Bilge Kağan ve Vezir Tonyukuk Arasındaki iki farklı görüş! (İki Bin Yıllık Mesele!)

İki bin yıldır biz Türklerin halledemediğimiz esas meselemizi, Bilge Kağan ve Vezir Tonyukuk arasındaki iki farklı görüş ve yaklaşımda görüyoruz. Bu görüş farklılığı hala sürüp gitmektedir. Bu akşam bu ilginç konu hakkında yazacağım..

  • Konumuz olan “Tonyukuk-Bilge Kağan görüş ayrılığını” anlatmaya geçmeden önce, çok kısa bir tarih bilgisi aktaracağım izninizle. Lütfen sıkılmayın olur mu? Okuyun, flood çok uzun olmayacak.
  • Orta Asya’da dağınık ve başıbozuk halde yaşayan Türk boyları özellikle Teoman Kağan önderliğinde birleşip bilinen ilk Türk devleti olan Hun Devletini kurdular… Hunlar Mete Han (Oğuz Kağan- Bahadır Han) zamanında en güçlü dönemlerini yaşadılar.
  • Hun devleti bu büyük hakanın (Oğuz Kağan-Mete Han) ölümünden sonra 150 yıl kadar güçlü sayılabilecek bir dönem yaşasa da sonunda Çin’in egemenliğine girmekten kurtulamadı. (Hun Devleti: MÖ 220-MS 216)
  • Hunlarla birlikte, Türk Milletinin karakteristik özelliklerinin ve Türk devlet ve ordu geleneğinin oluştuğunu söylemek yanlış olmaz. Hunlar yıkıldıktan kısa süre sonra Türkler; Hun dönemi tecrübesiyle Orta Asya dışında Avrupa Hun İmp. Ve Akhun İmparatorluğunu kurdular.
  • Öte yandan Orta Asya’da dağınık halde yaşayan Türk Boyları BUMİN KAĞAN önderliğinde tekrar bir araya gelerek GÖKTÜRK devletini kurdular (MS.552). Bu devletin sınırları kısa zaman da 18 Milyon km2 ye ulaştı. Bu yüz ölçümü şimdiki Çin’in neredeyse iki katıdır.
  • Fakat bir süre sonra devlet Doğu ve Batı Göktürk Devleti olarak ikiye ayrıldı ve MS 630 yılında tamamen Çin’in boyunduruğu altına girdi. Ardından Türkler yaklaşık 50 yıllık bir esaret dönemi yaşadılar.
  • Fakat Türk’e zincir vurulamaz. Bu sözüm bir hamaset söylemi olarak değil, bir realite olarak algılanmalıdır. Türkler Kutluk (İlteriş) Kağan önderliğinde tekrar Çin’e başkaldırdılar ve İkinci Göktürk Devletini kurdular (MS: 681).

  • Devletin sınırları Kutluk (İlteriş) Kağan ve Ondan sonra gelen kardeşi Kapağan Kağan döneminde eski sınırlarına tekrar ulaşmıştır. Çin’e sayısız akınlar yapılmış, Çin vergiye bağlanmış; öte yandan tarım alanında ciddi gelişmeler kaydedilmiştir.
  • Devletin Kurucusu Kutluk (İlteriş) Kağan Vezirliğe “TONYUKUK’u” getirmiştir. Tonyukuk çok uzun süren Vezirlik görevine böylece başlamış olur.
  • Kapağan Kağan ölünce yerine oğlu İnal Kağan olur, fakat Kutluk Kağan’ın oğlu Bilge, İnal’a (Amcasının oğlu) isyan eder. İnal’ı öldürerek tahta geçer. Başkomutan olarak kardeşi Kül Tigin’i ve Vezir olarak da yine TONYUKUK’u atar. Tonyukuk artık yaşlı bir bilgedir.
  • Düşman (Çin ve diğer düşman boylar) sindirilmiş ve vergiye bağlanmış. Devletin sınır ve iç güvenliği sağlanmıştır. Bilge Kağan’ın hayalleri vardır.
  • Bilge Kağan tipik bir Türk’tür, korkusuz bir savaşçı, yiğit bit bozkır çocuğu ve bir göçebe. Fakat buna rağmen budunun (milletinin) göçebeliğinden, savaşlarından, fakirliğinden, dininden rahatsızdır. Kendince milletini uygarlaştırmak istemektedir.
  • Bilge Kağan bu nedenle Çin’e çok özenmektedir. Onların şehirlerine, tapınaklarına, dinlerine ve yaşam tarzlarına hayrandır. ona göre Türkler yerleşik hayata geçmeliler, dinlerini değiştirip Budist olmalılar, Etrafı surlarla çevrili şehirler inşa etmeliler.
  • Çok büyük tapınaklar yapmalılar, at sırtından inip Çinliler gibi yaşamalılalar. İpekli giysiler giymeliler. Böyle yaparlarsa medeni olacaklar ve her şey daha güzel olacak Türkler için diye düşünüyordu.
  • TONYUKUK ise Bilge Kağan’ın tam tersine bir geçmişe sahiptir. O da Türktür Ama Şehirlidir. Çin’de büyümüş ve Çin’de eğitim görmüştür. Çin’i, Çin Felsefe, Kültür ve Uygarlığını çok iyi ve yakınen bilmektedir.
  • Tonyukuk, bir milletin kültürü ve değerleri çerçevesinde şekillendiğini ve özgünlüğünün ve gücünün “Karakteri, Kültürü ve değerlerinde” saklı olduğunu, bunları kaybetmesi halinde asimile olacağını çok iyi anlamış bir entelektüeldi. Çünkü bir medeniyet ortamında eğitim almıştı
  • Bir gün Bilge Kağan içinde sürekli gizlediği bu düşüncelerini bilge veziri Tonyukuk ile paylaşmak için onu çadırına çağırdı. Düşüncelerinin bir devrim olacağı kanısındaydı. Kafasındaki soru işaretlerini TONYUKUK çözecekti ona göre.
  • Ve Bilge Kağan hayallerini anlattı Vezirine. “Artık göçebeliği bırakmalıyız, sabit ve büyük bir Başkent inşa etmeliyiz. Etrafı devasa Surlarla çevrili olmalı, Budizm dinine geçmeliyiz, çok büyük tapınaklarımız olmalı, etrafta sabit köylerimiz olmalı bunlar tarım yapmalılar..”

Bilge Kağan çok heyecanla aslında özendiği, hayran olduğu Çin değerlerini Türk’e giydirmek istiyordu. Tonyukuk sabırla dinliyordu. Bilge Kağan konuşmasını bitirince Tonyukuk bir süre bekledi . (Sıkılmayın diye masalsı bir dil kullanıyorum bu iyiliğimi unutmayın arkadaşlar 😂)

  • Tonyukuk, Bilge Kağan’ın gözlerinin içine baktı ve şu müthiş soruyu sordu: ” Yüce Kağan, sen bu yapacaklarınla Türk’ün karakterini, huyunu ve kültürünü birdenbire değiştirdikten sonra, geriye kalan kim olacaktır, ayakta kalan kimdir bundan sonra?”
  • Devam eder Tonyukuk; “Bu değişimlerin sonunda yazısı çizisiyle, kılığı kıyafeti ile, yiyişi içişiyle, evi barkı ile, diniyle, geleneği-göreneğiyle, kadın-erkek ilişkisiyle, kısacası tüm yaşantısıyla Türk artık ÇİNLİDİR.”
  • Bu sözler Bilge Kağan’ın yüzüne tokat gibi iner. Ama TONYUKUK devam eder sözlerine; “Eğer bir medeniyet yaratacaksak tıpkı Çinliler gibi öz değerlerimizden taviz vermeden, onları geliştirerek medeniyet inşa etmeliyiz, Sorununu hasmının medeniyetini ithal etmekle çözemezsin”
  • Ve sözlerini şöyle bitirdi TONYUKUK; ” Evet sorunlarını hasmının medeniyetini birebir taklit ederek çözemezsin Hakanım, tam tersine düşünerek, çalışarak, üreterek, kendi ÖZ MEDENİYETİNİ KURACAKSIN.
  • Bilge Kağan’ın hayalleri yıkılmış, ama büyük vezirin her sözü ona tokat etkisi yaparak ne büyük bir hataya sürüklendiğini anlamıştır. Ve büyük şehirler ve tapınaklar yapma ve Budist olma fikrinden vazgeçmiştir.
  • Ve Türk Medeniyeti yaratma anlamında da gerek yazı (eğitim) ve gerekse Tarımsal üretimde ciddi adımlar atmıştır. Fakat Kendiisinden ve Tonyukuktan sonra bunlar devam ettirilmemiştir. Bu sürece farklı boyutlarda Uygurlar devam etmiştir.
  • Sonuç olarak; Tonyukuk ve Bilge Kağan arasındaki bu fikir ayrılığı Türk dünyasında 2000 yıldır devam etmektedir. Asya, Avrupa Hatta Afrikaya giden Türklerin Bilge Kağan gibi düşünen liderleri olduğunda Türkler asimile olup yok olmuşlardır. Yada kimliksizleşmişlerdir.
  • Tonyukuk gibi düşünen lider, Hakan, ya da Padişahlar ise Türkü büyük devlet ve medeniyetlere taşımıştır. Bunun tarihte pek çok örneği vardır. Uzatmamak için birkaç örnekle bitireceğim.
  • Belirtmekte fayda var ki Türk’ün kimliğiyle örtüşen din İslamdır. İslamı kabul eden Türkler İslam’ın onun bünyesine uyması ile ıslah olmuş daha da güçlü bir kişilik kazanmışlar. Diğer dinlere giren Türkler kayda değer bir varlık gösterememiş erimiş gitmişlerdir.
  • Örneğin Osmanlı-Safevi zıtlaşmasında ikisi de Türk olan bu devletlerden Osmanlı Türklük değerlerini korurken, Safeviler, Fars değerlerini benimsemiş, Farslılaşmış ve yok olup gitmiştir.
  • Yine Budizmi, Hinduizmi, Hristiyanlığı ve hatta Yahudiliği benimseyen Türk devletlerinin çok kısa ömürlüğü olduğu ve halkın asimile olduğu tarihi gerçeklerdir.
  • Kurtuluş savaşından sonra da Bilge Kağan gibi düşünenlerle, Tonyukuk gibi düşünenler arasında ciddi çekişmeler olmuştur. Hala olmaktadır ve maalesef olmaya devam edecektir. Sizce Tonyukuk mu haklı, Bilge Kağan mı?

Kaynak: Bu flood’ı yazarken esinlendiğim temel kaynak; Prof. Dr. Teoman Duralı’nın “Omurgasızlaştırılan Türklük” kitabıdır. Yine internetten çok sayıda PDF formatında bilimsel makale okudum. Bunlara sizlerde rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

Bu Konu, [Tolga] @Tanolcayy Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
mutlakaoku.com |
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x