Sıradan bir Pazar makalesi: SİGARA! (‘Sigarayı bırak(a)mamanın sebebi?’)

Sıradan bir Pazar makalesi: SİGARA! Sigarayı bırak(a)mamanın sebebi,’Ölümü kabullenmemek’ desem ne düşünürsünüz? Hatta aslında Dünya’daki bütün zararlı heves ve hırsların sebebi budur desem? 3 ay ömrü kalan bir hastaya neden hiçbir şey yokmuş gibi davranılır,bol moral aşılanır?

  • Yeni doğmuş bebek veya ölmek üzere olan bir yaşlı,neden aynı şefkatle sevilip üzerilerine titrenir? Turp gibiyken birisi ‘yarın öleceksin!’ dese,buna inanır mıyız? 3 yıl ömrün kaldı dese? 10 yıl? 20? Hayır değil mi? Ama ucu açık; ‘Hepimiz bir gün öleceğiz’ söylemini kabulleniriz.
  • Kabullenmesine kabulleniriz fakat yaşamımıza zararlı hiçbir kötü alışkanlığımızı da ondan gelen somut bir zarar görmedikçe terk etmeyiz. Bu garip mi peki? Aslında hiç de değil.. & Canlılarda birçok yaşamsal içgüdü olmasına rağmen bunlardan en güçlüleri neslin devamı için üremek,
  • Üremek içinse hayatta kalmaktır. Çocuk sahibi olamayan bir erkek doktora gidiyor,sperm sayımı yaptırıyor ve doktor kendisine şunu diyor: ‘Sigarayı bırakman gerek!’ Peki bırakıyor mu? Çocuk sahibi olana dek,belki.. Öksürükten ciğerleri patlayan bir adama doktor ‘Sigarayı bırak’ dediğinde bırakıyor mu ya?.. Çoğu zaman evet..
  • Çünkü üreyebilmek için önce hayatta kalması gerekir.. Yani; hayatta kalma arzusu içgüdülerin en güçlüsüdür.. Peki bir sorun olmadığı sürece sadece insanoğluna has şekilde bünyenin dayanıklılığını test etmek de neyin nesi öyle ise?
  • Hem de bizi hayvandan ayıran en büyük özelliğimiz,”Düşünmek” varken! Bir hayvan içtiği sudan rahatsızlanırsa bir daha asla oradaki sudan içmezken bizler niçin karaciğerimizi kaybedene dek alkol,akciğerimizi yok edene dek sigara içiyoruz? Ne demiştik?: ‘Ölümü kabul etmiyoruz!’
  • Belki size abartı gelebilir ama bana göre tüm kötülüklerin anası ne sigara,ne de içki.. Tüm kötülüklerin anası,ölümü kabul etmemektir!.. Bütün hırsların, kötülüklerin, vicdansızlıkların, hatta ”Nasıl olursa olsun ama benim olsun” diyerek çalınan tüyü bitmemiş yetim haklarının bile sebebi aslında hep budur..
  • Buraya bununla alakalı binlerce örnek daha yazabilirim ama gerek yok,nasıl olsa kimse anlamayacak,anlasa da değişen bir şey olmayacak..
  • Son olarak şöyle bir soru sorayım.. Yaşamı boyunca her türlü hileyi kullanarak zengin olmuş, fakat artık sonunun geldiğini iyiden iyiye hisseden bir ihtiyar,sağlığına kavuşup, yaşamına devam edebilmek için sizce servetinden ne kadar ödeme yapabilir?
  • Eğer iyi bir pazarlamacı iseniz birkaç yıl daha yaşama vaadi ile sanırım tamamını elinden alabilirsiniz.. Peki o halde bu nasıl bir paradoks?..
  • Henüz ortaokul yıllarımdı.. Dayımın ahşaptan upuzun bir sigara ağızlığı vardı.. İşten gelip akşam yemeği yendikten sonra cam büfede sakladığı hepimizden kıymetli ağzılığına özenle yerleştirdiği sigarasını yakar,keyifle yüzüme üflerdi.. Sağ olsun…
  • İşe giderken kırılabilir diye yanına almazdı,evde,büfede saklardı.. Ve tabii o işe gidince de ben hemen ağızlığı yerinden alır incelerdim.Bazen dişlerimle dudaklarımın arasında tutarak dayım gibi çekip,onun gibi üflerdim aynaya doğru..
  • Dayımın işe gittiği günlerden birinde,cam büfede, ağızlığın yanında duran bir tek sigara fark ettim..Dokunmadım… Akşam geldiğinde içeceğini düşündüğüm o tek sigara ertesi günün sabahında da aynı yerinde öyle duruyordu.. Dokundum!
  • Ağızlığın ucuna taktım,artık dayımın taklidini daha güzel yapabiliyordum.Uzun tahta ağızlığın ucuna sigarayı da ekleyince daha da uzun olmuştu,çocukluk işte,keyiflendim.. Uzatmayayım,birkaç gün sonra da o sigarayı yaktım. Galiba 35 yıl oldu,her gün yakıyorum. Şimdilik bir sıkıntı yok,hala da içiyorum… Çünkü ben asla ölmeyeceğim! Sevgilerimle…

Yazarın notu: Siz ne istiyorsanız yapın,çünkü siz de asla ölmeyeceksiniz.. Ama lütfen çocuklarımızı kötülüklere özendirecek hareketlerden kaçının, onlar sizin gibi değil, çok kolay ölüyorlar!..

Bu Konu, The Pianist @H_Yerlikaya35 Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Güncelleme: 12 Aralık 2018 — 07:25

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir