İzmir Barosu Başkan Adaylarından birisinin (isim veremem ama Profesör unvanını kullanıyor) avukatlara gönderdiği mektubu gördüm. “Yeni Türkiye” kavramından esinlenerek yola çıktıkları, isimlerinden belli. Ama konumuz bu değil.
- Profesör unvanını kullanan aday, mektubuna “bizler avukatız” diye başlamış; sorunlarımızın, kaygılarımızın, beklentilerimizin aynı olduğuyla devam etmiş.
- Evet, biz avukatız, ama sizi bilmiyoruz. Geçmişte “tembel avukatlıkla” suçladığınız avukatlarla aynı sorunlarınızın, kaygılarınızın, beklentilerinizin olduğunu iddia ediyorsunuz. Öğrenciliğimizden beri girip çıktığımız adliyede 1 kere (yazıyla bir) sizi görmedik.
- Sorsak, muhtemelen, Asliye Ticaret Mahkemesi kalemlerinden bazılarının, Sulh Ceza Hakimliği koridorunda olduğunu bilmezsiniz. Ya da icra müdürlüklerinde öğleden sonra talep vermenin neredeyse imkansız olduğunu.
- Çevrenizdekiler size ne söyledi, bilemeyiz, ama icra dairelerinde koşturan, iş mahkemelerinde saatlerce duruşma sırası bekleyen, ceza mahkemelerinde koridorlara kimliksiz giremeyen bizlerle sorunlarınız aynı değil.
- Biraz üzülebilirsiniz ama bilin istedik sadece. İnsan haklarına ilişkin kazanımlarımızın yok edildiği, laiklikten eser kalmadığı, demokrasinin askıya alındığı bugünlerde kaygılarımız sadece avukat olarak değil, yurttaş olarak da had safhada.
- Bu kaygıları güttüğünüzü iddia ediyorsunuz. Ancak seçim sürecinde insan haklarına, laikliğe, demokrasiye ilişkin tek bir söz söyle(ye)memeniz de “yeni”liğinizden olsa gerek. Herkesin sustuğu yerde konuşacak, herkesin korktuğu yerde cesur olacağınızdan bahsetmişsiniz.
- Mesleki faaliyetleri sebebiyle tutuklanan avukatlar için sizi bir kere (rakamla 1) sokakta göremedik. Devlet erki karşısında, yoksulların avukatlıklarını gönüllü yapan meslektaşlarımızdan mısınız, ona da emin değiliz.
- Cesaretten kastınız, ülke yıkılırken söz söylememekse, işte onu çok iyi yaparsınız. Ama Barolar sizin bildiğiniz bölüm başkanlıklarına benzemiyor (üzülen surat).
- KHK’lar ile “gerçek” meslektaşlarınız ihraç edilirken (en azından akademisyenliğiniz kesin), üniversiteleriniz “yeni” duruma göre dizayn edilirken sanırım soğuk algınlığından sesiniz kısıktı.
- Geçmişte yapmadıklarınız (ve yaptıklarınız) nasıl bir başkan olacağınız (Rabbim korusun) konusunda bizleri yeterince aydınlatmaktadır. Rica ediyoruz, fakülte bölüm başkanlığından başka başkanlığa el atmayın.
- Belki de farklı kişisel kaygılarınızla giriştiğiniz bu işte, fiilen yapmadığınız bir mesleğin mensuplarına başkanlık yapmak istemektesiniz. Duyduğumuz kadarıyla derslerinizde hep etikten bahsedermişsiniz. Bu da sizin etiğiniz galiba.
Gönderdiğiniz mektuptaki Osmanlı tuğrası tadındaki kaşeniz de “yeni”liğinizin nişanesi gibi. Kişisel kaygılarınıza, sorunlarınıza, beklentilerinize bu Baro’da yer yok. Dediğimiz gibi, biz avukatız, sizi bilmiyoruz.

Bu Konu, Mehmet Baran Selanik @sogukmakarna Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…


Pelikan Grubu | Pelikancılar Kimdir?
Menzil Tarikatı; Gavs Kimdir? Nasıl Çalışırlar? Mal Varlıkları Nedir?
Serkan Kurtuluş Kimdir?
Kesinleşmiş Cezanın ne kadarı Cezaevinde yatılır! (‘Cezamın yatarı ne Avgat Bey?’)
Corona Virüsü
Yeşil kod adlı; Mahmut Yıldırım Yaşıyor mu?
Türkiye’deki Cezaevi Tür ve Tipleri hakkında pratik bilgiler!
Kur’an-ı Kerim’de Bilim ile İlgili Ayetler? (‘Kur’an bilime yönlendirir!’)
Erkekler neden mesaj yazmaz? Kızlar neden mesaj atmaz?
Akp’nin Yasadışı silahlı eğitim kampları! (‘İç Savaş Hazırlığı, Görüntüler – İddialar’)
Osmanlıca Küfür
Twin Flame
Atatürk’ün dedesi kimdir? | Soy Ağacı
Dr. Mehmet Öz; Corona Virüsü
Türkiye Yunanistan Askeri Gücü Karşılaştırması
David Rockefeller, Servetinin sınırlarına yolculuk! Ve Türkiye’deki Temsilcileri!
Adolf Hitler’in Propaganda Bakanı Joseph Goebbels’in Sözleri
Şehidimiz Var; Albay Okan Altınay
Rabıta Nedir? Nasıl Yapılır?
Ölün İstiyorum Artık | Nejat İşler