Türkiye’nin Çöküşü (‘Finansal, Ticari, Politik, Sosyal, Kültürel’)

TÜRKİYE’NİN ÇÖKÜŞÜ; Türkiye’nin içinde bulunduğu şartlar ve mevcut aktörlerin eylemleri üzerinden ülkede yaşanabileceklere dair “En Kötü Senaryo” çerçevesinde bir değerlendirme/öngörü/beyin fırtınası.

  • Çöküş-1 Türkiye’nin sürüklendiği istikamette şiddetli rüzgarını bir süredir hissetmekte olduğumuz fırtınanın ülkeye yapabileceği tahribat ve içinden geçilmesi muhtemel aşamalara yönelik güvenlik, ekonomi, siyaset ve sosyal olayları esas alan bir değerlendirme.

Çöküş-2 Önce mevcut durumu özetleyeyim.

  • Siyasi açıdan;
    – Güçler ayrılı ortadan kalkmış,
    – Meclis işlevini yitirmiş
    – Siyasi partiler işlevini yitirmiş
    – Hukuk işlevini yitirmiş ve iktidarın sopası haline gelmiş
    – Siyasetin ülke dertlerine çözüm bulma potansiyeli ortadan kalkmış.
  • – İktidarın ülkeyi yönetme kapasitesi büyük oranda kaybolmuş
    – Siyaset kamplara ayrılmış
    – Genel siyaset kamplar arası kavgalara indirgenmiş
    – Günlük siyaset kavga ve faydasız konular peşinde sürüklenme olmuş
    – Dış siyasette hükümetin olayları okuma ve yönlendirme yeteneği bitmiş.
  • Ekonomik açıdan;
    – Bütün ekonomik göstergeler negatife dönmüş
    – İktidar resmi rakamları kamuoyundan gizlemeye, ekonomiyi düzeltmeye harcadığından fazla enerji harcar olmuş
    – Devlet kurumları ekonomik rakamları gizleme ve rakamlara yalan söyletme konusunda uzmanlaşmış.
    – Ekonominin her alanında resmi rakamlar ile gerçek rakamlar arasındaki makas açılmış
    – İşsizlik rekor seviyeye ulaşmış
    – Üretim azalmış
    – Ekonomik kırılganlık ve dışa bağımlılık artmış
  • – Ekonomiye güven içte ve dışta azalmış, yatırım için güvenli ortam ortadan kalkmış
    – Vatandaşın alım gücü azalmış ama vergi yükü her geçen gün artmış
    – Vatandaş bir süredir tasarruflarından harcar olmuş, yeni tasarruf imkanı zorlaşmış
    – Maliyetler artmış, ticaretin akışkanlığı azalmış
    – İflas eden şirket artmış, bazı sektörler durma noktasına gelmiş
    – İktidar ve devlet organları vatandaşın yaşadığı ekonomik gerçeklikten kopuk bir israf dönemine balıklama dalmış
  • – Ekonominin kötü gidişatına dair devlet tarafından hiç bir iz görülmez olmuş, devlet harcamaları iktidarın önceliklerine göre tüketilir olmuş
    – Makro ekonomik dengelerin gözetilmesi iktidarın görevi olmaktan çıkmış
    – Ekonomik çöküşü engelleyecek tedbirler Damad’ın paket açıklama toplantısı ile sınırlı hale gelmiş
    – İktidar partisinin siyasi ihtiyaçları devlet imkanlarının ana kullanılma mecrası haline gelmiş
  • – Ekonomi yönetiminde hesap verilebilirlik, şeffaflık ve ekonomik kurumların bağımsızlığı iktidar eliyle sümen altı edilmiş
    – Ülke boğazına kadar borca batmış
    – İşadamları sahip olduklarını en az zararla kurtarmanın yollarını arar olmuş
    – 15 Temmuz gibi hayali düşman söylemleri iktidarın ekonomik sopasına dönüşerek özel sektörde de insanların mallarına çökülmesinin yolu olmuş
    – İktidarın normal bir uygulama yapılan kayyim atamaları ekonomik kara delik kara deliğin kaynaklarından biri ve İsrafın eşanlamlısı olmuş.
  • Güvenlik açısından;
    – 15 Temmuz ile devletin güvenlik motörüne Rus yapımı bir ingiliz anahtarı atılarak dışlilerin zarar görmesi bizzat iktidar ve ortağı eliyle sağlanmış
    – Yapay olarak oluşturulan ve şeytanlaştırılan “Cemaat” söylemi ile en büyük darbe güvenlik kurumlarına inmiş
    – TSK general/amirallerin yarıdan fazlası, kurmay subayların yüzde doksana yakını, murahip ve teknik sınıflardan yeri doldurulamayacak sayılar sistem dışarısına çıkarılmış
  • – Örneğin Hava Kuvvetleri pilot/uçak oranı 15 Temmuz öncesi 3/1’den fazla iken bugün 1/3’ün altına düşmüş
    – TSK’nın yeniden dizayn edilmesi çerçevesinde ciddi yapısal değişiklikler bürokratik bir süreç yaşanmadan, siyasi irade ile değiştirilmiş. Bazı kritik kurumlar yerlerine çözüm geliştirilmeden kapatılmış, yapıdan ayrılmış
    – TSK yoğun bir siyasal etkiye maruz kalmış
    – Devletin güvenlik karar mekanizması devre dışı bırakılarak hükümetin keyfi kararları peşinde süreklenilmiş
  • – Hükümetin dış politikada sürekli yön değiştiren politikaları neticesinde güvenlik bürokrasisinin sağlıklı planlama süreçleri ve politika geliştirme yetengi kaybolmuş
    – Hükümetin Suriye’nin yeniden dizayn edilme sürecinde baş aktör olma hevesi hem Suriye’yi yıkıma götürmüş hem de Türkiye’yi içine çekmiş
    – Suriye kaynaklı problemler ülke güvenliğini tehdit eden ana sorun haline gelmiş
    – Diğer komşularla da istikrarlı olmayan ilişkiler yaşanmış
    – Rusya ile hesapsız yakınlaşma ve ABD ile ayarsız zıtlaşmalar bölgesel güvenliğimizi tehdit eder noktaya gelmiş, Rusya ve ABD ile ilişkilerde denge gözetilmemiş
  • – S-400 gibi gerekliliği tartışmalı sistem alımları ülkenin parçası olduğu Batı güvenlik sisteminde krize sebep olmuş
    – S-400 gibi kararlar ve Hükümetin istikrarsız bölgesel kararları neticesinde NATO bünyesinde genel bir rahatızlık oluşmuş
    – Hükümetin Rusya’nın yörüngesine girmesi NATO ve ABD ile ilişkileri germiş
    – Hükümetin zaafiyetlerini Rusya’nın sömürüsünde askeri boyut sürekli genişlemiş
  • – Suriye’deki Kürt oluşuma karşı askeri adımlar adı altında TSK Suriye’ye sürülmüş
    – TSK’nın içgüvenlik harekatı kabiliyeti sıfırlanmış
    – Güneydoğu’da olay olmaması PKK’nın inisiyatifine kalmış bir durum haline gelmiş
    – TSK gibi Polis ve Jandarma da etkisizleştirilmiş
    – Türkiye Suriye’ye sokularak ayrı, Suriye Türkiye’ye getirilerek ayrı bir güvenlik problemi oluşturulmuş
    – Suriye’deki silahlı gruplar ile hükümetin kirli ilişkileri ülke güvenliğini tehdit eder boyuta ulaşmış
    – Suriyeli göçmenler ve içine sızan örgüt mensupları riski artırmış.
  • Sosyal açıdan;
    – Milletin etnik ve ideolojik fay hatları sürekli zorlanmış
    – “Bitaraf olan bertaraf olur” söylemiyle kamplaşma toplumun tamamını kapsar hale getirilmiş
    – Siyasi çekişmeler aile ve komşuluk gibi sosyal bağlara ciddi zarar vermiş
    – Hükümetin icraatları ile ciddi toplumsal yaralar açılmış, eskiler kaşınarak ara ara kanatılmış ve toplumun duyarsız hale gelmesi sağlanmış
  • – Suriyeli mülteciler güvenlik boyutuna ilave olarak sosyal bir vaka olarak ortaya çıkmış
    – Ekonomik durum sosyal bir baskı da oluşturmuş
    – İdeolojik kampları oluşturanların toplumu bir köşesinden sürekli çekiştirme ya da ittirme durumu günlük hayatın rutini haline gelmiş
    – Yaşanan ekonomik, siyasi ve askeri sıkıntılar toplumsal bir güvensizlik ve mutsuzluk sebep olmuştur.
  • Çöküş-3 Buraya kadar bugünün Türkiyesini tasvir ettik. Bunlar bile ürkütücü ama henüz ülke fırtınaya girmedi. Bir sonraki safhaya geçmeden biraz uzman desteği almayı faydalı buluyorum. Gelecek katkıları da dikkate alarak sonraki safhaya başlayalım.
  • Mevcut durum ve gidişat esas alındığında Türkiye’nin başına gelebilecek “en kötü senaryo” için katkılarınızdan memnuniyet duyarım.
  • Çöküş-4 Kapsam olarak belirlenen siyasi, sosyal, ekonomik ve askeri boyutlar (disiplinler) karşılıklı etkileşim içersinde ama sebep sonuç ilişkisini belirginleştirmek için her aşamadaki değerlendirmeleri siyasi, ekonomik, askeri ve sosyal olay sırasıyla ele alacağım.
  • Çöküş-5 Değerlendirmenin sistematik yaklaşım yönünü güçlendirmek ve konuyu bilimsel gerçekliklerden de koparmamak adına Yuri Orlov’un “Toplumların Çöküş Aşamaları” yaklaşımını aşamaları tanımlamada ana iskelet olarak alacağım.

Yuri Orlov’a göre toplumların çöküşünün 5 aşaması var
– Finansal Çöküş
– Ticari Çöküş
– Politik Çöküş
– Sosyal Çöküş
– Kültürel Çöküş

Biz daha toplumsal çöküşün birinci aşamasından bahsediyoruz Türkiye için!

  • Çöküş 6 Aşama-1 Finansal Çöküş Ticaretin olağan akışına dair inanç kaybolur. Risk ve ekonomik kaynakların güvenliği açısından geleceğin geçmiş gibi olmayacağı kanısı oluşur. Finans kurumları borçlarını ödemeyemez duruma gelir. Tasarruflar erir ve sermayeye erişim ortadan kalkar.

  • Çöküş-7 Aşama-2 Ticari Çöküş: Piyasaların talebi karşılayacağına olan inanç kaybolur. Devalüasyon ile paranın değeri düşer ve piyasada zor bulunur. Mal stoğu yapılır. İthalat ve perakende zincirleri dağılır. Hayatı ihtiyaçlara erişim zorluğu hayatın yeni standardı haline gelir.

  • Çöküş-8 Aşama-3 POLİTİK ÇÖKÜŞ: Hükümetin vatandaşlarının problemlerine çözüm bulacağına olan inanç kaybolur. Yetkililerin asgari ihtiyaçları karşılayacak ticari hayatı canlandırma çabaları durumu değiştirmeye yeterli gelmez. Hükümet meşruiyetini ve yönetim kabiliyetini kaybeder.

  • Çöküş-9 Aşama-4 SOSYAL ÇÖKÜŞ: Toplum hayatında devletin bıraktığı boşluğu doldurmaya çalışan toplumsal oluşumların zor duruma düşenlere yardım edeceğine dair inanç kaynakların yetersizlik ya da iç çekişmeler sonucu kaybolur.

  • Çöküş-10 Aşama-5 KÜLTÜREL ÇÖKÜŞ: İnsanlığa olan inanç kaybolur. İnsanlar nezaket, cömertlik, düşünceli olma, samimiyet ve iyilikseverlik kabiliyetlerini kaybeder. Aileler dağılır ve bireyler sınırlı kaynaklar için mücadele ederler. Bugün ölebilirsin ki yarına kadar yaşayabileyim.

  • Çöküş-11 Orlov’un toplumsal çöküşün aşamalarına yönelik kategorizasyonunu tamamladığımıza göre, şimdi bu beş aşamanın her birinin içeriğini dört disiplin (siyasi, ekonomik, askeri ve sosyal) üzerinden doldurmaya geldi sıra. Burdan sonrası en kötü senaryoya yönelik tahminler sadece
  • Çöküş-12 Seriyi çok uzatmamak adına her tvitte bir öngörü paylaşıp, sebep sonuç ilişkisine, diğer olaylara etkisine girmeden devam etmeyi planlıyorum. Sizlerden gelenleri de dikkate alarak ilerleyeceğim. Umarım gerçek hayatta hiçbiri gerçekleşmez.
  • Senaryo 1-1-1 Adlı ve idari soruşturmalar ile terör örgütleri ile iltisak-irtibatı olan, destek verdiği yönünde tespit ve deliller bulunan İstanbul Belediye Başkanı Ekrem Imamoğlu görevden alınarak yerine kayyim atanmıştır.

  • Senaryo 1-1-2 Parti kurma çalışmalarına başlayan Davutoğlu başbakanlığı döneminde verdiği bazı kararlar ve terör örgütü ile iltisaklı olmaktan gözaltına alındı. Emniyette ifadesi alınan Davutoğlu 3 gün sonra çıkarıldığı mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Yazar; Maresal Von Manstein

4
Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar
4 Yorum Konuları
0 Konu cevapları
0 Takipçiler
 
En çok tepki verilen yorum
En sıcak yorum dizisi
3 Yorum yazarları
AnonimBir polisin yorumuAnonim Son yorum yazarları
trackback

[…] Ve en önemlisi, artık hiçbir sorununu çözemez hale gelen Türkiye 21. yüzyılın ağır sorunlarını nasıl göğüsleyecek? Para sayarak, futbol konuşarak, olan biteni uzaktan öfkeyle izleyerek nereye kadar? Türkiye’nin Çöküşü (‘Finansal, Ticari, Politik, Sosyal, Kültürel’) […]

Anonim
Ziyaretçi
Anonim

Ülkenin tek çıkışı var ehiller kurtaracak çıkarcılar yandaşlar 👎

Bir polisin yorumu
Ziyaretçi
Bir polisin yorumu

Yakında başkanlık sisteminden vazgeçilerek ve ekonomik çöküşün sorumluluğu tabana her partiye yayılmak için akp MHP iyi parti saadet vatan partisi BBP gibi partilerden bakanlar atanacak CHP HDP ayrı tutulabilir…IMF ile masaya oturulacak ve bunu iyi partili bakanlar yapacak Erdoğan değil!

Anonim
Ziyaretçi
Anonim

Yazdıklarınız senaryo gibi görünse de, çok ta hayalötesi veya olasılık dışı şeyler değil. Dolayısıyla mevcut atmosferin oluşumunu dikkate alıp, gidişattan da kerteriz aldığımızda ortaya çıkan tablo tek kelime ile “ÇÖKÜŞ” ü resmediyor. Malesef… Bu “ÇÖKÜŞ” ifadesini düşünürken; hadisenin çok boyutlu olduğunu, toplumun her katmanının zincirleme ve senkronize reaksiyonlarıyla bu sürece… Daha fazlası»

mutlakaoku.com | #Bilgiseli | #Flood | © 2016 | Tanıtım Yazıları | Glovo Kurye Olmak İstiyorum |