Diktatörlerin ayak bastıkları destekler kaybolduğunda! (Bir Diktatörün Sonu!)

21 Aralık 1989’da Çavuşesku’nun mitingini yaşı tutanlar hatırlayacaktır. Esasen yüzyılın şahit olduğu değişimin mitingidir bu.

  • Nitekim komunizmin çöküşünün simgelerinden biri Çavuşesku’nun mitingteki yüzünün aldığı şekildir.
  • Ayrıca Diktatörlerin ayaklarını bastıkları destekler ortadan kaybolduğunda ne kadar “incitilebilir” olduklarının da ibret belgesidir.
  • Peki 22 yıl fiilen Romanya’yı demir yumrukla yöneten bu lider nasıl bu kadar trajik şekilde bir mitingle yerle bir oldu?Anlatalım.
  • Dönem SSCB’nin rejimlere verdiği desteğin kesildiği,Berlin Dv.nın yıkıldığı D.Avrupa devrimlerinin ortadan kalktığı bir dönem.
  • Harika bir zamanlamayla tam da tüm bunlar yaşanırken Çavuşesku Bükreş’in merkezinde dev bir miting düzenlemeye karar veriyor.
  • Bu dönemde özellikle Macar azınlığın yaşadığı Temeşvar bölgesinde Romen öğrencilerin de katılımıyla isyanlar patlak vermiş durumda.
  • Ancak Çavuşesku partisinden emin. Dolayısıyla isyanlara rağmen hala sevildiğini,en azından güçlü olduğunu göstermeyi amaçlıyor.
  • Bükreş mitingine 80bin kadar kişi toplanıyor.aynı zamanda herkesin TV ve Radyo başına geçmesi “emrediliyor”
  • Miting başladığında kalabalıktan coşkulu tezahüratlar yükseliyor.Çavuşesku ünlü eşi Elena ile halinden memnun.Konuşmaya başlıyor.
  • Bu sırada tam da “Bu muhteşem etkinliği” öven uzun bir konuşmaya başlayacakken fitil ateşleniyor.
  • Videosu youtube da .Herhalde tarihe bu kadar yakından şahitlik eden birinin unutamayacağı bir andır.O mitingde olmak isterdim.
  • Fitili kimin ateşlediği,sesini çıkarmaya cüret eden o ilk kişinin kim olduğu hala bilinmiyor.(Belki de bir ajandı/dış güçtü).
  • Saniyeler içinde tüm kitle liderini ıslıklamaya,yuhalamaya ve bağırmaya başlıyor.”Te-meş-var,Te-meş-var”
  • Bu arada nüfusun dörtte üçünün TV’lerin başında olayları naklen izlediğini de belirtelim.(Bizim 15 Temmuz’u izlediğimiz gibi)
  • İşte o ilk kişinin ıslığı komunist Romanya’yı önüne katıp sürükledi un ufak etti.Peki bunun arka planında ne vardı?Anlatalım
  • Çavuşesku ve ekibi 3 hayati koşul sağlamıştı. A)Kilit noktalara yandaşlarını yerleştirdiler. B)Muhalefeti direnemeyecek hale getirdiler C)”Dış mihraklardan” destek aldılar.
  • Ancak bu 3 koşul ortadan kalkınca rejimin devam edecek hali kalmadı.
  • Zira ilk önce çevre komunist partilerin desteği kesilmişti.(Tabii burada Çavuşesku’nun Komunist camiada sevilmediğini eklemek gerekiyor.)
  • Yerleştirilen kişiler çökmekte olan düzeni farkederek ona göre pozisyon almış ve karşı saflara geçmeye çoktan başlamıştı.
  • Bilinçli muhalefet ortadan kaldırılınca bu sefer toplumsal bilincin oluşturduğu “ortak sıkıntılara dayalı” bilinçsiz muhalefet oluştu.
  • Tabii bu arada önemli bir ayrıntıyı atlamamak lazım.O ayrıntıyı da yazıp konuyu kapatalım.
  • Bu olaylı gösterinin yarattığı “De facto Devrim” sonrasında yapılan gösterilerde Devlet Güçleri tarafından açılan ateş/ölümler Batı basınında sıkça yer aldı.
  • Esasen ölüm sayısı bir devrimin kaosuna kıyasla azdı ve hukuki soruşturmaya konu oldu.
  • Yıllar sonra Romanya Başsavcısı Moisescu, yaptığı araştırma sonucunda, gösterilere ateş açılmasıyla meydana gelen katliamlardan iki general ve bir bakanın sorumlu olduğunu ve bu kişilerin “DARBE SONRASI” kurulan hükümette “bakan” olduklarını açıkladı.
  • Bu da bizi şu soruları sormaya yöneltiyor. Örneğin “Gezi” olaylarında polis müdahelesi tetiğini çekip sonra olayları bastırmadaki “yararlılıkları” nedeniyle ”etkin” görevlere getirilen siyasetçi/bürokratlar kimlerdi?
  • Ya 15 Temmuz Darbe girişiminin tetiğini çektirip bunu kulanarak devletin kılcal damarlarına kadar sızmış devasa fanatik bir örgütü bir hamlede darmadağın eden,hatta karşı çıkanları bile “mecburen” iş birliğine zorlayan arka plandaki “güç” kim?
  • Şunu bir kere ortaya koyalım.Örgütlenmenin otoriteyi sağladığı ortamlarda rekabet “iç örgütlenmeler” arasında olur.
  • Bunlar da genellikle eski örgütlenmelerden kopup gelen ve devrimin ana akımıyla ilgisi olmayan grupların kontrol mücadelesiyle şekillenir
  • Herhalde 15 Temmuz sonrası dönemin bilinmezliği bizi çok yoracak. Zira Romanya’da davrim sonrası yönetimi eline alanlar darbe ile hiç alakası olmayan kişilerdi.

Romanya devrimden beklediklerine asla kavuşamadı.Eskiden tamamı devlete ait olan tüm milli servetlerini kaybettiler (Kadınları dahil!!!).  Okuyanlara teşekkürler

Bu Konu, Analytics @fufibir  Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

3 Comments

  1. Rec@recbon58
  2. Seçkin@SeckinYaman65
  3. T.C. Mustafa Yılmaz @Mustafa65784630

Cevapla