Şeytan Ayrıntıda Gizlidir!

Aşırı Güven Etkisi! (‘Yatırımcılar için tavsiyeler; Sahne ve ışık oyunları!’)

Aşağıdaki resme bakınız lütfen. Sizce aşağıdaki resimdeki karelerin renkleri ne? Ton farklılığına dikkat ederek söyleyebilir misiniz? Koyu gri, açık gri, beyaz, kirli beyaz?

  • İçinizde şunu demiş olabilirsiniz. Bundan kolay ne var? Üsteki koyu gri alttaki açık gri. Belki birileri üsttekine itiraz etmeyecek ama aşağıdaki için kirli beyaz diyecek. Önemli değil neticede ton farkını da dikkate aldığımızda karşımızda 2 farklı renk var öyle değil mi?
  • Finans piyasalarının bir yönüyle iddiaya girmek gibidir. Benim gibi bir delinin çıktığını ve sizinle iddiaya girmek istediğini varsayalım. İddia konusu ise yukarıdaki resim. Ton farkını da dikkate aldığımızda siz 2 farklı renkten bahsediyorsunuz.
  • Ben ise ikisinin de koyu gri olduğunu söylüyorum. Sizde tabi buldunuz bir enayiyi kendiniz iddiaya girdiğiniz gibi konu-komşu, eş-dost, akraba herkese haber verdiğiniz. Diyelim herkes kişi başı 100.000 TL’den toplamda 10 kişi 1.000.000 TL koydu ortaya.

  • Bende karşı pozisyonda olduğuma göre bende 1.000.000 TL koydum. Sonuç ne olur? Hangi taraf 1.000.000 TL’ye veda edecek? Hala kendinize çok mu güveniyorsunuz? Tabi ki bana karşı pozisyon alan herkes iflas etti.
  • Hadi resme yeniden dönelim. Ve siyah dikdörtgen ile belirttiğim alanı parmağınız ile kapatıp yeniden bakın. Ne oldu bu bir sihir mi? İsterseniz yukarıdakine de aynısını yapabilirsiniz.

  • Şimdide aşağıdaki resimlere bakıp, hızlıca cevap verin lütfen. Hangi daire daha büyük?

  • Hangi goril daha büyük?

  • Hangi çizgi daha uzun?

  • İki dairede aynı boyuttaydı. İki gorilde aynı büyüklükteydi ve iki çizgide aynı uzunluktaydı. İsterseniz resimlerin hepsini ölçebilirsiniz. Melville Sağlam Adamda ne güzel ifade etmiş “İnsanoğlu sahne ve ışık oyunları karşısında ne kadar da çaresizdir.”

  • Yaratılmış bir varlık olan insanoğlu sınırları olan bir varlıktır. (doğum, ölüm vs) Sınırlı olduğumuz için dünyayı algılamamızı sağlayan duyu organlarımızın da bir sınırı var. Belli bir aralıkta görür ve duyarız. Bunların altını ve üstünü göremez ve duyamayız.
  • Dolayısı ile gerçekleri istesek bile tam olarak görme şansımız yok. Hadi diyelim tam olarak görebildiğimiz veya duyabildiğimiz bir alana yönelik yine de tam olarak algılamamız mümkün mü? Yukarıdaki küçük örnekler bunun tam olarak mümkün olmadığını gösteriyor.

  • İnsanoğlu olarak zihnimize çok güveniyoruz. Zihnimiz hayatımızı kolaylaştırmak için birtakım varsayımlarla ön yargılarla hareket eder. Bunlar çoğunlukla hayatımızı kolaylaştıran şeylerdir. Ama bazen bu varsayımlar ve ön yargılar göre hareket etmemizin bize maliyeti büyük olur.
  • Bir şeyi değerlendirirken onun bağlamı yani çevresi bizim algımızı değiştirir. Hatalı algılamamız ise hatalı kararlar almamıza neden olur. Karar verirken zihnimizin pek çok defosu olduğunu ve bu defoların bizim hatalı karar almamıza sebep olduğunu anlamamız gerekiyor.

  • Başka bir araştırmaya geçelim. Nassim Taleb yüzlerce kişiyle bir çalışma yaptı. Farklı farklı sorular sordu. Bazılarına Mississippi Nehri’nin uzunluğunu, bazılarına Airbus tipi bir uçağın yakıt tüketimini, bazılarına ise Burundi Cumhuriyeti’nin nüfusunu.
  • Cevap içinde insanları çok zorlamamak ve kolaylık olması için iki rakam aralığını istedi. Tek şart var cevap verirken %2 hata payı içinde doğru cevabı verin. Yani kasmayın esnek düşünüp cevap verin. Dolayısı ile bu soruların çok bildiğimiz bir konu olmasına bile gerek yok.
  • Mesela Burundi Cumhuriyetinin nüfusu iki rakam arasında tahmin etmeye çalışın. Tahmin aralığınız ne olurdu? Oldukça basit bir soruydu. Dolayısı ile bu soruya cevap verenlerin tamamı doğru cevap verdiğini varsayalım mı?
  • 10.000 ile 20 milyon, 10.000 ile 100 milyon hatta 10.000 ile 1 milyar arasında diye tahmin etseydiniz %100 bilirdiniz ve kimse itiraz etmezdi. Çünkü 2016 yılındaki sayımına göre Burundi Cumhuriyetinin nüfusu 10,52 milyon. Peki siz bilebildiniz mi?
  • Bu soruya cevap verenlerin %40 yanlış cevap verdi. Nasıl yani! Bu kadar basit bir soruda bile bu kadar hata olabilir mi? Davranışsal İktisatçı Marc Alpert ve Howard Raiffa buna aşırı güven etkisi diyorlar.

  • Böyle aralıklı cevapta bile kendimize o kadar güveniyoruz ki cevabımız büyük aralık yerine küçük bir aralık olarak cevap veriyoruz. Bu güven etkisinin finans piyasalarında karşılığını varın siz düşünün.

İşte aşırı güven etkisi yanlış pozisyonlarımıza yapışmamızda önemli etkenlerden biri. Bu flood sizin için faydalı olduysa başkalarınında faydalanması için  Paylaşır mısınız?

Bu Konu, Nihat Vergili @nihatvergili Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Sen, bu konu hakkında ne düşünüyorsun?

Mutlaka Oku! #Bilgiseli & #Flood © 2017 | Gizlilik Politikası | Tanıtım Yazıları | Pdf Kitap İndir