Şeytan Ayrıntıda Gizlidir!

Kıbrıs’ta Tarihi ‘İddaa’ (“Geçmişten Günümüze Kıbrıs Sorununun Arka Planı”)

Evet sevgili dostlar her zaman “Ulusal Davamız” olarak nitelendirilse de özellikle AKP iktidarı sonrasında önce Rauf Denktaş’ın ölümü arkasından,Rum tarafına pek çok taviz verilen ANNAN PLANI’nın Türkiye tarafından desteklenmesi ile yeterli önem verilmeyen Kıbrıs, konusu son günlerde de özellikle Doğu Akdeniz’de yapılan doğalgaz arama çalışmaları ve ANNAN PLANI’na rahmet okutacak GUTİERREZ PLANI’na karşı takınılan pasif tutum ile bir kez daha gündeme geldi…

  • Konuyu yakından takip eden ve Kıbrıs’ın Türkiye için yaşamsal stratejik öneminin farkında olan kesimler Kıbrıs konusunda her geçengün Türkiye’nin mevzi kaybeden taraf olması haline adeta isyan ediyorlar… Peki Kıbrıs konusunda sorun bugün mü başladı?
  • Yoksa Kıbrıs’ın bugün karşımızda bir sorun olarak durmasının devlet içerisinde dahi tarihsel bir arka planı var mı? Ve tabii bu arka plan hangi girift ilişkiler ağı ile örülmüş ve günümüze nasıl taşınmıştır?
  • İşte bugün sizlerle birlikte perdeyi aralayacak ve o “TARİHSEL ARKA PLANA” ve ilginç,ilginç olduğu kadar şaşırtıcı ilişkiler ağına bakacağız… Evet efendim,sizler hazırsanız biz de hazırız… İşte başlıyoruz…
  • Madem Kıbrıs konusunu “Tarihsel arka planı” üzerinden ve farklı bir açıdan inceleyeceğiz o zaman filmi biraz geriye sarmamız gerekecek…Tarih yaprakları 3 Eylül 1953’ü göstermektedir… Ve o gün MİT’in atası olan MAH’ta oldukça haraketli dakikalar yaşanmaktadır.
  • Zira o gün MAH’ta bir devir kapanmakta bir devir açılmaktadır.M.Naci PERKEL’in Bağdat’a büyükelçi olarak atanmasının adından MAH’ın yeni “REİSİ” belli olmuştur en sonunda… O isim Tümgeneral Behiç TÜRKMEN’dir…
  • Şimdi MAH’ta yaşanan bu önemli gelişmeye ve Tümgeneral Behiç TÜRKMEN ismine bir virgül koyalım… Ama bu ismi not edin zira az sonra geri döneceğiz bu isme…
  • MAH’ta bu önemli gelişmenin yaşanmadan tam 5 ay öncesine gidiyoruz şimdi de… YER: KIBRIS TARİH:7 Mart 1953 Başında Makarios’un bulunduu bir grup Helen fanatiği isim Ada’yı Yunanistan’a bağlamak amacı ile bir “İHTİLAL KONSEYİ” kuruyorlardı…
  • Bu”Gizli”Konsey’in ilk toplantısına katılanlar bu toplantı ve sonrasında kutsal davaları ile ilgili bildikleri ve öğrenecekleri hiç bir şeyi işkence altında ve canı bahasına dahi olsa ifşa etmemek ve bir sır olarak saklamak üzere yemin ediyorlardı. EOKA’nın temelleri atılmıştı.
  • 1954 Yılı Kasım Ayı… Bu tarih itibariyle Yunan hükümetinin bilgisi dahilinde Kıbrıs’a gizli silah sevkiyatı başlıyordu… 9 Kasım 1954:EOKA’nın lideri Yeoryos Grivas, Kıbrıs’a gizlice çıkıyordu…
  • 1 Nisan 1955… Planlar en ince detayına kadar hazırlanmış,silah ve lojistik ikmali tamamlanmıştır.EOKA artık eylemler için gün saymaktadır. Beklenen talimat 1 Nisan 1955’te Yunan Dışişleri Bakanı Stefanapulos’tan gelecek ve EOKA ilk bombalarını patlatmaya başlayacaktı.
  • 21 Haziran 1955 tarihindeyse EOKA artık namlusunu tamamen Türklere yöneltmiştir ve bu tarih itibariyle Kıbrıs Türklerine yönelik kanlı eylemlerine başlar. Artık Ada’da bir cadı avı vardır. EOKA Ada’da yaşayan Türklerin “kanlı kabusu” olmuştur…
  • 27 Mayıs 1955… Makarios Grivas’ı bizzat çağırarak eylemlerin dozunu arttırması talimatını verir… Eylemlerde doz artmıştır… 9 Mart 1956’da İngilizler Ada’da kendi varlıklarının da tehlikeye girdiğini görerek Makarios’u tutuklar ve Seyşel Adaları’na sürgün ederler…
  • EOKA Terör Örgütü 1963’e kadar sürecek bir “Sessizlik” dönemine girmiştir. Ancak Haziran 1955-Mart 1956 arasındaki süreçte adada yaşanan kanlı olaylar Türk toplumunda adeta travma etkisi yaratırken Türkiye kamuoyu da adeta ayağa kalkmıştır…
  • İşte sevgili dostlar sizlere bu tarihçeyi vermemizin nedeni tam da bu Türkiye’deki Kıbrıs’ta yaşananlara karşı isyan eden kamuoyu tepkisinin oluşması ve sonrasında yaşananlar… Zira ilişkiler ağı bundan sonra başlıyor…
  • Gerçekten de iktidardaki Demokrat Parti EOKA adada kan dökerken sorunu diplomatik yollardan çözmekle uğraşmakta, Menderes Yunan Başbakanı Karamanlis ile ikili ilişkilerini kullanarak meseleyi bertaraf etmeye gayret etmektedir… Ama EOKA’nın durmaya niyeti yoktur…
  • İç kamuoyunda yükselen tepkiler sonrasında Türk hükümeti de artık Kıbrıs’ta yaşanan olaylarda diplomatik kanalların dışında alternatif bazı çalışmaların yapılması gerekliliğine karar vermiştir…
  • 1958 yılı başları… Genelkurmay Başkanlığı’nda hareketli dakikalar yaşanmaktadır…
  • Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu,Genelkurmay Başkanlığı’na “Kıbrıs’ta da, Türkiye’de yeni oluşturulan ve Türkiye’yi olası bir işgalde direnişe hazırlamak görevi ile kurulan Özel Harp Dairesi’nin bir benzerinin kurulup kurulamayacağını” sormaktadır…
  • Konu Genelkurmay 2. Başkanı Salih Coşun üzerinden,Özel Harp Dairesi’nin başındaki Daniş Karabelen Paşa’ya iletilir.Karabelenn Paşa bu kritik göreviÖzel Harp Dairesi Lojistik Şube Müdürü Binbaşı İsmail Tansu ile görüşür ve ardından Genelkurmay’a olumlu yanıt verilir.
  • 4 ay sonra gelen “Olur” emri ile ise Kıbrıs’taki “Kontrgerilla” yapılanması olan Türk Mukavemet Teşkilatı “Kıbrıs’ı İstirdat Projesi” (KİP) adı ile hayata geçirilir…

Şimdi burada duruyoruz…Türk Mukavemet Teşkilatı’na girecek değiliz ama ortada sorulması gereken kritik bir soru var…

  • “Kıbrıs’ta bunca kan dökülürken Türk hükümeti neden böyle bir teşkilatı kurmak için bu kadar zaman kaybetmiştir ve daha da önemlisi neden bu teşkilatı dönemin MİT’i olan MAH’ın kurması gerekirken proje direkt olarak askeriyeye verilmiştir?”
  • Sorunun cevabı önemli… Peki sorunun cevabını nerede buluyoruz? 27 Mayıs Darbesi sonrasında gerçekleştirilen Yassıada duruşmalarının gizli celselerinden birisine gidiyoruz şimdi..
  • Yargılanan isim DEMOKRAT PARTİ döneminin Başbakanlık Müsteşarlarından Ahmet Salih Korur… Bakalım mahkeme heyeti ile arasında nasıl bir diyalog geçiyor?
  • 22 Aralık 1960 tarihli gizli celse… SANIK AHMET SALİH KORUR: Amerikalıların servis şefini çağırdım. Kati talimatı verdim, hiçbir memurumuzla temas etmeyeceksiniz ve para vermeyeceksiniz.
  • MAHKEME BAŞKAN- Amerikan Servisi’nin başında bulunan zatın günahı mı, yoksa Behçet Türkmen’in günahı mı?
  • SANIK AHMET SALİH KORUR- Behçet Türkmen’in günahı. Amerikalılar bu kadar işin içine nüfuz etmişti. Ve zaten (Behçet Türkmen’in) servisten ayrılmasının başlıca sebebini bu hali teşkil etmekte olduğunu zannediyorum.
  • Aynı tarihli gizli duruşmada bu kez Adnan Menderes konuşmaktadır mahkeme heyeti huzurunda…
  • Menderes mahkeme heyetinin konu ile ilgili sorusunu-MAH yetkililerin CIA’dan para aldığı konusu- aynen şöyle yanıtlıyor:
  • “Böyledir Beyefendi. Yavaş yavaş yardımı kestik. Bu yardımlar şöyle başlamış; servisler arasında irtibatlar tesis etmek, birbirine malumat vermek suretiyle müşterek çalışılıyor. Bunun bağlı olduğu külfeti karşılamak üzere yavaş yavaş irtibat tesis etmişler. MAH Başkanı Behçet Türkmen’in uygun gördüğü anlaşılıyor. CIA’den doğrudan para almayı servisin başında bulunan Behçet Türkmen sağlamış.”
  • KAYNAK:SONER YALÇIN:21.01.2008 TARİHLİ ODA TV’DE YAYINLANAN “ZORUNLU BİR AÇIKLAMA” BAŞLIKLI MAKALE… Behçet Türkmen döneminde CIA’dan alınan illegal paralar konusunda “TÜRKEŞ’İN ANILARI” ilgili eserde de tafsilatlı bilgi mevcut…
  • Peki dönemim MİT’i MAH’ın başında bulunan Behçet TÜRKMEN ne zaman MAH “REİSLİĞİ” yapmıştı? 1953-1957 arası… Yani devlet CIA ile olan para ilişkileri nedeni ile TÜRKMEN’e güvenememiş ve Kıbrıs ile ilgili projeyi askeriye üzerinden Özel Harp Dairesi’ne vermişti…

Şimdi günümüze doğru uzanalım bakalım karşımıza neler çıkacak?

  • Şimdi dostlar şu bizim TESEV var ya hani SOROS’un fonladığı,CAN PAKER’in organize ettiği TESEV ha işte o TESEV’in içerisinde bir komisyon mevcut:”Türk-Yunan Dostluk Forumu”
  • Forumda yer alan isimler ise adeta bir yıldızlar geçidi:Özdem Sanberk (TESEV Genel Direktörü-Emekli Bü­yükelçi), Cem Duna (Emekli Büyükelçi), Muharrem Kayhan (TÜSİAD eski başkanı), Soli Özel (Bilgi Üniversitesi), M. Ali Birand (Gazeteci), Ziya Bülent (Denizcilikten Sorumlu Bakanlık Danış­manlığı yaptı), Sami Kohen (Milliyet yazarı), Prof. Theodore Kouloumbis, Prof. Argyris Fatouros (Eski Enformasyon Bakanı), Kosta Zepos (Emekli Büyükelçi), Paulina Lampsa (Makedonya ve Trakya’dan Sorumlu Bakan Yardımcısı).
  • Bu komisyonun Türkiye ve Yunanistan’dan birer tane de “Koordinatörü” var… Yunan tarafının koordinatörü-ki kendisini az sonra yakın mercek altına alacağız- KOSTA KARRAS
  • Türk tarafının “Koordinatörü” ise Emekli Büyükelçi İlter TÜRKMEN… Şimdi ben size desem ki İlter Türkmen 12 Eylül NATO’cu askeri darbesinin Dışişleri Bakanı,1983 Chetau-Montebello’da gerçekleşen BİLDERBERG’in hem de Türkiye’nin o döneme kadar BİLDERBERG YÜRÜTME KURULU”na girmiş 2 ismi olan Muharrem Nur Birgi ve Selahattin Beyazıt ile katılımcıı,yani “sağlam” BİLDERBERGCİ,TESEV’in 267 numaralı “KURUCU” üyesi…
  • Peki üstüne de hani şu Yassıada Mahkemeleri’nin CIA-MAH (MİT) “Parasal ilişkilerine” bizzat Menderes ve müsteşarının ağzından konu olan MAH REİSİ BEHÇET TÜRKMEN vardı ya? İşte o BEHÇET TÜRKMEN,iLTER TÜRKMEN’in babası desem!Nasıl iyi mi?
  • Şimdi efendim İlter Türkmen’in en sıkı “Kankası” kim?Bu TESEV’in Türk -Yunan Dostluğu Komisyonu’nun Yunanistan ayağı koordinatörü KOSTA KARRAS.İlişkileri ta İlter Türkmen’in Atina Büyükelçiliği dönemine dayanmakta…Peki kimdir bu KOSTA KARRAS? Bakalım efendim,neler çıkacak?
  • Şimdi efendim bu KOSTA KARRAS,Yunanistan’ın en büyük armatörlerinden birisi belki de en büyüğü… Ama adam kendisini “KIBRIS” konusuna adamış… Nasıl mı? 1970’ler itibariye tüm navlun gelirlerinin %20’sini Kıbrıs Rum Kesimi’nin silahlanması için akıtmış…
  • Bu KOSTA KARRAS 1999 yılında merhum Rauf Denktaş’ı öldürmeleri için bir grup özel harpçi Yunan subayına 2 milyon dolar veren isim…
  • Bakalım bu KARRAS’ın başka ne marifetleri var? Kendisi mesela sıklıkla Türk-Yunan Dostluk Forumu-Politik Analiz Grubu’nun gerçekleştirdiği ve ana teması “Kıbrıs’ın Rumlaştırılması” konulu kendilerinin “Beyin Fırtınası” dediği toplantıları organize eder…
  • Bu KOSTA KARRAS bununla da kalmaz… Kıbrıs’ta Rum tezlerinin kabulü için oldukça masraflı propaganda faaliyeti ve psikolojik harp teknikleri uygular…Bu işlerin finansmanı noktasına gelince orada karşımıza bir tanıdık isim çıkar…
  • Bir önceki floodumuda İDDAA VE TÜRKİYE-YUNANİSTAN (Türk Yunan Karışımı ‘İddialı’ Sentez! (‘STASİ, Soros, CIA, EIP, Demirören’)) bağlantısını tüm ilişkileri ile ele aldığımız Socrates KOKKALİS…Evet bugün sizlere 25 Ocak 1963 ‘te Doğu Alman İstihbarat teşkilatında “ROCCO” kod adıyla göreve başladığını duyurduğumuz eski STASI,yeni EIP ajanı KOKKALİS…
  • Bu Yunan milyarder KOKKALİS biliyorsunuz ülkemizdeki İDDAA ihalesini kazanan Turkcell iştiraki İNTELTEK firmasının da %45 ortağı… Ama bir özelliği var bu Yunanlı milyarderin… Kendisi KOKKALİS VAKFI’nın Yönetim Kurulu Başkanı…
  • Bu KOKKALİS VAKFI ise Kıbrıs’taki FULLBRİGHT KOMİSYONU’nun temsilcisi ve CIA ile iç içe çalışmakta… KOKKALİS ve KARRAS kol kola… Bu ikili İlter Türkmen’in “KOORDİNE” ettiği toplantıları finanse ediyor…
  • Tarih:30 Haziran 2001 YER: İstanbul Mercure Otel KONU: Kıbrıs Sempozyumu
  • Sempozyumun bitiminde Aydınlık muhabiri İlter Türkmen’e KOSTA KARRAS ile olan “ilişkilerini” sorar…Türkmen’in cevabı şu şekildedir: “Benim öyle bir sicilim var ki, 42 sene Büyükelçilik ve Dışişleri Bakanlığı yaptım. Sizin beni gammazlamanızla hiç bir şey olmaz. İstediğiniz kadar gammazlayın.” KAYNAK: PROF.DR.ATA ATUN-KIBRIS POSTASI GAZETESİ-28.09.2008 DENKTAŞ’A SUİKAST-II MAKALESİ…
  • Bu arada yıl 2018… Socrates KOKKALİS Türkiye’de milyar dolarlık İDDAA ihalesi alıyor… Bunun öncesinde %100 Türk sermayeli FİNANSBANK Yunan İstihbaratı’nın hissedarı olduğu NGB’ye satılıyor.(QNB olmadan önceki ilk satış) KOKKALİS,Yunan İstihbaratı için çalışmakta… Nasıl?
  • Şimdi bu KOKKALİS,İDAA ihalesini alırken yakından tanışıklığı olan bir isim var… BİLDERBERG üyesi Cem Duna… O da Yönetim Kurulu Üyesi olarak Aydın Doğan’ın Hürriyet’i Demirören grubuna satışında Yönetim Kurulu üyesi olarak rol alıyor.
  • Cem Duna aynı zamanda bu TESEV bünyesindeki TÜRK-YUNAN DOSTLUK FORUMU’nun da üyesi.KOKKALİS Türkiye’de milyar dolarlık bir sektör olan İDDAA’nın başındayken aynı zamanda Yunanistan’ın ünlü takımı Olimpiakos’un da sahibi!
  • TFF Başkanı Demirören ile KOKKALİS arasında Duna balantı noktası oluyor…. Demirören medya gücüne sahip, KOKKALİS İDDAA’ya…Bu arada KOKKALİS “Kıbrıs’ı Yunanlaştırma Projesi” sempozyum ve propaganda faaliyetlerinin de finansörü…
  • Bu arada tekrar kısaca KOSTA KARRAS’a dönecek olursak kendisinin İlter Türkmen’den sonra en yakın isim olarak tarihçi Prof.Dr.Halil Berktay ve Sabancı Üniversitesi’nden Herkül Millas…
  • Halil Berktay eski ve çok sağlam “maocu” çizgide bir devrimci… Hatta devrimsel tarih perspektifi ile yazdığı 2 de kitabı mevcuttu… Bakın Mevcuttu diyoruz zira kendisine 42 yaşına kadar devrimci kimliği nedeni ile doktorluk dahi verilmeyen Berktay eserlerini inkar etti…
  • “Bu eserlere attığım imzalar bana ait değil,zorla yazdırıldı başta babam olmak üzere MARSİST çevrelerin zorlama ve yönlenmdirmesi ile yazdım,unutmak istiyorum o dönemi” dedi ve 42 yılını sıfırladı Berktay… Sonra bu KOSTA KARRAS ile bi samimiyet bi samiyet sormayın gitsin…
  • Halil Berktay 42 senede doktor olamamışken 12 senede Prof. oldu… Vay vay vay… Kariyer aşkına bak… Tabii insan sormadan edemiyor: “Halil Hoca senin bu 12 senede prof.olmanı sağlayacak muhteşem bir bilimsel tezin olması lazım,nedir o?” diye…
  • Halil Hoca “Şakkadanak” cevap veriyor: “TÜRKİYE KURTULUŞ SAVAŞI İLE YENİDEN İŞGAL EDİLMİŞTİR”Bakın 2.kez falan demiyorum,zira bu akla ziyan tez yabancı dillere falan çevrildi ve kelimenin birebir karşılığı konuldu İngilizce çeviriye.
  • Ama tabii KARRAS’ın has adamı Halil Berktay 12 senede Prof olunca coşuyor… Arkadan “Şakkadanak” bir inci daha patlatıyor: “Türk Kurtuluş Savaşı, Küçük Asya’da bir Rum katliamına yol açtı.”
  • Burada Anadolu yerine “Küçük Asya” tabirinin kullanılması manidar.Zira bu tabir CIA bağlantılı düşünce kuruluşlarının terminolojisi ile paralellik göstermekte… Ha hoca bu lafı nerede ne zaman söylemiş derseniz…
  • TARİH:28-29 Şubat 2000, YER:Kıbrıs’ın karma köyü Pile’de Rum Kültür Merkezi BM Denetiminde yapılan ve SECI tarafından düzenlenen “Kıbrıs’ta Tarih Eğitimi” seminerinde…
  • SECI? Ha SECI… açıklayalım efendim hemen…“Güney Doğu Av­rupa Uzlaşma Grubu” Efenim misyonları Kıbrıs’ya “Yanlış yazılan tarihi düzeltmek”… Türkçesi Helen tarihini ders kitaplarına yerleştirmek…

KAYNAK:PROF.DR ATA ATUN-DENKTAŞ’A SUİKAST-II

  • İşte dostlar bugün Kıbrıs sorunu bu hale geldiyse bu öyle durup dururken olan bir şey değil…Ve işte böylesi farklı bir arka plana da sahip bu konu…
  • Bizle beraber olarak okuyan yahut sonra okuyacak tüm dostlara bin selam olsun.Klasikleştiği gibi bitiriyoruz floodumuzu “Takdirleriniz beğenilere, beğenileriniz RT’lere yolculuk etsin”…

Bu Konu, Celal Eren Çelik @yazparov Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Güncelleme: 1 Aralık 2018 — 09:53

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mutlaka Oku! #Bilgiseli & #Flood © 2017 | Gizlilik Politikası | Tanıtım Yazıları | Pdf Kitap İndir | Yorum |