • Diğeri de konunun fıkhî boyutu üzerine olacak. Tabii ikinci bölümde Türk halkının ekseriyetine sirayet etmiş cehalet ve heva ve heveslerden edinilmiş batıl putları da tek tek teşhir edeceğiz.
  • Konuya her açıdan değiniyorum ki, Müslüman olsun olmasın, okuyan herkes kendinden bir şeyler bulabilsin. Zira Türk toplumu 84 milyonluk bir kitle, hiçbir insanı diğerine benzemiyor. Onbinlerce farklı görüş ve düşünce var. Hemen her konuda devasa ihtilaflar var. Onun için konuya başka başka cephelerden değinmek faydalı olacaktır. Öyleyse başlayalım:
  • Türkiye, özellikle kaynaklarını zenginlerin sömürüp durduğu ve sömürülen kaynaklarının faturasının devlet tarafından fakir insanlara kesildiği, insan hayatının çok ucuz olduğu bir ülke. Soma’da, Ermenek’te, son olarak da Sakarya’da, fakir insanların zenginlerin çıkarları ve kârı için nasıl pisi pisine öldürüldüklerine ve devletin de bu cinayetlere nasıl bekçilik ettiğine hepimiz şahit olduk.
  • Bunun sebebi her yeri sarmış olan yolsuzluk, hırsızlık, talan ekonomisi ve ülke kaynaklarının ayrıcalıklı bir sınıfın emrine bizzat devlet tarafından peşkeş çekilmiş olmasıdır. Devlet putunun sadık secdekarları rahatsız olabilir ama gerçek budur. Bu durum Türkiye’de o kadar ileri boyutlara varmıştır ki, artık itildiği fakr-u zaruret yüzünden umutsuz kalan insanlar cinnet geçirmekte, intihar etmekte ve cinayetler işlemektedir. İşte size birkaç örnek:
  • Yanlış bilmiyorsam Antakya’da, işsizlik nedeniyle bunalıma girip “çocuklarım aç” diyerek kendini yakan baba.

  • Kocaeli’de işsiz olduğu için çocuğuna pantolon alamayıp kendini asan bir başka baba.

  • Sağlığında 2 kilo şeker için, yaşıtları okurken dağlarda odun hamallığı yapan ama öldükten sonra değeri anlaşılıp, adına anıtlar dikilen ve ismi parklara ve caddelere verilen Eren Bülbül.

  • Örnekleri uzatabilirim. Zira bu ülkenin acısı bitmez. Alın teri ve gözyaşı da hep aynı insanlardan akar malum. Söylemek istediğim husus, bu ülkenin asıl gündeminin hiçbir zaman Ayasofya olmadığı, olamayacağıdır. Türkiye’de insanlar işsizlikle boğuşuyor, devletin ağır vergileri altında inim inim inliyor.
  • Ömründe bir kere bile göremeyeceği cennet koylarının ve tatil beldelerinin bekası için dağlarda ve ovalarda ölüyor ve öldürüyor. Dava batıl da olsa, bir babanın yokluklar içinde büyüttüğü evladını kör bir kurşuna feda etmesi çok büyük bir fitnedir.
  • Ayasofya ancak cahil milliyetçilerin, bankamatik memurlarının, sistemin dönen çarklarından rant elde edenlerin mevzuudur. Zira cahil ve akıldan yoksun, güdülmeye ve etinden sütünden faydalanılmaya çok müsait bir güruh olan Türk kavmini uyutmak için Ayasofya’dan daha iyi bir malzeme bulunamaz.
  • Cahil Türk halkı, her gün eriyen parasını, mezun olunca nasıl iş bulacağını, her yeri sarmış yolsuzluk ve suçu, milliyetçilik putunun peşine takılan evlatlarının pisi pisine ölüp gitmesini, vatan diye zenginlerin kasasını beklemeyi, sayısı 5 milyona ulaşan, sınır boylarındakilerle 9 milyona varan mültecileri,
  • Burnunun dibinde 110.000 silahlı militan toplayıp devlet kurmuş PKK’yı konuşmayıp Ayasofya konuşuyor. Neden? Çünkü onu sömürüp kanını içenler, onun önüne oyuncak olarak bu yenmeyen, insanların günlük yaşantısına hiçbir faydası olmayan katedrali attı.
  • İnsanlar Ayasofya Fatih’in fetih sembolüdür, öyleyse ibadete açılsın derken arkada nelerin döndüğünden bihaber durumdalar. Onların önüne tartışsınlar diye Ayasofya’yı atanlar devletten cukkaladığı paralarla Porsche’ye binerken, 7/24 Ayasofya açılsın, Ayasofya İslam’ındır şöyle böyle diye gezenler, günde 11 saat asgari ücrete ayakta çalışmak için sabahın 7’sinde belediye otobüsünde fordlanarak işe gidiyor.
  • Bir bakın bakalım şu sosyal medyaya. 7/24 Ayasofya güzelleyip, memlekette başka konu yokmuş gibi sürekli dikkatleri burada tutanlar nasıl yaşıyor, siz nasıl yaşıyorsunuz?
  • Ey etrak-ı bi idrak! Ey cahil Türk kavmi! Ne zaman seni sömürenlerin senin önüne attığı oyuncakları elinin tersiyle itip, ekmeğin kırıntısını değil de kendisini talep edeceksin?
  • Ne zaman cehaletin zirvesi olan milliyetçilik putunu terk edip, kendin seçmediğin bir millî kimliğin sana bir üstünlük vermediğini anlayacak, ne zaman başka kavimleri aşağılayıp itip kakmayı, onların izzet-i nefsiyle oynamayı bırakacaksın?
  • Sırf Yunan halkına eziyet etmiş olmak için sabah akşam Ayasofya konuşuyorsun. Bilmiyorsun ki dili ve dini senden farklı olsa da, Yunan komşun da seninle aynı dertten muzdarip. Onu da zenginler sömürüp duruyor.
  • O da zenginlerin Yunan ekonomisine açtığı delikleri kapatmak için  kemer sıkıp duruyor. Öyleyse ne diye sizi kırbaçlayan hırsızlar, hayallerinizin katilleri sizleri daha rahat sömürsün diye köpekler gibi birbirinizle dalaşıyorsunuz?
  • Aynısı geçmiş aylarda da yaşandı. Milliyetçilik denilen cahiliye pisliğinin takipçisi bir Yunan, Brüksel’deki Avrupa parlamentosunda ağzından salyalar saçarak tuttu kağıttan bir Türk bayrağı yırttı.
  • Bu cahil deliye hiç prim vermemek gerekirken Türk halkı asıl meselelerini unuttu, günlerce bir kağıt parçasından başka bir şey olmayan bir nesnenin kavgasını yaptı. Halbuki onlar, izzet ve şerefi çok daha yüksek olan şeylerin mücadelesini yapmakla emrolunmuş bir kavimdi.
  • Milliyetçilik putunun peşine takılıp, hiçbir maddi değeri olmayan, yırtılması kimseye fayda ya da zarar getirmeyen bir kağıt parçasının peşinden bağırıp çağırıp durdular. Karşıdaki deli de istediği primi yapmış oldu, her iki komşu halkın zincirlik delileri olan milliyetçiler, bomboş bir mevzu için günlerce birbirlerine salyalar saçarak hakaret ettikleriyle kaldılar.
  • Demem o ki, Ayasofya suni bir gündemdir. Mimari değeri olabilir, manevi değeri olabilir şudur budur, zaten yeryüzünde hemen her halkın falanca yerdeki falanca şey benim milletimin sahiplik mührüdür diyeceği şeyler vardır. Bu sadece Türklere özgü değil.
  • Türkler artık gerçek sorunlarıyla ilgilenmeli. Sizleri sömürüp kırbaçlayanların önünüze oyuncak diye attığı şeyleri yemeyin. Kutsiyet izafe ettiğiniz devletiniz size Ayasofya’nın kuru gürültüsünü vaad ederken, milyarder Ali Ağaoğlu’nu batmaktan kurtarıyor.
  • Cephede kafanıza 120’lik havan mermisini yedikten sonra vatan sağ olsun diyorsunuz ya hani, hah işte o vatanın bütün yaylaları, dereleri, körfezleri, koyları zenginlere üç kuruşa peşkeş çekiliyor. Kutsiyet izafe ettiğiniz devlet bunu yapıyor. Eğri oturun doğru konuşun, hakkı gizlemeyin.
  • Zaten yıllardır taptığınız bütün putlar üzerinize devrilip durdu. Ama akıllanmadınız. Cebinizde para yokken tuttuğunuz takımın oynadığı maçtaki penaltı pozisyonunu konuştunuz. Parasızlıktan oğlunuzu evlendiremezken gittiniz cahil bir Yunan milliyetçisinin yırttığı kağıttan Türk bayrağını konuştunuz.
  • Mezun oldunuz iş bulamadınız, gittiniz falan ya da filan parti liderinin sağda solda ettiği lafları konuşup durdunuz. Ben ömrümde çok insan tanıdım, farklı farklı milletlerden birçok insanla muhatap oldum, Türkler kadar batıl safsatalara tapıp, sonra bu taptığı safsatalardan eziyetler görüp de hala onlara ısrarla tapmaya devam eden cahil bir halk görmedim.
  • Hak gelmiş, batıl yok olup gitmiştir. Zaten batıl yok olmaya mahkumdur. Amma velakin, Türk toplumu yok olup gitmiş batılları inatla hayatında tutmaya devam ediyor.
  • Türkler, boş safsatalarla uğraşmayı bırakmalı, hakkı olan yaşam standartlarını istemelidir. Ayasofya açılınca hayat ucuzlamayacak, yolsuzluklar bitmeyecektir. Bebek mamalarına çalınmasın diye takılan alarmlar sökülmeyecektir vesselam.

Gelelim meselenin fikhî boyutuna ki işin en cafcaflı kısmı burasıdır.

  • Türk halkı nedendir bilinmez, çok uzun zamandır kendisini İslam’ın sancaktarı sanan bir halktır. Zaten konuya az çok vakıf olan birisi, bunun büyük bir cehalet olduğunu bilir ve bu iddialara güler geçer.
  • Ama kitlelere öyle bir cehalet zuhur etmiştir ki, insanlar dinlerini bilmedikleri için, Türkiye Cumhuriyeti’ni bir İslam devleti, Türk ordusunu İslam’ın ordusu, Türkiye’yi de Müslümanların sığınağı zannediyor. Tabii bu da gerçekte büyük bir palavradır.
  • Zira ortalama bir Müslüman, Allah’ın emirleriyle Türk devletinin yasalarını ve yönetimini karşılaştırdığı anda hükmünü verir. Türkler, daha görkemli camiler yaparak daha dindar olacaklarını zanneden acayip bir kavimdir. Özellikle son 18 yılda devasa camiler inşa ettiler, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesi ve personel sayısı da giderek arttı.
  • Ama süratle Allah ve onun dininden uzaklaştıkları da bir gerçek. Özellikle genç kuşak Allah’ı ya da peygamberi tanımıyor, dini reddedip dışlıyor. (Bunları da kimseyi aşağılamak için yazmıyorum. Sadece mevcut duruma ayna tutuyorum.) Halbuki bunun tersi olması gerekirdi Anadolu mantığına göre.
  • Kuran’ı güzel okuma yarışması yapıyorlar, güzel sesli hafızları ülkenin her yerinde camilere dikiyorlar ve Kuran okutuyorlar, ama Allah’ın sözlerini kendi kişisel yaşamları ve devletlerinin yönetim aygıtına tatbik etmiyorlar. Allah’ın kitabını sadece belirli gün ve saatlerde okunan bir merasim kitabı yapmışlar.
  • Süslü püslü bir kapak içinde saklayıp, güzel kokulu özel kağıtlara yazıyorlar. Ama okumaları bitince katlayıp mahfazasına koyup bir dolaba kaldırıyorlar ve kendi nefislerinden uydurdukları putlara secde etmeye devam ediyorlar.
  • Bu kendi kişisel hayatlarında da böyle, devletlerinin en tepe noktasından köylerine kadar uzanan yönetim aygıtında ve yasalarında da böyle. Allah’ın sözlerini güzel sesli hafızlara tecvidli okutup üstüne bir de ağlıyorlar ama, aynı sözleri yaşamın rayına koyulmasında ciddiye almaya layık görmüyorlar.
  • Bireyler arasındaki ve devletle birey arasındaki ilişkileri kendi nefislerinden icat ettikleri yasalara göre düzenliyorlar ama adını ağızlarından düşürmedikleri Allah’a bu konuda bir kelime bile söz hakkı tanımıyorlar.
  • Miting meydanlarında rant ve oy için Kuran sallayıp duruyorlar ama gücü ellerinde bulunduran emirler olarak onun içindeki yasaları insanlara tatbik etmiyorlar. Sürekli bir samimiyetsizlik, sürekli bir riyakârlık. Sürekli bir sömürü ve dini kullanarak manipülasyon yapma çabası.
  • Şimdi bu Ayasofya açılınca bu Türk halkı daha mı Müslüman olacak anlamadım. Ayasofya kutsal bir mabed mi? Orada kılınan namaz daha mı eftal? Değil. E o zaman? Mesele sidik yarışı. Boş gündemlerle cahilleri oyalama çalışması ki uzun uzun bahsettim bundan.
  • Türk halkının ekseriyeti tevhidi ve şirki bilmiyor. Vela ve berayı bilmiyor. Tağutu bilmiyor. Bazıları bildiği halde bilmemezlikten geliyor, bazıları cehaletten bilmiyor. Sokaktaki sıradan bir insana şeriat nedir diye sorun bilmez. Daha bir de “şeriat ne gardaşım yav biz de Müslüman’ız ama şeriata karşıyız.” derler.
  • Şu cehalete bakar mısınız? Ha yine ekleyeyim, derdim kimseyi eleştirmek ya da aşağılamak değil. Ama siz Ayasofya’yı İslam için açacağız deyip kendinizi İslam ülkesi diye pazarlıyorsanız, İslam’ı bilen insanlar bi bakar lan acaba doğru mu söylüyorlar diye.
  • Ben de bu amaçla bakıyorum ve karşımda devasa bir illüzyon ve yalan görüyorum. Yav elinizi vicdanınıza koyun, sizin devletiniz kumar oynatmıyor mu? İçkiden vergi almıyor mu? Sizin ülkenizde zina da serbest. E bu ne demek?
  • Bizim ülkemizde Allah’ın yasaları geçmez, biz bu ülkeyi nasıl yöneteceğimizi Allah’tan iyi biliriz, Allah da kimmiş, o kendi işine baksın demek. E siz böyle dedikten ve bunu diyenleri de sessiz kalarak onayladıktan sonra nasıl Müslüman oluyorsunuz?
  • 7/24 Allah’a küfreden bir devletin bekası için ölüp kendinizi nasıl şehit ilan ediyorsunuz? Ya da sizin ülkeniz nasıl İslam devleti oluyor? Olmuyor işte. Yarın Ayasofya’yı açsanız, onun içinde de gidip şirk işleyeceksiniz. Devletin korkusundan hakkı söyleyemeyen korkak imamların arkasında saf tutacaksınız.
  • Ayasofya’dan çıkıp milliyetçilik yapacaksınız. Yetimleri doyurmayacaksınız. Zulümler ve hırsızlık alıp başını gidecek ama sesiniz çıkmayacak. Ee? O zaman demek ki siz Ayasofya’yı sadece heva ve hevesiniz için açmış oluyorsunuz.
  • Zaten hakkıyla düşünen bir kavim olsanız, tek kapılı, sobayla ısınan ve çatısı akan, ama içinde şirk koşulmadan Allah’a ibadet edilen bir mescidin, Allah’ın gözünde sizin o onbinleri içine alan ama içinde Allah’ın anılmadığı mescitlerinizden daha sevimli olduğunu bilirdiniz.
  • Yine gerçekten hakkıyla düşünen bir kavim olsanız, üzerinde Allah’ın dini tatbik edilen az nüfuslu, seyrek ağaçlı kurak bir bozkır arazisinin, sizin her biri bir ülkeye bedel ekonomisi olan, milyonlarca insanın yaşadığı ama fuhuş, haram, şirk, zulüm, faiz ve daha nice kötülüklere boğazına kadar batmış beldeleriniz ve şehirlerinizden, Allah indinde daha sevimli olduğunu bilirdiniz.
  • Ama hakkıyla düşünmüyorsunuz. Ne yapıyorsunuz? Boş safsatalar peşine takılıp savrulup gidiyorsunuz. Cebinden bir tomar para çıkarıp sokağa rastgele saçan adama hepimiz enayi deriz. Peki ömrünü batıl ve değersiz safsataların peşinde harcayıp avuç avuç sokaklara saçanlara ne diyelim?
  • Bu sözlerim de kendini İslam’a nispet edenler içindir. Müslüman olmayan birisi bunları üzerine alınmasın. Sözün özü hanımlar beyler, Ayasofya cahil kitleleri daha da uyutmak için tezgahlanıp gündeme getirilmiş bir oyundur. Çok daha konuşulmaya değer şeyler varken bu değersiz nesneleri konuşup da komik duruma düşmeyin. Alemi kendinize güldürmeyin.
  • Eğer derdiniz İslam’sa, onu kendinize mesele edindiyseniz de dininizi düzgün öğrenin. Biraz ordan biraz burdan alıp ortaya karışık bir inanç sistemi oluşturup da buna tabi olmayın. Vallahi kendinize yazık edersiniz vesselam…

Yazar; Mareşal Çuykov

guest
6 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
coskun
coskun
1 gün önce

Doğru yazdığın şeyler var ama Yanlışların götürüyor. Kimseyi eleştirmek istemiyorum demişsin yerin dibine sokup Çıkarmışsın taraf değilim diyorsun hep sağa bakarak konuşuyorsun

Necdet Arıcı
Necdet Arıcı
24 gün önce

Türk milliyetçiliği ile İslam faşizmini lütfen birbirine karıştırmayın… Her Türk milliyetçisi, panislamizmi savunacak diye bir kaide yok… Bir de dikkatimi çekti; Mareşal Mustafa Kemal’e Atatürk demek, gücünüze mi gidiyor?.. Bu durumda doğrularınız maalesef yanlış oluyor….

Anonim
Anonim
30 gün önce

Yazayım sen kimin ve hangi soysuz milletin kalemisin? Ey etrakı idrak, cahil Türkler, diye başlayan bir sürü hitabın var. Söylesene sen kime hizmet ediyorsun.
Heee söylesene satılık kalem yada al bunu köşene taşı denilen kiralık.

Anonim
Anonim
1 ay önce

Duygularıma tercüman olmuşsunuz, tam olarak böyle düşünüp yazıya dökemez duruma kadar geldik. Umarım bunlar yüzünden başınıza bir iş gelmez. Neticede olayların nerelere evrildiğini birlikte izliyoruz. Esen kalın, TEŞEKKÜRLER.

Anonim
Anonim
1 ay önce

Ekonomi batık, dış borç 400 küsul milyar doları aşmış, rezervler erimiş. vergi arttırma çözüm sunulmuş. KOİ ve yap-işlet-devret ile 25 yıl milletin geleceği ipotek edilmiş,halkın vergisinden yandaşa 3er-4er maaş bağlanıp alanı olmayan yönetim birimlerine kondurulmuş,Libya, Suriye batağına saplanılmış, adalarımız yunana, topraklarımız katara peşkeş çekilmiş, doğal ve tarihi alanlar katledilmiş 1200 yıllık tarih betona gömülmüş, bunları dile getiren gazetecisi yazarı susturulup içeri tıkılmış (sorsan basının en özgürü bizde)
daha da uzar gider…
ama
“Ayasofya’yı ibadete açtık.”

Anonim
Anonim
Cevap verdi;   Anonim
1 ay önce

Kâleminize sağlık. Dilerim uyuyanlarda uyanır artık, çıkarın artık at gözlüklerinizi

mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Facebook video indir | Yorumlar Libros Gratis | Chapter 1 |
6
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x