Şeytan Ayrıntıda Gizlidir!

Dolar Neden Yükseliyor? Ekonomi Neden Çöktü? (‘Ekonomik izahı yok mu?’)

Doların bu seviyeye gelmesinin hiçbir ekonomik izahı yok demek kısaca ben ekonomiden hiç anlamıyorum demek.

  • Ben anlatayım 495 milyar dolar borcumuz var, özel sektörün Mayıs 2019 tarihine kadar kısa vadeli yükümlülüğü 50 milyar dolar, Türkiye sürekli nüfusu artan ve yatırım almak zorunda olan bir ülke ve kaynaklarımızı kötü kullanıyoruz. Ortaya da döviz baskısı çıkıyor.
  • İthalatımız ihracatımızdan fazla, neredeyse ürettiğimiz katma değeri yüksek hiçbir şey yok, bütçe açığımız yüksek, denge denetim kurumları işlemediği için kamu kaynakları çarçur ediliyor, vatandaşın vergisi kötü projelere harcanıyor.
  • Cari açık ile birlikte ortaya çıkan bütçe açığımız var, bütün bu açıkların kapanması için borç almamız lazım ama bilin bakalım ne var? DÜNYADA 179 ÜLKE VAR, HEPSİ YATIRIM ALMAK İSTİYOR, HEPSİ BORÇ İSTİYOR. Dolayısıyla yatırımcılar ülkelere belli koşullara göre para veriyor.
  • Biz de dolayısıyla onlarla kredi rekabetine giriyoruz, politik sistemimiz bozuk, ekonomik sistemimiz bozuk, eğitim sistemimiz bozuk, dış politikamız fecaat yani RİSK MALİYETİMİZ YÜKSEK. Yani ancak yüksek faizle borç alabiliyoruz. Ama ne var? FAİZ ÖDEMEK DE İSTEMİYORUZ.
  • Yani dışarıdan yüksek faizle aldığımız borcu içeride belli sektörleri ayakta tutmak için düşük faizle topluma vermeye devam etmek istiyoruz, bu durum sürdürülemeyeceğinden yatırımcılar da TL pozisyonlarını dövize çevirip döviz baskısını arttırıyor.
  • Düşünün 5000 liraya ihtiyacı olan bir adam var, borç almak istiyor, piyasa faizi yüzde 20. Gelip size diyor ki yüzde 5 ile borç ver. Ne yaparsınız? Vermezsiniz. Devlet de diyor ki bana borç verirsen şu orandan geri öderim. Dolar daha fazla getiri sağladığı için dolar alıyorsunuz.
  • Bu arada Ocak 2003 – Nisan 2018 arasında “dış güçler” 196 milyar dolar doğrudan yatırım, 185 milyar dolar sıcak para yatırımı yaptılar. Yabancılardan gelen paranın toplamı 611 milyar dolar. Türkiye’yi bunlar finanse etti. Kim bunlar? ABD ve AB. En büyük pazarımız.
  • Rusya’ya, Çin’e, Sudan’a, Suriye’ye ne satacaksın? ABD – AB – Kanada – Avustralya – Japonya toplam nüfusu yaklaşık 1 milyar, kişi başına düşen geliri 50 bin dolar. Malı buraya satacaksın, yatırımı buradan alacaksın. Ne yaptık? bunlarla kavga ettik.
  • Sadece bunlarla da kavga etmedik, Suudi Arabistan, Mısır, Irak Merkezi Hükümeti, Suriye ile de kavga ettik. İran’a “Pers Emperyalizmi” dedik, Rusya ile kriz yaşadık. Dünyada İsrail, İran ve Suudi Arabistan’ın üçüyle de kavgalı tek ülkeydik.
  • Peki malı nereye satacaksın, kimden yatırım alacaksın? Kişi başına düşen geliri 8000 dolar Rusya sana ne yatırımı yapsın, Çin kendini ancak toparlıyor, Hindistan zaten 900 milyon insan doyurmaya çalışıyor. Bu arada bunlar bile kendi aralarına Türkiye’yi almıyor. BRICS de reddetti.
  • Velhasıl tarım gibi 10 bin yıllık bir sektörü bile çökmüş bir ülke bugün Türkiye. Tarım’da bile ithalatçıyız. Üretim yok. İhtiyaçlar sonsuz. Para ihtiyacı had safhada ama kamu sektörü har vurup harman savuruyor, Cengiz’e akmaya devam ediyor. O zaman da iş bir yerde patlıyor.
  • Nerede patladı? Hukuk bitti. Yetmedi, 16 Nisan ve 24 Haziran’da tek adam rejimi kuruldu. Dünyada zenginleşen tek adam rejimi diye bir şey var mı? Yok. Niye? İsraf var, kötü yönetim var, hukuksuzluk var, millet niye malını emanet etsin?
  • Yetmedi siyasi riski daha da arttırmak için Cumhur reisimiz Londra’ya gidip Merkez Bankası bağımsız mı olur ya diye nara attı, faiz neden enflasyon sonuçtur gibi ekonomi bilimine aykırı beyanlarını dünya ile paylaştı, Hazine’nin başına da damadı koydu. Yani? Güven ortamı yok oldu.
  • Neticede hükümetimiz ekonomi bilimiyle de kavga etmeye tutuşunca, ekonomi bilimi galip geldi, Türkiye artan riskler nedeniyle fakirleşti, açık piyasalarda her gün değerlenen paramız da bu fakirleşmeye orantılı olarak Güney Afrika Randı’na karşı bile değer kaybetti.
  • 179 ülke ile rekabet ediyorsanız rasyonel olmak, onlardan daha güvenilir, daha çok üreten, daha çok kazanç getirecek bir ülke olmanız lazım. Türkiye bugün böyle değil, o yüzden daha zor para buluyor, o yüzden de sıkıntı çekiyor. İşin özeti bu.

Efendim ekonomi bilimiyle açıklanamazmış. Peki. Operasyon diyelim. Operasyon diye bağırınca para değer kazanıyor mu, ekonomi düzeliyor mu? Öyleyse deneme yanılması kolay. Hep birlikte oporosyon diye bağıralım bakalım TL değer kazanacak mı? Kazandı mı? Kazanmadı.

  • Efendim ekonomi bilimiyle alakası yok devletimizin yanındayız. Çok güzel. Devletin bu OPERASYONU engellemek için hangi yetkisi yok? MİT mi yok? Emniyet mi yok? Bürokratı mı yok? Meclisi mi yok? Devletin başına adamı gerekeni yapsın diye koymuyor muyuz? Göstersin mahareti?
  • Para yoktu, pul yoktu, ordu yoktu, asker yoktu. Atatürk dedi ki verin yetkiyi bu işi çözeyim. Verdik yetkiyi. Çözdü. Adam kurtardı mı? Kurtardı. Şimdi zatı muhteremlerin nesi eksik? Hangi yetkilerini az buluyorlar? Her şey onlarda? Çözsünler? O zaman haminne gibi söylenmeyecekler.

Afedersiniz bu kadar yetkiyi 80 yaşındaki babaanneye versek hiç olmazsa “evladım çok harcamışız biraz kısalım” der, bunlar 300 odalı yazlık saray yaptırıyor. O zaman operasyon diye kimse ağlamasın. Her tür yetki var. Çözemiyorsa ya beceriksiz ya da sorun operasyon değil.

Bu Konu, Gürman @gurmant_ Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Güncelleme: 13 Ağustos 2018 — 03:07

1 Yorum

Yorum Ekle
  1. Bunun tek suçlusu ithal ürün hastası sizlersiniz parayı bulunca herşeyin ithalini aldınız iphone çıktı 7000 bin lira bayıldınız 15 olsa yine bayılırsınız memura ve emekliye polise askeriyeye en güçlü maaşı veren hükümet nankör olanlar bunları yiyip fikren sapkınlardır.
    Ülke de arabadan telefondan tutta kullandığını hangi ürün 2001 den kalma üretmek konusuna gelince 2001 yılına gelindiğinde kendi ordusunu dış güçlerin verdiği silahlarla donatan bir ülkeden şimdi silah ihraç eden ülkeye geldik şimdi sağlıktan tüm ülke resmi değilse bedeva.
    Doların artışı son 3 ayda doruk yaptı buda siyasidir ekonomik değildir abd ye ihracatın 2 milyar dolar bumu seni kurtaracak 2001 yılında hangi ülkelere ne satıyordunuz yazsana ihracını yazsana imf den 1 milyar dolar dilenen siz değilmisiniz.
    2001 de ülkeyi batıran 25 bankanın içini boşaltan halktan gasp edilen kesintileri iç eden parti dsp değilmiydi hangi kamu binasını yenileme yaptılar 1923 yılından 2001 yılına kadar hizmet üretmeyen sistem birden 16 senede ayağa kaldırmak kolay mı.
    495 Milyar dolar borç kimin? özel sektörün borcunu Devlet mi ödeyecek? Yatırım borçmu? Devletin şuan hiç dolar borcu yok yapılan tüm yatırımlar kendini finanse ediyorlar doların artışına baktığımız zaman 16 senede bu hız 3 ay daki gibi olsa 1 dolar ne kadar ederdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mutlaka Oku! #Bilgiseli & #Flood © 2017 | Gizlilik Politikası | Tanıtım Yazıları | Pdf Kitap İndir | Yorum |