Tercih senin! (‘Kudüs Kırmızı çizgimizdir! Gel seni de kar ortağı edeyim!’)

Günlerden bir gün bir berber bir berbere, gel beraber bir berber dükkanı açalım demiş..

  • Diğer berber; – Tabii, neden olmasın? Sen de iyi berbersin ben de,iyi bir fikir bu! Demiş.. İki berber beraber bir berber dükkanı açmış.. İlk birkaç günden sonra dükkanları dolmaya başlamış..
  • İki berber her gece geç saate kadar çalışıp dükkanı kapattıktan sonra,yaptıkları işin ne kadar doğru olduğunu,güçleri birleştirmekle kazancın nasıl arttığını konuşarak alın terlerinden paylarına düşen parayı tüm masrafları çıktıktan sonra sevinçle bölüşürlermiş.. Çok mutlularmış.
  • Mutlu olan sadece kendileri değil,evdeki eşleri, istediği oyuncağı hemen aldırabilen çocukları, sıkıştığında para istemeyen bir oğlu olduğu için babaları, yüzleri güldüğü için içi huzur dolan anneleri,keyifli koca birer aile olmuşlar.. Birinin adı Ahmet, diğerininki Hasan’mış..
  • Aylar yıllar hızla gelip geçerken bir gün berber dükkanının önüne beyaz Ferrari marka bir araba yanaşmış.. İçinde genç bir çocuk..Hemen ardından gelen siyah takım elbiseli rayban gözlüklü iri yarı adamlar arabanın kapısını açmış, çocuk inmiş.. Hasan ile Ahmet birbirine bakarak;
  • Bu kadar zengin ve bu kadar korunan biri olduğuna göre bu önemli kişi olsa olsa ya bir bakanın ya da büyük bir iş adamının çocuğu olmalı diye konuşurlarken genç çocuk dükkanın kapısını açıp içeriye girmiş.. -Sizi çok methettiler, traş olmaya geldim,yalnız fazla zamanım yok! Demiş
  • Dükkanda sıra bekleyen müşterilerden bazıları ”tabii siz önemli birine benziyorsunuz,önemli işleriniz vardır buyurun ben size sıramı veriyorum” demeye başladığı anda Ahmet araya girmiş ve – Anlıyorum, bizi metheden arkadaşlarınıza da teşekkür ediyorum fakat gördüğünüz gibi sıra bekleyen müşterilerimiz var, onların da zamanları değerli ve onların da işleri var, sizi akşam üzeri saat 4’de memnuniyetle tıraş edebiliriz.. Demiş.
  • Genç çocuk bunun mümkün olmadığını ve hemen tıraş edilmesini,bunun karşılığında 20 TL olan tıraş ücreti yerine 500TL vereceğini ve haftada en az 3 gün gelip aynı ücreti ödeyeceğini söylerken Hasan dayanamamış -Buyurun bayım,artık sizin berberiniz benim,bu müşterimin işi bitti, diğerleri de biraz beklemekle bir şey kaybetmezler! diyerek genç adamı berber koltuğuna oturtmuş..
  • Tıraş bittiğinde gerçekten de 500TL ödeme yapılınca Hasan ” teşekkür ederim efendim, yine bekleriz efendim,onur duyduk efendim,sağ olun efendim” diye diye arabanın kapısına kadar eşlik ettiği yeni, zengin genç müşterisini uğurlamış..
  • 1 kişiden 25 kişilik tıraş parası alan Hasan duruma inanamayarak ortağına: ”Ahmet şuna bakar mısın? Şu paraya bakar mısın? 1 kişi, hem de önemli bir kişi bizi arayıp buluyor, tıraş olmak için ısrar ediyor,karşılığında 500 TL verip memnuniyetle ayrılıyor! Ve haftada 3 gün gelecek!.. Bu Allah’ın bir lütfu,biz ne doğru işler yapmışız!” diyerek seviniyor.
  • Fakat o an bir şey dikkatini çekiyor, Ahmet hiç de onun kadar sevinmiyor.. Neden sevinmediğini sorduğunda ise Ahmet, işlerimizin zaten iyi olduğunu, bizi bugünlere getirenlerin o genç züppe değil, az önce sana kırılıp dükkanı terk eden müşterilerin olduğunu, yaptığını onaylamayıp bu paradan da hak istemediğini söylüyor..
  • Hasan biraz düşündükten sonra elindeki para ile yapabileceklerinin hayaline kapılıp Ahmet’in dediklerine pek de kulak asmadan o gün eve erken gideceğini çok yorulduğunu ve her gün eve geç saatlerde gittiği için çocukları ile birlikte zaman geçirmeyeli uzun zaman olduğunu söyleyerek dükkandan ayrılıyor.. O gece Hasan’ın evindeki şenlik mahallenin diğer ucundan sabaha kadar duyuluyor..
  • Buna hakkı olduğunu düşünen Hasan o gece bir değişiklik olması için bir de güzelce kafayı çekiyor.. Sabah işe biraz geç kalmanın ne zararı olacağını,kırk yılda bir eğlenmenin kendisinin de hakkı olduğunu düşünerek sızdığı yatağından kalktığında saatin kaç olduğunu görüp hızla dükkana doğru koşturuyor..
  • Ortağının geç kalmasına asılmış yüzünü hiç umursamadan -Ahmet kolay gelsin,benim zengin müşterim uğramadı inşallah değil mi? diye soruyor.. Hayır cevabını alınca rahatlıyor,zaten haftada 3 gün gelecekti demek ki yarın gelecek diyor ve kendine gelebilmek için güzel bir sade kahve söylüyor..O sırada kendisini bekleyen müşterilerinden izin isteyerek yorgun olduğunu, kahvesini içip hemen tıraşa başlayacağını söylüyor.. Kendisini çok seven müşterileri bu duruma hiç de kızmıyor ve bekleyebileceklerini ifade edip afiyet olun diyor..
  • Ertesi gün her şey normale döndüğü anda beyaz Ferrari ve siyah takım elbiseli iri yarı adamlar dükkanın önünde beliriyor. Hasan Ahmet’e bakarak; – Bak beğenmediğin en iyi müşterim geldi, sen şimdi uğraş dur bütün gün.. Ben bu işi bitirir giderim, sen akşama kadar tıraş etmeye çalışsan da benim kazandığımı kazanamazsın.. Hiç akıllı değilsin! Diyerek bir yandan da genç zengin müşterisine gülücüklerle hoş geldin deme telaşına düşer..
  • Tıraş bitiminde genç adam tıpkı söylediği gibi 500 TL verir.. Üzerine 100 TL’lik banknotlardan oluşan 10 Bin TL daha kendisine uzatır ve; – Ben seni çok sevdim,al bu para senin 1 aylık hakkın,her seferinde para alışverişi olmasın,sen de bir eksiğini giderirsin.. diyerek dükkandan ayrıldığında Hasan şaşkınlıktan yeni, zengin, önemli müşterisini uğurlamayı dahi unutur..
  • Genç adam Hasan’ın bu haline gülümseyerek arabasına biner ve süratle uzaklaşır.. Tıpkı söylediği gibi haftada üç gün gelen, sonradan isminin Mehmet olduğunu öğrendiği yeni, zengin, önemli müşterisine günlerden bir gün dayanamayıp sorar…

-Çok özür dilerim Mehmet Bey, siz ne iş yapıyorsunuz? –

-Bir bankam var..

-Öyle mii? İnanamıyorum!

-Neden inanamıyorsun,bunda şaşılacak ne var? Gel seni de kar ortağı edeyim.

-Mehmet Bey ben bir berberim, bir berber bir bankanın kar ortağı nasıl olabilir, bu görülmüş duyulmuş bir şey değil, çok şakacısınız hah hah hah!

-İşte böyle düşündüğünüz için bir şey olamıyorsunuz!

-Benim bankamın kar ortakları arasında kimler olduğunu bilsen hiç böyle gülmezdin!

  • Mahçup olan berber Hasan, gerçekten de insanın ayağına gelen fırsatları böyle teptiğini bunun galiba Allah tarafından kendisine sunulmuş en önemli fırsat olduğunu düşünerek;

-Kimler var? diye sorar..

-Kimler olacak! Senin gibi emeğiyle çalışan fakat hakkını alamayan, bir gün kısa yoldan zengin olma hayali kuran ne kadar çiftçi, esnaf, ezilmiş, borçlu ve zor durumdan kurtulmak isteyen varsa hepsi ortağım..Tam 80 Bin ortağım var benim.. Artık onlar da çok para kazanıyorlar.. Hep birlikte Avrupa’nın en büyük işlerini yapıyoruz, Londra’dan tehditler alıyoruz, gizli güçler bizimle uğraşıyor korkmuyoruz! Fakat bir kırmızı çizgimiz var Kudüs! Eğer senin de kırmızı çizgin Kudüs ise hiç bekleme, gel sen de bize katıl kazanmaya başla!

  • İşte tam o an Hasan kendisine bahşedilen ilahi bir güçle ”KUDÜS KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR!” diyerek öyle güçlü bağırır ki, Mehmet yerinden sıçrar, işitme engelli bir müşteri ayağa fırlar, Ahmet eli titreyip tıraş ettiği müşterisinin suratını keser, korumalar silahlarına davranır, komşu esnaf durumu anlayamayıp yardıma koşar, Hasan ise ellerini havaya kaldırırken kırdığı yukarıdaki tıraş lambasını dahi fark etmemiş halde gözyaşlarını silmek için izin ister.. Sakinleştikten sonra kendine gelen Hasan, Mehmet Bey’in kulağına eğilerek usulca sorar;

-(Bu iş için kaç para lazım?..)

Mehmet Bey başını ”beni anlamıyorsun” dercesine iki yana birkaç kez salladıktan sonra;

-Bir tavuk alacak paran var mı?

-Var tabii!

-O halde ortaksın!

-Sizden aldığım 10 Bin TL de var..

-Oh harikaa!

-Hanımın bilezikleri var

-Mükemmelll

-Dükkanın yarı hissesi benim,evim kendimin gerekirse satarım memlekete feda ederim! Kredi çekerim, kayın pederimin evi de var istesem verir..Yeterli mi?

-Süper!!

-Bak Hasan kardeş, bu işin sınırı yok, bir tavuk alırsan her gün bir yumurta kazanırsın, iki tavuk alırsan iki yumurta.. Ama sen istersen koyunlar inekler alır her gün cep telefonun sağacağın tonlarca sütü satar kısa zamanda zengin olursun tercih senin!. TERCİH SENİN! Tercih senin!

Tercih senin. Tercih senin. Tercihhhhh seninnn!!! Tercihhhhh SENİNNNN!!!

Yazar: Bu ses Hasan’ın kafasında yankılanmaya başlayalı tam iki yıl oldu.. 1 aydır belediyeye ait bir bankta sabahtan akşama dek oturur ve ara sıra kimsenin anlam veremediği bir şekilde ”TERCİH SENİİİNN” diye bağırır, kendisini eski tanıyanlardan sigara ister, çocuklarının getirdiği yemeği yemez.

Ahmet her zamanki gibi işine gücüne bakıp çoluk çocuğunun rızkına çabalıyor, bir ortağı da olmadığı için kazancı daha iyi.

 

Mehmet? O da iyi, yurtdışında yeni banka kuracakmış.

Sevgiler… 

Bu Konu, The Pianist @H_Yerlikaya35 Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Güncelleme: 1 Aralık 2018 — 23:48

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir