Şeytan Ayrıntıda Gizlidir!

Kategori: Hikaye

Fıkra; Nadir bir orangutan türü! (‘Zaza’ya ithaf ediyorum!’)

ZAZA seni ayrı severim bilirsin… O yüzden sana aşağıdaki fıkrayı özel olarak ithaf etmek istiyorum. Seni tanıyan yakın dostlarının/arkadaşlarının bu benzetmeye hiç itiraz etmeyeceklerini düşünüyorum. Dünyada sadece bir çift kalan nadir bir orangutan türünün erkeği ölmüş. Bu ender hayvanın üreme ihtimali sıfır, bu yüzden soyu tükenecek. Ne yapalım diye düşünmüşler; kurullar toplanmış, çözüm yok. Kuruldaki […]

Hain İlan Edilen Alfred Dreyfus; (‘Sen doğru ol da varsın sanan eğri sansın!’)

“Hain” ilan edilip sürgünde yaşamaya mecbur bırakılan önemli şahsiyetlerden birkaçının kısa hikâyelerini daha evvel paylaşmıştım. Bugün de bildiğiniz bir mevzuyu, güncel bir gelişme nedeniyle kısaca dikkatlerinize sunmak istiyorum. Tarihte Hain İlan Edilerek Sürgüne Gönderilmiş Kişiler! (Gerçek Hain Kim?) 1870’te uğradığı yenilgi sonucunda Alsas ve Mozel bölgelerinin Almanya tarafından ele geçirilmesi Fransa’da derin bir travma yaşanmasına sebep […]

Preveze Deniz zaferi; Barbaros Hayrettin Paşa ve Hainler!

Preveze Deniz zaferi yil dönümü bugün. Uzun zamandir yazmak istedigim bir konu icin güzel bir gün. Kaynak : Gazavat-ı Hayrettin Paşa. Günümüzde oldugu gibi; o zamanlar da, üstelik Osmanli’nin cok güclü oldugu zamanlar da, Cezayir ve havalisinde, Barbaros Hayrettin ve leventleri dahi ihanete ugruyorlardi. Bunlardan bir tanesi canlarini cok yakti ve levendler intikam talep ettiler! […]

Lavoisier’in giyotine giderken ispat arayışı! (‘Kafam düştüğünde gözlerime bak!’)

Fransız Kimyacı Lavoisier 51 yaşında iken, mahkeme giyotinle ölüme mahkum eder. Boynunun vurulmasını beklerken kitap okumaktadır. Cellat, onu giyotine götürmek için yanına geldiğinde Lavoisier, nerede kaldığını unutmamak için kitabın arasına bir “kitap ayracı” koymuştur. Lavoisier, giyotine giderken Matematikçi arkadaşı Langrange’i yanına çağırır: “Kafam sepete düştüğünde gözlerime bak. Eğer iki kere göz kırparsam, insanın kafası kesildikten […]

Kırgız Efsanesi; Burana (‘Ya ak sakallı doğru söylüyorsa!’)

-BURANA- Kırgızistan’da, Tokmok şehrinin güneyinde, sembol bir yapıdır Burana. Pişmiş kerpiçten yapılan bu eşsiz eser, üzerindeki işlemelerin güzelliğiyle de dikkat çekmektedir. 10 asırdan eski bu yapının bir hikâyesi vardır, onu anlatalım. Bey’in dünyalar güzeli bir kızı oldu. Kız büyüdükçe daha da güzelleşiyor, güzelliği dilden dile yayılıyordu. Bey kızını çok seviyor, onun gelecekte mutlu olmasını her […]

Türk hekimleri Hastalarını Neden‘’taburcu’’ ederler? (‘Taburcu Kelimesinin Hikayesi’)

Neden Türk hekimleri hastalarını iyileştirdikten sonra ‘’taburcu’’ ederler; ‘’gitsin’’, ‘’evci’’ gibi kelimeler kullanmazlar, hiç aklınıza geldi mi? Taburcu kelimesinin çok hüzünlü bir hikayesi vardır aslında. Özellikle 1. Dünya ve Çanakkale Savaşı sırasında ülkenin tıp eğitimi veren tek kurumu Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane, hocalarını, öğrencilerini cepheye yolluyor, eğitime ara vermek zorunda kalıyor, binası ise tamamen hastaneye […]

Yeşil Çocuklar; (‘Bizim yaşadığımız yer bu kadar aydınlık değildi’)

-YEŞİL ÇOCUKLAR- Bir gün, Woolpit ahâlisinin şaşkın bakışları arasında, kasabanın hemen dışında bulunan tepedeki mağaradan iki kardeş çıkageldiler. İnsanların bu denli şaşırmasının sebebi çocukların yeşil renkli olmalarıydı. Renklerinin tuhaf olması yanında birden ortaya çıkmış olmaları, herkesin onlara kuşkuyla yaklaşmasına sebep oluyordu. Ama masum ve ürkek halleri insanların zamanla iki kardeşe karşı merhamet göstermelerini sağladı. Yaşamlarını […]

Korku Hikayesi; Bahçedeki Sahipli Ağaçlar!

Köyde bir bahçemiz vardı bizim. şimdilerde o bahçeye ev yaptırdık ve yaklaşık 10 yıl oldu ev yapılalı. merhum dedem o bahçede ağaç keserken uzun yıllar önce bir hadise yaşamış. rivayet o ki, bir güç baltayı bir kenara, dedemi bir kenara atmış. o da bunun üstüne vasiyet etmiş; “o bahçedeki ağaçları kesmeyin, orası sahipli” demiş. sahipli […]

Mahmut Sadi’nin Atatürk ile Olan Bir Anısı! (‘Beyin göçü yapanlar’)

Sizlere Mahmut Sadi’nin Atatürk ile olan bir anısını anlatmak istiyorum. Anı aslında beyin göçü yapanlara, yapmak isteyenlere ufak bir gönderme olsun. Kısa bir bilgisel olacak. Buyrun: Mahmut Sadi’nin ağzından: “Yıl 1923.. İstanbul Üniversitesi’nde öğrenci olduğum sıralar. Okul duvarında bir ilan görüyorum: Avrupa’ya öğrenci yollanacaktır. Allah Allah diyorum içimden, memleket feryat figan yanıyor; kırık dökük. Biraz […]

Mutlaka Oku! #Bilgiseli & #Flood © 2017 | Gizlilik Politikası | Tanıtım Yazıları | Pdf Kitap İndir | Yorum |