Depresyon; SSCB ve Batı


Flood-1 | Alin Ozinian


  • SSCB depresyonu tanımıyordu, psikanalize inanmıyordu, en sevdiği hastalık şizofreni idi, onu da muhalifleri hastaneye tıkmak için kullanıyordu. Abimiz yaştaki solcuların Türkiye’de psikolojik desteği, burjuva özentisi ya da kapitalist sitemin oyunu olarak gördüğünü biliyoruz.
  • Bugün hala Post-Sovyet dünyada eşcinselliğin hastalık olarak görülmesi, sabah kuşağında “psikologların” bu “hastalıkları” tedaviye soyunması, Sovyetlerin psikiyatri konusundaki çarpıklığının mirası sanki. Psikiyatrinin sadece “mental hastalığa” indirgenmesi ise oldukça politik.
  • Alakası yok gibi gözür ama Post-sovyet ülkelerde down sendromu ya da herhangi fiziksel bir sorunla doğan bebeklerin aileleri tarafından ilk günden yetimhanelere/ölüme terkedilmesi de (bunun dolaylı olarak ailelere öğütlemesi) devletin “sağlam” çocuk ve “defosuz” toplum takıntısı.
  • Kısaca bugün hala benim tanıdığım insanlar depresyona “zamanı parası olan girsin” diye tepki veriyorlar, post-sovyet insanın da zaten kendine has devma eden depresif bir ruhu hatta kişiliği var. Bizim kelle paça gibi, onlara da depresyon işlemiyor:)) gibi davranıyorlar.
  • bütün bunlardan bahsedince anti-komünist, liberal falan oluyorsun ama … neden çünkü ideolojileri ve baskıcı rejimleri ayırmak hala suç. 2 tane “sol literatür” okuyan solcu diye kapışmaya geliyor. solculuk sınavı olmalı bence, öyle herkes solcuyum diye ortaya atamamalı kendini.
  • yıl olmuş 2020, hala karşısındakini suçlamak için anti-komunist diyen var, sanırsın Ekim devrimi 3 ay önce oldu bitti, karşı devrimci arıyoruz:)) sekter, anti-demokrat, çağdan/tarihten/gerçekten kopuk insanlar…

Cevap | Flood-2


  • 1940-60 arası amerikada depresyon hastalarına lobotomi yapılıyorken sovyetlerde bu insanlık dışı uygulama 1950de yasaklanmıştı. Sovyetler depresyonu tanıyordu, tedaviyi tanıdığı gibi. psikanalizin kimi yontemlerini o gün eleştiriyordu, aynı şeyleri avrupa bugün yeni eleştiriyor.
  • Bu kara propoganda 70lerin tartışmasıydı. Makaleden makaleye zıplayarak wikipediya suistimal ediliyor şeklinde yansımış. Sovyetler psikiyatri de hatalar yaptı, amerikanın tartışmaya bile yaklaşamadığı şeyler.. birinci tartışma önleyici tedavi tartışmasıydı.
  • Burada herhangi bir uzman psikolog yorum yapsa daha doğru olur. Ama bu hastalıkların önlenebilmesi ya da erken tani alması zor gerçekten.. Sovyetlerin sicili apak diyecek kadar delirmedim. Hiç bir toplum için demem.
  • Ama genetik aktarım, basit semptomlarla tanıya bakıp ileri tedavi vermek ile politik sebeplerle suistimal etmek arasında dağlar kadar fark var. Daha büyük bir fark nerde var biliyor musun, lobotominin mucidine nobel vermekte.
  • Daha da fazlası kalıcı hasar bıraktığı belli olan bir tedaviyi, araştırmadan, yeteri kadar tartışmadan hemen pazarlamakta. Kapitalizm ile temel fark burda. Son günlerde yürüyen depresyon-tedavi parçası da bundan bağımsız değil.
  • Insanlar bu komplo cağında, sağlıkta şiddetin alıp yürüdü bu zamanda doktorlarına güvenmeli. Bu birincil öncelik olmalı zaten komunist için. Sistemin insanı hasta ettiği ezberi yerini sistemden ayrı bir insan psikoloji düşünülemeyecegi gerçeğine bırakmalı.
  • Böyle 70 lerden kalma bir tartışmanın sloganlarını alıp, ilaç kullanmayın demek çok çok aptalca ama bir komunistin ortadaki toplumsal bağı yok saymasını beklemek de saçma. Her hastalığın kökeni biyolojik olmayabilir elbette. Velhasıl bence hepsi eski bir kamplaşma.
  • Meraklısına görece objektif olan şu tartışmayı bırakıyım. Burda yapılan tedaviye yönelik suçlamalar, anti komünist cahiller ordusu tarafından yıllardır çarpıtılıyor. https://t.co/HES0SFDaus
  • Yalnız yazı tam nyt makalesinden beklendiği üzere, sovyetleri korkunç göstermek için nasıl sinematografik bir gerginlikle yazılmış kihkihkih. “Araba yavaşça durdu, viski bardağına baktım, sonra kafami kaldırıp sordum”

Yazar; melike

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
mutlakaoku.com |
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x